Ekonomi

“TÜRKİYE BÖLGEDE HAMİLİK, ABİLİK GÖREVİ ÜSTLENİYOR”

Düzceli hayırsever iş insanı Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, "Taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği, yanı başımızda her yer ateş çemberiyken ülkemizin içinde bulunmuş olduğu güvenli liman görüntüsü ve öngörüsü kolay olmadı." dedi

Abone Ol

Kocaeli Kongre Merkezi'nde düzenlenen MÜSİAD 111. Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının gala yemeğinde konuşan Düzceli hayırsever iş insanı ve MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, MÜSİAD'ın, 14 bini aşkın üyesiyle Türkiye'nin 78, dünyanın 84 noktasında aktif faaliyet gösterdiğini söyledi.

Özdemir, MÜSİAD'ın, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 35'inden fazlasını gerçekleştirdiğini, istihdama 3 milyonun üzerinde, ihracata da yüzde 30'a yakın katkısı olan Türkiye'nin en yaygın, en büyük, en gelişmiş iş dünyası topluluğu olduğunu kaydetti.

MÜSİAD'ın rakamlardan öte köklerini arama çabasının, özüne dönüş hikayesinin neticesi olduğunu, sanayiyi ve ticareti ülkenin gerçek sahipleri olan Anadolu insanıyla buluşturmak için yola çıkmış bir grup cesaretli insanın öyküsü olduğunu anlatan Özdemir, "MÜSİAD 13. yüzyıl Ahilik teşkilatı kurucusu Ahi Evran-ı Veli'nin teorisini, bakışını, prensibini, aradan geçen 8 koca asra rağmen yaşatmaya çalışan, ticaretini ahlak temeline oturtmaya çalışan, kazandığını kendinden değil, haktan bilmeye gayret gösteren erdemlilik teşkilatıdır." ifadesini kullandı.

Özdemir, dünyanın kritik dönüşüm sürecinden geçtiğine, güç dengelerinin değiştiğine, uluslararası ticari ilişkilerin yeniden şekillendiğine ve coğrafyalarda safların yeniden şekillendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Geldiğimiz son noktada İran, Amerika ve İsrail üçgeninde yaşananlar... Bunlar bize yakın zamanda Avrupa'da savaşın ayak seslerini, Orta Doğu'da daha da derinleşen ve kronikleşen çatışmaları ve Uzak Doğu'yla yaşanması muhtemel ekonomik hegemonyaları hatırlatıyor. Biz bunu kesinlikle dönemsel ve geçici kriz olarak görmüyoruz. 'Eski dünya düzeni geride kaldı, yıkıldı lakin yeni dünya düzeni henüz kurulmadı. 'Bugün yaşadıklarımızın hepsi, kurulacak yeni dünya düzeninin sancılı doğumudur.' diye düşünüyoruz. Yaşananlar, yeni dünya düzeninin teşekkülü, tümüyle bizim coğrafyamızda cereyan ediyor. Ülkemizde tam bu konunun orta noktasında yer alıyor."

Türkiye'nin coğrafyasına hamilik, abilik ve liderlik etmeye namzet bir ülke olduğunu ve bazı şeylerin eskisi kadar kolay olmadığını anlatan Özdemir, "Sadece oturup izleyen bir ülke değiliz. Bu gibi zamanlar sadece ekonomik olarak değil, zihnen ve siyaseten de güçlü olmayı birlikte ve beraber olmayı gerektirir. Tüm bu yaşananları Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde izleyen Türkiye, artık iddiası olan bir ülke. Taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği, yanı başımızda, kuzeyimizde, doğumuzda, batımızda, güneyimizde her yer ateş çemberiyken ülkemizin içinde bulunmuş olduğu güvenli liman görüntüsü ve öngörüsü kolay olmadı." diye konuştu.