Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu Yorumlu’Yorum programında Düzce Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Koca Çalışkan’ın bilimsel çalışmalarına dikkat çekerek, Düzce’nin yetişmiş akademik kadrolarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Çalışkan’ın geleneksel bitkisel bilgi birikimini bilimsel çalışmalarla buluşturma çabasını örnek gösteren Ünsal, kent yöneticilerine ve siyasetçilere önemli bir çağrıda bulunarak, “Sayın Vali’den milletvekillerine kadar ben buradan bir şey söylüyorum: Tanımaya çalışın veya bilgi alınız, bilemiyorum, takdir sizin, devlet aklına bizim aklımız ermez. Ancak Ufuk Hoca bu memlekette kazanılmış bir değer.” dedi.
100.2 Radyo Öncü, Öncü TV ve Öncü Medya sosyal medya hesapları üzerinden geniş kitlelere ulaşan, Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu “Yorumlu’Yorum” programı, Düzce’de gündemin nabzını tutmaya devam ediyor.
“BU MEMLEKET İÇİN KAZANILMIŞ BİR DEĞER”
Programda, Düzce Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Çalışkan’ın yaklaşık 10 yıl ABD’de eğitim aldığını belirten Ünsal, akademisyenin edindiği bilgi ve deneyimi Türkiye’de hizmete dönüştürme hedefini öne çıkardı. Gazi Üniversitesi’nden Düzce’ye görevlendirilen Çalışkan’ın görev süresinin sona ermesinden önce çalışmalarının ve kente sağlayabileceği katkıların daha yakından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Çalışkan’ın Düzce için önemli bir akademik değer olduğunu ifade eden Ünsal, “Şimdi "Aynası iştir kişinin diyor, lafa bakılmaz." Düzce Üniversitesi’nde, Tıp Fakültesinde, fakültelerde eksik olan, hastanede biz dilimizin döndüğü kadar oradaki insanların statülerine, içtimai hallerine, emeklerine, isimlerinin unvanlarına hürmet ederek de bazen de hürmet ettirmeyerek de konuşuyorlar da biz hürmet ederek konuşmaya çalışıyoruz. Bir yapı var. Rektör Nedim Sözbir Hoca yeniden atandı, hayırlı olsun. Ancak orada Eczacılık Fakültesi’nin bir dekanı var, Ufuk Çalışkan Hoca, Profesör Ufuk Çalışkan Hoca. Hakikaten ismi gibi çalışkan. 10 yıl Amerika Birleşik Devletleri'nde bir eğitim almış. Yüreğinde vatan, millet sevgisi var. "Ben Amerika'dan aldığım eğitimle Türkiye'de bir hizmet vermek istiyorum. Türk insanına, Müslüman bu topluma, bu ümmete, bu millete tabiri caizse hizmet vermek istiyorum." derken bu bir de rektör adaylığına ismi geçmiş. Tabi geçebilir, bu kadar vizyonu olan bir insan olsun. Şimdi bu hoca Gazi Üniversitesi’nden buraya görevlendirilmiş, görevli gelmiş. Bir, iki yıla, ne kadar bir zamanda görevi de bitecek. Fakat bu hocayı, bu hocayı özellikle Düzce'nin iradesinde, idaresinde, kaderinde, memleketin sevdasında olan ilimin, bilimin ve teknolojinin insanlığın nasıl bir muhtaç olduğunu, kıymet olduğunu anlayan, bilen hangi idareci ve irade sahibi... Sayın Vali’den milletvekillerine kadar ben buradan bir şey söylüyorum: Tanımaya çalışın veya bilgi alınız, bilemiyorum, takdir sizin, devlet aklına bizim aklımız ermez.” şeklinde konuştu.
“KÖY KÖY GEZİP GELENEKSEL BİTKİSEL BİLGİLERİ ARAŞTIRIYOR”
Prof. Dr. Ufuk Çalışkan’ın çalışmalarına ilişkin bir örnek paylaşan Sadullah Ünsal, akademisyenin köyleri ve mahalleleri gezerek yöre halkının geleneksel bitkisel uygulamalara ilişkin bilgilerini dinlediğini anlattı.
Bölgedeki endemik bitkiler ve geçmişten günümüze aktarılan geleneksel bilgiler üzerine yapılan bu çalışmaların önemine işaret eden Ünsal, “Ancak Ufuk Hoca bu memlekette kazanılmış bir değer. Ben Ufuk Hoca’yı bir muhtar sayesinde tanıdım, bir muhtar abi sayesinde tanıdım. Köy köy gezip, mahalle mahalle gezip, muhtar muhtar gezip koskoca profesör dediğin gibi, ne yapıyor? Koca karı ilaçları deriz ya biz, eskiden bu coğrafyadaki, bu endemik bitkilerin olduğu bu bölgede hangi otlarla, hangi ilaçlarla, hangi otların kökleriyle ilaç yapılır diye kadınları dinliyor. Örnek vereyim size: Bir tane bir teyze var ama bu konuda çok iyi. Fakat millete de çok konuşuyor herhalde, insanlar konuşmak istemiyor. Yani muhtara çağırdığı zaman "Ya niye çağırdı beni?" diyecek bir insan, dedi muhtar, kendisi anlattı muhtar abi. Dedi ki: "Bu kadın, bu hoca, Ufuk Hoca onu cankulağıyla dinledi. Hangi bitkiden ne yapılıyordu eskiden, ne öğrendik?" Şimdi gelenek bu toprağın asaleti var ya, bu koca karı ilaçları dedikleri, bu gelenekle yeniliği birleştirmek için dünyadaki aldığı ilmi Düzce'de yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı.
“İLİM VE BİLİM İNSANLARININ KIYMETİ BİLİNMELİ”
Prof. Dr. Çalışkan’ın akademik çalışmalarının yanı sıra memleketine hizmet etme gayretine dikkat çeken Ünsal, bilim insanlarının desteklenmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyleyerek, “Bugün bilim adına, Düzce adına Ufuk Hoca’nın ödüllendirilmesi lazım. Bu gayretin takdir edilmesi lazım, bilinmesi lazım, görülmesi lazım. Ha görülmüyor, bilinmiyor mu? Ben onu bilmem. Ancak burada bir hassasiyet var. Eğer bugün biz ilim insanımızı, bilim insanımızı, ilim ve bilimde dertlenip de insanımıza hizmet etme derdinde olan bir insanımızı hele hele ki 10 yıl Amerika'da eğitim almış, orada çalışmış, orada akademik kariyerlerini almış bir hocanın Düzce'de olması bir değer. Bu değere değer katmak da Düzceli’nin şeref, namus, Düzce'yi yönetenlerin de asli görevi olmalı diye düşünüyorum. Bunun biraz daha irdelenmesi ve takip edilmesi. Eczacılık Fakültesi’nin hayatımıza katacağı, çünkü doktorun yazdığı reçetede eczacının yaptığı tespit var. Ve akademisyen arkadaşlarından da, üniversitedeki arkadaşlarından da edindiğim bilgilere de göre hakikaten ilme ve memleketine kendisini adamış bir hoca. Kıymet bilmekte fayda var. Ben de dün kendisini ziyaret ettim Eczacılık Fakültesi’nde. Hasbelkader kendi aklımla, bu cahil aklımla o ilimin karşısında eksik yaptık, hata yaptık, doğru yaptık bilemiyoruz ama anlattığımızı ama bildiğimiz bir şey var: İlim, vahaya, bir çöle oluşmuş bir yeşillik gibi. Herkes gelir ilimin olduğu yere. İlim insanının, bilim insanının kıymetini bilmeyenden de ne ilim insanı olur ne bilim insanı olur ne idareci olur ne siyasetçi olur. Sonuç: İnsan olmaz, insan!” açıklamalarında bulundu.