banner851

banner614

FARUK ÖZLÜ TABANA İNMEYE BAŞLADI

Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programında, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından koordinatörlük görevine atanan Yaşar Özdemir ile ilgili tespitlerde bulundu. Özdemir’in hukukçu kimliği ile Düzce Belediyesi’ne fayda sağlayacağını dile getiren Ünsal, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün ise tabana indiğini kaydetti. Ünsal ayrıca, Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Tamer Kırbaç’ın geçmişte söylediği ‘Kızlarla erkeklerin aynı merdiveni kullanmasından dolayı üzüntü duyuyorum’ sözlerinin Düzce’de bazı kesimler tarafından algı malzemesi olarak kullanıldığına dikkat çekti.

banner619
Gündem 04.09.2021, 16:00 04.09.2021, 16:35
700

Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu, Öncü TV ve 100.2 Öncü Radyo ortak yayınıyla Düzcelilerin ilgi ile takip ettiği “Yorumlu-Yorum” programı, Düzce’nin gündemini belirlemeye devam ediyor.

Ünsal “Yorumlu-Yorum programının Cuma günkü bölümünde, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Belediyesine koordinatör olarak atanan Yaşar Özdemir ve Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Tamer Kırbaç’ın geçmişte söylediği sözler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün Düzce’nin kronikleşmiş 50 yıllık su sorununu çözdüğüne dikkat çeken Ünsal, Yaşar Özdemir’in ise hukukçu kimliği ile Düzce Belediyesinde verimli olacağını belirtti. Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Tamer Kırbaç’ın geçmişte söylediği ‘Kızlarla erkeklerin aynı merdiveni kullanmasından dolayı üzüntü duyuyorum’ sözleri ile ilgili Ünsal, “Ne deseydi Müdür? Kızlarla erkekler sarmaş dolaş alt alta üst üste bir coşku içinde olduklarından çok mutluluk duyuyorum deseydi, çok kabul mü görecekti?” diye konuştu.

Yorumlu-Yorum Programının tamamı:

Geçtiğimiz günlerde dediğimiz gibi atama dönemi tayin dönemi, bazı müdürlerimiz geliyor, bazı müdürlerimiz gidiyor, bazı idareciler tayin oluyor. Düzce Belediye Başkanı Sayın Faruk Özlü Belediyeye Yaşar Özdemir isimli bir koordinatör atadı. Tabandan, partiden, oradan buradan değişik sesler yükselmeye başladı. Acaba neden böyle oluyor? Diye bir tartışma konusu oldu. Ben şunu biliyorum bir gün özel bir sohbette detayına girmeyeceğim ama Sayın Faruk Özlü dedi ki Düzce’de çok itibar ettiğimiz, çok ehemmiyet verdiğimiz insanların yaklaşımlarını, hallerini hareketlerini gördükten sonra hiç itibar edilecek insanlar olmadığı kanısına vardık noktasında bir tespiti olmuştu. Burada bir ekiple yola çıktı. Bu ekipte değişik düzenlemeler yapma ihtiyacını hissetti ki burada yeni bir A takımına yeni bir isim dahil etti. Bunun en büyük özelliği şu yani koltuklara oturanlar siyasetlere, riyaset makamlarına ve iktidar makamlarına gelenler gidenler oraya ne için gidiyor. Davası için mi gidiyor? Vicdanı için mi gidiyor? Cüzdanı için mi gidiyor? Ne için gidiyor? Tabii bunu hemen anlamak mümkün değil. Düzce Belediyesinde insanlar, Başkan Faruk Özlüye yaklaşamıyoruz, anlatamıyoruz, tabii vatandaşta seçtiği insanı yanında görmek ister. İki buçuk sene çalışmaydı, projeydi bir şeyler ortaya çıktıktan sonra, şu anda da sahaya da indi. İnsanlarla, toplumla, esnafla, vatandaşla, seçmenleriyle ona oy verenlerle birebir iletişimler kurduktan sonra, böyle bir ihtiyaç hissettiğini düşünüyor. Önümüzdeki günlerde bu temaslarda bulunduktan sonra, daha çok değişiklikler olacağını da ön görüyoruz. Çünkü sayın özlü naif bir kişilik, kibar bir insan. Herkesi dinleyen, herkese kucak açan, menfi ve müspet neticeleri ne olursa olsun mutlaka görüşen, onları dinleyen bir insan. Şimdi bu naifliği, bu zarifliği, bu iyi niyeti zaman zaman etrafında dar bölgeye kıstırılarak, dar bölgede az olsun öz olsun bizim olsun mantığıyla beraber, birçok toplumdan gelen sesi, talebi endişeyi veya şikâyeti övgüyü yeteri kadar alamadığını gördü ki; sahaya indiğinde bunları daha net gördü. İnsanlar her şeyden önce çok şey beklemiyorlar. Dr. Faruk Özlü Düzce’nin çehrelerini değiştirecek adımlara yatırımlara imza atıyor. Bugün yüz milyonluk bir yatırım var ki; kırk seneden, elli seneden beri Düzce’nin su meselesine, hiçbir yatırım yapılmamış. Yani Düzce’ de şebekeye pompalanan suyun, yüz litre suyun, elli litresi evlere dağılıyor, işyerlerine dağılıyor. Suyun yarısı yolda patlak, çatlak yerlerden başka yerlere gidiyor. Bu ve buna benzer güzel yatırımlar var, ama anlatılmıyor ve propaganda neticesinde az olsun, öz olsun bizim olsun diyen anlayış, bunu çok başarılı insanlar şunu diyor bunu diyor, hep diyorlarla idare ederken, bugün sahaya indi. Bu Düzce adına seçmen adına, siyaset adına çok güzel bir adım. Çünkü insanlar yoldu, suydu ve buna benzer hizmetleri zaten alıyorlar, belediyenin asli görevi. Asıl olan Başkanlarını yanlarında görmek, arzu hallerini anlatmak, duygularını paylaşmak. Bir Başkan geldiğinde mutlu olmak. İnsanda nefis var, duygu var, her şey var. Onun gelmesi çevresine karşı sunduğu değerlere karşı güç verecektir ve burada böyle bir adım attığı için sayın Dr. Faruk Özlüyü tebrik ediyoruz. Gerçekten tabana inmeye başladı. Bunun zaman içerisinde, kendisi ve siyaset makamı bunun artılarını görecektir. İkincisi yeni bir atama dedik ya; bu atamada Yaşar Özdemir Disiplin Kurulu Başkanlığı yapmış ve Düzce’de birçok noktada çok güzel diyalogları olan bir insan. Bugün Yaşar Özdemir’in en iyi özelliklerinden bir tanesi de hukukçu olması ve tahsilat noktasında çok iyi becerikli olması ve kendi rüştünü ispat etmesi noktasında bir avrosu var. Buradan baktığınızda Belediyenin işlerinde hukuk sisteminde tahsilat biriminde öyle bir düzensizlik darmadağınık ki; evet bütçe düzeldi, maaşlar gününde ödenmeye başlandı, ama akabinde burada tahsilat noktasında, düzen noktasında iletişim noktasında, koordinasyonda bir eksiklik var ki; bu böyle oldu. Hayırlı olsun. Bizde şöyle bir anlayış var. Birisi bir yere geldi mi, atandı mı amir memur, bizim işimize geliyorsa hani canımız istiyorsa hani ayıya sormuşlar ya her zaman anlattığımız şey bu sene armut nasıl olacak? Bol olacak demiş, ballı olacak, sulu olacak demiş. Nereden biliyorsun? Canım öyle istiyor demiş. Canımızın istediği bir adam gelirse, yere göğe koymayız. Ama canımızın istemediği bir adam gelirse, yerden yere vururuz. Bir ölçümüz yok, bir tartımız bir kriterimiz yok. Burada kriterleri toplum adına baktığımız zaman biz mutlu oluruz. Ama kişisel ve menfaatsel olarak baktığımızda mutsuz oluruz. Beklentisi çok olanlar çok mutsuz olurmuş. Yaşar Özdemir’ e inşallah Belediyede çalışmalarından dolayı, yapacak olduğu hayırlı hizmetlerden dolayı hayır niyetiyle başarılar diliyoruz.

