DÜZCE’Yİ SAĞIR SULTAN DUYDU DUYMASI GEREKENLER DUYMADI!

Abone Ol

Cuma günü (10 Nisan) bir şeylerden bahsetmiştik. Devam etmeyeceğiz ona. Üç aşağı beş yukarı sonuçlanmak üzere. Şimdi niye söylemeyeceğiz? Niye anlatmayacağız? Sağır sultan duydu, Ankara duymadı. Yani ne anlatırsan anlat Düzce'de şu sıkıntı var, bu sıkıntı var. Genel anlamda beklentilerimiz şöyle-böyle dediğiniz zaman zaten kimse koltuğunun, makamının, yetkisinin, etkisinin zayıflayacağı bir adım atmıyor. Uyumlu, huzurlu, mutlu...

BANA DOKUNMAYAN BİN YIL YAŞASIN

Efendim, efendim, efendim… Yani tabiri caizse AK Parti Düzce'de oy kaybetmiş veya birisi bir yerden yer değişecekmiş. Kimsenin umurunda değil. Kimse bana dokunmayan bin yıl yaşasın hesabı, herkes yerinde oturmanın keyfini sürüyor. Herkes yetkisinin, etkisinin, ikbalinin devamını yaşamak istiyor. Bizim için, bizim söylediklerimiz, anlattıklarımız veya yorumladıklarımız, eleştirdiklerimiz veya övdüklerimiz kimsenin umurunda olduğunu zannetmiyorum yukarıda. Olsaydı bir şeyler olurdu. Oluyor mu? Oluyordur ama belki biz bilmiyoruz. Yani Düzce'deki yaşanan sıkıntıyı genel anlamda hizmetlerin yeterli derece gelmemesinden dolayı anlatılan sıkıntıyı kimsenin dinlediği yok. Şu anda öyle görünüyor.

Sağır sultanlar duydu Düzce'yi ama duyması gereken sultanlar duymadı maalesef ama duyması gerekenler, bilmesi gerekenler bir şeyi bildi. Geçtiğimiz hafta, belediye başkanı Dr. Faruk Özlü tüm Düzce'deki partilerin il başkanlarını, grubu olanların, olmayanların hepsini bir davet etti. Sabah 10'da başladı. Akşam 19:30'a kadar devam etti. Bizim arkadaşlarımız il başkanlarıyla röportaj yaptılar bunun değerlendirilmesi noktasında. Fakat bu basında veya Düzce kamuoyunda çok bir yer edinmedi gibi geldi bana. Şimdi düşünün bütün iktidar elinizde, yetkiler elinizde, güç elinizde. Genel iktidarda da yerel iktidarda da muktedirsiniz, iktidarsınız. Belediye başkanısınız. Yani belediye başkanları bize ne derlerdi eskiden? Yani gene de öyledir. Adam asmaz, para basmaz. Bu kadar yetkilisiniz ve partilileriniz içinde, parti yönetiminizde, siyasette sizin yaptıklarınızı övenler de var, eleştirenler de var. Bu gayet yani siyasetin gereği. Ancak övgünün ve takdirin karşı taraftan gelmesi fevkaladenin fevkinde. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi il başkanından İyi Partisi'nin, Milliyetçi Hareket Partisi, Anahtar Parti ve diğer partiler, il başkanları bu saat 10:00'dan 19:30'a kadar olan toplantıdan çok memnun ayrıldıkları noktasında bir intiba oluştu. Evet. Kendi beyanları benim beyanım değil. Bilmediklerini öğrendiler, görmediklerini gördüler. Yaşanan sorunlarla ilgili, problemlerle ilgili basından duyduklarını, gıyabından duyduklarını, dedikoduyla duyulanları ortaya koyduğunda tablo böyle değilmişe geldi iş.

DÜZCE SİYASETİNDE BİR İLK

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi il başkanı en çok eleştirenlerden bir tanesiydi. Sayın Faruk Özlü'yü ve beyanında diyor ki biz İSKİ ile olan müzakerelerde üzerimize düşeni yapacağız ve burada her şey Düzce için diyor. Yani ben tam detayına girmek istemiyorum ancak Öncü’nün haber sitesinde bu beyanlar, bu röportajlar var. Ben burada o toplantıya davet edenin de, davet edilenin de, icabet edenin de çok ulvi, çok asilce bir adım attığını görüyorum. Hakikaten Düzce'de bir ilk oldu ve Düzceli siyaset yapan il başkanları, siyasete yön veren veya kendi alanında siyaset yapan kişilerin icra makamından edilenleri, eğlenenleri, yapılanları ve yapılacakları projeleri dinlemeleri ve bununla ilgili belediye başkanına övgüyle hitap etmeleri, eleştiri yapacağız ama yapılan işler özellikle içme alt suyu yapısı, içme ve diğer konularda o çok ciddi bir şey. Toprağa gömüyorsunuz. Altyapı yok. Yani suyun regülatörden, yani yapılan temizlikten sonra veya yapılan çalışmadan sonra içilebilir hale getirildikten sonra borulara verildiğinde Düzce Merkez’e %50'si geliyor. 50 seneden, 30 seneden beri, yani aşağı yukarı bu toprağın altına kimse gitmemiş. Bu çok tehlikeli bir yatırım. Bir belediye başkanı için yani seçimi kaybettirecek bir şey. Çünkü aylarca, günlerce belki şehir içinde bu çalışmalardan dolayı trafik aksayacak, ortalık toz duman olacak. İnsanlar buna tepki gösterir. Ne zaman bitecek bu diyecekler ve burada bu çok ciddi bir yatırım.

