☰
✕

ERDOĞAN’IN DÜZCE’YE GELİŞİNİ KAZANCA ÇEVİRELİM

Abone Ol

Cuma günü Türkiye'de ender insanlardan, güzel yetişmiş insanlardan bir tanesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın oğlu Bilal Erdoğan Akçakoca'ya geliyor. Sayın MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir'in misafiri olarak geliyor. Önce bunun altını bir çizelim.

DOSTA MUHABBETİN İKRARI İÇİN GELİYOR

Oralarda yapılan çalışmalar, okul, yatırımlar ve dostun dosta muhabbetinin ikrarı gibi bir muhabbetle Akçakoca'ya geliyor. Oradan benim bildiğim kadarıyla cuma namazına kadar Akçakoca'da, cuma namazından sonra Düzce'ye, Mutfak Sanatları Merkezi'nde veya bir sivil toplumdaki insanlarla, insanlarımızla, esnafımızla, ticaret odamızla, siyasetçilerimizle, Düzce'mizle bir istişare edecek.

Ben kesinlikle ve kesinlikle bu toplantıya Düzce'nin insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının katılarak tanımalarını ve oradaki sohbetten faydalanmalarını özellikle istirham ediyorum. Çünkü gidenler gitmeyenlere anlattığı zaman ne demek istediğimi insanlar o zaman daha iyi anlar.

Şimdi buradan baktığımızda Bilal Erdoğan'ın, Sayın Erdoğan'ın, Sayın Cumhurbaşkanının yerine cumhurbaşkanlığına hazırlandığı, liderliğe hazırlandığı kulislerde konuşuluyor. Ama bu ne kadar doğrudur, ne kadar eğridir? Benim aklım tabii bu işe akıl verenler, profesörler, iş adamları, dengeler, şunlar bunlar var ya, daha çok bilenler var. Beyaz yakalılar var, monşerler var, neler var neler var Türkiye'de bu işlere karışanlar.

Ama bu memleketin evlatları artık bu işe hâkim olmaya başladı. Ve bu anlamda uzun vadede ve kısa vadede böyle bir planlama var.

Ancak bir hakikat var. Erdoğan'ın Akçakoca'ya, Düzce'ye gelişini kazanca çevirelim. Nasıl bir kazanca çevirelim? Bir akılla hareket edelim. Ne istediğimizi, ne istemediğimizi, neden istemediğimizi, neyi istediğimizi ama doğru bir şekilde...

Siyaset, provokasyon, kıl, tüy falan filan bunlar hafif şeyler, ucuz şeyler.

Devlet büyükleri ve devlet büyüklerinin yanında yetişenler bir memlekete geldiklerinde ilk intiba son intibaymış. Biz, evet, Düzce'den hayırsever, Akçakoca Merkez Camii'nin duvarlarını da yapan bir Burhan Özdemir gibi bir evlat çıktı. Bu evlat, hayırseverliğiyle memleketine, milletine sahip olmakla, hemşehrilerine sahip olmakla bir güzel özelliği var.

Evlatlar hayırlı oldu mu, efendim, böyle hayırlı insanlar, devlet büyükleri, ülkenin kaderine yön veren insanlarla muhatap olduklarında memleketlerine güneş gibi doğar, rahmet gibi iner.

Şimdi bizim bir dünya sorunumuz var. Düzce'nin bir dünya sorunu var. Bunların öncelikleri ve aciliyetleri...

Yani bir sorun 100 kişiyi ilgilendirir, bir sorun 100 bin kişiyi ilgilendirir. 100 kişiyi ilgilendiren sorun değil de 100 bin kişiyi ilgilendiren sorun, talep ve önerileri ve samimiyetle bunları ortaya koyarsak biz kazançlı oluruz.

Fakat Nasrettin Hoca gibi, dostlar alışverişte görsün diye gider gelirlerse bu iş böyle olmaz. Bir akılla Cuma günü çok güzel kazanç elde etmek adına bir aklın devreye girmesi lazım. Bu da Düzce'nin aklı olması lazım. Düzcelilik olması lazım.

Diyoruz da tabii bu memlekete irade ve idare noktasında yön verenler de böyle diyordur. Ancak dengeler var, hesaplar var, kitaplar var. Birilerinin egoları var, enaniyetleri var, menfaatleri var. O zaman ne oluyor? Değişiyor işler.

Efendim, bu böyle değil mi? Öyle ama işte şöyle olacak, şöyle olacak. Onlar da eğriyi doğru gibi anlatmaktan bıktı zaten. Doğruyu doğru, eğriyi eğri gibi anlatalım.

GENEL MERKEZİN HEDEFİNE ULAŞAMAYANLAR…

Özlem Zengin, AK Parti Grup Başkan Vekili, bugün ekibiyle beraber Düzce'ye, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiler.

Şimdi hani bir söz var, güzel bir söz var. Söz vardır, diyor, iş bitirir. Söz vardır, baş götürür, der büyükler.

Şimdi bu işi organize edenlerden bir tanesi de Ayşe Keşir Hanımefendi. Şimdi ben soruyorum Ayşe Hanım. Ben soruyorum Hasan Bey, AK Parti İl Başkanı. Ben soruyorum Ercan Öztürk.

Siz genel merkezin size hedef koyduğu üyenin yüzde kaçını gerçekleştirdiniz? Size 100 üye yapın dedi de siz kaçtasınız? 90'da mısınız? 30'da mısınız? 20'de misiniz? İktidar kudreti elinizde. Cumhurbaşkanı gibi bir dünyayı da ziyan eden bir lider önünüzde.

Bu memlekette Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilliği kazanmış. Netice, üye yapamıyorsunuz. Hedefe ulaşamıyorsunuz niye?

Yani sıkıntı burada işte. Düzce'nin en büyük sıkıntılarından bir tanesi de bu. Sebep, herkesin enaniyeti, keyfiyeti, hırsı; davasının, ülkesinin, milletinin, siyasetinin önüne geçmiş.

Biz devlete, biz davaya hizmet edelim. Sen kimsin ya? Sen ortada efendim bir memur. Bu davanın sahibi de bu devletin sahibi de bu millet. Siz bu milletin hizmetkârısınız.

Yavuz Sultan Selim Han dedemiz bize bunu diyor. Kâbe'nin, diyor, biz hamisi dediklerinde, bir dakika diyor hutbede, biz hizmetçisiyiz.

Biz bunu böyle öğrendiğimiz için böyle konuşuyoruz. Ha, siz kimden alıyorsunuz ilhamı bilmiyorum.

Şimdi siyaset dedik ya. Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, tutukluluğu bitti. Özgürlüğüne kavuştu ve süreç devam ediyor. Dava devam ediyor.

Arkasında bu işin çok filmler var. Ancak görünen boyutuna baktığımız zaman şimdi İçişleri Bakanlığı'na talepte bulunmuş yeniden belediye başkanı olmak istiyor.

Şimdi ben buradan not ediyorum, altını da çiziyorum. Bu işin arka planını bu millet bir öğrenirse, ki zaman içinde öğrenir, hiçbir şey gizli kalmaz. Ben de tabii tam bilmiyorum ama illaki ortaya çıkacak.

Fikret Albayrak girdiği partiden bir tane daha yanında milletvekilini alır getirir. Bu seçimde kahraman olur. Memnun hakların iadesi var.

Siyaset yapacaksanız Düzce'de, orada bir Burhan İşleyen diye bir arkadaş var. Şimdi ona da geleceğim, ilçe başkanına. Fikret Albayrak'ın arkasında durun ki yeniden belediye başkanı olsun, devam etsin.

Yok olmazsa bir kahraman, karşınıza bir güç, karşınıza başka bir güç. Ha, yarın başka bir partiden siyaset yapar mı? Ama siyaseten bu böyle olduğu için bu da bizim size bir anekdotumuz olsun, bir tespitimiz olsun.

HANİ ZEKAT VERECEK KİMSE BULUNMAYINCAYA KADAR BİNİLMEYECEKTİ

Akçakoca'da bir Ziraat Odası var. Ziraat Odası'nın başkanı var. Benim de destek olduğum, vakti zamanında arkasında durduğum, Ziraat Odası'na hani bu memlekette zekâtı verecek insan bulamayıncaya kadar biz makam arabasına binmeyeceğiz deyip de 20-30 milyonluk arabalara binen bir proje kimin projesi olduğunu da tam da çözemediğimiz, bizim de vakti zamanında zaman zaman böyle söylemleriyle beraber itibar ettiğimiz Yavuz Ağıralioğlu var ya, Anahtar Parti...

AKÇAKOCA ZİRAAT ODASI ANAHTAR PARTİ’NİN KARARGAHI HALİNE GELMİŞ

Akçakoca Ziraat Odası, Anahtar Parti'nin merkez üssü hâline gelmiş. Burhan İşleyen de orada siyaset yapıyor. Akçakoca AK Parti siyaseti yapıyor.

Esnaf odası veya milletvekili oralı ya, fındıkçının hakkını savunuyormuş. Ne fındıkçının hakkını savunuyor? Siyaset yapıyor Ziraat Odası üzerinden. Anahtar Parti üssü hâline getirmiş Ziraat Odası'nı.

Siz de Akçakocalı milletvekilimiz var. Biz öyleyiz, böyleyiz diye anlatın. Dinlerler mi sizi? Bu kadar dinlerler işte.

İnşallah yürekten konuşulan, imandan konuşulan, hakikatten konuşulanın konuşulduğu günlerde buluşmak üzere. Allah'ın rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

Hoşça kalın, dostça kalın Allah’a emanet olun.

KÖŞE YAZISININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN