banner851

banner955

UZMANLAR ‘KORUYUN’ DİYOR, YETKİLİLER 3 MAYMUNU OYUNUYOR

Düzce’de verimli toprakların sanayiye kurban edilmek istenmesi yüzünden tarım arazileri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya… İklim krizinin sadece doğayı değil insanlığı tehdit eder duruma gelmesi yüzünden uzmanların “Yerelde mücadele edilmeli!” uyarısı yaptığı bir dönemde, Düzce’nin toprakları değil korunmak ‘sanayi’ kisvesi ile göz göre göre talana açılıyor. Yanlış kararlar, sık sık doğal afetlerle sınanan kentin geleceğinin karanlığa sürüklenmesine yol açıyor. Rant kaygısı, can kaygısının önüne geçiyor.

Düzce 28.02.2022, 15:20 01.03.2022, 12:59
6024

1.OSB’nin tarım arazilerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi için yönetimde söz sahibi siyasiler ve idarecilerin girişimleri ile Ankara ölçeğinde çalışmalar devam etmesi sadece tarımın değil iklim değişikliği gerçeğinin de göz ardı edildiğini ispatlıyor.

Uyarılar kulak arkası ediliyor

Sık sık heyelanlarla mücadele eden Düzce’nin toprağına sahip çıkmazsa daha büyük afetlerle baş etmek zorunda kalacağı yönünde yapılan uyarılar kulak arkası ediliyor.

Hava kirliliğinin yaşamı tehdit ettiği kentin geleceğinin artık sanayi değil tarım ve hayvancılık odaklı olması için yükselen seslerin duymazdan gelinmesi yüzünden hem doğa hem de yaşayanlar tehlikenin kucağına atılıyor.

Düzce’de rant kaygısı var

Yaşam kaynağı olan toprağın rant kaygısıyla sanayiye adeta tepsiyle sunulması nedeniyle ilerleyen dönemde yaşanacak daha büyük sıkıntıların hesabını kim verecek?

“Toprağa sahip çıkılmalı”

Son olarak büyük sıkıntılardan biri olan erozyona ve iklim değişikliği sorununa dikkat çeken Düzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, topraklara sahip çıkılmasının neden önemli olduğunu anlattı. Yıldız, iklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye'de bölgesel ve yerel stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

İklim değişikliğiyle yerel stratejilerle mücadele edilmeli

Yıldız, yaptığı açıklamada, iklim değişikliğini durdurmanın söz konusu olmadığına, mutlaka değişeceğine, bu durumun milyonlarca yıl öncesinden bu yana yaşandığına dikkati çekti.

Bu zamana kadar dünyada çok sayıda canlı ve bitki türünün yok olup ortaya çıktığını aktaran Yıldız, "Şimdiki toplam farklı tür sayısına bakarsak dünyada teşhisi yapılan 1,5 ile 2 milyon arasında tür var. Bunun 10 milyonun üzerinde olduğu söyleniyor. Şimdiye kadarki türlerin var olup yok olma oranlarına baktığımızda, şu andaki bu tür sayısı, gelmiş geçmiş türlerin yüzde 1-1,5'una denk geliyor zaten. Bunların en büyük nedenleri de iklim değişikliğinden dolayı yok olmasıdır." diye konuştu.

"Bitkiler yok olacak zaten, oluyor da." diyen Yıldız, "İklim de değişiyor. İklim değişmesinde sorun var da bütün iklim değişecek, ilk kez değişecekmiş gibi bir şey düşünmemek lazım." ifadesini kullandı.

Yıldız, buradaki durumun, daha önce milyonlarca yıl alan bu değişim sürecinin, özellikle sanayi devriminden sonraki son 200-250 yıl arasındaki süreçte çok hızlanması olduğunu vurgulayarak, buna birçok canlının uyum sağlayamadığını, dolayısıyla bunun etkilerini azaltmaya yönelik çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

"İç Anadolu Bölgesi, iklim değişikliğinden daha şiddetli etkilenecektir"

İklim değişikliğinin bölgelere göre farklı etkiler gösterebileceğine dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti: "Daha kırılgan olan bölgelerde, örneğin İç Anadolu Bölgesi, bu iklim değişikliğinden çok daha şiddetli etkilenecektir. Öbüründe etkiyi yavaş yavaş algılayacağız. Buradaki en büyük sorunlardan birisi de iklimin hızlı şekilde değişmesiyle yanlış tarımsal uygulamalar. Buradaki topraklar artık insanları doyuramaz hale geliyor. Bu durumda dünyada şu andaki düzensiz göçlerin çoğunun asıl nedeni, aslında insanların bulundukları coğrafyada doyamaması. Özellikle biz de Türkiye'nin en hassas ekosistemleri olan bu bölgelerde bütün bunların ana amacı olan toprakların erozyondan korunması ve o bölgedeki saha verimini arttırmaya yönelik projeler yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu iklim değişikliğinden, küresel ölçekte önlemler ve uyum stratejileri geliştirirken, bizim de kendi bölgemizde bölgesel ve yerel stratejiler geliştirmemiz lazım, bilgi dağarcığımızı artırmamız gerekiyor."

Yıldız, yağış miktarının düzenli olarak inmesini istediklerini belirterek, özellikle bunun kar şeklinde olmasını arzuladıklarını kaydetti.

"Kısıtlı kaynaklarımızı daha etkin nasıl kullanabileceğimizi düşünmeliyiz"

Herkesin bir geminin içinde olduğunu dile getiren Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu gemideki kaynaklarımızı nasıl daha etkin kullanabiliriz, ekolojik ayak izlerimizi nasıl azaltabiliriz ve küçültebiliriz, bunun üzerinde eğitim yapılması lazım. Konya'daki sistem biraz farklıdır, kapalı havzadır, Güneydoğu'daki sistem biraz farklıdır. Toroslar'daki, Karadeniz'deki, Doğu Anadolu'daki durum farklı. Her bölgenin ekosistemi ve koşulları farklı olduğu için her bölgeye özgü neler yapılabilir veya buradaki iklim değişikliklerinin etkisi nasıl azaltılabilir, önce pilot çalışmalar yapıp daha sonra bu pilot çalışmaların yön verdiği ölçüde uygulama projeleri geliştirmemiz lazım. Kaynaklarımız kısıtlı, bu kaynakları daha etkin nasıl kullanabileceğiz, bunu düşüneceğiz. Bu durum iklim değişikliği çerçevesinde daha da kısıtlanacak. Biz bunları en rantabl şekilde nasıl kullanacağız, buna kafa yormamız lazım."

(ÖNCÜ HABER/AA)

Yorumlar (8)
Köylü 7 ay önce
Münbit tarım topraklarını imara açan, açtıran, göz yuman herkesin Allah bin türlü belasını versin. Nokta.
vatandaş 7 ay önce
daha durun bitmedi.düzceli akp ye oy verin ki tarım yapamayın.akp ye oy vermeye devam edin.
yazık ediliyor 7 ay önce
Düzce gibi 1. sınıf tarım arazileri olan yer, kirli sanayi ile yok ediliyor. Kış aylarından hava kirliliğinden dışarı çıkılmıyor. Dünyada savaşlar yaşanıyor. Bir gıda kıtlığı olduğunda tarımın önemini anlayacaklar.
suç sizde 7 ay önce
sizdiniz yatırm yok.fabrika isteriz diye geveleyen.fabrika gelir yine beğenmezsiniz.siz ne istiyorsunuz.halk ne istioye.ne istediğni kendi de b,lmiyor.medya yatırım yok der.yatırım gelir bu sefer düzce mahfoluyor.tutarlı olun.
Vatandaş 7 ay önce
Osb yi kim denetliyor cok kirleri cıkar
Vatandaş 7 ay önce
1 ekmek 3 TL yaza 5tl 4400 dönün tarım
1 osb arazisini il sıhhı kurulunda 2 kişi serk koydu gu halde nasıl geçti oksijen hava kirliliği tarımı bitirmeyin sayın büyüklerim
KÜRŞAT YILMAZ 7 ay önce
Tarımdan kastettiğiniz fındık, salaş mısırı ve kavak ise doğru, sanayi tarımın % 1'ine engel olabilir...
Yoksa Tarım, ekoloji falan ölçeksiz içi boş laflar...
Kim 7 ay önce
Allah Allah! Kim yapıyor bütün bu zararlı ve yanlış işleri? Bir gören duyan yok mu? Herhalde Marslılar gelip yapıp tekrar geri gidiyorlar.
12
açık