Öne Çıkanlar düzcespor şehit Ali Haydar Gören mehmet özçelik Saadet Partisi

Bu haber kez okundu.

HAVA KİRLİLİĞİ YİNE BAŞROLDE!
banner197

 Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, çocuklarda sık görülen kış hastalıkları ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Çocuklarda görülen kış hastalıkları

Soğuk algınlığının çocuklarda görülen kış hastalıklarının başında geldiğini söyleyen Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, benzer belirtileri gösteren ve soğuk algınlığıyla karıştırılan grip hastalığının da kışın sıklaştığını belirtti. İdrar yolları enfeksiyonu, orta ve dış kulak iltihabı, sinüzit, bronşit, zatürre, bulaşıcı döküntülü çocukluk hastalıkları, alerjik astım ve havayolu hastalıkları ile eklem ve kas ağrılarının çocuklarda görülen diğer kış hastalıkları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Arslanoğlu, ayrıca viral enfeksiyonla tetiklenen bazı romatizmal, döküntülü damarsal, kan hücreleri ve böbreği ilgilendiren hastalıklar ile bağışıklık sistemini ilgilendiren kronik hastalıkların sıklaşabileceğini ve bu hastalıklara depresyonun da eklenebileceğini dile getirdi.

Soğuk algınlığı nedir?

Soğuk algınlığını; hava sıcaklığının düşmesiyle burun ve ağızdan başlayıp akciğerlere kadar giden hava yollarının doğal savunma işlevlerinin bozulması ve virüs ya da bakteri cinsi mikropların solunum yollarına yerleşmesi sonucu oluşan bir hastalık grubu şeklinde tanımlayan Prof. Dr. Arslanoğlu, hastanelerde üst solunum yolu enfeksiyonu olarak adlandırılan bu hastalığın nezle, ateş, hapşırık, öksürük gibi belirtiler verdiğini söyledi. Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, grip hastalığını ise influenza soyundan bir grup virüsün neden olduğu, soğuk algınlığına benzeyebileceği gibi ishal, halsizlik, kas ağrısı ile de başlayabilen, vücutta halsizlik ve genel durum bozukluğuna daha çok neden olan bir hastalık tablosu şeklinde açıkladı.

Kışın sıklığının artıyor

Çocuklarda görülen diğer enfeksiyon ve iltihabi durumların her mevsimde görülebildiğini ancak kışın sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Arslanoğlu, “Bunun nedenleri, kapalı alanlarda mikrop bulaşmasının kolaylığı, soğuk havanın ve güneş azlığının bağışıklığı baskılamasıdır. Yine vücudun hareket sistemi de soğuktan, soğukla gelen dolaşım azalmasından ve artan rutubetten etkileneceği için çeşitli ağrılı tablolar ortaya çıkabilir.” dedi.

Önemli risk faktörleri

Kış aylarında bilinen bağışıklık sistemi hastalığı olan çocuklar ile doğumsal organ anomalisi, fiziksel engellilik veya kronik hastalık nedeniyle bağışıklık baskılayıcı ilaç alan çocukları riskli hasta grubu şeklinde sıralayan Prof. Dr. Arslanoğlu, beslenme bozukluğunun daha yaygın bir risk faktörü olduğunu vurgulayarak, izledikleri çocuklarda eksik protein, vitamin ve mineral alımına çok sık rastladıklarına dikkat çekti. Arslanoğlu, ev ve okullarda altyapı bozukluğu, su, ısınma, ulaşım yönünden aksaklıklar ve hava kirliliği ile sanayi bölgesine yakın oturma gibi faktörlerin de hem enfeksiyöz hem alerjik hem de her türlü kronik hastalık için çok önemli risk faktörleri oluşturduğunu dile getirdi.

Aşı olunmasını önermiyorum

Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, “Bu hastalıklardan gribe karşı üretilmiş aşılar mevcuttur. Ben aşı olunmasını önermiyorum. Çünkü her yıl rutin tekrarlanması gereken bir bağışıklama programı, insanlık tarihinde henüz deneyim birikimi oluşturmamıştır.” diyerek gribe karşı aşı uygulamasının potansiyel sakıncalar barındırabileceğini ifade etti.

Kış hastalıklarına karşı beslenme alışkanlığı önemli

Çocuklarda kış hastalıklarına karşı beslenme alışkanlığının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Arslanoğlu, “Kışın vücut direncine daha çok iş düştüğünden beslenme kalitesinin daha da iyi olması gerekiyor. Birinci sırada yeterli protein ve omega üç yönünden yeterli esansiyel yağ alımı geliyor. Ayrıca beslenme, vitamin ve mineraller yönünden zengin olmalıdır. Soğukta kalori harcaması hareketli bireylerde artar, ancak soğuk nedeniyle hareketliliğe ara verenlerde şişmanlık riski oluşur. Bu nedenle karbonhidratlara yani unlu ve şekerli besinlere temkinli yaklaşmak gerekir. Her çocuğun; günde en az bir yumurta, olanaklara göre et türleri, mayalı doğal süt ürünleri (peynir, yoğurt, kefir, çökelek, lor), zeytinyağı, tereyağı, kaymak, doğal kuruyemişler, aşırıya kaçmadan kuru baklagillerle beslenmesi idealdir. Omega 3 için sık balık ve doğada dolaşan hayvan ürünleri yemek, ilaç takviyesi almak ve ayçiçek-mısırözü yağını terk etmek önerilir. Vitamin için taze meyve sebze gereklidir. Mineraller, bahsettiğimiz besin gruplarında zaten vardır. Hakiki bal, pekmez, ev reçelleri ve tatlıları ile kaliteli kakaodan zengin çikolata, kilo ve harekete göre dengelenerek yenmelidir.” şeklinde konuştu.

Ailelere uyarı ve tavsiyeler

Çocukların kış hastalıklarından korunması için ailelere uyarı ve tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, “Çocukların kahvaltı ve diğer beslenmelerine, vücudu soğuk ve ıslaklıktan koruyacak şekilde giyimlerine, hava kirliliği bulunan ortamlardan uzak durmalarına dikkat edelim. Üşütme, ağrı gibi durumlarda ağrıyan bölgeye yün, sıcak su torbası koyma gibi klasik sıcak uygulamaları yararlıdır. Ailelerin, bağışıklığı güçlendiren baharat, bitki çayları, sarımsak, soğan gibi yiyeceklerden de yararlanmaları gerekir. Ders yükünün çocuğa aşırı gelmediğinden de emin olunmalıdır.”  dedi.

Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, bu yılın sağlık yönünden en öne çıkan sorunu olan hava kirliliğine karşı yetkililer ve vatandaşlar olarak el ele çalışma yürütülmesi temennisiyle açıklamalarını sonlandırdı.

HABER;C.ÜSTÜNER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner194