BÜYÜK HEDEFLERE KÜÇÜK İNSANLARLA GİDİLMEZ!

Abone Ol

Düzce’nin önemli iki tane konusundan bahsedeceğim. Bir tarafımız dağlarla, yaylalarla çevrili güzel bir ovamız, nehirlerimiz, Efteni Gölü’müz ve Karadeniz’imiz var. Bugün Düzce’de ne yapılması lazım? Turizm ve tarım! Sanayi artık yeter. Önceliğimiz turizm ve tarım olmalı.

BİLEN DUYAN VAR MI NE İŞ YAPAR?

Birincisi, turizm il müdürünün Düzce’de varlığından haberdar olan var mı? İkincisi, Düzce, turizmde hedef koyduysa, hedefi buysa ki bu turizm il müdürü buraya geldi geleli, hangi hedefi gerçekleştirme adına hangi temasları kurdu?

Ya önceden gidip gelen bir müdür vardı, o müdürü bize arattı bu il müdürü. Hiçbir varlığı yok. Biz bilmiyoruz, bilen varsa da söylesin. Düzce, bu turizm il müdürüyle bu hedeflere ulaşamaz. Mümkün değil.

Rize’de yaşadığı itilaflardan sonra Düzce’ye gelmiş. Sessiz sedasız, sabah işine, akşam evine…

Turizm adına, atraksiyon adına, planlama adına, Düzce’nin bu hedefleri adına bir fikri, bir gayreti, bir derdinin olduğunu da sanmıyorum. Olsa bilirdik.

İlk geldiğinde Ticaret Sanayi Odası başkanına bir densizlik yaptı, oradan hatırlıyoruz. Ondan sonra bilmiyoruz, unuttuk.

Düzce Belediyesi ve Düzce’deki belediyeler, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Valiliği ve Turizm İl Müdürlüğü bir entegrasyonla bu hedefe ulaşmalı. Ama hedefe ulaşmak için araç, gereç, insan dediğinizde maalesef Turizm İl Müdürlüğü’nde böyle bir dert yok.

Ben böyle gördüm, böyle anladım, böyle duydum, böyle fark ediyorum. Farkındalık varsa tabii, bilmiyorsak, eksikse tamamlayın, onu da söyleyelim.

Derhal buranın harekete geçmesi lazım. Turizm il müdürü durduğu yerde durmaması lazım. Projeler üretmesi lazım. Turistik tesislerle, turistik yapılarla irtibat kurması lazım. Ne eksik var? Ne yapılması lazım? Fikirlerine bir konsensüs oluşturup bir raporlamayla Sayın Valinin önüne, Sayın siyasetin önüne koyması lazım. Her ilçede ayrı ayrı çalışıp bir yerden idare edecek şekilde.

Ha diğer türlü herkes makamında iyi, makam arabası iyi, hizmetler iyi, hürmetler iyi, maaşlar yerinde, keyifler yerinde. Otur, oraya oturmaya gelmediniz. Bu memlekette bu devlet size oturmak için maaş vermiyor.

Turizm il müdürü, Düzce’nin başına gelmiş en büyük talihsizliklerden bir tanesidir. Bunun mutlaka talihe çevrilmesi lazım. Bu da siyasetin ve bürokrasinin işi.

GİDERAYAK İHALEYİ VERDİ

ÜZEYİR’İN DÜNÜNÜ BİLİYORUZ BUGÜNÜ?

Şimdi biliyorsunuz, yıkılsın mı yıkılmasın mı, sağlam mı, çürük mü derken Düzce Belediyesi’nin binası yıkıldı. Yıkan Beltaş. Yeni bir proje var, yeni bir çalışma var, bu da yapılması lazım.

Bunun için Beltaş’ın önceki dönem genel müdürü Zübeyir burayı giderayak birine vermiş, bir müteahhide vermiş. Şimdi Zübeyir’i biz Basmacılar Çarşısı’ndaki icraatlarıyla tanıyoruz, icraatlarıyla biliyoruz.

En son o çarşıyı finanse eden insanlar “Bir dakika” dediler. “Senden bu iş olmaz.” Faruk Özlü’ye de bunu söylediler bildiğim kadarıyla ki böyle, en son Üzeyir, Zübeyir artık unutuyorum bazen ismini, devreden çıktı, eli ayağı çektirildi. Erkan Bey, şu anda Beltaş’ın genel müdür yardımcılığına atanan kişi, buradaki iş dünyasıyla, bu finanse eden insanlarla uyumlu bir şekilde burayı yüceltti. Yani paraya sıkıştığı zaman dükkân sat, paraya sıkıştığın zaman makine sat, devrini devriyle buraya kadar getirdi.

Şimdi ben soruyorum. Soru şu: Bu Zübeyir’in, Beltaş’ın genel müdürü yetkisiyle verdiği, yıkılan belediye binasının olduğu yere yapılacak olan iş merkeziyle, verdiği adam, verdiği şirket, Okan Bey’in, Bakan Bey’in, kiminse onayından geçti mi? Geçtiyse buna bu konuda bir açıklama lazım, bir değerlendirme lazım.

AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ

Çünkü Üzeyir’in yaptıkları belli. Basmacılar Çarşısı’ndaki insanlar, iş adamları Zübeyir’e dedi ki: “Biz sana inanmıyoruz, güvenmiyoruz. Seninle çalışmak istemiyoruz.” Durdu inşaat. Ondan sonra afişler asıldı.

Burada bir örnek varken o diğer örnek nasıl olacak? O örneğe çok iyi bakmak lazım. Buraya kime verdi, nasıl verdi, nasıl gitti? Bu sözleşmelerin, bu şirketin bunu yapabilme kabiliyeti var mı? Neye göre verildi? Burası belediye şirketi, kamunun şirketi. Bunu bu yapabilecek mi? Böyle bir ehliyeti var mı? Ha yapabilecekse de belki de vardır, bilemiyoruz. Bunun izah edilmesi lazım.

Şimdi hani “Yiğidi öldür, hakkını yeme” derler ya Düzce Milletvekili Ayşe Keşir haberlere düştü. Düşen haber de şu: Organize sanayi bölgelerinde 15 bin çalışanına sağlık taraması yapılacak. Güzel bir adımdı bu.

KEŞİR’İ TEBRİK EDİYORUM

DÜZCE’Yİ SİYASET YÖNETSİN

Ayşe Hanım’ın Düzce’ye yaptığı güzel hizmetlerden bir tanesi. Kendisini tebrik ediyoruz. İşte insanlara dokunmak bu olsa gerek. Tabii yapmış olduğu hayırlı işler vardır ama ben bu hassasiyetinden dolayı Ayşe Hanım’ı tebrik ediyorum.

Siyaset bürokrasiyi, siyaset ülkeyi yönetmeli. İşte bu, yönetme noktasında atılan güzel adımlardan bir tanesi.

BÜYÜK HEDEFLERE KÜÇÜK İNSANLARLA GİDİLMEZ!

Ben buradan Ayşe Hanım’ın, Ercan Bey’in, Talih Bey’in, milletvekillerimizin, Sayın Faruk Özlü’nün, belediye başkanımızın ve diğer belediye başkanlarımızın, il başkanı Sayın Hasan Şengüloğlu’nun dikkatini bir şeye çekmek istiyorum:

Büyük hedeflere küçük insanlarla gidilmediğini benden daha iyi biliyorsunuz. Büyük hedeflere küçük insanlarla gidilmez. Pasif insanlarla gidilmez.

Düzce’nin hedefinde turizm varsa, tarım varsa… Tarım, Ali Uzun Bey tarafından bir yerden başlatıldı Düzce’de. Yok muydu? Vardı ama biraz daha, bir level daha ileriye geçti. Orada Tarım İl Müdürü bir mücadele veriyor ama çok çekinerek mücadele veriyor.

Tarım İl Müdürü’nün gayretinde, buraya Turizm İl Müdürü ihtiyaç gibi görüyorum veya mevcut olanı bu hale getirmek lazım. Çünkü bürokrat, bürokrasi siyasetin önünü açar. Siyasetçiye sunar: “Şöyle şöyle bir proje var, şöyle şöyle bir çalışma var.”

“Efendim, biz çalışmaları yapıyoruz.” Biz niye bilmiyoruz? Kamuoyu niye bilmiyor? “Biz çok iyi hizmet ediyoruz, çok faydalı işler yapıyoruz bürokrasi olarak” Biz niye bilmiyoruz? Düzce niye bilmiyor? Veya biz niye böyle söyleme ihtiyacı hissediyoruz? Hayırlı olan, güzel olan hizmetlerde buluşmak üzere…

Hoşça kalın, dostça kalın Allah’a emanet olun.

KÖŞE YAZISININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN