KREMPARK AVM DÜZCE’NİN BİR NUMARALI GÜNDEMİ OLMALI!

Abone Ol

Pazartesi günü Krempark AVM ile ilgili ifadelerde bulunduk. Kamuoyunda çok hassas aslında. ‘Hani bir musibet bin nasihatten evladır.’ derler. Biz de bu musibet gelmeden nasihatta bulunmak gibi bir acziyete düşmeyelim. Ancak bir tespit yapalım.

Şimdi ya biz anlatmakta zorluk çekiyoruz veya anlattığımız insanlarda anlama zorluğu var. Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Diyoruz ki bu AVM, bugünkü şartlarda insanın mal ve can güvenliğini riske atan bir yerleşke. Bu net. Cumhurbaşkanlığının genelgesine uymuyor. Yangınla ilgili yukarıda biliyorsunuz restoranlar var. Allah muhafaza bir yangında kimin canı yanar, kimin malı gider onu bilmiyoruz. Ancak bir de doğru var. Doğru da şu: Biz bunu gündeme getiriyoruz.

BU İŞİ FARUK ÖZLÜ’DEN DAHA İYİ YAPACAK VARSA GELSİN

Efendim, sosyal medyada bizi dinleyen, anlayan, anlamayan insanlar veya vatandaşlar değerlendirmede bulunuyor. “Sen ne kadar yalakasın, Faruk Özlü’ye öyle diyorsun, bunu savunuyorsun.” Ya Faruk Özlü’yü bir ben savunmuyorum ki. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili Talih Özcan diyor ki ‘Düzce’de AK Parti’nin içinde bu işi Faruk Özlü’den daha iyi yapacak olan varsa gelsin. Ben şu anda bunu, yaptıklarını destekliyorum yatırımlarla beraber.’ Bir ben demiyorum. Bu muhalif bir partinin milletvekili. Yani bu milletvekiline ‘talihsiz Talih’ diyenlere, efendim milletvekili bugün diyor ki Düzce için çok büyük değerden bahsediyor. Ha ben katılıyor muyum? Evet katılıyorum.

BUNUN ŞAKASI MÜSAMAHASI YOK!

BU İŞİ DÜZELTMENİN İKİ YOLU VAR…

Ancak Faruk Özlü’yü de eleştiriyoruz. 78 seneden beri niye müdahale edilmedi buraya? Niye böyle olmadı? Ama Kartalkaya yangını… Netice itibariyle bu konunun iki tane çıkar yolu var. Bir, burayı işletme sahibi ilk ruhsatlandırdığı imara uygun hale getirir. İmar izni alır, yapı kullanma belgesi; ikisi de aynı şey. Veya kendisi kapatır, tadilata girer, olması gerekeni yapar. Ama bunun havada kalır, tavada pişer yönü yok. Bunun şakası da yok. Bunun müsamahası da yok.

Eğer bugün Düzce Belediyesi buraya bir AVM olmasaydı, orayı farklı bir alanda değerlendirseydi daha büyük kazançlıydı. Olmuş, etmiş, eğlenmiş, yapılmış, gidilmiş, bir yerlere uyarlanmış, birileri uyarlanmış, bu iş hale yola girmiş. Ancak şu anda bu gündem, bir neticeye varıncaya kadar bütün Düzce basınının gündeminde olması lazım. Hepimizin bir akrabası var. Hepimizin bir yakını var, evladı var. Oraya gittiği zaman orada bir sıkıntı olursa bunun bir karşılığı var. Yani insani karşılığı var, vicdani karşılığı var. Biz insani ve vicdani değerlerde bu karşılıkta üzerimize düşen kamuoyu görevini yapmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımı da Düzce’deki basındaki arkadaşlarımı da bu hassasiyete davet ediyorum. Burada gerçekten ama gerçekten çözülmesi gereken bir problem var. Bu problemi de hani çarpmayı, çıkarmayı, toplamayı çok iyi bilip de bölme işlemi gelince şaşıran kafayla çözmeniz mümkün değil. Fedakârlık yapmanız lazım; maddi fedakârlık, manevi fedakârlık yapmanız lazım ki oradaki insanların, gelen gidenin veya oradaki esnafın, oraya emek verenlerin hakkı yerine gelsin.

Krempark AVM, Düzce’nin, Düzcelinin, basının gündemi olmalı. Gündem bu olmalı. Sadece bize özel bir şey gibi görmemeli. Buradaki hassasiyeti herkes görmeli. Herkes bu konuyla ilgili işletmenin kendini düzeltmesi için, buradaki mevzuatlara uyması için gerekli düzenlemelerin maddi ve manevi fedakârlıklara katlanılarak yapılması için kamuoyu oluşturmalı. Başka bir şey yok bunda.

BU SİYASİ CEHALETTİR, HUSUMETTİR!

Şimdi Akçakoca Belediye Meclisi’nde bir tantana oldu. Aslında siyaseten cehaletin insan olarak izahı çok zor. Herkes insan oluyor ama herkes siyasetçi olmuyor. Akçakoca’da ve Düzce genelinde özellikle de iktidarda siyaset iş bilmeyenin elinde, hal bilmeyenin elinde, strateji bilmeyenin elinde. Şimdi seçilmiş bir belediye meclis üyesi. Belediyenin harcamalarıyla ilgili bir beyanda bulunuyor mecliste. 800 bin lirayla 8 milyonu ayırt edemeyen bir kafayla konuşuyor. Diyor ki ‘8 milyonluk altın alınmış.’ Bir yıl boyunca alınan altın, belediyeden ayrılanlara, bir briç turnuvasındakilere ve belediye başkanını temsil ederken düğünlere gittiğinde taktığı altın toplam 800 bin lira. Ama bunu AK Partili belediye meclis üyesi 8 milyon olarak söylüyor.

BAŞKAN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERDİ ÖZÜR DİLEDİ YA SİZİN YALANINIZ NE OLACAK?

Şimdi gel de kızma bu işe, gel de sinirlenme, gel de tepki verme karşındaki belediye başkanı ama insan. Ve il başkanı, AK Parti’nin il başkanı racon kesti tabiri caizse. Nasıl bir raconsa dedi ki ‘özür dileyecek’ Evet, Fikret Albayrak’ın Akçakoca halkından bir özür dilemesi lazımdı. O kadar agresif olamaz bir belediye başkanı da. Ancak senin belediye meclis üyen ve partinin veya ilçe başkanın ya da sen de bir özür dile. Milletin gözünün önüne baka baka yalan yanlış konuştunuz. Bunun özrü ne olacak?

Yani bir insan bir konuya tepki veriyor ama tepki verdiği zaman neden tepki veriyor, iyi bakmak lazım. Akçakoca Belediye Meclisi’nde AK Partili meclis üyesinin 800 bin lirayla 8 milyonu ifade etmesi ya manipülasyondandır ya cehalettendir veya husumettendir. Bunda kusur aramıyorum, kasıt arıyorum. Belediye başkanı da buna tepki verince ortalık karıştı tabii. Öncü’de arkadaşlarımız başkanın açıklamalarını koydular ama bu ve buna benzer manevralar siyasi beceriksizlik, siyasi cehalet.

Kimlerin elinde? AK Parti’nin Akçakoca’da ve Düzce’deki iradesi kimlerin elinde? baktığınız zaman tablo ortaya çıkıyor. Ha ben kimsenin kişiliğiyle, şahsiyetiyle, ahlakıyla işim yok ama beceri, strateji, akıl ve siyaset birikiminden yoksun adamların elinde. Özellikle de Akçakoca’da ve bunu da gördük hep beraber.

Bir bakın ya dün neydi, bugün ne oldu? Dün Cumhur İttifakı’nda MHP’li bir belediye başkanında olan Akçakoca Belediyesi bugün ne hale geldi? Belediye kazanımlarına başladı, hesapları düzelmeye başladı, maaşlar alınmaya başladı. Allah adama sorar, sırf Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı diye manipüle edecekseniz o inandığınız mukaddes değerler adamı ters yüz çevirir. Siyaseten de çevirir, insan olarak da çevirir. Hak var. Bu hakkı, kul hakkını ve hakikati; dünya ve ahireti mukaddes insanlar, mukaddesata inanan insanlar ağzında emanet olarak değil de yüreğinde asalet olarak yaşasınlar, konuşsunlar. Emanet olmuş bu bence.

Şimdi Ayşe Keşir hanımefendi Düzce milletvekili. Düzce’nin geldiği siyasi tablo, Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilinden CHP milletvekiline kadar kayıpların, kazançların bütün müsebbibi, orkestra şefi Ayşe Hanım’dır. Düzce’yi dizayn Ayşe Hanım’dır. Düzce’yi siyaseten getirdiği nokta belli. Ben de kendisiyle pek hukukum olmaz. Gördüğü yerde pek nazar itibara alındığımı zannetmiyorum.

YİĞİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME

Ama Ayşe Hanım bir çıkış yaptı. Hani ‘yiğidi öldür hakkını yeme’ derler ya. Yedigöller yolu konusunda Düzce’nin ve Yığılca’nın o bölgenin makus talihini değiştirecek bir kader noktasında adım attı. Kendisini bu olaydan dolayı, Yedigöller yolu ve girdiği mücadeleden dolayı tebrik ediyorum Ayşe Hanım’ı. Ve işgüzârlık yapan bir MHP’nin Bolu il başkanı var. O da tabii kendi tabanına şirin görünmek için tribünlere oynuyor, siyaset yapıyor.

BU KAVGADA ARKASINDAYIZ

Ama Ayşe Hanım bu duruşuyla beraber aynı şekilde Yığılca yolunda da durmalı. Aynı mücadeleyi orada da vermeli. Belki de veriyordur ama Yığılcalılar bu işten memnun değil. İkna da olmadılar, tatmin de olmadılar. Ancak Ayşe Hanım’ı eleştirirken başka konularda eleştirebiliriz ama özellikle Yedigöller, Düzce’nindir, işte bizimdir. Bolu’nundur, beraberdir. Bu yolla ilgili ortaya koyduğu kavgada sonuna kadar arkasındayız. Memleket adına, Düzce adına, Yığılca adına tebrik ediyorum.

Her konuda böyle olursa siyasetin ahır vakti derler ya artık bitiyor. Tabii Ayşe Hanım’ın siyaseti bitiyor, devri de bitiyor. Şurada 2027’nin Kasım ayında seçimlerden sonra çok şeyler değişir Düzce’de. Ancak son günlerde, son zamanlarda Düzce için verdiği bu kavga için kendisini tebrik ediyoruz ve kavganın da arkasındayız. Başka konularda eleştirebiliriz. Ve bugün Düzce’de siyasetin geldiği, AK Parti’nin başarılı ve başarısızlık notunun altındaki onay makamı Ayşe Hanım’dır. Başarılıysa başarı Ayşe Hanım’dadır, başarısızsa yine Ayşe Hanım’dadır. Ancak bu konudaki desteğimizi alenen bilinmesini istiyoruz.

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN