Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yaklaşık 200 yıllık çantı evlerinin bulunduğu tarihi mahallede 13 yıldır hizmet veren yöresel çarşı, üretime katılarak aile ekonomilerine katkı sunan kadınların gücünü simgeliyor.
İlçede 1955 yılına kadar çarşı merkezi olarak bilinen Yukarı Mahalle'de, geçmişe ışık tutan 150-200 yıllık cumbalı (yapıda sokağa çıkıntı yapmış, binanın ön cephesine yaslanan payandalarla desteklenen oda bölmesi) ve tahtaların birbirine geçirilmesiyle çivi kullanılmadan inşa edilen "çantı" evler bulunuyor.
Yöre kadınlarının el birliği ve Akçakoca Belediyesinin de desteğiyle 2013'te tarihi mahalleyi geleceğe taşımak ve kadın istihdamını artırmak için bölgede yöresel çarşı oluşturuldu. Bu kapsamda tarihi evlerin giriş katlarında ve önlerinde kadınların el emeğiyle hazırladığı yöresel yiyecekler, hediyelik eşyalar ve çeşitli el sanatları ürünlerinin sergilenip satışa sunulduğu dükkan ve stantlar kuruldu.
Başlangıçta birkaç işletmenin bulunduğu çarşı, 2018'de Akçakoca Tarihi Mahalle ve Çevresi Kültür Dayanışma Turizm Derneği çatısı altında dernekleşerek yıllar içinde kadınların üretim ve ticaret hayatına katıldığı önemli bir merkez haline geldi. Yaklaşık 13 yıl önce 2-3 kişinin dükkan işlettiği çarşıda bugün yaklaşık 250 kadın üretim yaparak gelir elde ediyor.
Çarşı, geçmişin nostaljik havasını yansıtan, duvarları rengarenk ve dokulu dükkanları ve dar sokaklarıyla Karadeniz kıyısındaki ilçenin turizm değerini de artırıyor.
Dernek Başkanı Hanife Nilüfer Karabıyık yaptığı açıklamada, Yukarı Mahalle'nin 1955'e kadar yerli halkın yaşadığı, belediye ve çarşının yer aldığı ilçenin ilk merkezi olduğunu söyledi.
Geçmişteki çarşıyı canlandırmak için 13 yıl önce kadınların el birliğiyle harekete geçtiklerini anlatan Karabıyık, "O dönemde haftanın bir günü sadece kadınların açtığı bir çarşıymış. Biz onu canlandırmak istedik. 13 yıldır devam eden bir kadın çarşısı. İçimizdeki erkekler ya eşlerimiz ya arkadaşlarımız yani aileden insanlar. Dışarıdan çok fazla kişinin girmediği hep kadınlara istihdam sağlanan bir çarşı. Üreten bir çarşı, tüketici bir çarşı değil." diye konuştu.
Karabıyık, çarşının zamanla büyüdüğüne işaret ederek, "13 yıl öncesinde 2-3 kişi derken artık büyümüş bir çarşı. Eskiden 5 dakikada gezip bitirebileceğiniz çarşıda artık size 2,5 saat gerekiyor." dedi.
Çarşının, yöre halkının el emeklerini sergileyerek satışını gerçekleştirdiği birçok dükkan ve standa ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Karabıyık, şöyle devam etti:
"Burada 15 yemek işletmesi var. Yemek dediğimiz de normal lokanta yemeği değil sadece yöresel yemekler. Mancarlı gözleme, melengücceği gibi coğrafi işaretli tatlı ve yemeklerimizin yanı sıra laz böreği, mantı, makarna yiyebileceğiniz 15 yöresel mutfak. Bunların haricinde 20 dükkanda da hediyelik eşya üretenler, seramik ve ahşap sanatçıları, gümüşçüler gibi farklı sektörden kadınlar yer alıyor. Onun dışında 55 de stantlarımız var. Bu stantlarımızda da el emeği ürünlerimiz var."
"ORTALAMA 200 KADIN BURADA KENDİ PARASINI KAZANIYOR"
Karabıyık, çarşının üretim gücü ve kadın istihdamıyla ön plana çıktığına işaret ederek, "Çarşımızda olmak için farklı olmanız gerekiyor, buralı olmalısınız ve yüzde 80'ini kendiniz üretmelisiniz. Yüzde 20 de takviye yani yaptığınız şeylere yardımcı ürünler almalısınız. O yüzden burası üretici bir çarşı. Yaz döneminde buradan 250 kadın ekmek yiyor aileleriyle beraber. Kış dönemini de katarsak ortalama 200 kadın burada kendi parasını kazanıyor ve bunların birçoğu şimdiye kadar kendi parasını kazanmamış kadınlar. Çarşımız normalinde hafta sonları açık ama yaz döneminde de açık olan işletmelerimiz var." ifadelerini kullandı.
Bölgedeki çantı evlerin iç dokuları ve cumbalarıyla 200 yıllık tarihi geleceğe taşıdığını vurgulayan Karabıyık, hayata geçirmeyi planladıkları butik otelleşme süreciyle tarihi çarşının daha da gelişeceğini sözlerine ekledi.
"HEM SOSYALLEŞİYORUM HEM DE AİLE EKONOMİME KATKIDA BULUNUYORUM"
Evli ve 2 çocuk annesi Güler Kiremitçi de evinde hobi olarak başladığı Japonya kökenli amigurumi işleme sanatını Yukarı Mahalle'deki dükkanında mesleğe dönüştürdüğünü söyledi.
Kiremitçi, "Şimdi burada emeklerimi hem sergiliyorum hem sosyalleşiyorum hem de aile ekonomime katkıda bulunuyorum." dedi.
Yaklaşık bir yıl önce tarihi mahallede takı tasarımına yönelik dükkan açtığını anlatan evli ve iki çocuk annesi İlknur Gümüş, "Önceden hobi olarak başladım. Yaptıklarım artık eve sığmayınca böyle bir mekan arayışı içine girdim. Oldukça da güzel gidiyor şu anda. Boncuğun her türünden takı tasarlıyorum ve sadece bir tane yapıyorum, kişiye özel olmasını istiyorum." diye konuştu.
AA