Bu milletin devlet olamadığı ve işgal altında olduğu günlerden istiklalimizi ve istikbalimize kavuştuğumuz günün başlangıcı; 19 Mayıs 1919. Samsun İngiliz işgali altında ve Gazi Mustafa Kemal o günkü İngilizlerin, İngiliz istihbaratının tespitine göre Vahdettin Han en zeki, en böyle alanlarında enlerden oluşan bir heyeti gönderiyor Gazi Mustafa Kemal'le beraber. Padişahlarda olmayan bir yetkiyle gidiyor.
Hani tarihçilerimizin alanına girmeyelim de, o gün ordusunu dağıtmayan Kazım Karabekir Paşa var, o orgeneral; Gazi Mustafa Kemal o zaman tuğgeneral. Orgeneral, tuğgenerale tabi oluyor. Çünkü devletin bir aklı var, o zaman hiç akıl değişmedi Metehan'dan beri. Biz çok büyük bir milletiz. Çok asil bir milletiz, çok stratejik bir milletiz. Yani devlet ve millet o kadar bağdaşmış ki devleti milletten, milleti devletten ayıramazsın. Çünkü tarihinde hiçbir zaman bağımsızlığı tartışılmamış bir milletin asaletini yaşıyoruz.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak insanlara, neslimize hediye edilmiş. Şimdiden tüm gençliğimizin ve istikbalimizin ve istiklalimizin uğrunda mücadele verenlerin bayramı kutlu olsun. Bu istiklal ve istikbal için şehit olan, ahirete intikal eden tüm büyüklerimizi Allah rahmetiyle muamele eylesin. Onların şefaatine bizi nail eylesin.
Şimdi bugün hani asaletten bahsederken Düzce'de bir asaletin mührü vuruldu, tarihe not düşüldü. Bir anıt eserin temel atma törenine katıldık. Gençlik Merkezi'nin, eski Gençlik Merkezi'nin olduğu alanda anıt eser. 81 ilden gelecek olan taşlarla bir asalet kazanacak ama şimdi kıymetli insanların değerleri öldükten sonra hani diyor ya "Kör ölünce badem gözlü olurmuş" diye biz de bir söz var.
ÖZLÜ YİNE YAPTI YAPACAĞINI…
Şimdi imkanlar varken, fırsatlar varken, para varken, güç varken bunu kullanmak her kişinin işi. Ama yokken, ekonomi sıkıntıdayken, memlekette yatırımlar nereye nasıl yapılsın tartışılırken yoklukla bunu yapmak er kişinin kârı der, kârıdır. Neticede bugün Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü yine yaptı yapacağını, bir anıt eserin temelini attı. Bunlar büyük işler. Yok, yok! Para yok...
Yani paramızın çoğu deprem bölgesine gitti. Devlette o kadar böyle bu ve buna benzer yatırımları yapacak para yok ama akıl üreteceksin, çözüm üreteceksin. Hani olmayan imkanlardan farklı fırsatlar oluşturursan böyle methiye ve takdir alıyorsunuz.
Ve Düzce'deki bu yapılacak olan anıt eser, yani bu bina; bu valilik binası olur, belediye binası olur, artık devletin kamuya hizmeti.
Çünkü Faruk Özlü babasının tapulu yerine bina yapmıyor, millete yapıyor. Ve ben bir kere daha bu eserde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Belki bunun önünde çok fotoğraflar, selfie'ler çektireceğiz bundan sonraki nesiller de yapılarda.
DÜZCE’NİN TARİHİ DOKUSUNA ATILMIŞ İMZA
Geçtiğimiz hafta da yine Sayın Cumhurbaşkanından Konuralp'te bir projeyle ilgili ciddi bir destek almıştı. Çok enteresan bir gelişme oldu orada. Şimdi Sayın Bakan, Sayın Cumhurbaşkanıyla diyaloğa girdiğinde Turizm Bakanı "Efendim, bunun onaylanması gerekir” dediğinde Sayın Cumhurbaşkanı orada "Düzce'de bunu onayladım" dediği an bitti iş. Şimdi istemesini, vakti zamanında, doğru yerde, doğru zamanda, doğru kişiyle nasıl adım atacağınızı bilirseniz doğru sonuçlar alıyorsunuz. Anıt eser olsun, Konuralp olsun hakikaten bugünkü şartlarda bu yatırımlar veya buraya ayrılacak paraları almak er kişinin işi. Öyle herkes bu işleri çözemez. Hani tribünlere oynarsınız da...
Bugün bu hizmetten dolayı da inşallah önümüzdeki zaman diliminde bu bir anıt eser, bir Düzce'nin belki tarihi dokusuna atılmış bir imza olacak ve güzel de olacak.
Bir seçim vardı. Yani günlerdir konuştuğumuz DESOB seçimleri. Düzce Esnaf Odaları Birliği seçimi. 118 oya 82 oy şeklinde Bülent Keser'in listesi 118 oy aldı, Murat Geçici'nin listesi 82 oy aldı.
GÖZÜ HALA DESOB’TA
Şimdi şöyle baktığınızda ben baştan beri söyledim, "Düğümü Mustafa Kayıkcı çözecek" dedim. Bugün oradaki haziruna hitap ederken Mustafa Kayıkcı bir önerge verdi, "Ben bila bedelsiz buraya danışmanlık yapmak istiyorum" diye. Daha hâlâ gözü orada! Hâlâ gözü orada DESOB'ta, ayrılamadı. Gözü de gönlü de orada, tamam olabilir tabii. 20 senenin bir alışkanlığı var, bir de bu işin sefahat dönemi var.
Neyse bu önerge işte sayılmadan da kabul edildi aslında. Bir sayılsaydı itiraz edenler, reddedenler aslında bu işin tabiri caizse yetkisi de yönetim kurulunda. Velev ki daha sonra da Murat Geçici çıktı, "Sana her zaman danışacağız, her zaman danışacağız, her zaman danışacağız..." dedi.
KAYIKCI’NIN HANGİ KÜMESTEN YEMLENİP YUMURTLANDIĞI AYUKKA ÇIKTI
Kayıkcı işin başından beri hangi kümeste yemlendiğini, hangi kümese yumurtladığını kimseye fark ettirmeden gıdı gıdı dolaşıyordu ama bugün kendini açık etti. Açıkça, gerek listelerin oluşumunda Vildan Şamandar ve İbrahim Korkmaz'ın Geçici'nin listesine girmesi ve burada da Kayıkcı'nın bu danışmanlık, bu iltifat, bu cilve derken açıkça belli etti.
DESOB SEÇİMİ DÜZCE ESNAFINA HAYIRLI OLSUN
Hepsi kıymetli insanlar. Burada işin sonunda ha Geçici kazanmış ha Bülent Keser kazanmış, fark etmiyor ki. Yani bunlar, buradaki kurumlar, bu yapı esnafın sosyal olarak, içtimai olarak efendime söyleyeyim bir Ahilik teşkilatının biraz daha resmileştirilmiş hali. İnşallah Düzce esnafına, Düzce ekonomisine, Düzce insanına hayırlara vesile olsun. Kazanan Düzce oldu. Aslında kazanan her iki taraf da kazandı ancak en çok kazanan burada Düzce oldu ve Düzce olacak.