BU HOŞGÖRÜ DÜZCE’YE ÇOK ŞEY KATACAK

Ciddi yatırım olmasından mütevellit hem bir o kadar da riskli bir yatırım. Fakat bunu muhalefet olan il başkanlarının görüp takdir etmesi ve bu konuyla ilgili pozitif olarak belediye başkanını motive etmesi, ifade etmesi ben hakikaten Düzce'nin bir yerden başlaması lazım dedikleri yerden başladığına inanıyorum ve güzel bir gelişmeydi. Güzel de bir gelişme. Böyle de devam etsin. Herhalde bir ittifak kurmuşlar. İki ayda bir veya bir ayda bir il başkanlarıyla bu çalışmalar yapılacak. Burada bu hoşgörünün, karşılıklı hoşgörülerin davet etme ve icabet etme asaleti Düzce'ye çok şey katacaktır ve kattı da. Burada zaman hani gerçekler zamanla anlaşılır. Zaman bize her şeyi gösterecek.

KENDİNİ MUHALEFETE ANLATTI PARTİLİLERE ANLATMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYOR

Ancak gelgelim yani muhalefet olan, iktidar olmayan, yerel iktidar olmayan, genel iktidar olmayan siyasetin il başkanları belediye başkanı Dr. Faruk Özlü ile ilgili takdirle, güzel duygularla, samimiyetle bir niyetin olduğunu, gördüklerini ifade eden ifadeleri var. Eleştiri tabii yapılacak. Eleştiri olması gerekecek ama olumlu eleştiri, yapıcı eleştiri. Peki aynı durum AK Parti'nin içinde var mı? AK Partililer muhalefet il başkanlarının, muhalefet siyasi görüşlerinin, duruşlarının kadar belediye başkanlarına yapılan bu hizmetlere sahip çıkılıyor mu? Çıkıyorlar mı? Anlatıyorlar mı? Sahipleniyorlar mı? Ben pek ihtimal vermiyorum. Çok da duymadım işin aslında. Niye? Sebep ne? Çünkü belediyelerde belediye başkanları Ankara bürokrasisinden randevu alabilmek için il başkanı, milletvekili ve buna benzer siyasi argümanları kullanmak durumunda kalırlar. Faruk Özlü’nün öyle bir şeye ihtiyacı yok ki. Yani milletvekilinin, il başkanına ulaşamayacağı noktalara tık tık tık tık tık ulaşıyor. Çözümler üretiyor. Peki bu üretilen çözümlerde devlet hakkını ve siyasi bürokrasiyi, artı devlet bürokrasisine hakim bir belediye başkanı hiç himmete de ihtiyacı yok, minnete de ihtiyacı yok. Devletin aklıyla, devletin bürokrasisiyle yürüyor. Tabii siyasetçiler bunu istemiyor. Bunun içinde enaniyet olabilir, çekememezlik olabilir. Birçok şey olabilir. Amma velakin ben burada bir il başkanının haberi detaylı izlersiniz. Ben il başkanlarının özellikle eleştirilecek konuları eleştiririz ancak Faruk Özlü'nün genel anlamda projelerine karşı vermiş oldukları desteği, vermiş olduğu değeri, partinin yönetiminden ve siyasetinden, milletvekillerinden de ortaya çıkmasını bekliyorum. Yani karşındaki insanlar seni, yaptıklarını ve yapacaklarını dinledikten sonra, anladıktan sonra bir günde senin yürüdüğünü, memlekete faydalı olduğuna inanıyorlar. Ancak bunu partililerine anlatamıyorsun. Partililerin anlamıyor. Niye? Vicdandan mı? cüzdandan mı, imandan mı, nereden ne istediklerine bir karar verebilseler o zaman inanacaklar. Tabiri caizse Düzce'de hakikaten güzel şeyler olacak. Bu birliktelik, bu samimiyet, bu güç Düzce'mize çok şeyler katacak. Ben bunu başlattığı için Sayın Faruk Özlü'ye gönülden teşekkür ediyorum bir Düzceli olarak ve oraya katılıp oradaki Düzce için ne yapılıyor, ne gidiliyor, neler yapılmış, nerelerde takdir edelim, nerelerde eleştirelim diye o asaleti gösteren il başkanlarına da gönülden teşekkür ediyorum. Düzce için bu büyük bir kazanım. Düzce için büyük bir kazanç. İnşallah bu kazancın kıymetini bilelim. Şimdi çarşamba günü de Talih Özcan'dan bahsedelim. Yani dedi ki Faruk Özlü'den ‘Daha iyisi varsa gelsin’ dedi. Bu da çok manipüle edilen tarafları var. Farklı düşünülen tarafları var. Bakalım bu konuyla ilgili kamuoyu ve Düzce'nin değerleri neler ifade ediyor?

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN;