HATIRALARI BURADA OLDUKÇA FAZLA
Efendim, Selamünaleyküm. Ecdadımızın ayak bastığı ve medeniyetini her anlamda hissettirdiği bir Osmanlı diyarı. Evlad-ı Fatihan ve Aliya İzzetbegoviç'in hatırasının bulunduğu yer: Saraybosna.
SARAYBOSNA’DA TARİHE TANIKLIK
Biz şu anda Latin Köprüsü'ndeyiz. Köprü, Dünya Savaşı'nın başladığı ve başlamasına sebep olduğu Latin Köprüsü. Saraybosna'dayız ve bu Latin Köprüsü'nden Saraybosna izlenimlerimizi sizlerle paylaşacağız.
Latin Köprüsü'nün dünyayı değiştiren bir meşhurluğu, bir bilinirliği var. Nedir bu? Avusturya-Macaristan Dükü Ferdinand ve eşi, burada gezerken, ziyaretleri sırasında bir Sırp milliyetçisi tarafından vuruluyor ve eşiyle beraber hayatını kaybediyor.
Latin Köprüsü'nün karşı tarafı Avusturya-Macaristan medeniyetini taşımakla beraber, diğer yakaya geçtiğimizde burada bir müze var. Bu müzede, 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı'nın bütün kalıntıları ve silahları dâhil olmak üzere birçok eser bulunuyor. Ayak izlerini hep birlikte göreceğiz.
Fotoğrafta Avusturya-Macaristan Dükü Ferdinand'ın fotoğrafı var ve tam burada, müzenin dibinde bir ayak izi bulunuyor. Bu ayak izi, Sırp milliyetçisinin Ferdinand'a ateş ettiği yer. Bugün müze kapalı olduğundan içeri giremiyoruz.
Burada o kadar enteresan şeyler var ki Osmanlı medeniyeti buraya o kadar güzel bir şekilde imza atmış ki ancak 1914'lerden sonra, yani 20. yüzyıldan sonra, buradaki hadise çok değişmiş.
Nasıl değişmiş? Bu gördüğünüz taraf Avusturya-Macaristan tarafı, karşı taraf ise Bosna tarafı; yani Osmanlı medeniyetinin olduğu yer. Bu köprü ve buradaki nehir, burayı ikiye ayırıyor.
ECDADIN AYAK BASTIĞI OSMANLI’NIN HİSSEDİLDİĞİ YER
Biz burada anlatmaya çalıştığımız şey şu: Osmanlı gittiği yerde medeniyeti getirmiş. Medine'den türeyen medeniyeti getirmiş ve insanlığı getirmiş. “İnsanı sev, yaradılanı sev ki Yaradan'dan ötürü” denilen anlayışı getirmiş.
Ecdadın büyüklüğünü, Osmanlı'nın medeniyetini ve Osmanlı'nın bu coğrafyaya kattığı değerleri bir kez daha burada gördük. Bir kez daha asaleti gördük.
Bugün buradan, Bosna'dan hepimizin üzerine düşen bir görev var. Bu diyara gelmek, bu diyarı görmek; bu diyara emek verenlere, değer verenlere ve değer katanlara saygımızı göstermemiz lazım.
Saraybosna'dan, Evlad-ı Fatihan'ın diyarından hepinize saygılar ve sevgiler. Hoşça kalın, dostça kalın. Allah'a emanet olun.