☰
✕
Gündem

“ERDOĞAN’IN GELİŞİNİ DÜZCE İÇİN KAZANCA ÇEVİRELİM”

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı, Akçakocalı hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’in konuğu olarak Cuma günü Düzce’ye geliyor. Erdoğan’ın beraberinde Özdemir ile birlikte Akçakoca ve Düzce’de çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor...

Abone Ol

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı, Akçakocalı hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’in konuğu olarak Cuma günü Düzce’ye geliyor. Erdoğan’ın beraberinde Özdemir ile birlikte Akçakoca ve Düzce’de çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor. Erdoğan’ın programını ilk kez kendisinin hazırlayıp sunduğu Yorumlu’Yorum programında gündeme taşıyan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Düzce’nin bu buluşmayı kentin ortak meselelerinin gündeme taşınması açısından değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Düzce, cuma günü önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, MÜSİAD Genel Başkanı ve Akçocalı hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’in davetiyle Düzce’ye gelecek. Erdoğan’ın Akçakoca ve Düzce’de gerçekleştirmesi beklenen temaslar öncesinde çağrıda bulunan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kentin ortak meselelerinin gündeme taşınması ve ziyaretten Düzce adına somut kazanımlar elde edilmesi gerektiğini vurguladı.

“DOSTA MUHABBETİN İKRARI İÇİN GELİYOR”

Düzce’nin sorunlarının gündeme getirilmesinde siyasi tartışmaların ve kişisel hesapların önüne ortak kent menfaatlerinin geçirilmesi gerektiğini savunan Ünsal, “Cuma günü Türkiye'de ender insanlardan, güzel yetişmiş insanlardan bir tanesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın oğlu Bilal Erdoğan Akçakoca'ya geliyor. Sayın MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir'in misafiri olarak geliyor. Önce bunun altını bir çizelim.

“Oralarda yapılan çalışmalar, okul, yatırımlar ve dostun dosta muhabbetinin ikrarı gibi bir muhabbetle Akçakoca'ya geliyor. Oradan benim bildiğim kadarıyla cuma namazına kadar Akçakoca'da, cuma namazından sonra Düzce'ye, Mutfak Sanatları Merkezi'nde veya bir sivil toplumdaki insanlarla, insanlarımızla, esnafımızla, ticaret odamızla, siyasetçilerimizle, Düzce'mizle bir istişare edecek.

Ben kesinlikle ve kesinlikle bu toplantıya Düzce'nin insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının katılarak tanımalarını ve oradaki sohbetten faydalanmalarını özellikle istirham ediyorum. Çünkü gidenler gitmeyenlere anlattığı zaman ne demek istediğimi insanlar o zaman daha iyi anlar. Erdoğan'ın Akçakoca'ya, Düzce'ye gelişini kazanca çevirelim. Nasıl bir kazanca çevirelim? Bir akılla hareket edelim. Ne istediğimizi, ne istemediğimizi, neden istemediğimizi, neyi istediğimizi ama doğru bir şekilde...

Siyaset, provokasyon, kıl, tüy falan filan bunlar hafif şeyler, ucuz şeyler.” ifadelerini kullandı.

“DÜZCE’DEN BURHAN ÖZDEMİR GİBİ BİR EVLAT ÇIKTI”

Ünsal Düzce’den çıkan hayırsever iş insanlarının kent için önemine dikkat çekerek Burhan Özdemir’i örnek gösterdi. Özdemir’in hayır çalışmalarıyla memleketine ve hemşehrilerine katkı sunduğunu söyleyen Ünsal, “Devlet büyükleri ve devlet büyüklerinin yanında yetişenler bir memlekete geldiklerinde ilk intiba son intibaymış. Biz, evet, Düzce'den hayırsever, Akçakoca Merkez Camii'nin duvarlarını da yapan bir Burhan Özdemir gibi bir evlat çıktı. Bu evlat, hayırseverliğiyle memleketine, milletine sahip olmakla, hemşehrilerine sahip olmakla bir güzel özelliği var. Evlatlar hayırlı oldu mu, efendim, böyle hayırlı insanlar, devlet büyükleri, ülkenin kaderine yön veren insanlarla muhatap olduklarında memleketlerine güneş gibi doğar, rahmet gibi iner.” şeklinde konuştu.

“DÜZCE’NİN AKLI OLMASI LAZIM”

Son olarak talep ve önerilerin samimiyet ve Düzce aklı ile ortaya konulmasına değinen Ünsal, şunları söyledi:

“Şimdi bizim bir dünya sorunumuz var. Düzce'nin bir dünya sorunu var. Bunların öncelikleri ve aciliyetleri...

Yani bir sorun 100 kişiyi ilgilendirir, bir sorun 100 bin kişiyi ilgilendirir. 100 kişiyi ilgilendiren sorun değil de 100 bin kişiyi ilgilendiren sorun, talep ve önerileri ve samimiyetle bunları ortaya koyarsak biz kazançlı oluruz.

Fakat Nasrettin Hoca gibi, dostlar alışverişte görsün diye gider gelirlerse bu iş böyle olmaz. Bir akılla Cuma günü çok güzel kazanç elde etmek adına bir aklın devreye girmesi lazım. Bu da Düzce'nin aklı olması lazım. Düzcelilik olması lazım.

Diyoruz da tabii bu memlekete irade ve idare noktasında yön verenler de böyle diyordur. Ancak dengeler var, hesaplar var, kitaplar var. Birilerinin egoları var, enaniyetleri var, menfaatleri var. O zaman ne oluyor? Değişiyor işler.

Efendim, bu böyle değil mi? Öyle ama işte şöyle olacak, şöyle olacak. Onlar da eğriyi doğru gibi anlatmaktan bıktı zaten. Doğruyu doğru, eğriyi eğri gibi anlatalım.”