banner851

banner861

“BÖYLE BİR DURUMDA DÜZCE’NİN KADERİNE YÖN VERMENİZ ETİK DEĞİL”

banner619

Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Düzce’den hızlı tren geçmesi için farklı platformlarda çalışma yapan Prof. Dr. Ayhan Şamandar’ın doçentlik ve profesörlük unvanlarının mahkemeye verildiğini ve şüpheli olduğunu açıkladı. Ünsal, Şamandar hakkında açılan dava dilekçelerini aktararak, “İş bitiren lafı söylemek için önce bulunan pozisyonun, isminizin önüne konulan ifadenin hakkaniyet ölçüsündeki gerçekliğiyle ilgili en azından şu mahkemeler bitene kadar siz susun hocam ya! Siz konuşmayın!” dedi. Hızlı trenin Düzce’den geçmesinin toplanacak imzalarla değil devletin alacağı stratejik kararla şekilleneceğinin vurgusunu yapan Ünsal, “Böyle bir profesörlük alan bir insanın Düzce’nin kaderine yön vermesi pek etik görülmüyor” ifadelerini kullandı.

banner846
Gündem 10.04.2021, 11:38 11.04.2021, 13:01
5898
banner844

Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal pazartesi, çarşamba ve cuma günü Öncü TV ve Öncü Radyo canlı yayınında ‘Yorumlu-yorum’ programında çarpıcı tespit ve yorumlarıyla gündeme ışık tutmaya devam ediyor.

“İNSANLAR EDS’LER YÜZÜNDEN BEDDUA EDİYOR”

Düzce’de çileye dönüşen EDS’lerle ilgili yaptığı yorumları ses getiren ve mağdurlar tarafından destek alan Ünsal, “EDS’lerle ilgili bir değerlendirme yaptık. EDS’leri kaldıracağım sözü verecek olan adayın Düzce’de seçim kazanacak noktaya geldiğini söylemiştik. Yüzlerce insan bu konuyla ilgili gerek sosyal medyadan gerekse de birebir olarak mağduriyetlerini dile getirdiler. Yapılan işin adaletten, izandan, vicdandan, etikten uzak olduğu noktasında düşünceler hasıl oldu. Hepsinden önce insanlar ‘haram olsun, zıkkım olsun’ diyerek beddua ediyor. Hani ağlayanın malı gülene yaramaz hesabıyla beraber bu insanlar gerek teknik gerek yanlış hesaplar nedeniyle meydana gelen yanlışlardan dolayı devlete ödediği para vergide ah vah…” dedi.

“İNSANLAR BUNU KOLAY KOLAY UNUTMAZLAR”

EDS mağduriyetinin mutlaka sandığa yansımalarının olacağını kaydeden Ünsal, “Yani bir varil suyun içine bir damla zehir bulaştığı zaman o komple zehirli olacağı gibi bu milletin ahıyla, derdiyle, isyanıyla alınan bu paralar mutlak ve mutlak hepimize zehirli bir su gibi geri dönecek. Bu insanlar yarın irade ortaya koyacaklar. Diyorlar ki insanlar balık hafızalıdır, çabuk unutur. Ama bu çabuk unutulacak bir iş değil. Vicdanı değil cüzdandan bir iş. İnsanlar ekonomik olarak bu konudan mağdur ve bunu kolay kolay unutmazlar” yorumunda bulundu

HIZLI TREN’İN GEÇMESİ ŞAMANDAR’IN TOPLAYACAĞI İMZAYLA OLACAK İŞ DEĞİL”

Hızlı trenin Düzce’den geçmesi için çalışma içinde olan Prof. Dr. Ayhan Şamandar’ın bu girişimlerini değerlendiren Ünsal, “Büyük bir aksiyon gösteren Prof. Dr. Ayhan Şamandar. Ayhan Şamandar hoca değişik platformlarda hızlı trenin Düzce’den geçmesi için bir çalışma içerisinde. Fakat bu devlet devletin bir straejisi olduğu için Şamandar’ın toplayacağı imzayla olacak bir iş değil. Devlet bunun en güzelini, doğrusunu yapacak. Ben orada değilim.

“ŞAMANDAR’IN ‘PROFESÖRLÜĞÜ SAHTE’ SUÇLAMASIYLA MAHKEMEDE”

Prof. Dr. Şamandar’ın doçentlik ve profesörlüğü hakkında sahtecilikle ilgili yapılan suç duyurusu ve açılan davaları, canlı yayında dava dilekçe ve dosyalarıyla açıklayan Ünsal, “Ben burada çok enteresan bir bilgi paylaşmak istiyorum. Şamandar hocanın profesörlüğü ile ilgili şu anda mahkemede bir dosya var. Daha önce Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde inşaat mühendisi Doç. Dr. Ali Ateş Ayhan Şamandar’ın profesörlüğünün sahte olduğunu Bolu Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açmış ve dava devam ediyor.  Bu duruma kamuoyunda ‘çakma profesör’ diyorlar. Ancak Düzce Üniversitesi’nin Şamandar hocayla ilgili böyle bir şey yok diyerek kapatılmaya çalışıldığına yönelik bir iddia var” dedi.

“AKADEMİK ÇALIŞMA BAŞKASININ, İSİM ŞAMANDAR’IN”

Dava dosyalarında Şamandar hakkındaki suçlamaları okuyan Ünsal, “Şamandar’ın yazdığı tezin sahte midir, akademik kurallara uygun mu diyerek 3 tane profesörün incelemesi gerekirken inşaat konularıyla hiçbir ilgili olmayan ve Eğitim Fakültesi’nden rehberlik profesörü Mustafa Koç’a verilmiş. Bir iddia daha var. 2010 yılında yayımlanmış yayını yok. Doçentliğini aldığı ‘Yapay Sinir Ağları’ konusunda bir çalışmasının olmadığı iddiası var. Bu çalışma Doç. Dr. Ahmet Beycioğlu yapmış ve Ayhan Şamandar’ın ismini yazmış. İşin enteresan tarafı şu ki bu bir dergide yayımlanmış ve bu dergi parayla yayın yapan bir dergi” ifadelerini kullandı.

“KENDİ BİLİMİYLE ALAKALI ULUSLARARASI YAYINI YOK”

Şamandar hakkındaki bir diğer iddiayı daha paylaşan Ünsal, “Şamandar’ın atamaYÖK Kanunu’nun 26. Maddesine aykırı. Bu maddede, “Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl süreyle açık bulunan profesör kadrosuyla ilgili bilim alanında çalışmış olmak” deniyor. Birinci kural bu. Doçentlik unvanını aldıktan sonra ilgili bilim adına yayın ve çalışma yapmış olması gerekmektedir diyor. Peki, bu madde olmuş mu? Şu ana kadar Sayın Ayhan Şamandar’ın bir araştırma eserinin olmadığı ve 26. Maddeye göre usulsüz şekilde profesörlüğe atandığı iddia ediliyor. Şamandar’ın Öğretim Üyeliğine Yükseltme ve Atanma Yönetmeliği’nin 12. Maddesine aykırı olduğu iddia ediliyor. ‘Kadrosu ile ilgili alanda ya da kendi bilimi alanında uluslararası yayını yoktur. Olan yayınları da yapı malzemeleriyle ilgilidir’ deniyor.

“YAZILAN YAZILARIN MAKALELERİN BAŞKA BİR İSİM ÜZERİNDEN OLDUĞU İDDİASI VAR”

Madde 12 diyor ki ‘Kendi bilimi alanında uluslararası eserler vermiş olmak ve uygulama alanı bulunan dallarda uygulamaya yönelik çalışmalarda bulunması gereklidir’. Burada yine YÖK Kanunu’nun 15. Maddesine aykırıdır diyor. Yapılan çalışmaların ilan edilen kadronun bilim veya sanat alanıyla ilgili en az 5 profesör tarafından incelenmesi gerektiği ve burada böyle bir kadronun olmadığı iddia ediliyor. 2018 yılında Yüksek Öğretim Kurulu’na bir suç duyurusunda bulunulmuş. Bununla ilgili yapılan çalışmaların, yazılan yazıların makalelerin başka bir isim üzerinden olduğu, bir bilim adamının çalışmalarının Şamandar tarafından kullanıldığı ve bu çalışmayı yapan ve birikimini ortaya koyan kişinin de Şamandar’ı mahkemeye verdi. Ama ortadaki konular iddia olduğu için iddia demek zorundayız” dedi.

“ŞAMANDAR HAKKI OLMAYAN PROFESÖRLÜK İÇİN NÜFUZUNU KULLANDI” İDDİASI

Şamandar’ın nüfuzunu kullanarak suç örgütü teşekkülü oluşturacak şekilde istediği jüriyi kurduğunun iddia edildiğini belirten Ünsal, “Ayhan Şamandar devlet yetkililerine yalan beyanda bulunmuş ve kendi çalışma alanıyla ilgili olmayan eserleri kendi adına yapmış eselerler gibi göstermiştir. Hakkı olmayan profesörlük kadrosuna atanmak amacıyla nüfuzunu kullanarak istediği jüri üyelerinin kurulmasını sağlamış, suç örgütü teşekkülü oluşmuş ve jüri üyelerinden alınan olumlu raporlarla profesörlük kadrosuna atanmıştır. Nüfuzunu kullanarak şahsi menfaat sağlamak suçu işleyen, haksız olarak devletin profesörlük kadrosuna atanan Ayhan Şamandar ve bu atama konusunda görevlerini kötüye kullanarak yardımcı olan şahısların cezalandırılmasını arz ve talep ederim’ diyor mahkemeye veren kişi” cümlelerini kullandı.

“YARGI SÜRECİ BİTMEDEN MEMLEKETİNE HİZMET EDEN İNSANLARI YÖNLENDİRMEYE KALKMAYIN”

Programın devamında Düzce’de hızlı tren üzerinden bir siyaset geliştirildiğine dikkat çeken Ünsal, “Burada birkaç kişi günah keçisi ilan ediliyor. Bu işin en başında da Prof. Dr. Ayhan Şamandar var. Ben de diyorum ki hocam bakın hakkınızda böyle iddialar var. Hakkınızda mahkeme sürüyor. Bu hukuki müdahale bitmeden, sizin profesörlüğünüzün yargılama süreci bitmeden lütfen Türkiye’nin büyük meselelerine, Düzce’nin siyasetine girecek şekilde bu işlerden bahsetmeyin. Tabiri caizse ‘Kendi başını bağlayamayan gelin başı bağlarmış’ hesabıyla beraber b u profesörlüğünüz ve doçentliğiniz Düzce’de tartışıldığı bir yerde, mahkemede olduğu bir dönemde lütfen Düzce’nin duygusunu, memleketin hissiyatını, siyasetini, bürokrasisini, memleketine hizmet eden insanları yönlendirmeye kalkmayın” sözleriyle hakkındaki davalar süren Şamandar’a seslendi.

“ŞU MAHKEMELER BİTENE KADAR SİZ SUSUN HOCAM YA! SİZ KONUŞMAYIN!”

Ünsal, “Hani ‘ Lafa bakarım laf mı diye. Söyleyene bakarım adam mı diye’ diyor ya Hz. Mevlana. İş bitiren lafı söylemek için önce bulunan pozisyonun, isminizin önüne konulan ifadenin hakkaniyet ölçüsündeki gerçekliğiyle ilgili en azından şu mahkemeler bitene kadar siz susun hocam ya! Siz konuşmayın! Sizi akademik değerlere ve YÖK Kanuna’na aykırı olarak yaptığınız eylemlerden dolayı insanların emeklerini kopyalayarak aldığınızdan dolayı mahkemeye vermişler. Bu mahkeme bitmeden ve yargı kararı teyit edilmeden lütfen susun. Hani ‘Gölge etme, başka ihsan istemem’ gibi. Böyle bir profesörlük alan bir insanın Düzce’nin kaderine yön vermesi pek etik görülmüyor. Etik görenler de görür” yorumunda bulundu.

Yorumlar (34)
Düzceli 3 hafta önce
Şamandarı yayınlarını kimler yaptı. Atama sürecinde yönetim bunlardan haberdar mıydı? Haberi varsa neden ataması yapıldı?
Düzceli 1 ay önce
Hızlı trenin hızlı fetöcüleri tek tek dökülmeye başladı. Sırada kimler var merak ediyorum.
Student 1 ay önce
Fetöcülerin hızlı trenine binerek profesör olup, ineceğin durakta inmezsen böyle toslarsın.
alihan 1 ay önce
İbrahim korkmazın öncü habere ulaşarak haberi kaldırma talebi olduğu hakkındaki bilgiler eğer doğru ise hiç hoş olmuyor sayın ibrahim korkmaz. Öncü habere yaptığı kaliteli haberden dolayı teşekkürler.
Yaşar 1 ay önce
Şamandarın tüm yayınları ahmet beycioğlu ve serkan subaşı tarafından yapıldığını düşünüyorum. Yaptığı basın açıklaması da yine bu kişiler tarafından desteklenerek oluşturulduğu kanaatindeyim. Düzce üniversitesinde bazı kişilerin temizlenmesi gerekmektedir.
Aa 1 ay önce
Hızlı tren ne ile olacakmış peki ? Ne ile olacaksa onu yapın siz de madem!
Mehmet 1 ay önce
Güzel bir çalışma yapan öncü habere çok teşekkür ederim.
Çakma Şakir 1 ay önce
Şamandar Çakma Profesör olmak çok kolay olmuş. Hızlı prf. olunca trenin de hızlısını istiyor.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
22°
az bulutlu