banner851

banner614

BARO'DAN KHK TEPKİSİ

OHAL kapsamında yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Düzce Barosu'ndan tepki geldi. Baro Başkanı Avukat Azade Ay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu’nu hukuk devletini ortadan kaldırdığını savunduğu 696 sayılı KHK içerisindeki yargılama sürecine ilişkin hususlardaki düzenlemeleri kaldırmaya davet etti.

banner619
Gündem 26.12.2017, 10:12 26.12.2017, 20:08
1345

Olağanüstü Hal kapsamında Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname, siyaset ve hukuk dünyasında tepkilere neden oldu. CHP, Anayasa Mahkemesi'ne başvurma kararı alırken, hukukçular eleştirilerini hem sosyal medyadan hem de yaptıkları basın açıklamaları ile dile getirdi.

Düzce Barosu Yönetim Kurulu adına yazılı bir açıklamada bulunan Düzce Barosu Başkanı Avukat Azade Ay da 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin birçok maddesinin anayasaya aykırı olduğunu savundu.

Ay açıklamasında özetle şunları kaydetti: "696 sayılı KHK’ nın birçok maddesi Hukukun Evrensel İlkelerine aykırı olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na da açıkça aykırıdır. OHAL kapsamında, OHAL’le ilgisi olmayan konularda, Kanun Hükmünde Kararname çıkartılması, Yasamanın (TBMM)’ nin yok sayılması anlamına geldiği gibi, anayasamızın kuvvetler ayrılığı düzenlemelerinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir. Ancak basın açıklamasında bunların tümünü tek tek ve detaylı bir şekilde izah etmemiz mümkün olamayacağından önemli ve vahim bulduğumuz birkaç düzenlemeyi açıklamakla yetineceğiz:

"Hukuk devletinde kabul edilemez bir maddedir"

675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun’ un “Sorumluluk” kenar başlıklı maddesine eklenen ikinci fıkrayla; resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumlu doğmayacağı hükmü getirilmiştir. 675 sayılı KHK 37. Madde ile devlet görevlileri hakkında getirilen cezasızlık hali, bu son KHK ile sivil ve hiç bir resmi sıfatı olmayan vatandaşlar hakkında da uygulamaya konulmuştur. Bu düzenleme hukuk devletinde kabul edilemez bir maddedir. Zira devlet, vatandaşa hizmetini yasal kuruluşları aracılığıyla hukuki düzenlemelere uygun olarak yerine getirir.

"Orantısız güç kullanımının önünü açar"

Devletin her türlü suç karşısında önleyici, yakalayıcı ve cezalandırıcı mekanizmayı nasıl ve kimlerle işleteceği kanunlar ile bellidir. Devlet; bu hizmeti sağlarken yetkili ve özel eğitim almış kamu görevlileri eliyle ve yürürlükteki yasal düzenlemeye uygun yapmak ve gerekirse denetlemek durumundadır. Suçu önlemekle, yakalamakla ve cezalandırmakla görevli resmi kişi ve kurumlar yerine “Vatandaşın” bu tür özel durumlarda yetkili sayılması, herkesin kendi adaletini kendi değerleri doğrultusunda sağlama yoluna iterek hukuk devletini ve hukuki güvenliği ortadan kaldırır. Orantısız güç kullanımının önünü açar ve toplumu kendi içinde yeni bir takım hesaplaşmalara itebilir. Bu değişiklik esasen terörle mücadeleye yaramayacağı gibi tam tersi ülkemizin daha da büyük sorunlar ve hesaplaşmaların içine itecek, devletin iç güvenliğini kişi ve grupların inisiyatifine bırakarak tehlikeye atacaktır.

"Adil yargılama ilkesinin açık ihlali olacaktır"

696 sayılı KHK’ların 103. maddesiyle 5275 sayılı Kanununa eklenen EK 1 maddede tutuklu ve hükümlülere tek tip kıyafet giyme zorunluluğu getirilmektedir. Suç tipi ne olursa olsun soruşturma ve kovuşturma safhalarında bir tedbir olan tutuklama müessesesinin amacına ve ruhuna aykırıdır. Çünkü anayasamıza göre kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmaksızın kimse suçlu sayılamaz, ilkesi mevcut olup hakkındaki yargılama devam eden ve suçlu olup olmadığı belli olmayan tutukluya tek tip kıyafet zorunluluğunun getirilmesi "Masumiyet" ve "lekelenmeme hakkı" ilkesi ile devamında da “adil yargılama” ilkesinin açık ihlali olacaktır.

Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'na çağrı: Kaldırın

Düzce Barosu olarak, Sayın Cumhurbaşkanını ve Bakanlar Kurulu’nu “OHAL’ in neden olduğu konu ile ilgili amaca hizmet eden herhangi bir hüküm içermeyen, hukuka, temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı, hukuk devletini ortadan kaldıran 696 sayılı KHK içerisindeki yargılama sürecine ilişkin hususlardaki düzenlemeleri kaldırmaya davet ediyoruz."

Haber: C.ÜSTÜNER

Yorumlar (21)
keşke 4 yıl önce
Tüm bu itirazlar neden ciddiye alınmıyor biliyormusunuz..
Çünkü samimiyet yok da ondan..
Bu günlerde hak ve hukuktan çokça bahsedenler..28 şubat döneminde türbanlı öğrencilerin hakları hukukları ayaklar altına alınırken neredeydiniz...
nsm 4 yıl önce
yahu kardesin, bosuna ugrasiyorsunuz. caldiklarini gözümle görsem bile inanmam diyen bir güruha hangi hukuktan bahsediyorsunuz? bu ülke bitmistir. ic savas tahmin ettiginizden de cok yakin. akliniz varsa yer ayarlayin sehir merkezinden uzak
nsm 4 yıl önce
herkese tavsiyem: bu milletin akillanacagi yok. akli olup canini kurtarmak isteyen artık ya daglarda filan kendine bir kulübe yapsın ve kaçıp oraya saklansın, ya da bu ülkeyi terketsin. çünkü iktidardakiler, kendilerini kurtarmak ve iktidarda kalmak icin ic savasi bile göze almışlar. su anda ülke, kanunların degil, iktidar milislerinin cinayetler işleyebileceği ve hiçbir takibata ugramayacagi hazin bir durumda. övünün artık marifetinizle sayın ak hayranlar.
asıl gerçek bu. 4 yıl önce
Darbeye ;
TİYATRO-KONTROLLÜ DARBE diyenlerin,
2500 yaralıyı, 250 kişiyi şehidi görmeyip,
Darbecilere ANA KUZULARI demeleri,
Ve bu yasaya karşı çıkmaları TESADÜF değil.
İlk fırsatta o gece sokağa çıkan kahramanlara davalar açarlar.
İŞTE HÜKÜMET BU YASAYLA BU TUZAĞI BOZDU.
FERYATLARI BU YÜZDEN...
Fuat Ugur Cem Küçük
size muhalif 4 yıl önce
Haber senaryosu epey uzun demek ki yandaştan çağdaş akran gibi. Öte yandan barolar birliği mi yoksa kin kan birliği mi? sn barocular önce içinizdeki pisliği temizleyin. Başkanınızı ekmek yediği öz vatanına davet edin.
28 şubatta hukuk varmıydı 4 yıl önce
28 şubatta asker bütün baroları çağırdığında apartopar brifinge koşan barolar ne hukukçuydu bee.eğitimleri bir örtü yüzünden elinden alınan kızlar feryat ederken baro uyuyordu.hatta yasakçıların yanındaydı.şimdi hukukçu oldunuz öylemi.
düzceli 4 yıl önce
tabi siyasi görüşü belli olan barolar birliği başkanı metin feyzioğlu aleyhte açıklama yaptıya, düzce barosu da aynı açıklamayı yapması lazım.
hak hukuk 4 yıl önce
YANİ BU AÇIKLAMA ŞU ANLAMA GELİYOR, İSTEYEN İSTEDİĞİ GİBİ DARBE YAPABİLİR, HALKIMIZ DARBE YAPANLARA KARŞI DURMASIN, BOYUN EĞSİN KADERİNE RAZI OLSUN, DARBECİLERE KARŞI GELİRSE DE EN AĞIR CEZA İLE CEZALANDIRILSIN.
Bir de burdan bak 4 yıl önce
Bu cemaat 2004 Milli Güvenlik kurulunda , hertür kumpas, darbe, yalan üretebilecek tehlike olarak gösterildi. 2004 den beri önlem almayı bırak ,Kurumların başına bunlar niye getirildi?
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın