Şimdi bu Koç Holding’in onursal başkanı Rahmi Koç bir fıkra anlattı. Çok alakasız tabii konu. Kadına, kadına özellikle, Kürt kadınını aşağılayacak bir ifadede bulundu, fıkrada. Ne alakaysa! Yani şimdi Türkiye öyle bir günlere geldi ki, meselelerin çözüldüğü ve çözüleceği bir aşamada, Türk ve Kürdün bu coğrafyada et ve tırnak olduğu günlerde, dünyayı, Asya’yı, Avrupa’yı, Afrika’yı yönettiği günlerin özlemini çektiğimiz bugünlerde beslenen Koç, yıllardır beslenen Koç bunu gündeme taşıdı. Çok, tarih çok manidar."
SANA YAZIKLAR OLSUN BİLE AZ GELİR!
Bakınız, bu Koç ailesi 100 yıl oldu ya, Türkiye’de 100. yılı ya. 100 yıldır Türkiye’de teknolojiyi, otomotivi veya imalat sektörüne girdiklerinde ne varsa bunları montajdan daha ileriye getiremedi. Getirmedi! Müstemleke gibi bu milletin değerlerini, müstemleke gibi bu milletin emeklerini birilerine peşkeş çekti. Hepsinden önemlisi şu: Bu ülkede Milliyetçi Hareket Partisi’nin lideri Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye’de terörün durması, kardeşliğin hayat bulması için adım atıyor. Bu, bir devlet aklı kendini ortaya koyuyor ancak bir akıl da bir yerleri kaşıyor.
Şimdi tarih tekerrürden ibarettir derler ya, ben tarihçi değilim ama öğrendiğimi ve bildiğimi yorumluyorum. Hamidiye Alayları vardı, Abdülhamid Han döneminde, o günkü Dolmabahçe Sarayı’nı dışından koruyan alaylar vardı. Bunlar hep Kürt aşiret reisinin çocuklarıydı. Biz millet olarak Kut'ül Amare’de Kürdüyle, Arabıyla, Türküyle İngiliz’e diz çöktürdük. Ancak bugüne geldiğimizde Kürt Türk’e, Türk Kürde, Kürt Araba, Arap Kürde düşman haline getirilmiş.
Bakınız Lozan görüşmelerinde İngiliz’in oyunu bu, Lozan görüşmelerinde Kürtlerin azınlık mıdır, değil midir tartışması yapıldığı anda bütün Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki Kürt aşiret reisleri Lozan’a telgraf çekiyor: “Biz ikinci yani azınlık olmayı kabul etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti delegasyonunun başı İsmet İnönü, Türk ve Kürt milleti adına her türlü kararı verebilir, biz bunun arkasındayız.' şeklinde. 1923’te bu oyun bozulmuştu bu yıllarda. Ancak bu oyun kaç safha kurgulandı? Bir Ermeni devşirmesi Abdullah Öcalan’ın bir kere Kürtçe konuştuğunu gördünüz mü? Yok. Bu devşirmelerle beraber yeniden bir oyunlar kuruldu ama bu oyunların tam bozulduğu anda kendi dünyasında, o kadar servetin içinde, o kadar imkanın içinde, kendi karısı, eşi daha doğrusu Rahmi Koç’un yakın bir akrabasına kaçıp da yalısının önünde, bir yatta gün geçirdiği günlerden bugüne geldi.
“AGOP” GİBİ YAŞAYIP “YAKUP” GİBİ GÖRÜNENLERDEN BU ÜLKE ÇOK ÇEKTİ
İnanın bu memlekette Agop olarak yaşayıp Yakup olarak görünenlerden bu ülke çok çekti. Koç Ailesi’nin ve Rahmi Koç’un adı, sanı Rahmi, Ahmet, Ali olabilir ama ruhu Agop. Yani çok ifadeler kullanmak lazım ama kullanamıyoruz ama ruhu siyonizmin ilke ve ülkülerine hitap eden bir yapıda. Bu adam bu memleket için hayırlı bir şey ister mi ya? Hayırlı bir gelişmeyi nasıl baltalıyor?
Ben burada özellikle, bugünün manidar bir gün olduğuna dikkat çekerek Koç ailesinin, Rahmi Koç’un bu densiz, bu seviyesiz, bu basit ama stratejik, efendilerine hizmet eden anlayışın bertaraf olması için, yani en büyük azapla azaplanması için gönlümden dua ediyorum. Bu ülkenin insanı, bu memleketin insanı, bu coğrafyanın insanı şunu biliyor: Bakınız dört mezhep, bizim dört tane mezhebimiz var. Tel Aviv’deki o siyonist yapı, Vatikan’daki dünyayı karıştıran denge ve Nostradamus’tan Muhyiddin İbnü'l-Arabi'ye kadar bir anlayış var, inanış var, tespit var, öngörü var. Halife bu topraklardan, bu topraklara gark oldu, kayboldu bu topraklardan. Mehdi Aleyhisselam’ın bu coğrafyadan çıkacağına inanıyorlar.
Bu manevi bir duruş ancak bu coğrafyada Kürdün, Türkün, Arabın ve diğer milletlerin bir çatı altında toplanması demek; İngiliz’in, siyonizmin, Vatikan’ın oyunlarının bozulması demek. İşte bunun için zamanlama çok manidar. 'Esefle kınıyoruz.' kelimesi az gelir. Ne diyeceğimizi aklımıza gelmiyor yarısı ama çoğu fakat yasa ve kanun var. Senin her tarafın koç olsa ne olur, senin her tarafın para olsa ne olur? Lanet herif! Şu ülkeye hizmet mi bu ifade? Değil. Daha çok söylenecek şey var ama biz bu kadar söyleyebiliyoruz.
BU MİLLETİN YERLİ VE MİLLİ DİNAMİKLERİ HAREKETE GEÇTİ
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Sayın Özcan Dağıstanlı yaptığı açıklamada Özgür Özel'e tabi olacağını, destek olacağını, Kılıçdaroğlu'nun karşısında olacağını falan bu tür açıklamalar yaptı. Ben özellikle şunu söylüyorum, Özgür Özel'in NATO ülkeleri toplantısında, Trump'ın Türkiye’ye gelmeden önce yapmış olduğu bir açıklama var: "Bize destek olun, sizle iş birliği yapalım" türünde bir ifade. 15 Temmuz'da FETÖ'nün bitiremediğini, Amerikan ve İngiliz himayesinin bu ülkeden nasıl koparılıp atıldığını dimağlarımızda çok iyi hatırlıyoruz. Hatırlatmak istedi Özgür Özel. Avucunu yalarsın! Avucunuzu yalarsınız! Artık bu milletin dinamikleri, milli ve yerli dinamikleri harekete geçti. Bu ülkenin başına hangi parti, siyasi parti gelirse gelsin, milli ve yerli olacak. Bu adımlar atıldı. Cumhuriyet Halk Partisi de fabrika ayarlarına geri dönüyor, dönecek. Bugün Özgür Özel'in çıktığı yol, İmamoğlu'nun yapmış olduğu temas, bu ülkenin yüz yıllık hakimiyetinin bittiği yerde "nerede kalmıştık, nasıl yürüyeceğiz" dercesine bir yaklaşım. Ben böyle anladım. Benim kapasitem bu ama daha büyük siyaseti bilenler veya dünyayı okuyanlar bizi aydınlatabilir, biz cahil aklımızla bu kadar söyledik.
BAŞKANLIĞI DÜZCESPOR’UN ŞAHLANIŞI
Aziz Yıldırım Düzce'de çok kıymetli bir değer. Bugün Düzce'ye kattığı değerler hakikaten çok büyük değerler var. O Fenerbahçe tesisleri Düzce'ye çok büyük değer kattı. Bir Aziz Yıldırım olmasaydı o Fenerbahçe Kaynaşlı'nın, o yayladaki Fenerbahçe tesisleri hayaldi bugün ve Fenerbahçe başkanı seçildi. Benim futbolla işim yok, pek olmaz. Anıtpark'ta gençler, Fenerbahçeliler, Sayın Belediye Başkanımızla beraber havai fişek gösterisiyle bunu kutladık. Düzce'ye, Düzcespor'a, Fenerbahçe camiasına hayırlara vesile olsun. Biz Aziz Yıldırım'la çok şeyler elde edeceğiz. Ondan çok büyük umudumuz var ve inanıyoruz da. Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe başkanı olması Düzcespor'un şahlanması ve öz güvenin artması anlamına geliyor. Bunu zaman içinde göreceğiz ve buna gönül verenlere, destek verenlere Düzce adına, Düzceli adına teşekkür ediyoruz.