Öne Çıkanlar düzcespor yeni otobüs terminali köprüsü şehit Düzcespor U-15 Sarayyeri Köyü

Bu haber kez okundu.

İŞ KAZALARI KANAYAN YARA
banner197

 

 

Soma faciası henüz hafızalarda tazeyken meydana gelen Ermenek maden kazası bir kez daha iş kazalarını ve işçi ölümlerini acı şekilde gündeme taşıdı. Düzce'de özellikle inşaat sektöründe yaşanan iş kazalarının altında yatan nedenler çeşitli açılardan irdelenmeye devam ediliyor. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu, yeni eğitim öğretim yılının ilk konferansında “Toplum ve Ruh Sağlığı Bakışı ile İşçi” konusu üzerine gerçekleştirdi. Konferans salonunda düzenlenen programın moderatörlüğünü yapan Yrd. Doç. Dr. Aysel Karaca’nın konuşmacıları tanıtmasının ardından söz alan, Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Oruç, geçmişte yaşanan işçi kazalarının bir kaç ay gündemde kaldıktan sonra unutulduğunu belirterek, konuşmasına maden kazaları video sunumuyla devam etti.


“Bundan bir şey olmaz” sözü tetikliyor


İşçi kazalarının sebeplerini ihmal ve acelecilik olarak niteleyen Oruç, ''Kaza yoktur, ihmal vardır'' diyerek Düzce ve Sakarya'daki yaşanan iş kazalarından örnekler verdi. Yrd. Doç. Dr. Deniz Oruç, “Bundan bir şey olmaz” sözünün kazaları tetiklediğini söyledi. İnşaatlarda güvenliğin tam anlamıyla sağlanmadığını belirten Oruç, inşaatta bariyerlerin mutlaka olması gerektiğini ifade etti. Sunumunda Dilovası bölgesindeki çevre felaketine değinen Oruç, ''Gebze bölgesinde büyük hastaneler yapıldı. Özellikle kalp hastaneleri bu bölgede yapıldı. İstatistiklere göre Dilovası Bölgesi'nde her iki kişiden biri kanserden ölecek. Bu bölgede anne sütü incelendi ve sonucunda anne sütünde kanserojen maddeye rastlandı.” şeklinde konuştu.


''Para mı insan mı?''


Madenlerde yaşanan kazalara değinen Yrd. Doç. Dr. Deniz Oruç, ''Öncelikle insanın yaşaması için en gerekli madde oksijendir. Siz bunu yer altına indirmek istiyorsanız, düzenli hava tesisatını kurmalısınız. Kalaslarla madeni destekleyemezsiniz. Kalas yanar ve çökme meydana gelir. Diğer bir husus ise nakliyattır. Yer altından çıkarılacak maddenin taşınması gerekir. Siz iş yerinde harcamaları, ucuz ve kalitesiz mallara yaparsanız işçi ölümlerini önleyemezsiniz. Madenlerin bir yıllığına özelleştirilmesinden ötürü şirketler fazla yatırıma yapmıyor. Çin nüfus olarak kalabalık olsa da, milyon ton kömür başına ölüm oranında Türkiye'ye geçilmiştir.” dedi. Soma faciasının sebepleri üzerinde duran Yrd. Doç. Dr. Deniz Oruç sunumunu, “Para mı, insan mı?” sorusuyla bitirdi.


Yer altı madenciliğinde işçi kazası daha fazladır


İkinci olarak söz alan Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Ayşe Kuzu, “Maden İşçilerinde Ruhsal Sorunlar” adlı sunumu gerçekleştirdi. Kemal Özer'in madencilerle ilgili şiiriyle başlayan sunumda Zonguldak'taki yeraltı madenleri tanıtıldı. Kuzu sunumunda, “Uluslararası Çalışma Örgütü, 2010 yılında ruhsal hastalıkları da meslek hastalıkları içerisinde kabul etmiştir. Yer altı madenciliğinde işçi kazası daha fazladır. Kazı ve tahkimat çok zordur ve kazaların çoğu bu aşamalarda yaşanır. Çıkarılan kömürün yerinde meydana gelmiş boşluğun mutlaka desteklenmesi gerekir.” dedi.

Madenlerde havalanma olmazsa olmazdır

 

 

Madenlerde havalandırmanın öneminden bahseden Öğr. Gör. Dr. Ayşe Kuzu, ''Havalanma olmazsa olmazdır. Oksijenin kılcal damarlara kadar girmesi gerekmektedir. Madenin ve işçilerin doğası gereği sürekli kontrol edilmesi gerekir. Vardiyalı sistem olduğu için yirmi dört saat üretim yapılmaktadır. İşçi kazalarında birinci sırada taş (kaya) düşmesi yer almaktadır. Madencileri en rahatsız eden durum ise zararlı havadır.” şeklinde konuştu.


Sadece bir tanesi yapmasını istedi


Sunumunun büyük bir bölümünü madencilerin görüşlerine ayıran Kuzu, madencilerle yaptığı röportajları katılımcılarla paylaştı. Madenciliğin işçilere getirdiği sosyal ve ekonomik katkıları ve psikolojik durumları niteleyen Kuzu, ''Madenciler üzüntülüdür. Madencilik baba mesleği olarak sayılır. Konuştuğumuz madencilerden sadece bir tanesi bu mesleği çocuğunun da yapmasını istedi. Çünkü o, bu mesleği bir macera olarak görüyordu''. Kuzu, sunumun büyük bölümünü madencilerin görüşlerine ayırdı.” dedi. Stresle baş etmede amirlerin empati yapması gerektiğini vurgulayan Kuzu, sunumunu madenlerle ilgili şiiriyle sonlandırdı. Cihan Karaca'nın hazırladığı Soma ile ilgili görsel sunumla devam eden konferans, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi. 

 

 

HABER:C. ÜSTÜNER

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner194