Ticaret ve Sanayi Odası'nın gruplarda seçimi yapıldı. 11 gruba 33 tane meclis üyesi seçildi. Bir tanesi itilaflı. Şükrü Çelebi ile Hasan Küçük arasında bir itilaf var, onu da mahkeme karar verecek. Hakim kararıyla ne olduğu ortaya çıkacak. 32 tanesi tamam.
Şimdi bu seçimin enteresan iki tane noktası var. Birinci nokta şu: Erdoğan Bıyık, Görkem Özdemir'e, onun ekibine yenildi, hem de ciddi bir farkla. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdoğan Bıyık. Aynı zamanda ikinci galibi Ferit Mutlu - Murat Aysal ekibi. Bunlar da arkasına AK Parti'den milletvekilinin desteğini alıp belediye başkanlarını ve herkesi harekete geçirip Cumhur İttifakı dahil olmak üzere bu bölgedeki bütün belediye başkanları, siyasi ilçe başkanları, herkesi nasıl izah edilecekse ve kabul ettirilecekse ettirerek Ferit Mutlu da 90'a yakın farkla bu seçimin galiplerinden oldu.
ALINLARININ AKIYLA GELDİLER, ALINLARININ AKIYLA GİTTİLER
Bu binanın bir tane mimarı, bir tane onaylayanı İbrahim Canpolat'la Erdoğan Bıyık veto yedi. Bunların veto yemesi, seçilmemesi veya kaybetmesi o ticaret odasının, binanın o ticaret erbabına Düzce’ye şahsiyet katan, Düzce’ye değer katan binanın bunlar tarafından yapılmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Bu gerçek. Ama bu vetolara baktığınız zaman insanlar yenilik istiyor. Bu seçim kaybedildiğinde Erdoğan Bıyık arkadaşlar tebrik ediyor, çıkıyor oradan. Hiçbir agresif bir tepki vermeden, seçilen bir ticaret odası meclis üyesi dedi ki ‘5 sene mecliste bunu yapsaydı da şimdi hem seçilirdi hem başkan olurdu.’ Erdoğan Bıyık gitti, seçilmedi, kabul görmedi ama Erdoğan Bıyık hırsızlıkla gitmedi. Zimmetle gitmedi, ahlaksızlıkla gitmedi, çalmadı, çırpmadı, kimse bunu diyemez. ‘Milletin kararını dinlemedi, biraz despot davrandı’ diyebilir. Ama Erdoğan Bıyık alnının akıyla geldi, alnının akıyla gitti. İbrahim Canpolat da aynı şekilde. Ve bunların yanında bu ekipte inşaat sektör kurulunda bu insanlar seçilmemiş olabilirler ama onların bir şeyi başaramadığı anlamına bu gelmedi ve başarılılar bence. Çok teşekkür ediyoruz Düzce adına, bu ekibin etrafındaki arkadaşların.
ERCAN ÖZTÜRK: ÖZLÜ NE DİYORSA O
ŞENGÜLOĞLU’NUN KARARI KENDİNİ BAĞLAR
Ama şimdi işin enteresan yönü var. Şimdi çalmadan, çırpmadan, zimmet olmadan görevi kötüye kullanmadan bir laf söz etmeden gitti ama Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nde devam eden bir dava var. Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını istinaf mahkemesi bozdu. Bu ne demek? Bu şu demek: Bilal Türkan ticaret kanununa muhalefetten yargılanmış, ceza almış, hükmün ertelenmesi geri bırakılmış. Bülent Sivrikaya aynı şekilde Türk Ticaret Kanunu'na muhalefetten ceza almış, hükmün ertelenmesi geri bırakılmış. İsa Eser yine Türk Ticaret Kanunu'na muhalefet yani ondan ceza almış, hükmün geri bırakılmasını ertelenmiş.
Tuncay Şahin Türk Ceza Kanunu’na muhalefetten, görevi kötüye kullanmaktan ceza almış. Ama hükmün ertelenmesini geri bırakmış ve zimmet davası, zimmetten beraat etmiş Düzce Yerel Mahkeme, istinaf bunu da bozmuş. Şimdi detaylar burada var. Şimdi burada bir duracağız. 30 tane 32 tane pırıl pırıl adam seçilmiş yeni. Hasan Şengüloğlu AK Parti İl Başkanı. Tuncay Şahin'in yeniden Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olması diye ısrarla gidiyor.
Aynı şekilde bunun yanında Ercan Öztürk de var diyorlar. Ben Sayın Ercan Öztürk'ü aradım. Dedim ki konu bundan ibaret. Siz bununla ilgili ne diyorsunuz? Ercan Bey şunu dedi: bunu dedim açıklayabilir miyim kamuoyuna? Açıklayabilirsin dedi. Dedi ki ‘ben milletvekili olarak Düzce'ye bir şey katmak istiyorum. Ancak Ticaret ve Sanayi Odası, belediye başkanının, yerel yönetiminin aynı dili konuştuğu, aynı duyguyu paylaştığı yani iyi anlaştığı bir isim olmalı. Faruk Özlü ne derse, kimi isterse ben ondan tarafım. Çünkü Faruk Özlü ile ittifak halinde olmayan bir ticaret ve sanayi odası Düzce'de hayata geçirilmeye çalışan gümrük ve diğer konularda hiçbir mesafe elde edemez. Onun için buradaki kararın, buradaki niyetin, buradaki doğrunun Faruk Özlü'nün talep ettiği gibi veya istediği gibi olmasında ben yanındayım ve ben Hasan Şengüloğlu'nun dediğini kendi kararı olarak nitelendiriyorum.’ Onu bağlar, beni bağlamaz. Yani ben Tuncay Şahin demiyor. Şu demiyor, bu demiyor, diyor ki Faruk Özlü kime derse ben onun arkasındayım diyor Ercan Öztürk. Net, bu net. Kendisine de soran olabilir isteyen olursa.
AKIL TUTULMASI YAŞIYOR
TUTUKLANMIŞ TSO BAŞKANI MI OLUR?
Şimdi buradan geldiğimizde buradan baktığımızda kardeşim doğru bir tane, 10 tane doğru yok. Ama bugün Ticaret Odasında hasbelkader, velev ki Hasan Şengüloğlu niye ısrar ediyor? Bunu anlamış değiliz. Bir akıl tutulması var ortada ama kimin aklı, belki bizim aklımız tutuldu, belki biz yanlış konuşuyoruz bilemiyoruz da. Burada net bir şey var. Tuncay Şahin'in ceza aldığı 3 dosya daha var. Onlardan belki istinafta olan var beraat edebilir ama hem davalının hem davacının olduğu bir ticaret odası başkanlığı yani ticaret odasında görevi kötüye kullanmak zimmetten yargılanan zimmetten beraat ettiği, zimmet davasının Sakarya 6. Ceza Dairesi’nde istinafta bozulmasından sonra buraya oturduğu zaman oturursa Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına oturursa, Türkiye görevden alınan bir Düzce Ticaret Odası Başkanı, hapse giren bir Düzce Ticaret Odası Başkanı, seçme ve seçilme hakları TCK 53'te bulunan bu haklardan dolayı Türkiye'ye böyle mi duyurmak istiyorsun Hasan? Hasan Şengüloğlu akıl tutulması içindesin bana göre. Ama ben olabilirim akıl tutulması, ben yanlış konuşabilirim.
SİZİN MENFAATİNİZ DÜZCE’NİN MENFAATİNİN ÜZERİNDE OLAMAZ!
Bunu dinleyenler bunu değerlendirenler karar versin. Zor ne ya? Dert ne? Ha olabilir. Olabilir. Herkes kendi hesabına çünkü sizin hesabınız, sizin menfaatiniz Düzce'nin menfaatinin önünde olamaz. Bu Düzce'nin menfaatine itibarına aykırı bir eylem. Ha gitsin mahkemelerden aklansın, hepsinden beraat etsin, Yargıtay'dan tertemiz adam gibi gelsin. Evet Tuncay Şahin sen beraat ettin, milletvekilliği, belediye başkanlığı, şu bu neyse sivil toplum kuruluşu her yere layıksın. Layık olmayan bir adam demiyorum ama böyle bir şey var. Herkes haddini bilecek ya. Hasan Şengüloğlu sen Düzce'yi rezil etmek peşinde misin, vezir etmek peşinde misin? Bu ısrarın niye? Yani netice itibariyle biz Hasan Şengüloğlu'nu da aradık, soralım dedik ama cevap vermedi. Ulaşamadık kendisine ama Ercan Öztürk bu konuda açıklamayı yaptı ve netice itibariyle böyle bir durum var.
Şimdi bunun haricinde ne olacak? Onu önümüzdeki günlerde konuşuruz. Ama bu olacak bir şey değil ya. Yani bir üç tane dava var, biri birinden mutlaka ve mutlaka bir dava alırsınız, hükmün ertelenmesini geriye bırakır, seçme seçilme haklarınızı alır elinizden yasal olarak ama diğer davada ceza aldığınız zaman bunu bozuyor. Ve yani cezada yatmamazlık diye bir şey yok. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı tutuklandı. Cezaevine girildi, zimmet suçundan veya hakaret suçundan veya suçların bir tanesinden. Peki bu? Bu Düzce'nin itibarını, Düzce'nin genelini veya Türkiye genelindeki intibasını değiştireceğini göremiyor musunuz ya?
ŞAHSİ MESELEMİZ YOK! DÜZCE İÇİN KAVGA EDERİZ
Tuncay Şahin'e yine söylüyorum bizim eski bir hukukumuz var. Ama burada da bir gerçek var. Bakın bir daha söylüyorum Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozdu ve bu kararla ilgili 05.01.2027 günü mahkemede Sakarya'da duruşma yapacak. Burada verilen karar bozulmuş. Beraat kararı da bozulmuş. Zimmetten beraat bozulmuş. Kim ne derse desin yeniden yargılanacak. Onaylanmamış. İtirazı kabul etmiş. Ama bu farklı gösteriliyor. Hasan Şengüloğlu hayatın okulu yok. Yaşayarak öğreniyorsun.
Şimdi gelelim Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı veya meclis başkanı kim olacak? Şimdi işin doğrusu şu: Hangi partinin adayı olursa olsun, hangi partili olursa olsun. Madde 1: Düzce Ticaret Sanayi Odası Başkanı ve Meclis Başkanı olacak kişi yerel yönetimlerle ekip, Faruk Özlü'nün ekibiyle, özellikle de belediyeyle çünkü Faruk Özlü gibi bir nimet var elinizde bunu değerlendirin ya. Bunu değerlendirin. Yani herkes bir hesap yapıyor. Yapabilir siyasi hesap. Ama millet hesap ederken herkes menfaatinin hesabını yapıyor. Egosunun hesabını yapıyor. Hırsının hesabını yapıyor. Ben bir daha söylüyorum. Benim Hasan Şengüloğlu'yla da Tuncay Şahin'le de bir derdim yok, husumetim yok. Ama Düzce için kavga edeceğiz. Düzce için mücadele edeceğiz. İşin, günün sonunda Faruk Özlü ve Ticaret Sanayi Odası Başkanı ekibi aynı dili konuşmalı, aynı duyguyu paylaşmalı. Kavga edilen, gerilim yapılan yani eskiye dönüş yani burada bir huzur olmaz. Bir icraat de olmaz. Eğer Düzce icraat istiyorsa, Düzce bu önündeki imkanları fırsatları daha makul, daha mantıklı, daha vizyoner değerlendirmek istiyorsa. İçlerinden Düzce sevdalısı, temiz, şaibelere karışmamış, esnaflığı olan, ailesinde ve çevresinde saygın olan iki tane adam bulamıyorsanız bırakın gidin il başkanlığını ya. Niye eskilere takılıyorsunuz? Yok mu bunların içinde daha pırıl pırıl? Hepsi yapabilir. 32 tane arkadaşın 32'si de meclis başkanlığı yapabilir, Ticaret Odası Başkanlığı da yapabilir. Bunu ben görüyorum da sen nasıl görmüyorsun? Eğer bunların içinde olağanüstü ne bileyim yani dünyayla entegre olmuş kurumun bir başında veya şirketin bir holdingin başında Ticaret ve Sanayi Odası’nda kaydı olan herhangi biri yoksa bunların hepsi 32 tane arkadaş meclis başkanlığı da yapabilir, ticaret odası başkanlığı da yapabilir. Ama bu ısrar niye? Israr niye? Dert ne? Bunu anlamış değiliz. Bakacağız. İllaki bir açıklamalar olacak. Açıklarlarsa buradan söyleriz. Ancak bu bir akıl tutulmasıdır. Bu bir acizliktir. Bunu ne partiline anlatabilirsin, ne kamuoyuna anlatabilirsin.
Burada da Tuncay Şahin'i tebrik ediyorum. Bu kadar hengamenin içinde, bu kadar baskının içinde grubundan çıkabildi. Bu da bir başarı. Üçüncü kahraman da Tuncay Şahin olsun.