Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" olarak belirlediklerini belirtmiş ve önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Aile ve Nüfus 10 Yılı, aileyi toplumun temeli, nüfusu ise milletimizin geleceğinin teminatı olarak gören güçlü bir devlet iradesinin tezahürüdür. Vizyon belgemiz ise insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır." açıklamalarının ardından Ayasofya Camii’nin ilk imamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yaptığı açıklamada aile yapısı, nüfus politikası ve toplumsal değerler üzerine olmazsa olmazlarda bulundu.
BOYNUKALIN’DAN OLMAZSA OLMAZLAR
Boynukalın, yaptığı değerlendirmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “3 çocuk” çağrısına destek verdiğini belirterek, bu hedefe ulaşmanın aile kurumunun korunmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Mevcut bazı uygulamaların aile yapısını zayıflattığını savunan Boynukalın, nüfus artış hızındaki düşüşe dikkat çekti.
Prof. Dr. Mehmet Boynukalın yazısında;
"Sayın Cumhurbaşkanım 3 çocuk konusunda haklısınız ama oraya giden yol ailenin İslami ahlak ve milli örf ve adetimiz üzere korunmasından geçer.
Maalesef izlediğiniz politika ülkemizde özellikle kadın ve aile konusunda batılılaşma üzerine kuruludur.
Yaradılışa aykırı şekilde kadın erkek eşitliği, kadının adeta erkekleşmeye yönlendirilmesi, aile reisliğinin erkekten alınması, kadının beyanı esastır kuralının getirilmesi, süresiz nafaka, kadının çalışmasının teşvik edilmesi hatta erkekten daha çok teşvik edilmesi, zinanın ve fuhuşun suç olmaktan çıkarılması, kadının sokakta neredeyse anadan üryan şekilde dolaşmasına izin verilmesi, boşanma halinde malların eşit bölüşülmesi, 12 yıllık zorunlu eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitimin büyük ölçüde batılı değerler üzerine devam etmesi gibi birçok kanun ve uygulama sebebiyle evlilik ve aile kurumu zayıflamış, nüfusumuz azalmaya başlamış, geleneksel anne baba, erkek kadın rolleri bozulduğu için çocuklarda cinsiyet ve cinsellik konularında sapkınlıklar artmış ve ‘LGBT’ akımları güçlenmiştir.
Çözüm batıda değil İslam'dadır. Batılda ısrar etmektense hakka dönmek gerekir. Aile ve her konuda İslami değerlere dönmek, yeni anayasada, eğitim ve hukuk alanlarında ahlak ve din esaslı milli ve manevi bir kalkınmaya şiddetle ihtiyaç var.
Öte yandan gelir dağılımında adalete, faizsiz ekonomiye ağırlık vermeye, dar gelirli insanımızı korumaya, devlet erbabının topluma örnek olarak lüks harcamalardan ve gösterişli yaşantı tarzından uzak durmasına ihtiyacımız var. Rabbim cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Rabbim bize hakkı görmeyi ve hakka tabi olmayı nasip etsin.” İfadelerini paylaştı.