banner851

banner955

“TÜRKİYE’DE NE ADALET KALDI, NE DA KALKINMA KALDI”

‘Anadolu Buluşmaları’ programı kapsamında gelen ve iki gününü Düzce’ye ayıran Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin il binasında partililer ile bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Erbakan, Milli Görüş Hareketinin geçmişten günümüze halkın ve Türkiye’nin yararına çalıştığının altını çizdi. Milli Görüş hareketinin hayra motor, şerre fren olduğunu söyleyen Erbakan, iktidara da ekonomi ve adalet üzerinden eleştirilerde bulundu. AK Parti iktidarına yüklenen Erbakan, “Türkiye’de ne adalet kaldı, ne kalkınma kaldı” dedi.

Siyaset 15.01.2022, 14:56
815
“TÜRKİYE’DE NE ADALET KALDI, NE DA KALKINMA KALDI”

‘Anadolu Buluşmaları’ programı kapsamında dün Düzce’ye gelen Yeniden Refah partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Düzce temaslarına devam ediyor. Bugün partisinin il binasını ziyaret eden Erbakan’ı Yeniden Refah Partisi Düzce İl Başkanı Nezih Merttürk, parti yöneticileri ve parti üyeleri karşıladı.

Düzce’de kendisine gösterilen ilgiden dolayı memnuniyetini dile getiren Erbakan, kendisine bu imkanı sağladıkları için İl Başkanı Nezih Merttürk ve il teşkilatlarına teşekkür etti.

“Milli Görüş Hareketi hayra motor, şerre fren”

Ardından basın açıklamasında bulunan Erbakan, Milli Görüş hareketinin Türkiye’nin en kritik dönemlerinde yaptığı manevralarla, ülkeyi uçuruma yuvarlanmaktan kurtardığını ifade etti. Milli Görüş Hareketinin hayra motor, şerre fren olduğunu kaydeden Erbakan, “Yeniden Refah Partisi’nin Milli Görüşün temsilcisi olarak hayra motor ve şerre fren yaptığının ifadesinin ortaya konmasıdır. Bildiğiniz üzere Milli Görüş yıllar boyunca, kendisi iktidarda olmasa dahil, hayra motor, şerre firen olması muhalefetini iktidarda olsa bile gerçekleştirmiştir. Örneği 1995 yılı mayıs ayında Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkartma girişimi sırasında, orada aslında iktidarda olmayan Refah Partisi Grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde rahmetli Erbakan Hocamızın öncülüğünde Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkartması halinde bunun bir savaş sebebi say7ılacağına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Latince orijinal halinden çevrilmiş ‘Casus Belli’ kararını çıkartılmasına vesile olmuştur. Yunanistan bu kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çıkmasının ardından böyle bir adımı atmaktan imtina etmiştir ve karasularını bugüne kadar 12 mile çıkartamamıştır. Yine benzer bir durum, 2003 yılının mart ayında gerçekleşen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Irak teskeresi konusudur. Burada da rahmetli Erbakan Hocamızın kişisel gayretleri, Milli Görüş Hareketinin hayra motor, şerre fren olma vazifesini ortaya koyması sebebiyle mart teskeresi TBMM’de kabul görmemiş ve onaylanmamıştır. Bizzat Sayın Başbakan’ın, Dışişleri Bakanı’nın ve o tarihte iktidar olan AK Parti yönetiminin ‘Bu teskere geçmelidir, biz bu teskereye evet oyu vereceğiz’ demelerine rağmen, orada mecliste dahil olmayan Milli Görüş hareketi Erbakan Hocamız önderliğinde yaptığı gayretli çalışmalar ile Amerikan’ın Irak Teskeresi meclisten geçmemiştir. Şimdi benzer durumlar günümüzde de yaşanıyor. Örneğin, Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasında Yeniden Refah Partimizim gayretlerinin çok büyük etkisi oldu. Bunun dışında İstanbul Sözleşmesi’nden Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasını çekmesinde Yeniden Refah Partimizin, teşkilatlarımızın kamuoyu duyarlılığına vesile olası, gayretli çalışmaları, bu konuyu sürekli gündemde tutmaları, buna vesile oldu. Şimdi bir üçüncü adım olarak son derece memnun olduğumuz zorunlu PCR testi uygulaması zulmünün ortadan kaldırılmasıdır. Bunda da Yeniden Refah Partimizin eylül ayında Danıştay’a yaptığı başvuru etkili oldu. Aynı zamanda 3 aydır, 4 aydır gece-gündüz bu konuyu gündemde tutmamız, bunun insan haklarına aykırı olduğunu, Anayasaya aykırı olduğunu, kanunlara, hukuka aykırı olduğunu ve bilimsel olmadığını ifade etmemiz sonuç verdi. Öncelikle Sağlık Bakanlığı bu kararından geriye döndü ve bugün itibari ile de İçişleri Bakanlığı daha önce 81 ilin valiliğine göndermiş olduğu zorunlu PCR testi genelgesini ortadan kaldırdı” dedi.  

“Ekonomi noktasında ciddi problemler yaşıyoruz”

Ekonomi ve adalet üzerinden iktidar partisi AK Parti’ye yüklenen Erbakan, Türkiye’nin özellikle ekonomi noktasında ciddi problemler yaşadığını savunarak, “Tabii, Türkiye’de önemli meselelerimiz var. Bir defa adalet noktasında ve aynı zamanda da ekonomi noktasında da çok ciddi problemler yaşıyoruz. Bunu dün ve bugün Düzce’de yaptığımız Anadolu Buluşmaları programlarında, bizzat halkımızdan dinliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında yaptığımız programlarda da halkımızdan bunu duyuyoruz. Bir defa bundan 20 yıl önce Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu. Partinin adı üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi olması dolayısıyla Türkiye’de adaleti ve kalkınmayı tesis edecekleri iddiasıyla yola çıktılar ve 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara geldiler. Yine o dönemde, partilerini ilk kurduklarında ‘3 Y ile mücadele edeceğiz’ dediler. Neydi bu 3 Y? Yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluk. ‘3 Y’yi ortadan kaldıracağız, adaleti ve kalkınmayı tesis edeceğiz’ dediler, ancak geldiğimiz noktada üzülerek ifade ediyorum; Türkiye’de ne adalet kaldı, ne kalkınma kaldı. 3 Y’de aynı şekilde devam ediyor, hatta aratarak devam ediyor. Kalkınma noktasında ne görüyoruz, bir defa Türkiye’de milli gelir içerisinde sanayi üretiminin payı, bir ülkenin gelişmişliğinin, kalkınmasının en önemli göstergelerinden birisi. Milli gelir içerisinde sanayi üretiminin payını, AK Parti geldiğinde yüzde 24’den devraldılar, bugün geldiğimiz noktada en son yaşanan döviz krizi ve pandeminin de etkisi ile yüzde 20’nin de altına düştüğü görülüyor. Yani 2001 ekonomik krizinden, yani bir enkaz devraldıklarını iddia ettikleri dönemde sanayinin milli gelir içerisindeki payı yüzde 24 iken, bunu 20 senelik tek başına iktidarları döneminde bunu 30 ve 40 çıkartmaları gerekirken şu anda yüzde 20’nin de altına düşürdüler” diye konuştu.

“Üretim olmadan kalkınma mı olur?”

Her geçen ay on binlerce çiftçinin tarımı bıraktığını ileri süren Erbakan, “Tarım Üretiminin milli gelir içerisindeki payı yüzde 12’den, yüzde 6’ya düştü. Her geçen ay, binlerce, on binlerce çiftçi, Çiftçi Kayıt Sisteminden kaydını sildirip, tarımı bırakıyor. 2020 yılında 41 bin şirket iflas etti ve kapandı, 99 bin esnaf iflas etti ve kapandı. 2021 yılında da yaklaşık 70 bin esnaf dükkânını kapattı. Yani toplamda 170 bin esnafın iflas etmesi, kapatması ailesi ile işçisi ile hesap ettiğinizde, ne kadar muazzam bir sıkıntının olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu noktada söyleyeceğimiz; üretim olmadan kalkınma mı olur, ticaret olmadan kalkınma mı olur? Elbette ki olmaz. Bu rakamlar maalesef ortada bir kalkınmanın olmadığını gösteriyor” açıklamalarında bulundu. 

Partisi’nin il teşkilatı ziyaretinin ardından partililer ile birlikte öğle namazını Cedidiye Camii’nde kılan Erbakan, daha sonra İstanbul Caddesi ve Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan esnafları ziyaret ederek, problemleri hakkında bilgi aldı.

HABER: Savaş ARI

Yorumlar (2)
Selim yavuz 12 ay önce
Rabbim muvaffak kılsın inşallah
ne vasfı var 12 ay önce
Bu adamnın Erbakanın oğlu olmak dışında ne vasfı var? Boş boş konuşuyor.
Yeni Sayımız