Öne Çıkanlar spor Düzce tutuklanan öğretmenler Kültür Koleji Öncü Haber
banner429

Bu haber kez okundu.

Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal'ın sunumuyla her hafta cuma akşamı  Öncü TV ekranlarında izleyicisiyle buluşan Kitabın Ortasından programı yine önemli isimleri ağırladı.

Programın bu haftaki konukları Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'nün danışmanları Avukat ve Arabulucu Ali Dilber ile Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cengiz Tuncer oldu. 1 ay önce Başkan Özlü'nün hukuk danışmanlığına getirilen Avukat Ali Dilber ile sağlık danışmanı Dr. Cengiz Tuncer, bu süre zarfında yaptıkları çalışma ve incelemeler hakkında bilgiler verirken, gündemde öne çıkan konuları da değerlendirdi.

Programın yapımcı ve sunucusu Ünsal, ilk olarak Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cengiz Tuncer’e “Başkan Özlü sağlık alanında danışman olarak neden sizi seçti?” sorusunu yöneltti.



“Büyük bir gurur ve heyecanla kabul ettim”

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün sağlık danışmanı Cengiz Tuncer, şu yanıtı verdi:

“Faruk Bey diğer belediyelerde olduğu gibi bir danışman kadrosu kurup birebir temasa geçip ya da vatandaştan gelen taleplerin daha hızlı kendisine iletilip sonuçlanması için bir ekip oluşturmak istedi. Bu konuda da alanında uzman kişileri tercih etmesi doğru bir karardır. Bana bir danışman kadrosu kurup benimle de sağlık alanında çalışmak istediğini söylediğinde bunu büyük bir gurur ve heyecanla kabul ettim. Hatta o akşam çalışmaya başladım. Bir danışmanın neler yapması gerektiği, belediyeye, vatandaşa ve başkana karşı nasıl sorumlulukları olduğunu okuyup araştırmaya başladım. Ertesi gün kadrolar açıklandığında veteriner işlerinden bilgi almaya başladım. Benim işim ameliyat yapmak, hasta iyileştirmek. Belediyecilik farklı bir sektör ama gönül işi. Faruk Bey de bizde bunu gördü. Benim bu kadroya atanmam uygundur.”

“Bu işi ücretsiz yapıyoruz”

Aynı soruya Hukuk Danışmanı Ali Dilber’in cevabı ise şu şekilde oldu:

“Ben Düzce’de 31 yıldır avukatlık yapıyorum. Bir ofisim var ayrıca arabulucuyum. Burada Faruk Özlü’nün hukuki danışmanı olarak görünüyorum. Faruk Özlü bizden, hukuki birikimimizden, belediye adına nasıl faydalanabiliriz diye bizi kendisine danışman atadı. Bizde bu işi ücretsiz yapabileceğimizi Düzce adına da hukuki birikimimizi sunabileceğimizi söyledik ve bir pazartesi sabahı kamuoyuna 4 danışmanını açıkladı ve ben de bunlardan birisiyim.”

Danışman ne iş yapar?

Danışmanın tanımı konusunda Dilber, “Nasıl bizim Cengiz bey kadar tıp bilgimiz yoksa diğerlerinin de bizim kadar hukuki bilgisi yoktur. Nasıl herkes alanında daha bilgiliyse Sayın Özlü de hukuk anlamında kendisinden daha bilgili olduğumuzu düşünerek hukuki konuları bize danışacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullanırken, Tuncer ise şunları kaydetti:

“Danışmanlık konusunda uzman biz nasıl Faruk bey gibi mühendislik konusunda veya nasıl Ali bey gibi avukatlık bilgisine sahip olamam ben de sağlık alanında Faruk beyin ihtiyaçları doğrultusunda, belediyenin ihtiyaçları doğrultusunda yardımcı olabilirim.”



“Yıkılan binalar kanuna aykırıydı”

Düzce Belediyesi’nin talebi ve Düzce Valiliği İl İdare Kurulu’nun kararıyla içerisindeki kaçak yapıların yıkıldığı İnönü ve Avni Akyol parklarındaki işlemlerin hangi yasa ve kanuna göre yapıldığını Dilber şöyle açıkladı:

“Gecekondu kanunu gayet açık. Uygulamayı bu kanuna göre belediye ve valilik icra etti. Bu yapılan ruhsatı yok. Zaten parklarda 4 buçuk metreden yüksek binalar yapamıyorsunuz ve park alanının yüzde 3’ünden başka yerine de bina yapamıyorsunuz. Yıkılan binalar bu kanuna aykırıydı. 15 metrekareden büyük bir yerdi ve parklar ticari bir alan değil. Bu binaların yasaya göre yapılmaması gerekiyordu. Binalar konusunda karar net. Kira kontratı önümüze geliyor ve orada sadece park yazıyor bina yazmıyor. Eğer Camlı Köşk için konuşuyorsak 50 metrekare bir alanda tuvalet gözüküyor ve son meclise geldiğinde onu da yazmamışlar. Ali Güney’in imzaladığı kontrat gayet açık. Orada sadece park yazıyor. Kiralanan yer park. Önceki kontratta tuvaletler yazıyormuş ama son kontratta sadece park yazıyor. O yıkılan 2 katlı bina ve tuvaletler kontratta yazmıyor.”

Kaçak yapılara nasıl ruhsat verildi?

İnönü ve Avni Akyol parklarındaki kaçak olarak nitelendirilen yapılara nasıl ruhsat verildiği sorusu üzerine Dilber, şöyle konuştu:

“İdare etme politikası… Maalesef görmezden gelinmiş. İrade koyamamışlar. Faruk Bey geldi bir irade koydu ve kanunu uyguladı. Faruk Bey bakanlık yapmış birisi, “Burası park görünüyorsa halka açıyorum.” dedi. Hukuki açısını soruyorlarsa bu güne kadar orası idare edilmiş. Elektrik de idare edilmiş. O dönemdeki elektrik idaresi senin ruhsatın var mı, yok mu bakmıyor. Ben elektriği satıp nasıl para kazanırımı düşünüp binayı görmüş ve araştırmadan elektrik vermiş ama kanun “15 metrekareden fazla bina yapamazsın” diyor. Yazmışlar bunu açık kural bu. Sen “Eskiden yaptım devam ederim” diyemezsin.”

“Parasını ödediğiniz gün onu da çıkartırsınız”

 Avni Akyol Parkı içerisindeki Amerikan fast food restoran zincirinin neden yıkılmadığını ise Özlü’nün Hukuk Danışmanı Ali Dilber, şöyle açıkladı:

“Orada bir yap-işlet-devret sözleşmesi yapılmış. Oradan doğan hakkı var. Parasını ödediğiniz gün onu da çıkartırsınız. “Ben burada dururum” diyemez. Parasını öderseniz yıkarsınız. Bir görüşme olmuş orası da yıkılacak. Diğer yerlerin de sözleşmelerinde park yazıyor. Ali Güney yazmış bunu attığınız imzaya bakacaksınız.”



Diğer parklar için bir tasarruf var mı?

Diğer parkların yıkılıp yıkılmayacağı konusunda ise Dilber, “Başka parkla ilgili bir dosya gelmedi önümüze. Ben ceza hukukçusuyum, idare hukuku bilgimizi tazelemeye çalışıyoruz. Bende belediyeyle ilgili bilgilerimi tazeliyorum.”

Mezbahanedeki incelemelerini anlattı

Göreve gelir gelmez soluğu Düzce Belediyesi Et Kombinası’nda alan ve burada bazı usulsüzlükler tespit eden Danışman Cengiz Tuncer, konu hakkında şu bilgileri aktardı:

“Bu yıllardır kulaktan kulağa konuşulan bir mevzuydu. Faruk Özlü belediye başkanı olduktan et kombinasında küpesiz hayvan kesildiği yönünde şikayetler geldi. Bizim adli bir görevimiz var ve bunu incelemekle yükümlüyüz. Biz zabıta ekibinden arkadaşlarımızla incelemeye gittik. Biz gittiğimizde kasap ve hayvan sahibi arkadaşlar oradaydı. Veterineri sorduk orada yoktu. Bunların küpelerini sorduk olmadığını beyan ettiler. Sonra pasaportlarını sorduk, pasaportu getirdiler. Bizde nasıl kimlik TC numarası varsa hayvanlarda da pasaport var. Orada o hayvanın kulak küpesindeki numara yazılır. Küpedeki numara ile pasaportta yazan numara uyuşuyorsa bu o hayvanın olduğunu gösterir ve kesilince de bu şekilde kayda geçer. Biz kasap arkadaşı çağırdık küpesinin olmadığını söyledi. Biz bunu tutanakla beyan altına aldık. Küpenin önemi var sağlık kontrolünden geçtiğini, çalıntı olmadığını gösterir.”

“Et kombinasından son 15 aylık zararımız 984 bin 476 TL”

“Bizim mezbahanemiz 1. sınıf ruhsata sahip bu çok değerlidir.” diyen Tuncer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fakat biz bu uygulamalardaki yanlışlıkları fark edince tutanak tuttuk. Biz basına hiçbir bilgi vermedik ardından mezbahanenin kapanması konusunda şöyle bir şey oluştu; çevre illerde mezbahaneler özelleştirilmiş. Ben mezbahaneyi kapatan kişi değilim rapor oluşturan kişiyim. Mezbahanenin faaliyeti durmadı. Faruk Bey bize “Mezbahanenin gelir giderlerini çıkartın” dedi. Biz Mali İşler’den Okan beyle 2018 yılındaki verileri çıkarttık. 2018 yılındaki hayvan kesiminden zararı söylüyorum 753 bin 35 TL. Biz 217 bin lira almışız sadece işçilik giderimiz 926 bin lira. Zaten bizim buradan kar etme şansımız yok. Son 15 aylık zararımız ise 984 bin 476 TL.”

Kasaplarla toplantı yapıldı, teklif götürüldü

Tuncer şöyle devam etti:

“Faruk Bey de haklı olarak kasaplarla toplantı istedi. Bende 16 kişiyi aradım. Sekretere de özel kaleme de aratmadım, kendim aradım. Özlü’nün toplantı talebini ilettim. 16 kişiyi aradım 13 kişi geldi. Ayın 30’unda ilk toplantıyı yaptık. Faruk Bey şunu söyledi; “Bakın belediyenin maddi sıkıntısı var, biz maddi disiplin sağlamak zorundayız. İşçi maaşlarını bile dağıtmakta zorlanıyoruz ve zarar eden kurumlara müdahale edeceğim. Gelin biz burayı kapatıp size kiraya verelim. Zaten bu işten anlıyorsunuz siz bu işin erbabısınız.” Kira da sembolik bir rakam. Kasap arkadaşlar, “Bize bayram sonuna kadar müsaade edin, bizim burası bayrama kadar çok iyi iş yapıyor. Geçen sene çok kesim yaptık” dedi. Faruk Bey de “Ben 3 aylık bir çalışma yapacağım ve eğer burası dediğiniz gibi kar eden bir yerse kar değil kafa kafaya olsun ben burayı kapatmayacağım.” dedi. Bakın 3 aylık raporu çıkarttık mayısın ortasından ağustosun ortasına kadar 260 bin 785 TL zarar var çünkü işçilik giderleriyle kar etme şansımız yok. Aylık işçi giderimiz 75 – 80 bin lira. Ve dedik ki “Biz burayı kapatalım, size verelim. Biriniz gelsin 1 yıllığına o kişi muhatap alıp bir sözleşme yapalım. Bizde bu arada ‘yap işlet devret’e çıkalım.” Şuanda kesim devam ediyor. En büyük giderimiz işçi gideri. Personel giderimizi 103 binden 38 bin 938  liraya düşürdük.”



“Danışmanlık hizmeti sizlere neler kattı?”

Danışmanlık çalışmalarının kendilerine ve mesleklerine ne kattığı konusunda ise Ali Dilber, “Benim ve mesleğim açısından çok fark etmedi. Başkanımız çağırdığında toplantılarına katılıyoruz. Mesaimizi o yönde veriyoruz. Her hukuki konuda çağrılmıyorum. Cengiz bey daha fazla işlerin içinde bulunuyor.” derken, Tuncer ise şöyle konuştu:

“Benim Faruk Türkseven ile aramdaki ilişkiyi anlayamazsınız”

“Benim açımdan şöyle fark oldu; ben hümanist yapıya sahip bir insanım. 11 yıldır Düzceli’yim. Düzceli’yim diyorum artık ve burada bir çok insana dokundum. Benim Naime teyzemle aramdaki ilişkiyi anlayamazlar. Onu seneler önce kaburga kırığından ameliyat ettim. Bu sene hacca gitti ve tavaf ederken “Her seferinde ağlayarak sana dua ettim” dedi. Benim Faruk Türkseven ile aramdaki ilişkiyi anlayamazsınız. Kardeşi Selçuk bey beyin kanaması geçirdi. Ben koşa koşa onun ameliyatına yardıma gittim. Bunları anlayamazsınız. Biz bunu gönül için yapıyoruz.”

“Mesai konusunda usulsüzlükler saptadık”

Düzce Belediyesi Teftiş Kurulu’na da vekaleten atanan Tuncer, buradaki görevi ile ilgili şunları söyledi:

“Teftiş kurulunun amacı belediyenin stratejik planlamasını yapmaktır. Teftiş kurulu olarak özellikle personel giderleri hakkında çalışmalar yapıyoruz. Biz belediye olarak dizlerimizin üzerine çökmüş bir belediyeyiz. Yavaş yavaş ayağa kalkacağız. Mesailerle ilgili çalışmalarımız ise şu şekilde; aylık mesaiye kalan personellerin gideri 600 bin TL. Yani biz her ay bir köyümüze bir köprü yapabilirdik. Ciddi bir rakam bu ve Özlü’ye ek mesai ödenen personel listesi hazırlanıyor ve bazı rakamlar gözüne çarpıyor. Mesela mesaiye kalan arkadaşlara 869 lira ila bin 500 lira gibi rakamlar ödenmiş ve bu listede 2300 lira olan 2 kişi gözüne batıyor. Bakın gün mesaisi hafta sonu yapılan mesai demektir. Cumartesi mesai yapana 3 mesai ödüyoruz. Pazar günü kalana 4 gün mesai ödüyoruz aynı listenin birde hafta içi mesaisi yapanların listesini istiyor ve bu iki kişinin bu sefer her gün mesai yaptığını görüyoruz. Bunları inceledik. Belediyenin kameralarını inceledik. Arkadaşların gelip gitmediklerini gördük. Usulsüzlükler vardı ve mesai ücretlerinde fazla ödeme yaptığımızı sapladık. Yine Faruk Bey’e bir şikayet geliyor belediyenin kiralık aracı hafta sonu off-road yapıyor, pikniğe gidiyor şeklinde. İnceledik evet gerçekten bu aracın bir hafta sonu Akçakoca dağlarından Cumayeri’ne gittiğini GPS kayıtlarından saptadık ve hafta içi bunları temizleyeceğiz. Biz bu yüzden ek mesaiyi kaldıracağız.”

“Yabancı bir firma veya yabancı bir marka değiliz”


Aile şirketi olan işletmelerinde yabancı isim kullanılması dolayısıyla yapılan eleştiriler üzerine konuya açıklık getiren Tuncer, şu ifadeleri kullandı:

“İşletmemizin ismi marka oluşturmuş bir isimdir. Bizim ailemizin baş harflerini oluşturan bir yapıya sahiptir. Ali Beyin “AAD” diye plakası var ne yapacak şimdi? Baş harfinden plaka almak ya da marka oluşturmak suç mu? Yabancı bir firma veya yabancı bir marka değiliz biz Düzce vergisine kayıtlı bir firmayız. İnsanlar yabancı isim gibi düşünüyorlar ama değil. Ben kaldırıma taşmışım gelin ölçün öyle bir şey yok, imara aykırı değiliz. İsmimizin anlamı da Cengiz, Alp, Sibel, Efe açılımı baş harflerimizdir (CASE) patenti bizdedir. Ufuk Yılmaz (Özlü’nün danışmanı) kardeşimizde aynı sıkıntıyı yaşadı onun firması da İstanbul merkezli bir firmadır. Benimki Düzce’nin firmasıdır.”

İşten çıkarımlar olacak mı?

