İstanbul’da bir kurumda yaklaşık 26 yıl çalışan Cengiz Çelebi emekli olduktan sonra şehrin gürültü ve stresinden uzaklaşmak için baba ocağı olan Düzce’nin Kaynaşlı ilçesine dönmeye karar verdi. Eşi Saliha Çelebi ile birlikte memleketlerine dönen Cengiz Çelebi, bir süre sonra ise tarım yapmaya karar verdi. Kayınpederine ait evin arkasındaki arazide sera kuran Cengiz Çelebi, ayrıca tarım yapmak istemeyen eşini razı etmek için de seraya “Saliha’nın Bahçesi” ismini verdi. Uzun araştırmalar sonrasında çilek ekmeye karar veren Çelebi çifti topraksız tarım olarak bilinen Hindistan cevizi kabuğu kokopiti kullanarak yaklaşık 4 bin çilek fidesi dikti. Bu yıl mahsul almaya başlayan serayı ziyaret edenler kendi çileklerini topluyor. Ancak fazla kilolarda çilek toplamak, talep çok olduğu için ve gelen herkesin yiyebilmesi için yasak.
“ÇİLEKLERİ DALINDAN KOPARTIP MUTLU OLSUNLAR İSTEDİK”
Tarıma başlamalarının hikayesini anlatan Cengiz Çelebi şunları söyledi: “İstanbul’da çalışıyorduk ve emekli olduk. Düzce’ye memleketimize geldik. Hem İstanbul’un stresinden kurtulup hem insanları mutlu etmek hem de kendimizi mutlu etmenin aramaya başladık. Çilek serası kurmaya karar verdik. İnsanlar buraya gelsinler, aileleriyle birlikte çilekleri dalından kopartıp mutlu olsunlar istedik. Amacımız buydu. Çok şükür amacımıza ulaştık. Herkes geliyor, kendisi topluyor ve buradan mutlu olarak ayrılıyor. Bizim tek sıkıntımız talepleri karşılayamıyoruz. Talep çok fazla, arayan, gelmek isteyen çok fazla var. Ancak yerimiz küçük olduğu için kısıtlanıyor. Mesela 5 kilo çilek isteyen oluyor ancak biz herkes yiyebilsin diye 1’er kilo alın veya buraya gelin ve tadımlık alın diyoruz ki herkes, organik çilek nasıl olduğunu öğrensin, görsün istiyoruz. Pazardan alınan çilek ömrü 2 gün oluyor. Burada yetişen çileğin ömrü ise 7 gün. Bunları insanlar yerinde görsün istiyoruz. Başladık ve şimdiye kadar da çok memnunuz. İnsanların buradan memnun ayrılması çok büyük mutluluk oluyor. Seramızda 4 bin çilek fidemiz var. Seramızı topraksız tarım ile yaptık. Hindistan cevizi kabuğu kokopitle çileklerimiz yetişiyor.”
SALİHA’NIN BAHÇESİ
“Saliha’nın Bahçesi” ismini de anlatan Saliha Çelebi, “Seramızın adı da Saliha’nın bahçesi. Bunun hikayesi ise eşim beni motive etmek amacıyla seraya benim adımı verdi. Gayet de güzel gidiyoruz şu anda. Çilek yetiştirmek ve tarımla uğraşmak zor olduğu kadar da çok zevkli” dedi.
“BİZLERDE BURAYA ÇİLEK TOPLAMAYA GELENLERDE MUTLU OLUYOR”
Cengiz Çelebi ayrıca çilek yetiştirmenin keyifli uğraş olduğunu belirterek, “İstanbul’da yaşarken her sene tatile, gezmelere giderdik. Ama çilek seramıza başladıktan sonra bizim tatilimizde burası, gezmemizde burası oldu. Burada o kadar mutlu oluyoruz ki. Gelenleri mutlu ediyoruz. Kendimiz mutlu oluyoruz. Bu duygu anlatılmaz” diyerek duygularını ifade etti.
“BEN İLK BAŞLARDA İSTEMEMİŞTİM”
Saliha Çelebi ise ilk başta tarım yapmak istemediğini belirterek, “Ben başta istemiyordum. Çilekleri bu şekilde gördükten sonra kesinlikle eşimin arkasındayım. İlk önce istememiştim ama şu an en çok isteyen benim. Hatta serayı büyütmek istiyorum. Büyütmek için çalışmalara da başladık. İlçe Tarım ve Orman Müdürümüzün de desteğiyle inşallah büyütmek istiyoruz” diye konuştu.
Saliha’nın Bahçesi ismini verdikleri serada 7 veren olarak bilinen çilek türünü yetiştiren Çelebi Çifti, ilginin yoğun olduğunu belirterek herkese çilek yedirmeye çalıştıklarını da belirtti.
Haber: Selçuk AKYOL