☰
✕

BU SEÇİM DÜZCE’NİN KADERİNİ BELİRLEYECEK!

Abone Ol

YÜREĞİMİZ YANDI

İki tane ölüm yüreğimizi yaktı. Bir 14 yaşındaki hafızımız, Düzceli hafızımız, İstanbul'da selde elektriğe kapıldı. Allah rahmetiyle muamele eylesin. Babası da zaten bir altı ay önce vefat etmişti.

Hani ölüm var, ölüm, bunu unutmamak lazım. Ölüm var derken biz bu dünyada makam için, mevki için, para için, işte dünyanın heva ve hevesleri için kavga ettiklerimiz, düşmanlık yaptıklarımız için, dünyadan gerçek aleme giden, sonsuzluğa gidenler pişmanlık yaşıyorlar. İşte onun için ölüm var. Allah inşallah yani ölümümüzden sonra pişman olduklarımızı dünyada yaşatmasın. Bu çok önemli.

Şimdi yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz tabii. Biz de aynıyız yani. Hoş biz bunu söylüyoruz da biz sütten çıkmış ak kaşık değiliz ancak bunun böyle olması lazım.

Şimdi Çarşamba günü akşamı konuşmuştuk. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde bir çiziklerden bahsettik. Ama bakın enteresan bir şey var. Türkiye'de ilk 20-25'in içinde olan bir ticareti olan Düzce'de, Bolu ili döneminde kurulan 11 tane meslek kuruluşu var ilçeyken. İl olduk yine 11 tane. Ama bu Bolu'da 16 tane. Fabrikalar kurulmuş, organize sanayi bölgeleri kurulmuş, açılmış. Arkadaş, Düzce'nin kaderini bu seçimde oylayın. Ben oy isteyenlerle değil, oy istenenlerle görüştüm, farklı gruplardan. Adam 4 seneden beri gitmemiş hiç. 4 sene sonra "Ay seçim geldi, bana destek verin." Herhangi bir talebi, bunlar oy isterken, 4 sene önce oy isterlerken Düzce'de fabrikalarda şurada burada yapılacak olan çalışmalarla ilgili fikirlerini beyan etmiş bu oy verenler. Meclise girenlere hiçbir fikir hayat bulmamış.

Birçok ilde, birçok merkezde, birçok yerde hafta içinde olurken buraya Türkiye'nin ve dünyanın farklı yerlerinden gelen sanayicilerin hafta sonlarını oy kullanmasınlar diye artık haftanın içinde veya cumartesi günü veya pazartesi günü oylamayı hep pazara almışlar. Niye? Hani "Dünyayı yöneten 8 aile var." diyorlar ya. O da tabii güç gösterisi için 8 tane aile inançlı ve sağlam karakterli insanın karşısında diz çöker işin sonunda da.

DÜZCE TİCARET ERBABI BÖYLE SEÇİM GÖRMEDİ

Şimdi Düzce'yi yöneten, yönetmeye çalışan bir güruh var. Ticaret ve Sanayi Odası'nı öyle bir seçim bekliyor ki ben oy vereceklere baktım, çizikler olacak, dargınlıklar olacak, kırgınlıklar olacak. Ancak buradan bu şerden bir hayır çıkacak.

Çizik derken, mesela burada üç kişiyiz biz. Ben birinci gruptan girdim, yanımda Zeki Aşıkoğlu var, Yasin Şentürk var. Beni istemiyorsunuz. Beni çizdiniz listeden, kimi yazacaksınız? Birini yazacaksınız.

Bu yazacak olduğunuz birinin ismiyle yetiyorsa veya şirketiyle yazmanız lazım. Artık bunun şu anda yasal olarak müeyyidesini, hani birini irade koyduğunuz zaman iradeniz boşa gitmesin, çizikler olacak. Ama nasıl olacak? Yani çiziği çizdin, Sadullah Ünsal'ı çizdin de Zeki Aşıkoğlu'nu yazdın. Onun firmasını yazmazsan oluyor mu, olmuyor mu? Bunların tam mahiyeti noktasında iyi değerlendirin. İradeniz tam yansısın sandığa. Ve Düzce Ticaret Erbabı, 5000 kişi aşağı yukarı, 5000 kişi oy kullanacak. Ticaret erbabı böyle bir seçim görmedi.

“Biz Cumhur İttifakı'yız, AK Parti'yiz, bizim adayımız bunu koyduk” ticaret erbabının hali çok kötü. Adam sana oy verir mi? Siyaseti bu kadar bilmeyen adamlarla yapıyoruz Düzce'de. Yani Düzce siyasetinde, riyasetinde bir sahip, bir abi, bir figür varsa bir de burada Faruk Özlü çıkardığın zaman öksüz ve yetim kalıyor Düzce. Ne hale geldik ya?

BU SEÇİM DÜZCE’NİN KADERİNİ BELİRLEYECEK!

Yani netice itibarıyla Düzce'de yapılacak olan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri bu işin kaderini belirleyecek. Kader belirleyecek. Kader.

Eğer ticaret erbabı, oy kullanan 5 bin kişi gerçekten tarihi bir fırsat yakaladı şu anda. Düzce adına gerçekten bu memlekete katanlarla, katmaya çalışanlarla, katmışlarla, katmıyanlara, orada farklı sebeplerle olanlara oylayacak. Yani Düzce'nin kaderi oylanacak bu seçimde. İşin doğrusu bu.

BU SEÇİMDE KAVMİYET, SİYASET VE MENFAAT PEŞİNDE KOŞANLAR KAYBEDECEK

ESER ORTAYA KOYANLAR KAZANACAK

Çizikler neyse bunların hepsi var. Ancak bir şeyde bir gerçek var. Çok önemli bir gerçek var. Bu seçime kavmiyeti, milliyeti, siyaseti ve menfaati koyanlar kaybedecek.

Bunlar kaybedecek, kaybedecek. Ama bu seçimde iradesini koyanlar, gerçekten eser meydana getirenler, eser ortaya koyanlar kazanacak, kazanmalı da.

YENİ DTSO BİNASININ MİMARI İBRAHİM CANPOLAT, ONAYLAYAN ERDOĞAN BIYIK

En azından, en basitinden o binayı yapan, o binayı yaptırmak için mücadele veren İnşaat Sektör Kurulu Başkanı İbrahim Canpolat ve oradaki inşaat sektör kurulu bu binanın Düzce'ye kazandırılmasında hayat bulan ama Erdoğan Bıyık’a da onay yapmak nasip oldu. O da bir katkı. O da bir değer. Ama işin gerçek mimarı İbrahim Canpolat. Buraya buradan menfaat elde edemedin diye İbrahim Canpolat ve veya bu insanlarla ilgili tezvirat üretenler de bu seçimde sahadalar.

Ben şuna inanıyorum; siz doğru olun, doğrular sizi bulur.

BU MİLLET 600 YIL İSLAM’IN SANCAKTARLIĞINI YAPTI: UMUDUNU KAYBETMEYİN

Bir dostumuz dedi ki "Ekonomiden niye bahsetmiyorsun?" Ekonomist değilim ki ben. Ama cebime giren çıkan parayı biliyorum. Ben ekonomist değilim. Benim ismimin önünde profesör, doçent veya bir şey yazmıyor. Sadullah Ünsal yazıyor. Sizin gibiyim. Ancak ben şuna inanıyorum. Aldığım intiba, gördüğüm aklımla akademisyen kimliğim yok, statüm yok, hiçbir numaram yok. Bu ülkenin beytülmalını, bu ülkenin iktidarın nimetlerini belediyelerde veya genelde kim şahsi menfaatlerine sürüklediyse, çaldıysa, çırptıysa, getirdiyse, kullandıysa bunlar geri döndüğü an, bu hırsızlardan çaldıkları, istismar ettikleri geri alındığı an ülkede ekonomik sıkıntı bitiyor ya.

85 milyon kaç bin kaç yüz tane adam vardır? Bunlara mı çalıştık yıllardan beri biz? İnsanlar asgari ücret altında eziliyor. Her gün zam zam zam zam zam sıkıntı. Niye? Bu hırsızları besleyemedik. Kim bu hırsızlar? İktidarın içine giren, yerel ve genel fark etmiyor. İçine girdin mi? İktidar kimse, güç kimdeyse hırsızlar, çalanlar, istismar edenler oradadır. Bunlar aslında aynıdır. Bunlar değişmez. Bunların bir ilkesi olmaz, bir duruşu olmaz, bir vizyonu, bir misyonu olmaz. Bunların işi çalmak ve menfaat elde etmek dünyalık. İşte bunların elinden bu alınırsa, ben de alınacağına inanıyorum. Alınmaya da başladı. Türkiye'de ekonomi diye bir sıkıntı kalmayacak. Arz ve talep dengesi düzelecek.

Herkesin aklı var, herkesin fikri var, herkesin zikri var. Biz inançlı insanlarız. Biz yüzyıllardır İslam'ın sancaktarlığını yapmışız. Peygamber Efendimizin Medine-i Müvere'ye de giderken hicaz demiryollarında tren raylarının üzerine ses çıkmasın diye, geyik derisinden ceylan derisi koymuşuz ya. Biz bu kadar hassas güzel milletiz ya.

Ekonomi var, para var, denge var, o var, oyun kuranlar var bir de Allah var ya. Allah bu millete, bu peygambere ve bu dinine sevgisinden İslam'ın kılıcı olmasından dolayı bu sıkıntıyı yaşatabilir ama bizi umutsuzluğa sürüklemez. Bir sebep bulur, sebepten biz ayağa kalkarız. Ama önemli olan şu var; ölümü unutmadan dünyayı yaşamak. Hani diyor ya; hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın. Ölüm var, ölüm var, ölüm var.

KÖŞE YAZISININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

{ "vars": { "account": "G-P00GNT342Z" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }