Düzce, 23 Kasım Çarşamba sabahı saatler 04:08 gösterdiğinde, 23 yıl aradan sonra yeniden deprem felaketi ile karşı karşıya kalmıştı. Merkez Üssü Gölyaka ilçesi olan 5.9 şiddetindeki deprem nedeniyle büyük panik yaşayan Düzce halkı evlerini terk ederek, kendilerini sokağa attı. Tek tesellinin can kaybının yaşanmaması olduğu deprem felaketinde, yüzlerce ev hasar gördü.

Depremin üzerinden henüz birkaç saat geçmeden, Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu soluğu Düzce’de alırken, devlette kısa süre içerisinde koordine olarak tüm imkanlarını Düzce için seferber etti.

 Depremzede vatandaşlar için Millet Bahçesi başta olmak üzere Düzce Merkez mahalleleri, Gölyaka, Çilimli, Cumayeri ve Gümüşova ilçelerine kısa sürede yüzlerce çadır kuruldu. Yine AFAD, depremde evleri ağır hasar gören vatandaşların geçici barınmalarını sağlamak için Düzce’ye prefabrik evler gönderirken, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruluşları, depremzedelerin yanında yer aldı.

Peki, Düzce halkı depremin hemen ardından kısa süre içerisinde devletin tüm imkanlarını Düzce için seferber etmesi hakkında ne düşünüyor. Öncü Haber ekibi bu sorunun cevabını alabilmek için, sokağa inerek vatandaşlara mikrofon uzattı.

İşte Düzce halkının bu konu ile ilgili düşünceleri:

“İlgi ve alaka çok güzeldi”

Hatice Taşdelen: Tabii ki çok kötü şeyler yaşamadık, 10 yıllık bir evde oturtuyoruz. Bu arada tabii ki ikinci akşam depreminde 19:00’da olan depremde biraz korktuk. O arada stadyuma gittik, stadyuma yakın oturuyorum. AFAD’ ın hizmetlerinden çok memnun kaldık. Gelen herkes bizimle çok ilgilendi, birkaç gün orada kaldık. Allah bir daha yaşatmasın diyelim. Çok fazlasıyla, Allah devletimize zeval vermesin diyorum. Ben bunu Vali Beye de söyledim. Gerçekten ilgi ve alaka çok güzeldi, zaten yönetimi de bu konuda çok beğeniyorum. Hızlı hizmette çok iyiler, bu tür durumlarda vatandaşın hep yanındalar, hiçbir sıkıntı yok. Ben hala çok memnunum, şu anda bile gidip çadırda kalan arkadaşlar çayları, kahveleri, yemekleri Kızılay ikram ediyor.  

“Allah devletimize zeval vermesin”

Mevlut Altınışık: Allah devletimizden binlerce kez razı olsun, Allah devletimize zeval vermesin. Yani bu depremde gidiyoruz zannettim ben. Ama Allah’ta bir daha göstermesin, yapacak bir şey yok. İnşallah bir kez daha göstermez, devletimize her türlü Allah selamet versin.

“Devletimiz bize sahip çıktı”

DÜZCE’DE FERAH ZEYDAN RÜZGÂRI DÜZCE’DE FERAH ZEYDAN RÜZGÂRI

Necati Civelek: Benim ev yıkılmadı, hiçbir şey yok bende. Devletten yardımda bir şey istemedim, burada da bir çorba içeyim dedim. Allah razı olsun devletimiz hep sahip çıktı. Yani Düzce o zaman yani 1999 depreminde yıkıldı, her yer yıkılmıştı zaten. Araç yok ki yollar dağıldı, yıkıldı. Şimdi devlet tüm imkanlarını kullandı.

“1999’daki imkanlar çok kısıtlıydı”

Hasan Kaya: Daha öce yaşadığımız iki deprem 17 ağustos, 12 Kasım bize çok şey öğretti ve o depremden sonra inanılmaz şeyler yaşadık. İlk ortaya çıkan Kızılay çadırı vardı, ortasında bir direk ve o da az sayıdaydı. büyük sıkıntılar yaşandı o zaman,  gerekten büyük sıkıntılar yaşandı. Koalisyon yönetimi vardı, devletin, hükümetin durumu belliydi. İmkanlar çok kısıtlıydı ve üst üste gelen o iki büyük felaket, deprem felaketine Türkiye hazırlıksız yakalanmıştı. Çok sayıda il etkilenmişti ve sonrasın da inanılmaz büyük sıkıntılar yaşandı. Doğal olarak bu deprem, 22- 23 yıl sonra gelen bu deprem, korkuttu. En büyük sevincimiz can kaybı olmaması, yıkılan bina olmaması. Sonrasında da düşünün 1- 2 saat sonra devletin İçişleri Bakanı geliyor deprem bölgesine. Allah razı olsun Süleyman Soylu’dan, hükümetimizden. Vatandaşlar onu gördüğü zaman zaten yetiyor moral, motivasyon verdi halkımıza.  Daha sonra çok sayıda bakan da geldi. Bundan önceki depremlerde de o iki depremde de gelmişti, ama dediğimiz gibi imkanlar çok kısıtlıydı. Bugün anında hemen gecesinde akşamına millet bahçesine çadırlar kuruldu, sonrasında da evi ağır hasar görenler için prefabrikler kuruldu. Şuanda ihtiyaca göre devam ediyor prefabriklerin kurulumları. Yıkılan bina olmamasına rağmen, hasarlı bina çok, onun için devlet devletliğini yaptı.  Devlet milletinin yanındaydı, her türlü ihtiyacını karşılamak için. Halende devam ediyor görüyorsun.

“Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin”

Hava Parmak: Allah razı olsun devletimizden, milletimizden, ordumuzdan. Çok memnunuz Allah başımızdan eksik etmesin. Evimizde hasar yok, artçılardan çok korkuyorum. Evimde kalıyorum, çocuğun evi tek katlı, orada kalıyorum.    

HABER: Savaş ARI