banner614

banner701

"ARI KOVANI ADETA KÜÇÜK BİR ECZA DOLABI"

banner619

Düzce Üniversitesi (DÜ) Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, arı kovanının adeta küçük bir ecza dolabı olduğunu belirtti. Bal arılarının geleceğimizin gıda güvencesi olduğuna dikkat çeken Kekeçoğlu, “Arılar olmazsa milyarlarca bitkiyi elle tozlaştırmak zorunda kalırız. O yüzden arıları yaşatmak için çevreyi koruyalım.” dedi.

Gündem 20.05.2020, 15:37 22.05.2020, 11:01
1320
"ARI KOVANI ADETA KÜÇÜK BİR ECZA DOLABI"
banner682

DAGEM görevlileri, 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla sosyal medyadan paylaştıkları video ile arıların faydalarını anlatarak, onları koruma çağrısında bulundu.

Kekeçoğlu, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Dünya Arı Günü" etkinliklerinin amacını bal arılarının ekolojik denge ve biyoçeşitlilikteki rolü hakkında halkın bilinçlendirilmesi şeklinde nitelendirdi.

"En önemlisi geleceğimizin gıda güvencesidirler"

Bal arılarının dünyanın en önemli canlısı olarak seçildiğine dikkat, çeken Doç. Dr. Kekeçoğlu, "Dünyadaki tarımsal faaliyetlerin yüzde 70 ila 80'i, arılar tarafından yapılan tozlaşmaya bağlıdır. Tozlaşmaya sağladıkları katkı ile sürdürülebilir çevre olgusunda oldukça önemli yere sahip olan bal arıları, modern tarımda birinci derecede tozlaştırıcı olarak kabul edilirler. Çünkü bal arıları günlerinin büyük bir kısmını kendi besinini elde etmek amacıyla bal özü ve çiçek toplayarak geçirirler ve bu sırada üzerlerine bulaşan çiçek tozlarını da bir çiçekten diğerine taşırlar. Bal arıları nektar ve polen toplamak için çiçeklere konduğunda rüzgar ile taşınamayacak büyüklükteki polenleri taşıyarak tozlaşmayı, aynı zamanda sebzelerin ve meyvelerin olgunlaşmasında rol oynayarak doğal floranın korunmasını sağlarlar. En önemlisi geleceğimizin gıda güvencesidirler." ifadesini kullandı.

"Arılar olmazsa milyarlarca bitkiyi elle tozlaştırmak zorunda kalırız"

Pandemi döneminde insanların çevreye ne kadar zarar verdiğinin anlaşıldığına işaret eden Kekeçoğlu, “Bilinçsiz yapılan tarımsal ilaçlama, çevresel kirlenme, küresel ısınma, baz istasyonları, genetiği değiştirilmiş ürünler, bitki biyoçeşitliliğinin azalması gibi faktörler birinci dereceden arıları etkileyen faktörlerdir. Arılar olmazsa milyarlarca bitkiyi elle tozlaştırmak zorunda kalırız. O yüzden arıları yaşatmak için çevreyi koruyalım.” değerlendirmesinde bulundu.

"Arı kovanı adeta küçük bir ecza dolabı"

İnsanların arılar hakkında birçok şeyi yanlış bildiğini dile getiren Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, şunları kaydetti: "Arılar durduk yere insanları sokmazlar. İşçi arılar bizi tehdit algıladıklarında sokar ve sonra ölürler. Arılar çiçekleri bizim gördüğümüz renklerde görmezler. Arı yalnızca bal yapmaz. Arısütü, arı poleni, propolis, arı zehri, apilarnil, perga, balmumu gibi sağlık alanında kullanılan çok sayıda ürün üretir. Arı kovanı adeta küçük bir ecza dolabıdır."

Kekeçoğlu, dünya üzerinde zengin biyoçeşitliliğe sahip olan ve ekolojideki kilit canlılardan biri olan bal arılarının neslini devam ettirmek için çevrenin kirletilmemesi çağrısında bulunarak, "İklim değişikliği ile savaşalım. Türkiye'de 5 farklı bal arısı alttürü ve birçok ekotip var. Bu çok büyük zenginlik, kıymetini bilelim. Bitkileri ellerimizle tozlaştırmak zorunda kalmayalım. Bitkileri ve temiz su kaynaklarını zehirli kimyasallardan koruyalım. Pazardan ya da manavdan şekli ve tadı bozuk ürünler satın almak istemiyorsak arıların nefes almasını sağlayalım, havayı kirletmeyelim. Çünkü arılar olmazsa yarınlar olmaz." dedi.

banner710
Yorumlar (1)
Yunusemre 2 hafta önce
Hocam sokmayan arılar noldu
32°
kapalı