Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı ve Akçakocalı hayırsever iş insanı Burhan Özdemir, NEFES’e yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’de fiyatlama mekanizmasının ciddi biçimde bozulduğunu söyledi. Özdemir, maliyet bazlı fiyatlama yapılmadığını belirterek, fiyatlar arasındaki uçurumun denetimsizlikten kaynaklandığını vurguladı.
Türkiye’de aynı ürünün farklı yerlerde çok farklı fiyatlara satılmasının normal olmadığını dile getiren Özdemir, “Memlekette kimse 1 kilo dondurmanın maliyeti nedir diye sormuyor. Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Bu makasa dönük tek bir denetleme ve çalışma yapılmıyor. Biz neden bir tabak pirinç pilavının maliyetini çalışmıyoruz?” ifadelerini kullandı.
“ENFLASYON ARTIK KRONİK BİR PROBLEM”
Ocak ayında beklenenin üzerinde enflasyon gerçekleştiğini hatırlatan Özdemir, şubat ayında da Ramazan ayının etkisiyle yüksek bir tablo öngördüklerini belirtti. Yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 23–25 bandında olduğunu söyleyen Özdemir, enflasyonun artık yalnızca sıkı para politikalarıyla geriletilemeyeceğini savundu.
Sıkı para politikasının piyasadaki köpüğü aldığını ancak yapısal sorunlara çözüm üretmediğini ifade eden Özdemir, “Bu saatten sonra sadece kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak bir noktada değiliz. Problemler kronik” dedi. Gıda ve kira kalemlerinde düşüş sağlanmadan enflasyonla mücadelede başarı sağlanamayacağını vurguladı.
“FİNANSMAN VAR AMA MALİYETİ ÇOK YÜKSEK”
Sanayicinin en büyük sorunlarından birinin finansman olduğunu belirten Özdemir, finansmana erişimin mümkün olduğunu ancak maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Piyasada üretim yapan ve ayakta kalmakta zorlanan firmaların korunması gerektiğini dile getiren Özdemir, “Piyasaya lazım olan şirketleri batırmak doğru değil. Aynı zamanda yüksek ciro yapıp sınırlı faaliyet gösteren yapılar da iyi analiz edilmeli” değerlendirmesinde bulundu.
Son yıllarda şirketlerin yalnızca kaynak bulmak amacıyla halka arza yöneldiğini ifade eden Özdemir, bunun sağlıklı bir yöntem olmadığını da sözlerine ekledi.
“SANAYİYİ KAYBEDERİZ” UYARISI
Çin’in otomotiv, demir-çelik ve elektronik başta olmak üzere birçok sektörde artan etkisine dikkat çeken Özdemir, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde Türkiye’nin sanayisini kaybedebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye genelinde fabrikaları gezdiğini ve ciddi bir atıl kapasiteyle karşılaştığını aktaran Özdemir, “Fabrikalarda hatlar boş. 300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor. Bu varken yeni fabrika kuralım demek doğru değil. Devlet gözetiminde yeni işler yapmamız gerekiyor” dedi.
Sanayinin milli gelir içindeki payının yıllar içinde gerilediğine işaret eden Özdemir, sanayi istihdamına özel önem verilmesi gerektiğini belirterek, “Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı” ifadelerini kullandı.