banner851

banner614

GELECEK AYLARDA NELER BEKLENİYOR?

80 bin kişinin hala aşıya yanaşmadığı Düzce’de, artan vaka sayısı hastanelerdeki doluluk oranını arttırıyor. Uzmanlardan ise bu kritik süreçte az da olsa umutlar yeşerten açıklamalar geliyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Azap, "Aşıdan kaçan bir varyant çıkmazsa beklentiler 6-9 ay içerisinde pandemik dönemin sona erip, artık Kovid-19'un endemik bir hastalık olacağını gösteriyor." dedi.

banner619
Sağlık & Çevre 10.09.2021, 18:00
1354
GELECEK AYLARDA NELER BEKLENİYOR?

Düzce’de koronavirüs salgınıyla mücadele için halkın yoğun olarak bulunduğu noktalara aşı uygulama stantları kurulmaya devam ediyor. İlk aşıda maviye ulaşılsa da vakada hala riskli gidişatın devam ettiği kentte, tedbirlere sıkı sıkı uyulması için yetkililerden çağrı üstüne çağrı geliyor.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, salgın sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Geçen yılki vaka ve ölüm oranlarıyla şu anki oranlar benzerlik gösterse de insanlarda bir rahatlama görülmesi hakkında Azap, salgına dair toplumda bir kanıksama yaşandığını ve farkındalığın çok azaldığını kaydetti.

Bunda, salgın sürecinin uzaması, yeni eklenen varyantlar nedeniyle insanların "Bu hastalık bitmeyecek, yaşantımıza devam edelim." düşüncesinde olması, aşıların kullanıma girmesiyle insanlarda güven duygusunun oluşmasının da etkili olduğunu söyleyen Azap, bu sorunların, bilimsel bilgilerin doğru yorumlanıp insanlarla açık ve doğru şekilde paylaşılmasıyla üstesinden gelinebileceğini ifade etti.

“Artık aşıların da etkisinde kaçabilen yeni varyantlarla karşılaşılabilir”

Bilimsel verilerin, salgının bu şekilde hızla yayılmaya devam etmesi halinde virüsün de değişmeye devam edeceğini gösterdiğini aktaran Azap, artık aşıların da etkisinde kaçabilen yeni varyantlarla karşılaşılabileceğini, bu nedenle bütün dünyada pandemi kontrol altına alınana kadar salgının olabildiğince baskılanması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Azap, belki salgının ilk çıktığı zamanlardaki kadar sıkı önlemler alınamayabileceğini, aşılama devrede olduğu için bunlara gerek de olmadığını belirterek, durumlara ve kişilere özel önlemler almanın artık daha doğru olduğunu ifade etti.

“Kendilerini korudukları zaman bütün toplumu koruyorlar”

Mutlaka önlem alınması ve hastalığın toplumlarda, insanlar arasında dolaşmasının olabildiğince azaltılması gerektiğinin altını çizen Azap, şöyle devam etti:

"O yüzden geçen seneyle karşılaştırdığınızda vaka sayıları çok benzerlik gösteriyor, aşılamaya rağmen. Bu aşıların etkisiz olmasından kaynaklanmıyor. Bu, önlemlerin fazla gevşemiş olmasından, kişilerin bireysel önlemlere uymamasından kaynaklanıyor. Şu bilinçle hareket etmesi lazım vatandaşların; kendilerini korudukları zaman en yakınlarından başlayarak, sevdiklerini, bütün toplumu koruyorlar. Bunu yaparak pandeminin bitmesini de sağlayacaklar. Yani dünyayı kurtarmış olacaklar. Aslında gerçekten tünelin ucunda ışık görüldü. Eğer aşıdan kaçan bir varyant ortaya çıkmazsa beklentiler -iyimser tahmin olsa da gerçekçi olduğunu düşünüyoruz-önümüzdeki 6-9 ay içerisinde pandemik dönemin sona erip, artık hastalığın bir endemik hastalık olarak, grip gibi tıpkı, insanlar arasında dolaşmaya devam edeceğini ve bizim bir miktar daha sosyal ve toplumsal yaşantıya dönebileceğimizi gösteriyor. Yani az zaman kaldı. Biraz daha dişimizi sıkmamız gerekiyor."

"Aşıların güvenliği o kadar gösterildi ki kimsenin kaygı duymasına gerek yok"

KLİMİK Genel Sekreteri ve Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz da yaptığı değerlendirmede, salgında gelinen noktanın aşılar nedeniyle umulduğundan çok daha iyi olduğunu çünkü aşılarla ölüm ve hastaneye yatışların engellenebildiğini söyledi.

Yavuz, aşı tereddüdü ve aşı karşıtlığı konularına ilişkin, "Aşı karşıtları Türkiye'de o kadar da büyük bir grup değil. 'Aşının istenmeyen bir etkisi olabilir mi bana.' diye aşı tereddüdü olanlar olabiliyor. Oysaki aşılar o kadar çok insana yapıldı ve aşıların güvenliği o kadar gösterildi ki gerçekten kimsenin kaygı duymasına gerek yok. Bunun net bir şekilde anlatılması lazım. Tereddüt duyanları ikna edebileceğimizi düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Mu", yakından izlenmesi gereken varyantlar kategorisinde

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, ilk kez Kolombiya'da tespit edilen ve Türkiye'de de 2 kişide görülen "Mu" varyantına ilişkin şu bilgileri verdi: "Delta şu ana kadar gördüklerimiz içinde en becerikli olanı. Çok hızlı yayılabiliyor diğerlerine göre. En büyük becerisi bu. Dolayısıyla dünyada da en baskın varyant haline geldi. Yani bir varyantın becerisi esas olarak ne kadar yayılabildiğiyle ölçülüyor. Tabii aşıdan kaçabilmesi de ayrı bir becerisi oluyor. 'Mu', deltanın 'ülkelerde çok yayılabilme' başarısını gösterebilmiş değil. Ama tamamen de bırakılabilecek, ilgilenilmeyecek bir varyant da değil. Endişe oluşturanlar var 4 varyant. Bu da 'yakından izlenmesi gereken', 'her an sıkıntıya ulaşabilecek' kategorisinde. O nedenle yakından incelememiz, genomik analiz yüzdemizi artırmamız gerekiyor. Şu anda izlemede. 'Mu' için kaygılanıyoruz ama şu anda delta kadar bize sıkıntı oluşturmadığını söyleyebiliriz. Oluşturacak mı ileride göreceğiz ama beklenmiyor. Deltayla 'Mu'nun birlikte olduğu yerlerde delta genelde 'Mu' varyantını da baskılıyor gibi görünüyor."

(ÖNCÜ HABER/AA)

banner844
Yorumlar (1)
Rıza 2 hafta önce
Habere eklediğiniz resim neden eski? Yeni halini yayınlayacak cesaretiniz yok değilmi ?şehir merkezi aylardır rezil durumda sizde rezil basın oöarak üzerine gidemiyorsunuz.