banner851

banner614

KETEM’DE TÜM TARAMALAR ÜCRETSİZ

Türkiye'de her yıl 233 bin kişiye kanser teşhisi konulurken, 126 bin hasta hayatını kaybediyor. Kanser vakalarında ilk sırayı alan meme kanseri hakkında Öncü TV’de ekranlara gelen ‘Canan Üstüner ile Güne Merhaba’ programında önemli bilgiler paylaşan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Meltem Pınar Karabel, meme kanserinin tedavisinde en güçlü silahın erken tanı olduğunu vurguladı. Erken tanı için en önemli aracın ise tarama yöntemleri olduğunu söyleyen Karabel, Düzce Atatürk Devlet Hastanesi yanında hizmet veren Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’nde ücretsiz bir şekilde 'tarama' programları uygulandığını belirtti.

Sağlık & Çevre 18.10.2021, 16:16 18.10.2021, 17:58
870
KETEM’DE TÜM TARAMALAR ÜCRETSİZ

Dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanserine dikkat çekilmesi amacıyla her yıl ekim ayında birbirinden farklı etkinlikler düzenleniyor. 'Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı' dolayısıyla Öncü TV sabah kuşağının ilgiyle takip edilen ‘Canan Üstüner ile Güne Merhaba’ programına konuk olan Düzce İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Meltem Pınar Karabel, erken evrede meme kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret etti.

“Herkes ‘Acaba ben kanser olabilir miyim?’ diye düşünmeli”

İlk olarak kanser hastalığı ile ilgili genel bir tanım yapan Karabel, şöyle konuştu: “Bu ay kanser farkındalık ayı, 2004 yılından beri Türkiye'de tüm dünya ile beraber etkinlikler yapılıyor. Çoğu zaman ağzımıza bile almak istemediğimiz bir kelime kanser. Bazen yakınlarımıza bahsederken ‘Hani şöyle bir hastalık var ya’ diye söylüyoruz. Keşke bu hastalık tamamen hayatımızdan çıksa ve tedavisi kesin bir şekilde olsa ve bir daha asla bahsetmesek ama maalesef şu anda biliyoruz ki bir gerçek bu. Bunu kabul etmemiz çok önemli. Herkes ‘Acaba ben kanser olabilir miyim?’ diye düşünmeli. Her insanın yaşı, cinsiyeti, yaşadığı yer, mesleğinden bağımsız olarak kanser olabilme ihtimali var. Kanser doku ve organların kontrolsüz olarak çoğalmasıyla birlikte ortaya çıkan bir hastalık. Covid 19 pandemisinde de maalesef yine ciddi bir hastalık olmaya devam ediyor. Taramalarımız bu noktada çok önemli. Bütün halkın başvuruları çok önemli. Maalesef Covid 19 pandemisinde kanser ‘Kenara çekilip ben biraz bekliyim, hastalık yapmayayım’ demiyor. Bunu farkında olmamız çok önemli.”

Meme kanserinden en önemli korunma yönteminin riski bilmek ve tarama yöntemlerine başvurmak olduğunu vurgulayan Dr. Meltem Pınar Karabel, “Bu noktada aile hekimlerimize danışabiliriz. Düzce için söylemem gerekirse kanser erken teşhis tarama merkezlerimiz (KETEM) pandemi boyunca açık ve aktif olarak çalışmaktayız. Merkezde bulunan sağlıklı hayat merkezimizin içinde KETEM birimi var. Atatürk Devlet Hastanesi'nin yanında yer alan ve üzerinde kocaman Covid 19 aşı merkezi yazan binanın içerisinde KETEM birimimiz var. Buraya aşı yaptırmak için geldiğinizde de uğrayabilirsiniz. Taramaların mutlaka olması gerektiğini vurguluyoruz.”

En önemli risk faktörleri neler?

Karabel, meme kanserinde bilinen en önemli risk faktörlerini ise şöyle sıraladı:  
“Maalesef değiştiremeyeceğimiz risk faktörlerimiz var. Bunlardan en baştaki kadın olmak. Kadın kanserleri içerisinde meme kanseri ilk sırada. Ve meme kanseri kanser ölümlerinde de ilk sırada. Erkekler kadınların yüzde 1'i kadar yakalanıyorlar bu kansere. Kadın olmak ciddi bir risk faktörü bu noktada. Yaş almak ve belirli kalıtsal genlere sahip olmak. BRCA1 ve BRCA2 gibi. Ailede meme kanseri öyküsü olması. 1. derece akrabalarında meme kanseri varsa bu kişiler daha risklidir. Bu benim hiçbir yakınımda kanser yok o zaman ben asla kanser olmayacağım demek değil. Her 10 meme kanseri kadından 8’inde meme kanseri öyküsü yok. O zaman hepimiz bu konuda riskli oluyoruz. Mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor. Kişinin bir memesinden kanser olması diğer memesi için de bir risk faktörü. Yoğun meme dokusuna sahip olmak risk faktörleri arasında. Erken adet görmek, geç menepoza girmek. Erken adet görmek derken özellikle 12 yaşından önce adet görmek, 55 yaşından sonra menepoza girmek ve göğüse başka tedaviler nedeniyle radyoterapi almış olmak bizim risk faktörlerimiz. Bunlar maalesef değiştiremeyeceğimiz özellikler. Bu gerçeklerin farkında olmak ve bu konuda daha temkinli olmak bizim için çok daha önemli.” 

“Yeter ki siz kararlı olun ve gelin”

“Gerekli önlemleri alarak kanserlerin 1/3'inden kanser olmadan kurtulabiliriz.” diyen Karabel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Değiştirebileceğimiz risk faktörlerimiz de var elbette. Sebze ve meyveden zengin, uygun şekilde hazırlanmış sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesi. Fiziksel aktivitenin arttırılması, sağlıklı kiloda olmak, tütün ve tütün ürünleri kullanmamak, alkol kullanmamak veya sınırlandırmak bizim için çok önemli. Bunu dışında da başka bir sağlık sıkıntısı yoksa bir annenin bebeğini 2 sene emzirmesi çok koruyucu olacaktır. Hemen şu anda kendi hayatımızla ilgili bir değişiklik yapmaya karar verelim. Ben kendi hayatım için ne yapabilirim diye düşünelim. Örneğin tütün kullanımı konusunda alışkanlığı bırakmak istediğinizde sağlıklı hayat merkezimizde sigara bıraktırma polikliniğimiz var. Ücretsiz olarak biz destek olmaya hazırız. Sağlıklı hayat merkezimizi arayarak veya gelip randevu alarak başvurabilirsiniz. Pandemide de hizmetimiz devam ediyor. Kesinlikle kapanmadı. Hatta pandemide risk oluşturduğu için çok daha önemli. Yeter ki siz kararlı olun ve gelin. Sağlıklı hayat merkezimizde çalışan diyetisyenlerimizden randevu alarak beslenme alışkanlıklarını değiştirebilir ve düzenleyebilirsiniz. Fiziksel aktivitenin arttırılmasındaki konusunda ise bugün hemen şimdi bir karar vererek kendi yaşınıza cinsiyetinize ve sağlık durumunuza uygun olarak bir fiziksel aktiviteye başlayabilirsiniz. Örneğin her gün veya hafta en az 3 dün belirli tempolarda yürüyüş yapabilirsiniz.”

“20 yaşından sonra tüm kadınlar kendi kendine muayene yapmalı”

20 yaşından sonra her kadının kendi kendine meme muayenesini mutlaka yapması gerektiğini vurgulayan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Meltem Pınar Karabel, “Her ay mutlaka elle muayene yapılmalı. Adet gören kadınlarda adetin başlangıcından sonraki 7.- 10. günlerde yapılmalı çünkü bu sırada meme dokusu kitlelerin ele gelmesi konusunda daha müsait oluyor. Menapozdan sonraki kadınlarda ise her ayın belli bir gününü belirleyerek yine her ay kendi kendine meme muayenesini yapması gerekiyor. Bunu ilk defa yapacak kadınlar, ilk başta alışık olmadıkları için ‘Acaba bu kitle miydi, değil miydi?’ diye arada kalabilir ama kendimizi tanımak bu noktada çok önemli. Kendi meme dokumuzu tanıdıktan sonra en ufak bir farklılığı fark edeceğiz. Meme muayenesi yapmadan önce ayna karşısına geçip meme görüntüsüne simetrik mi, dışarıdan görülen herhangi bir çekilme, çökme, portakal kabuğu görüntüsü şekil değişikliği, meme başında herhangi bir çekilme durumu var mı, bunlar kesinlikle bu şekilde kontrol edilmeli.” 

Muayene nasıl yapılmalı?

Muayenenin nasıl yapılması gerektiği konusunda kadınları bilgilendiren Karabel, “Sağ mememizi sol elimizle, sol mememizi de sağ elimizle kontrol ederken, 3 parmağımızın iç tarafıyla muayenemizi yapabiliriz. Meme başından başlayarak dışarı doğru yuvarlak hareketlerle veya koltuk altından başlayarak aşağı yukarı hareketlerle kontrolleri yapabiliriz. Öncelikle ben bütün kadınlara kendi meme dokusunu tanımasını söylüyorum. Sonra da olabilecek değişiklikleri erken fark etmeleri için bu çok önemli. 20 yaşından sonra bu kontrolleri tüm kadınların yapması gerekiyor.” 00,13,39
“Ben sağlıklıyım neden hastaneye gideyim?” demeyin

Kanser taramalarının önemi üzerine duran ve vatandaşları bu konuda farkındalığa davet eden Karabel, sözlerini şöyle devam etti:
“Tarama; hastalıkların kontrolü amacıyla henüz daha bulgusu olmayan kişilerin muayene edilmesi ve incelenmesidir. Sağlık taramaları hastalıkların erken tanınması ve buna bağlı olarak hastalık ve ölümlerin azaltılması amacıyla sağlıklı insanlara uygulanan programlardır. Maalesef şöyle bir yanılgıya sahip olabiliyoruz, “Ben sağlıklıyım neden hastaneye gideyim?” Bizim bu konuda başvuracağımız yer hastane değil. Sağlıklı hayat merkezindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’dir. Bizim burada taramayla yaptığımız tanı koymak değil. Sizin oradan alacağınız bir sonuç size kesin bir şekilde meme kanseri, rahim ağzı kanseri veya kalın bağırsak kanseri demiyor. Bunlar için riskli olabileceğinizi söylüyoruz biz. Daha sonra sizi bir üst birime sevk ediyoruz ve orada daha kesin bir sonuç elde edebilmeniz farklı testler uygulanıyor. 

“Taramalarda kesinlikle utanılıp çekinilecek bir durum yok”

Karabel, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’nde verilen hizmetler hakkında şu bilgilendirmelerde bulundu: “KETEM’de doktorlarımız, hemşirelerimiz ve röntgen teknisyenimiz sizi bu taramalar için bekliyor. Fiziki koşullar olarak gayet uygun. Covid 19 için maske, mesafe önlemlerimizi alarak hizmetimizi sürdürmekteyiz. Biz bu konuda hizmet vermek için her türlü yanınızdayız. Bir tanıyı geç almak maalesef o organın kurtulamaması veya daha ağır tedaviler almak var, bir de çok çok başında çözüm olabilmek var. Ben kesinlikle bu tarama programlarında erken tanı konan kişiler için sevinilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu taramalarda kesinlikle utanılıp çekinilecek bir durum yok. Ülkemizde de dünya üzerinde kullanılan en gelişmiş tarama yöntemleri kullanılıyor. Tıpta ayıp yoktur. Erkek ve kadın doktorlarımız her branşta hizmet veriyor. Ancak bizim KETEM de verdiğimiz hizmet gönüllülük esasına dayalı. Bu noktada dediğiniz gibi kişilerin en rahat olabilecekleri şekilde, eğer istiyorlarsa mahremiyet konusuna da dikkat ederek onların çekinebilecekleri noktalarda kontrol sağlayarak hizmet veriyoruz. Sadece burası nasıl bir yer diye bile bakmaya bile gelebilirsiniz.”

‘Hangi tarama bana uygun?’, cevabı www.kanser.gov.tr sitesinde

Sağlık Bakanlığı'nın kanserle alakalı www.kanser.gov.tr internet adresi olduğunu söyleyen Karabel, “Bu adrese girildiği takdirde herhangi bir kanser türüyle alakalı bilgi alabilirsiniz. “Hangi tarama bana uygun?” sekmesine girerek, hangi ulusal tema bana uygun kısmından kendi ilinizi, ilçenizi seçerek cinsiyet ve doğum tarihi bilgilerinizi girerek sorgulama yaptığınızda size uygun olan kanser tarama programını görebilirsiniz. Ardından size en yakın KETEM merkezlerinin adreslerini görebilirsiniz.” şeklinde konuştu. 

“Tarama programları tamamen ücretsiz”

KETEM’de 3 kanser türü için tarama yapıldığını kaydeden Dr. Meltem Pınar Karabel, şu ifadeleri kullandı: “Meme kanserinden bahsettim. Rahim ağzı kanserinde ise 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir smear ve HPV DNA taraması yapmaktayız. Kalın bağırsak kanseri taramasında ise 50-70 arasında erkek ve kadınlarda 2 yılda bir dışkıda gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi uygulaması şeklinde yönlendirme yapıyoruz. Bu bahsedilen tarama programları tamamen ücretsizdir. Gerçekten dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki testlerle aynı testleri yapmaktayız şuan. KETEM’e randevusuz bir şekilde ulaşabilirsiniz. Hafta içinde mesai saatleri içerisinde gelip muayene olabilirsiniz.”

“Şimdi kendimiz için sağlıklı kararlar alabiliriz”

Meme kanseri başta olmak üzere yaşla beraber kanser hastalığında riskin arttığına dikkat çeken Karabel, son olarak vatandaşlara şöyle seslendi:
“Unutmayalım ki sağlıklı seçimler yapmak elimizde. Tüm kadınlar olarak kendimize şunu söyleyebiliriz. ‘Meme sağlığım için sağlıklı seçimler yapabilirim, ideal kilomu koruyorum, düzenli olarak egzersiz yapıyorum, alkolden uzak duruyorum, sigara kullanmıyorum.’ diyebiliriz. Bugün şimdi kendimiz için sağlıklı kararlar alabiliriz.” 

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (0)