Öne Çıkanlar spor Düzce Akçakoca Öncü Haber Çakırsayvan Köyü
banner429
banner439

Bu haber kez okundu.

banner442
6 senedir Düzce’de görev yapan Dr. Nevin İnce Düzce’de görülen kene vakaları hakkında bilgiler paylaşırken aynı zamanda bu kenelere nasıl müdahale etmeliyiz kısmına da değindi.‘Düzce bölgesi Kırım Kongo hastalığının şimdilik görülmediği bir bölge bu açıdan çok şanslıyız’ dedi.

“Keneler özellikle havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkıyor”

Bahar aylarının gelmesiyle vatandaşların daha çok hangi şikayetle doktora başvurduklarını aktaranDr. Nevin İnce şunları kaydetti:

 “Özellikle havaların ısınmaya başladığı dönemde son zamanlarda da bir çok yerden haberlerini alıyoruz. Keneler özellikle havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkıyor. İnsanlar hem çalışmak için hem de piknik amaçlı doğaya çıktıklarında kenelerle karşılaşabilmekteler.
Keneler insanlara bazı virüsleri ve bazı hastalıkları bulaştırmakta ama bunlardan en korkulanı Kırım Kongo kanamalı ateşi virüsü dediğimiz bir virüs. Ölüme yol açabilen bu virüs her kenede bulunmuyor. Hyalomma marginatum denilen sert keneler bu virüsü taşıyor. Ve Türkiye’de birçok birçok bölgede bu Kırım Kongo Virüsünü taşıyan kenelerin olduğu bilinmekte. Özellikle İç Anadolu’nun kuzey bölgeleri, orta Karadeniz Bölgeleri ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin bazı yerlerinde bu kenelerin çok olduğu ve kenelerin bulaştırdığı bu virüs nedeniyle birçok kişi Kırım Kongo hastalığına yakalanmakta.”

Çıplak elle müdahale etmeyin!

“Özellikle havaların ısınmasıyla kenelerin tekrar toprak üzerine çıkarak insanlara tutunması veya hayvanlardaki keneleri çıplak elleriyle çıkarmaya çalıştığı sırada bu virüs insanlara bulaşabilmektedir” diyen İnce şöyle konuştu;

“Düzce Kırım Kongo kanamalı ateşi açısından olmaması nedeniyle şanslı bir bölge”

‘Zararlı türde olan keneler Düzce’de görülüyor mu?’ sorumuza Dr. Nevin İnce şu sözlerle yanıt verdi:

“Düzce kırım Kongo kanamalı ateşi açısından olmaması nedeniyle şanslı bir bölge. Buraya çok yakın olan Bolu, Kastamonu ve Bartın gibi illerde kırım Kongo vakaları görülmektedir. Bolu'da da özellikle  Gerede bölgesinden kırım Kongo vakaları geliyordu. Burada bulunduğum 6 yıl boyunca hiç kırım Kongo vakasıyla karşılaşmadım.”

İnce Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının belirtilerini şu şekilde saydı;

  “Kırım Kongo kanamalı ateşi belirtileri kene tutunması sonrası yaklaşık 3 gün süren bir inkübasyon periyodundan sonra başlamakta, öncelikle ateş yüksekliği, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, ishal ve biraz daha ilerlerse ciltte, mukozalarda kanamalar görülebilir. Ve sonrasında hasta yaygın damar içi kanamalarla şok tablosuna girer ve hayatını kaybedebilir.”

‘Kırım Kongo Kanamalı ateşi nedeniyle hayatını kaybeden birçok sağlık çalışanı olmuştu’

Kişiden kişiye de geçebilen bir hastalık olan Kırım Kongo Virüsü hakkında İncevatadaşlarışu şekilde uyardı:

“Bu hastalığın bir diğer önemi de kişiden kişiye bulaşması özellikle sağlık çalışanları için çok riskli. Kırım Kongo kanamalı ateşi olan bir hastayı takip ederken herhangi bir şekilde elimize o hastaya ait kesici delici iğne batması, yaralanması ya da hastaya müdahale etme sırasında hastadan çıkan sekresyonların bize sıçraması sonrası sağlık çalışanlarına da bulaşabilir.  Öncesinde bu nedenle de hayatını kaybeden birçok sağlık çalışanı olmuştu. Yine laboratuvar açısından kırım Kongo kanamalı ateşli bir hasta geldiğinde laboratuvar çalışanlarını da bilgilendirmek gerekiyor. Çalışanlara bulaşma olmaması için dikkatli olunması ve eldivensiz dokunulmaması önerilir. Kırım Kongo kanamalı ateşi ön tanısı olan bir hasta hastanede yatışı sırasında tek kişilik odaya alınmalı ve ilgili izolasyon önmeleri alınmalıdır. Hastaya işlem yaparken mutlaka eldiven giyilmeli ve maske takılmalı''



‘Her kene bu hastalığı bulaştırmıyor’

Dr. İnce keneye karşı korunma yolları hakkında bilgiler verdi. Çıplak elle temastan kaçınılmasının önemine değinen İnce şunları aktardı;

“Doğal ortama çıktığımızda hepimiz temas edebiliriz. Kene aslında her yerde var ve kenelerin çok farklı türleri var. Her kene de bu hastalığı bulaştırmıyor. Özellikle sert kene dediğimiz keneler bu hastalığı bulaştırmakta. Kenelerin bize bulaşmasını engellemek için açıkta kalan yerlere kene kovucu ilaçlar sürülebilir. Ayrıca kolaylıkla görülebilsin diye açık renkli giysiler giyilmeli ve pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Kırsal bir alandan döndükten sonra mutlaka kendimizi kontrol etmemiz gerekiyor. Özellikle kenenin insanda çok daha rahat tutunabileceği yumuşak yerler olan kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, göğüs bölgesi gibi bölgelerin mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Eğer ilk 24 saat içerisinde keneyi çıkarırsak kenenin bize virüsü bulaştırma ihtimali oldukça az olmaktadır.”

Dr. Nevin İnce, kene tutulması için hastaneye gelen hastaya nasıl müdahale edildiğini ise şu sözlerle anlattı:

“Öncelikle kene tutunması vakası geldiğinde başka keneler var mı diye bütün vücut tam olarak taranması gerekiyor. Bazen birkaç tane kene olup bir tanesini çıkartıp diğerlerini gözden kaçırabiliriz o yüzden tüm vücudun özellikle saydığım bölgelerin tek tek kontrol edilmesi gerekmektedir. Kene tutunmasından sonra kişi kendisi bir eldiven veya poşet ile yani çıplak olmayan elle  kafası içerde kalmayacak şekilde keneyi uygun şekilde çıkarması önerilir. Çıkarttıktan sonra da kenenin tutunduğu bölgeyi bir alkol ya da bir tentürdiyot ile silebiliriz.”

‘Önemli olan kenenin kafasının içeride kalmamasına dikkat etmektir’

‘Kenenin vücuttan nasıl çıkarılması gerekir?’ sorumuza İnce şöyle yanıt verdi;

 “Öncelikle panik olmamak gerekiyor. Kene cilde yapıştığında kafası içeride gövdesi dışarıda bir durumda tutunur. Nazik şekilde keneyi sağa sola doğru hareketlerle kişi kendisi de çıkartabilir. Önemli olan kenenin kafasının içeride kalmamasına dikkat etmektir. Eskiden yanlış uygulamalar vardı şu anda bu tür uzaklaştırma veya çıkarma yöntemleri önerilmemekte. Kene üstüne kolonya dökmek, üzerine ateşle yaklaşmak gibi ya da iğne batırmak gibi bu uygulamalar esnasında kene o ana kadar ağzında ki virüsü vermediyse bu uygulamaları yaparken virüsü kişiye bulaştırabilir. Kesinlikle keneye ezici, delici müdahalelerde bulunmuyoruz keneyi çıkardıktan sonra da keneyi tırnağımızla ezmiyoruz keneyi başka bir şekilde bertaraf ediyoruz.  Ezdiğimiz zaman kenenin vücut sıvısı parmaktaki açık yaraya, tırnak kenarına temas eder ve bulaşabilir''

‘2017 – 2018 yıllarında yaklaşık 300 vaka görülmüştü’

Kene vakaları ülkemizde fark edilmeye başlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı’nın aldığı önlemler sayesinde vaka sayısının azaldığını söyleyen İnce sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde ilk olarak 2002 – 2003 yıllarında fark edilmeye başlandı. 2008 ve 2009 yıllarında en yüksek vaka sayılarına ulaşmasının ardından görülme hızı son yıllarda biraz daha azalmıştır. Sağlık bakanlığının gerekli önlemleri, konuyla ilgili bilgilendirmeleri yapması ve farkındalığın oluşması üzerine kene vakaları son yıllarda birazcık daha sayısı öncelere göre nispeten azalmasına rağmen hala daha önemini korumaktadır. 2017 – 2018 yıllarında yaklaşık 300 vaka görülmüştü bu yıl da yine benzer sayılarda vaka görülmesi bekleniyor. Son olarak en son Çorum da ve Bartın da bu hastalık nedeniyle hayatını kaybeden 3 vatandaşımız olmuştu.”
 
banner440
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
........ 2 ay önce

Kenelerin bi suçu yok eskiden bi dünya kene vardı böyle sorun yoktuu

banner426