Birde Milli Eğitim Müdürlüğünde Murat Yiğit memleketine Samsun’a Milli Eğitim Müdürü olarak gitti. Bize de Etimesgut Milli Eğitim müdürlüğü yapan Tamer Kırbaç geldi. Burada hemen bir algı başladı. Kızlarla erkeklerin aynı merdiveni kullanmasından dolayı üzüntü duyuyorum, sınıflardan bozma yurtlarda kalınıyor. Kızlarla erkekler altlı üstlü aynı yerlerde kalıyor. Bundan mutsuz oluyorum diye bunun bir algısı başladı. Ne deseydi Müdür? Kızlarla erkekler sarmaş dolaş alt alta üst üste bir coşku içinde olduklarından çok mutluluk duyuyorum deseydi, çok kabul mü görecekti? Bu algıyı yapanlar, yeni atanan Milli Eğitim Müdürüne kızlarla erkeklerin aynı merdiveni kullanmasından dolayı üzülüyorum demesi yerine seviniyorum deseydi alkışlanacak mıydı? Sarmaş dolaş gezsinler karşılıklı odalarda kalsınlar mı demesi lazımdı? Bizde şu var; hani demokrasi diyoruz ya, toplumun çok az bir kesimi çok ses çıkarıyor. Toplumun birçok kesimi İl Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç gibi düşünüyor, ama ses çıkarma konusunda evet bu Müdür Bey doğru söyledi arkadaş eleştirilmiş, ben çalışacağım Müdürleri kendim seçerim nasıl der? Nasıl demez ya? Bir özel sektörde işine gelmeyen bir çalışanı atıyorsun. Sana uymayan senin istediğin gibi hareket etmeyen biri için, bir günde istediğin tasarrufu kullanıyorsun. İl Milli Eğitim Müdürü veya Vali veya başkan istediği ekiple çalışmalı. Niye? Bir şey olduğu zaman orada ki adamdan sormuyorlar ki. Menfi de müsfet de mevki amirine, Kurum amirine, kurum yetkilisine hesap soruluyor. Çalıştığım adam istediğim gibi çalışmıyor, benimle aynı dili konuşmuyor, aynı duyguyu paylaşmıyoruz. Peki, ben bu adamı burada tutmak zorunda mıyım? Değilim, aynı dili konuştuğum, aynı duyguyu paylaştığım biri ile çalışırım. Davulu boynuna as, tokmağı başkasının eline ver, böyle bir şey olabilir mi? Davulu da ben çalacağım, tokmağı da ben vuracağım. Çünkü çıkan ses benim boynumdan çıkıyor. Bu işin artısı da, eksisi de benden soruluyor. O zaman ben istediğimle çalışırım. Ondanda eleştirmişler ve en önemlisi burada şu var. Hz. Ali’ nin güzel bir sözü var diyor ki; bir memlekette namuslular namussuzlar kadar cesur olmadan, o memleket iflah olmaz. Ben Düzce’ye yeni atanan İl Milli Eğitim Müdürünün söylediği kızlarla erkeklerin aynı yerde, aynı merdivende, aynı binada altlı üstlü kalmasından üzüntü duyuyorum sözünü, Düzce’de ve bu toplumda genel anlamda çok büyük bir kabul gördüğüne inanıyorum ki; böyle. Buna inanmayanlar var, bunların sesi çıkıyor. Bu sözün doğru olduğuna, inananların sesleri çıkmıyor. Bugün buradan o ses çıktı. Buna inanan herkesin adına çıktı. Kaldı ki; birde şu var; İt ürür kervan yürür diyor ya, güzel bir söz var. Şimdi burada önemli olan şu bizim geleneğimizde göreneğimizde inancımızla değerlerimizle yaşayamama zafiyetimiz elimizde var. Evet bu bir kusur bir eksik. Ama sistemsel olarak, yapısal olarak ve yürüyen yapı olarak, bizim milli, manevi, gelenek, görenek ve asaletimize uygun bir sistemin yürürlükte olması lazım. Kişilerin özel hayatları, özel bakışları önemli değil. Ama sistemin bu değerlerle örtüşmesi lazım.  Düzce’ye gelen İl Milli Eğitim Müdürü Sayın tamer Kırbaç, hoş geldin, sefa geldin. Güzel geldi. Dediklerinde doğru. Buradan sizi buraya kim tavsiye etmişse, kim tavassup ettiyse, doğru tavassup etmiş. Bu memleketin geleneğinde, göreneğinde, milliyetinde, maneviyatında, şu anlamda söylediğiniz her söz, attığınız adım, takındığınız tavır isabetli ve yerinde. Kim ne derse desin, duymamak lazım. Çünkü siz ve sizin makamınızda olanlar, bu öğrenciler yan yana gitsin üzülmüyorum, seviniyorum dese de, bunları beğendiremezsiniz çünkü aynı dili konuşan, aynı duyguyu paylaşan insanlar değil bunlar. Bunlar farklı düşünüyorlar. Evet, oda toplumun bir zenginliği, ama bunun söylendiği yerde, mekanda hani Hz. Mevlana diyor ya; her söze söylenecek cevabımız var; ama lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye? İdeolojiden söylenen, farklı hesaplardan söylenen, toplumun genel değerlerine söylenen bu memleketin milli değerlerine, manevi değerlerine asaletine, bu milleti yüce yapan toplum yapan millet yapan Dünya tarihinde yer edinen değerlere uymayan, ifadelere muhalif olanlara, devam siz zaten Habil ile Kabil biliyorsunuz Hz. Adem atamızın babamızın iki oğlu vardı. Birisi Habil diğeri kabil. Habil Kabil tarafından öldürüldü. Bir iyi var, bir kötü var. İyi her zaman olacak, kötü her zaman olacak. Siyah olmadan beyazın anlamı olmaz. Gece olmadan gündüzün anlamı olmaz. Diyecekler, konuşacaklar bunun bir anlamı olmaz. Burada diyecek tek bir şey var; Siz doğru olun Doğrular sizi bulur. Bu memleketin milli, manevi, ahlaki değerleriyle dertlenmeyen adamların lafı, suyun üzerinde yazılan yazı gibi kalır. Yazsınlar çizsinler. Allah inşallah bu memlekete, bu millete, hizmeti ibadet gibi gören insanların en hayırlısı insanlara, faydalı olan zihniyetindeki idarecilerin sayısını arttırsın inşallah. İki tane ayyaşın, bir tane berduşun lafıyla bu memlekete yol verilecek hal günleri bitti artık.            

banner844
Yorumlar (7)
Tesisatcı 3 hafta önce
20 yıldır mensup olduğun parti yönetememiş ki su hatlarına yatırım yapmamış bakan bey
Aa 3 hafta önce
Doğru olmak kalmadı. Torpil arıyoruz.
DAL 3 hafta önce
ÖZLÜ TABANA İNSEN NE OLUR DİBE DALSAN NE OLUR HİKAYE
AKPINAR 3 hafta önce
Bir yığın laf kalabalığı Utanmadan arlanmadan konuşabiliyorsunuz mevcut yönetim 20 yıldır görevde neden yapmadı ya laf olsun diye boş boş konuşuyorsunuz bir tane eseriniz yok memlekette ne kadarar üçkağıtçı emek hırsızı varsa organizede bununlamı övüneceksiniz.
Metin 3 hafta önce
Sokakları caddeleride ayırsanıza Sadullah Bey iyice çığırından çıktınız artık.
Akif 3 hafta önce
Belediyenin hukuk müdürlüğü yokmu acaba?o zaman onlar başarısızki başka bir hukukçudan medet umuyorlar…..
Murat 3 hafta önce
Döndün dolaştın sözü iki ayyaş'a getirdin..kim bu iki ayyaş bunu açıklamak zorundasın.korkmadan erkekçe ve yiğitçe kim bu iki ayyaş..tabi yüreğin yetiyorsa isim vererek açıkla..açıklamazsan tüm bu ifadelerinin hiç bir degeri kalmayacak,havaya üfürmüş olacaksın.