Gündem

VATANDAŞ: “DÜZCE PEK DEPREME HAZIRLIKLI DEĞİL”

Düzce’nin de etkilendiği asrın felaketi olan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden yarın 27 yıl geçecek. Binlerce can kaybının yaşandığı, binlerce kişinin yaralandığı ve yine binlerce kişinin evsiz kaldığı depremin üzerinden 27 yıl geçse de acıları hala yüreklerdeki tazeliğini koruyor. Peki, Düzce halkı 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden gerekli dersleri çıkarttı mı? Öncü Haber ekibi, bu sorunun cevabını alabilmek için cadde ve sokaklarda vatandaşlara mikrofon uzattı.

Abone Ol

Düzce’nin de etkilendiği asrın felaketi olan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden yarın 27 yıl geçecek. Binlerce can kaybının yaşandığı, binlerce kişinin yaralandığı ve yine binlerce kişinin evsiz kaldığı depremin üzerinden 27 yıl geçse de acıları hala yüreklerdeki tazeliğini koruyor. Peki, Düzce halkı 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden gerekli dersleri çıkarttı mı? Öncü Haber ekibi, bu sorunun cevabını alabilmek için cadde ve sokaklarda vatandaşlara mikrofon uzattı. Vatandaşlar, sorulan bu soruya ise “Düzce depremlere pek hazırlıklı değil” cevabını verdi.

Tarihler, 17 Ağustos1999’u gösterdiğinde gece saat 03:02’de Türkiye büyük bir afetle sarsıldı. Düzce’nin de etkilendiği Kocaeli Gölcük merkezli 7.5 şiddetindeki depremde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi yaralandı, binlerce ev ve işyeri büyük çapta hasar gördü.

17 Ağustos 1999 sabahına acı haberle uyanan Türk halkının kulaklarında, deprem bölgelerinde arama – kurtarma ekiplerinin enkazların altından canlı insan çıkartabilmek için “Sesimi Duyan Var mı?” sesleri yankılandı.17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti, ancak depremde kaybedilen canlar ve yaşanan acılar hiçbir zaman unutulmadı ve unutulmayacak.

Öncü Haber ekibi de 17 Ağustos Marmara depreminin 27’inci yıl dönümünde cadde ve sokaklarda Düzce halkının o günlerde yaşadığı acıları ve depremlerden ders çıkartıp çıkarmadıklarını sordu.

İşte o karanlık geceye dair, Düzce halkının yaşadıkları ve deprem gerçeği hakkında düşünceleri:

“Melih Gökçek deprem bölgelerine çok yardım etti”

Mehmet Çamcı: “Vallahi büyük bir felaket geliyor. Şimdi biz iki sefer yaşadık onu; bir 12 Kasım, bir 17 Ağustos depremi. Onu Allah kimseye yaşatmasın. Yani çok zor. Biz aşağı yukarı 1,5 sene hep çadırlarda yaşadık. Yani bir çadır dahi bulamadık. Ekmek kuyruğu... Şimdi Melih Gökçek'ten Allah razı olsun, o zaman bize çok yardımcı oldu. Bunları da unutmamak lazım. Çünkü ekmek yapacaksın, nerede yapacaksın? Fırınlar çöktü, her yer çöktü. Onun için Cenab-ı Allah kimseye yaşatmasın. Çok zor. Bir daha da inşallah yaşamayız. Yeni yapılar iyi. Denetimli bir şekilde yapılıyor. Ben çok inşaatçılık yaptım. Yani eskiden her belediye seçimleri gelirken kaçak bir kat çıkılıyordu. Üç kat ruhsat veriyordu belediye, üzerine iki kat daha çıkıyordu, üç kat daha çıkıyordu. Ama şimdi öyle bir şey yok yani. Zemin etüdü yapılıyor, kontrollü bir şekilde, beton tahlilleri yapılıyor. Her şey kontrollü bir şekilde, bu şekilde çok güzel. Yani onun için depremden ya korkmamak lazım... Ha ama tedbirli olacaksın tabii. Yani tedbiri elinden bırakmayacaksın. "Bugün yaşamayız" dersin, yarın deprem yaşarsın, ne zaman geleceğini bilemezsin. Onun için Cenab-ı Allah kimseye yaşatmasın.”

“Allah bizlere tekrar böyle acılar yaşatmasın”

Bir vatandaş: “Allah bir daha 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım'ı göstermesin. Cenab-ı Allah'a dualarımız kabul olsun. Bir daha bu millete deprem vermesin. Gençlerimize uzun ömürler versin, hayırlı ömürler versin. Biz çok çektik. 1,5-2 sene çadırlarda yattık. Zahmetimiz çok oldu, onun için hatırlamak bile istemiyorum. Bir daha Cenab-ı Allah bu millete, aziz millete başka felaketler de vermesin. Tabii hazırlıklıyız. Bak, binalarımız ne kadar güzel yapılıyor, demirden yapılıyor. Öyle hani çadır gibi binalar yapılmıyor. Milletimiz bu acıları anladı. Yapılar iyi olursa deprem zarar vermez.”

“Depremde evim hasa gördü”

Zeki Bozdemir: “Sallandı. Ondan sonra ben kalktım yatağımdan, dışarı çıktım. Baktım her tarafa, bütün böyle sıvalar dökülmüş yere, duvarlar... Sabah oldu, temizliği yaptım. Ondan sonra geldi, bitti iş de. Ne yapalım başka? Yapacak başka bir şey yok. Kemeryanı Köyü'nde, Gölyaka'nın. Ondan sonra bilirkişiler geldi. "Az hasarlı" gösterdiler binayı. Kendi gücümüzle tadilatını yaptık, badanasını, boyasını.”

“Düzce depreme pek hazırlıklı değil”

İsmail Erdoğan: “Korktuk işte, binalar çatladı, patladı ama yıkılma olmadı bizde. Ben Gümüşova'daydım o zaman. Ben 67’den beri depremleri biliyorum. Düzce pek hazırlıklı değil. Çok adam öldü o zaman Düzce’de. Ondan sonra bir ev yaptık bayağı sağlamca.”

HABER: Savaş ARI

RÖPORTAJ: Melike KUNDAKCIOĞLU

KAMERA: Tuğba AKSOY