Düzce Belediyesi’nin memur ve sözleşmelilere maaşlarını öderken, taşerondan kadroya geçen işçilerin hesabına hala para yatırmamasını hatırlatan Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, “Her gelen başkan bir sürü personel aldı, işten çıkışlar olacak deniliyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?” diye sordu.

Dilber: Benim böyle çalışmam yok

Ali Dilber soruya şu yanıtı verdi:

“İşçilerin belli sözleşmeleri vardır buna uyulması lazım. Memurları zaten çıkartamazsınız ama benim böyle bir konuyla ilgili çalışmam yok.”

“Çıkartma yok, yer değiştirme var”

Cengiz Tuncer ise şunları kaydetti:

“Belli yerlerde dönemsel işçiler alınmış, araçlar kiralanmış. 6 bin liraya pikap kiralamışlar. Ben hemen bir yere telefon açtım, araç kiralamak istedim 5100 TL dediler. 2018 otomatik vites 4x4 pikap bu sene bu fiyatsa geçen sene nasıl 6 bin liraya kiralanır? Şimdi Amerikan Kelebeği için ilaçlama yapıyoruz. Araç kiralamadan 120 bin işçiden 120 bin karımız oldu. Toplamda 240 bin lira az para mı? İşçileri çıkartmayla ilgili bir tasarruf yok. Yer değiştirme var.”

“Faruk Bey’in yaptığı işleri kimse yapamadı”

Düzce Belediye Başkanı ve eski Bakan Dr. Faruk Özlü’yü bir yerel yönetici olarak değerlendirmesi istenen konuklardan Hukuk Danışmanı Ali Dilber, şöyle konuştu:

“Düzce Belediyesi’nin şuan güzel bir yol izlediğini düşünüyorum. Bu tam olarak 1 sene sonra ortaya çıkar ama Faruk Bey başarılı, tecrübeli birisi. Biz de yardım edeceğiz, güzel olacağını düşünüyorum. Siyaset Faruk Bey’in arkasında ve şuan Faruk Bey’in yaptığı işleri kimse yapamadı, o anlamda başarılı buluyorum.”

Haber: C.ÜSTÜNER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Danışman 4 hafta önce

bağlıntı yolundaki kavşağı otopark olarak kullanan esnaflarada bi yaptırım olacakmı ve koruköyün karşısındaki esnafın kaldırıma çektiği araçlara

Avatar
Yapma be 4 hafta önce

Ağacı gösterip ormanı saklıyorsunuz. Eğer bu dedikleriniz usulsüzlük ise daha vahim işler var onlara ne diyeceksiniz merak ediyorum.

Avatar
Ali Ekrem 1 ay önce

Yani bütün usulsüzlükleri Mehmet Keleş yaptı.

Avatar
Hasan 1 ay önce

VAllahi pes.Okurken aklım benimle oyun mu oynuyor dedim.Sayın Dilber ve Tuncer bu konuların sorumluları ile ilgili belediyede görevde olan ve ayrılan kaç üst düzey çalışan hakkında suç duyurusunda bulundunuz bunları da açıklar...

Avatar
81 duzce 1 ay önce

Temizliklik işlerinde elini sallasan çavuşa çarparsın 13 senedir 3 çavuş vardı ismail müdür geldi sayısı belli deil

Avatar
Yok artık 1 ay önce

Gene mi kandırıldık.Biz hep Akp ye oy verdik şimdi mi çıkıp yolsuzluklar anlatılıyor.Milyonlarca zararın faturası kimden çıkacak.Durun tahmin edeyim vatandaştan.Bravo kendi kendinize kendinizi bitirmeye çalışıyorsunuz.

Avatar
Düzceli 1 ay önce

Yıllardır Ak partiye gönül vermiş biri olarak söylüyorum,geçmişteki göz yummaların,idare etmelerin,kanunsuz ruhsat,elektrik,su vermelerin kanunen hesabı sorulacakmı?Soramazsınız çünkü sizin pisliklerinizde çıkar ortaya.

Avatar
Müfteri 1 ay önce

Hiç yüzünüzde kızarmıyor yahu bu usulsuzlukleri yapan sizin partiniz bununla alakalı bir suç duyurusu yaptınız mı yoksa sizde kulağımızın üstüne yatacak mısınız

banner382

banner426