SİYASET VE DEVLET, BİLAL BEY'İN NEZAKETİNİ ÖĞRENMELİ
Sabahın erken saatlerinde Akçakoca'ya Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan beyefendi bu kimlikle geldi. MÜSİAD Genel Başkanı, Burhan Özdemir'in yapmış olduğu, okulları annesinin ve babasının adına yapmış olduğu okulları ziyaret etti. Düzce'de temaslarda bulundu.
YÜREĞİYLE GELDİ YÜREKLERLE GİTTİ
Yüreğiyle geldi, yüreklerle döndü. Ama şurada sen ne gördün? Aşırı bir mütevazilik vardı. Etrafta sivil polisten ziyade resmi polis yok. Bir şatafat yok. İl başkanı, milletvekili, siyasetçinin çalıştığı alanda, müdahil olduğu alanda bulunmaması gibi bir duruş vardı.
Ah keşke devleti yöneten, devletin birimlerinde, kurumlarında etkisi, yetkisi olanlar Bilal Bey gibi tevazuyu özellikle isteyerek hareket etseler. Giderken Türkiye'de yeni bir entelektüel kimliğin olduğunu gördük. O öğrencilere hitabındaki, dünyada meselelere bakışındaki genel anlamda bunu gördük.
Siyaset olarak tanıdığımız ama entelektüel kimlikle kabul ettiğimiz, milli, yerli ve Türkiyeli olarak benim değerlendirdiğim Bilal Bey'in ziyareti inşallah Düzce'ye hayırlara vesile olur. İnşallah olacak. Zaten öyle görünüyor.
Şimdi günlerdir Türkiye fon meselesini konuşuyor. Bilen konuşuyor, bilmeyen konuşuyor. Ben de fonun ne anlama geldiğini bu kadar konuşmadan sonra hasbelkader anlayabilmişim. Ama kahveye giderseniz veya minibüse gitseniz, fonu size çok güzel anlatan binlerce insan var toplumda. Anlatılıyor. Konuşuyoruz.
Yalnız Fatma Betül Sayan Kaya'yı konuşuyoruz. AK Partili bakan, milletvekili, genel başkan yardımcısı. Sayan Kaya'yı bu pozisyonda, çıkan sonuca göre yasal müeyyideyi uygulayan, yaptırımı yapan da bir AK Partili bakan, bir İçişleri Bakanı, bir Maliye Bakanı veya Adalet Bakanı.
Yani netice itibariyle paranın, imkânın, fırsatın, gücün, yetkinin abdestini tutmak çok zor. Bunun nefsini kaldırmak çok zor. Allah kolaylık versin. Yani gerçekten Allah kolaylık versin. Çok parası olanlara, çok gücü olanlara, içtimai hayatında etkili olanlara, “Bu güçle enaniyet olmayacak, nefis olmayacak, şımarma olmayacak, hava atılmayacak. Bunun nimetinin, dünyadaki halinin, insani keyfinin, şımarıklığı yaşanmayacak” demek ne kadar zor bir şey değil mi? Onun için, Allah kolaylık versin dedik.
BU OPERASYONLARI YAPAN İKİ BAKAN
Şimdi Türkiye'de bu bir oyun da olabilir, bir sebep de olabilir. Bu sebebin A tarafında, bir AK Partili var bu sebebi ortaya çıkaran. B tarafında da bir AK Partili var, buna müdahale eden, bu ‘burada bir yanlış var, burada bir eksik var’ diyen de bir AK Partili Adalet Bakanı. Operasyonu yapan da İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı. Yani AK Partili, AK Partili. Ben hiçbir şeyi mübahlaştırmaya çalışmıyorum. Çarpma, çıkarma, toplama konusunda çok uzman insanlar yetişti etrafımızda. Partiye siyaset için, menfaat için, çoluk çocuğu için, geleceği için, yani uçkuru için girenler bile var. Gücün olduğu yerde her türlü insan olur.
Ancak eğer bu bir manipülasyon değilse, toplumun gözünün önünde oynatılan bir tiyatro değilse, bu işte gönül verenler, bu işe parmak basanlar, bu meseleye dokunanlardan Allah şu cuma günü razı olsun. Duamız inşallah kabul olur. Belki siz ‘Amin’ deyin de benimki olmaz ama sizinki olabilir.
DÜZCE’DE BU FONLARA PARA YATIRAN VAR MI?
Ama işin bir de şu boyutu var. Acaba Düzce'den bu fonlara para yatıran var mı? Can alıcı nokta bu. Var ama vakit yok şu anda. Önümüzdeki hafta bu fonlardan, nimetlenenlerin kimler varmış bakalım. Hani saadet zinciri gibi bu işlerden bir koyup da 4 ayda bin alan. Bunlara bir Düzce'de bakalım.
ÖLÜM ALLAHIN EMRİ
ÖLÜM EN BÜYÜK NASİHATTİR, BU NASİHATİ HER GÜN ALALIM
Ama bakmamız gereken bir gerçek daha var. Bu sabah bir şeye şahit oldum. Onu da vurgulamadan geçemiyoruz. Bir hadis-i şerifte buyuruyor ki Peygamber Efendimiz, "Ölüm en büyük nasihattir." diyor. Ölüm. Her gün sela okunuyor. Her gün bir nasihat var. Bu kadar nasihatin içinde bu kadar kabahat nasıl işlenir? İşte bunu düşünmek lazım.