Düzcespor’un geçtiğimiz haftalarda Beykoz Anadoluspor ile karşılaştığı ve son dakikalarında yaşanan olayların ardından tatil edilen müsabakanın 1-0 Düzcespor lehine tescil edilmesi beklenirken, son günlerde kamuoyuna yansıyan 3-0 hükmen mağlubiyet iddiaları kırmızı-lacivertli camiada tansiyonu yükseltti. Beykoz Anadolu Spor karşılaşmasındaki sürecin tüm görüntüler ışığında yeniden değerlendirilmesini isteyen Düzcespor yönetimi, İnkılapspor maçındaki hakem kararlarını da gündeme taşıyarak, “Sabrımızın da bir sınırı var. Düzcespor sahipsiz değildir.” ifadeleriyle tepki gösterdi. Yaşanan gelişmelerin ardından taraftarlar ise, “Düzcespor yine masa başında mı kaybediyor?” sorusunu sormaya başladı.
Beykoz Anadolu Spor karşılaşmasının ardından gündeme gelen 3-0 hükmen mağlubiyet iddiaları ve son oynanan İnkılapspor maçındaki tartışmalı hakem kararları Düzcespor yönetimini harekete geçirdi. Kırmızı-lacivertli kulüp, Beykoz maçıyla ilgili henüz resmi bir karar açıklanmadığını belirtirken, karşılaşmanın tüm görüntülerinin yeniden incelenmesini istedi.
Düzcespor yönetimi ayrıca İnkılapspor karşılaşmasında lehlerine verilmesi gerektiğini düşündükleri iki penaltı pozisyonunda devam kararı verilmesine, Caner’e gösterilen kırmızı karta ve maçın sonucuna etki ettiğini savundukları diğer hakem kararlarına da tepki gösterdi.
Son haftalarda yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu ve ilgili kurullara seslenen Düzcespor, sahada verilen emeğin tartışmalı kararlarla gölgelenmemesi gerektiğini vurguladı.
Düzcespor Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son iki karşılaşmamızda yaşanan hakem kararları ve özellikle Beykoz Anadolu Spor karşılaşmasının ardından kamuoyuna yansıyan 3-0 hükmen mağlubiyet yönündeki karar iddiaları nedeniyle bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle önemle belirtmek isteriz ki, Beykoz Anadolu Spor karşılaşmasıyla ilgili henüz Türkiye Futbol Federasyonu tarafından kulübümüze resmi olarak bildirilmiş ve kamuoyuna açıklanmış bir karar bulunmamaktadır.
Ancak kulübümüze ulaşan bilgiler doğrultusunda, karşılaşmada sahada kazanmış olduğumuz üç puanın kulübümüz aleyhine 3-0 hükmen mağlubiyet şeklinde tescil edilmesinin gündemde olduğu anlaşılmaktadır.
Böylesine önemli bir kararın verilmesinden önce, karşılaşmanın bütün görüntülerinin, olayların başlangıcından itibaren tüm gelişmelerin ve özellikle hakemlerin karar alma sürecinin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Çünkü maç görüntüleri son derece açıktır.
Düzcespor Kulübü'nün yaşanan olayların başlamasında herhangi bir dahli bulunmamaktadır.
Görüntülerde, ilk fiziksel müdahalenin rakip takım yöneticisi Miraç Topal tarafından gerçekleştirildiği, devamında rakip takım futbolcusu Anıl Emre Yılmaz'ın futbolcumuz Ömer Faruk Uzun'un boğazını sıktığı açıkça görülmektedir.
Yaşanan bu olayların ardından karşılaşmanın hakemleri üzerinde rakip takım mensuplarının ciddi bir baskı oluşturduğu da görüntülerden anlaşılmaktadır.
Daha da önemlisi, karşılaşmanın devam etmesi yönünde karar verilmişken, 4. hakemin rakip takım masörüyle birlikte ambulansa gitmesi ve sonrasında karşılaşmanın tatil edilmesi, karar süreci açısından ciddi şekilde değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Maç görüntülerinde rakip takım masörünün 4. hakemin yanına geldiği, kendisiyle konuştuğu ve ardından hakemin koluna girerek onu ambulansın bulunduğu bölgeye götürdüğü görülmektedir.
Biz bu görüntülerin tamamının ilgili kurullar tarafından dikkatle incelenmesini istiyoruz.
Çünkü burada mesele yalnızca Düzcespor'un üç puanı değildir.
Burada mesele; sahada mücadele eden futbolcularımızın emeği, teknik heyetimizin çalışması ve Düzce şehrinin haftalar boyunca verdiği desteğin, sahada gerçekleşen olayların oluşumunda herhangi bir dahli bulunmayan Düzcespor'un aleyhine sonuç doğuracak bir kararla yok sayılıp sayılmayacağıdır.
Düzcespor olarak açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
Henüz resmi olarak açıklanmamış olan 3-0 hükmen mağlubiyet yönündeki karar iddiası, maçın bütün görüntüleri ve olayların oluş şekli dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
Biz bugüne kadar ‘önümüzdeki maçlara bakacağız’ dedik.
Sahaya odaklandık.
Futbolcularımızın emeğine, teknik ekibimizin mücadelesine ve Düzcespor'un geleceğine sahip çıkmaya çalıştık.
Ancak gelinen noktada aynı anlayışın karşılığını göremediğimizi üzülerek ifade ediyoruz.
Çünkü daha ilk haftadan itibaren hakem kararları nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşarken, dün oynanan İnkılapspor karşılaşmasında da benzer şekilde kritik kararlarla karşı karşıya kaldık.
Karşılaşmada Düzcespor lehine verilmesi gerektiğini düşündüğümüz iki penaltı pozisyonunda devam kararı verilmesi, futbolcumuz Caner'e gösterilen kırmızı kartın ağırlığı ve maçın sonucuna etki eden diğer kararlar, artık ciddi şekilde sorgulanması gereken bir noktaya gelmiştir.
Biz artık futbolcularımızın haftalar boyunca verdiği emeğin, teknik ekibimizin mücadelesinin ve Düzce şehrinin beklentilerinin hakem kararlarıyla gölgelenmesini istemiyoruz.
Sezonun henüz başında olduğumuzun farkındayız.
Bu nedenle kullandığımız her cümleye, attığımız her adıma ve yaptığımız her açıklamaya azami özen göstermeye çalışıyoruz.
Kimseyle kavga etmek, Türk futbolunun hiçbir paydaşıyla karşı karşıya gelmek istemiyoruz.
Bizim tek isteğimiz adaletli, tarafsız ve eşit bir yönetim anlayışıdır.
Düzcespor'un sahada kazandığının karşılığını almasıdır.
Ancak artık herkes bilmelidir ki sabrımızın da bir sınırı vardır.
Kimse Düzcespor'un sessizliğini sahipsizliği olarak görmesin.
Biz kulübümüzün, futbolcularımızın ve Düzce'nin hakkını sonuna kadar savunacağız.
Hakem hatalarının ve tartışmalı kararların bedelinin her hafta Düzcespor'a ödetilmesine izin vermeyeceğiz.
Buradan Türkiye Futbol Federasyonu'na ve ilgili kurullara açık çağrımızdır:
Beykoz Anadolu Spor karşılaşmasının tamamını, olayların başlangıcını, gelişimini ve hakemlerin karar alma sürecini görüntüler üzerinden yeniden değerlendirin.
Düzcespor'un sahada kazandığı üç puanı, sahada yaşanan olayların oluşumunda hiçbir dahli bulunmayan kulübümüzün aleyhine bir kararla yok etmeyin.
Henüz açıklanmamış bir kararın, kamuoyunda tartışmalı hale gelmeden önce adalet, hakkaniyet ve somut görüntüler ışığında değerlendirilmesini bekliyoruz.
Biz sahada mücadele etmeye, futbol oynamaya ve Düzcespor'u hak ettiği yerlere taşımaya devam edeceğiz.
Ama aynı zamanda hakkımızı da sonuna kadar arayacağız.
Düzcespor sahipsiz değildir.”