banner851

banner614

“YAŞAMI ÇEKİLMEZ HALE GETİRMEYİN”

banner619

Düzce Üniversitesi Hastanesi’nden Prof. Dr. Numan Konuk, pandemi sürecinde ailelerin çocuklarını okula gönderip göndermeme konusunda kararsızlık yaşadığına dikkat çekerek, “Biz kötü senaryoya göre hareket etmeli, tedbirli olmalı; ancak bu tedbirlerin de yaşamı çekilmez hale getirmesine müsaade etmemeliyiz.” dedi. Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların ebeveynlerinin duygu ve davranışlarını taklit ettiğini belirten Prof. Dr. Konuk, anne ve babalara korku ve kaygılarını kontrol altında tutma tavsiyesinde bulundu.

banner846
Gündem 03.09.2020, 13:57 04.09.2020, 18:26
2351
“YAŞAMI ÇEKİLMEZ HALE GETİRMEYİN”
banner844

Düzce Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Numan Konuk, koronavirüs sürecinin çocuklara etkisi üzerinde durarak, başlaması planlanan yüz yüze eğitim dönemi öncesi ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

Koronavirüsün tüm dünya çapında eğitim hayatını da olumsuz etkilediğine dikkat çekerek açıklamasına başlayan Prof. Dr. Konuk, “180 ülkedeki okul çağı çocuklarının yüzde 90’ı -ki yaklaşık bir buçuk milyar- okul çağı çocuk, pandemi nedeni ile okullarının kapatılması gerçeği ile yüz yüze gelmiştir. Bazı bilim çevrelerinde gerekliliği ve olumlu etkileri tartışılsa da pandeminin yayılmasını önlemek maksadı ile acil koşullar altında alınan okulları kapatma tedbiri; çocukların hem bedensel hem ruhsal, hem de sosyal hayatlarına tesirleri olduğu açıktır.  Çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerinin gelişiminde gerileme olabileceği gibi özel bazı ruh sağlığı bozuklukların sıklığında artışlar olabileceği öngörülmekle beraber, bilimsel açıdan elde henüz olumsuz gelişimi doğrulayan veriler eksiktir.” şeklinde konuştu

“Aileler pandemi sürecine öncelikle kendilerini adapte etmeli”

Okul çağı çocukların yaş ve eğitim düzeylerine göre; anlayış kabiliyetleri, soyutlama yetenekleri ve icra edebilme kapasitelerinin farklılıklar gösterdiğine vurgu yapan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Konuk, “İlkokul okul öncesi ya da orta öğretim öğrencilerinin bu konudaki ihtiyaçları farklı farklıdır. Elbette aileler pandemi sürecine ve bu süreçte yapılan düzenlemelere öncelikle kendilerini adapte etmek daha sonra çocuklarına yönelmek durumundadırlar. Okul çağı çocukları ailelerin vesayeti altındadır. Tıpkı uçaktaki bir tehlike ile karşılaşıldığında şahsın çocuklarından önce kendini öncelemesi gibi… Aksi durumda kendisinden sorumlu yegane bakım kaynağını da yitiren çocuğun eğitiminin planlanması ihtiyacı da dahil pek çok ihtiyacı karşılıksız kalacaktır.” şeklinde konuştu.

Ülkemizdeki eğitim sisteminin pandemi olmadan önce de değişik yaş gurubundaki okul çocuklarının uyum kapasiteleri, stres karşısında zorlanma ve baş etme becerileri konusunda hem teorik hem pratik olarak ciddi bir tecrübeye sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Konuk, “Bu anlamda eğitimci profesyonellerimiz olan öğretmenlerimizin yönlendirmeleri, öğrencilerin can kulağı ile dinlemesi ve yapıcı olunması hem ebeveynler hem öğrenciler için daha faydalı sonuçlar doğuracaktır.” dedi.

“Daha soğukkanlı davranılması uygun olur”

Bu süreçte korku ve kaygı duyan çocuklara yaklaşım ile ilgili de bilgiler paylaşan Prof. Dr. Konuk, “Zorlama hiçbir koşulda doğru değildir. Ancak olağan zamanlarda bile okul fobisi ayrılık anksiyetesi gibi ruh sağlığı problemleri varlığında çocukların okula gitmelerini temin etmek zorlayıcı bir mesele olabilmekte. Şimdi üstüne salgınla ilgili hem de değişken düzenlemelerin varlığında daha soğukkanlı davranılması uygun olur. Sabırlı ve temkinli olunması ve bu durumların uzun yıllar sürebileceği göz önüne alınarak büyük beklentilere girilmemesi de yatıştırıcı ve faydalı bir yaklaşım olarak zikredilebilir.” dedi.

“Kaygı bozukluğu varsa muhakkak uzmandan görüş alınmalıdır”

Özellikle ilköğretim çocuklarının ebeveynlerin duygu ve davranışlarını taklit ettiğini belirten Prof. Dr. Konuk, “Ebeveynler kendi korku ve kaygılarını kontrol altına alması bu konuda oldukça mesafe alınmasını sağlar. Özel ve nitelikli kaygı bozukluğu da varsa muhakkak çocuk ruh sağlığı uzmanlarının görüşlerinden de yararlanılmalıdır.”

“Konuşmaktan, iletişimden kaçınmamalı”

Pandemi dönemi ile birlikte hayatımıza giren kontrollü sosyal yaşam kurallarına çocukların adapta edilmesi süreci hakkında da açıklama yapan Prof. Dr. Konuk, “Herhangi bir konuda çocukların öğrenme becerisi nasıl işliyorsa pandemi ve tedbirleri hakkında aşağı yukarı aynı öğrenme becerilerini gösterebilirler. Hatta bazen çocuklar daha hızlı öğrenip adapte olabilirler. Konuşmaktan, iletişim kurmaktan kaçınmamalıdır. Özel olarak problem gözlenen çocuklar için ise ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.”  

“Pandemi sırasında çocuklarımıza odaklamanın faydalı olacağını düşünüyorum”

Ailelerin pandemi sürecinde çocukları okula gönderip göndermeme kararının pek çok değişkenden etkilendiğini dile getiren Prof. Dr. Konuk, açıklamasını, “Son olarak çocukların virüsü okuldan mı aileden mi kaptığı ya da taşıyıcı potansiyeli olup olmadığı gibi doğrudan koronavirüs ve pandemi ile ilgili pek çok bilgi eksiğimiz var. Biz kötü senaryoya göre hareket etmeli, tedbirli olmalı; ancak bu tedbirlerin de yaşamı çekilmez hale getirmesine müsaade etmemeliyiz. Çocuk yaş grubunun yüzde 10-15’i ruh sağlığı bozukluğu nedeni ile tedavi görmektedir. Aslen bu sayının tedaviye çeşitli sebeplerle ulaşamayanlar da göz önüne alındığında yüzde 30-40’lara kadar çıkacağı düşünülmektedir. Salgın olmadığı dönemlerde dahi çocuk ruh sağlığına ihtimam gösterilmesi gereken bir konu iken; pandemi sırasında biraz daha dikkatimizi geleceğimiz olan çocuklarımıza odaklamanın faydalı olacağını düşünüyorum.” şeklinde tamamladı.

Yorumlar (1)
Hizli ulasim die yaptigin 12 ay önce
Beyciler