☰
✕
HABER

“TEMİZ BİR ÇEVRE İÇİN MİLLİ SEFERBERLİK BAŞLATALIM”

Aşırı sıcaklara bağlı olarak kuraklığın etkili olduğu Düzce’de hem su kaynaklarının korunması hem de temiz tutulması için seferberlik devam ederken, sivil toplum örgütlerinden de bu mücadeleye destek açıklamaları geliyor. Son olarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), birçok il gibi Düzce’de de görülen su kirliliğinin yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ettiğini bildirerek, “Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın..

Abone Ol

Aşırı sıcaklara bağlı olarak kuraklığın etkili olduğu Düzce’de hem su kaynaklarının korunması hem de temiz tutulması için seferberlik devam ederken, sivil toplum örgütlerinden de bu mücadeleye destek açıklamaları geliyor. Son olarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), birçok il gibi Düzce’de de görülen su kirliliğinin yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ettiğini bildirerek, “Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın korunması hayati önem taşıyor.“ çağrısı yaptı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Düzce’de olumsuz etkileri hissedilen iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, artan kirliliğin ve azalan yağışların tarımsal üretim ve canlı yaşamı tehdit ettiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“İklim değişikliğinin en önemli etkisinin su döngüsü üzerinde olacağı ve önümüzdeki yıllarda 3 milyardan fazla insanın su kıtlığı yaşayacağını bilimsel çalışmalar ortaya koyuyor. Her geçen yıl nüfus artışının etkisiyle kişi başına düşen kullanılabilir su miktarımız azalıyor. Diğer taraftan küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, kuraklık afetinin sıklığını ve şiddetini artırıyor. Ülkemizde insan eliyle su kaynaklarımıza zarar veriliyor. Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın korunması hayati önem taşıyor. Ne yazık ki arıtılmadan veya yetersiz şekilde arıtılarak doğaya bırakılan sanayi atıkları akarsu ve yeraltı sularımızı kirletiyor.
“Su kirliliği yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ediyor”
Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, akarsu bakımından da oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir. Sanayi tesislerin yoğun olarak bulunduğu Marmara Bölgesi’nde Sakarya, Meriç, Ergene, Susurluk ve Biga Çayı gibi başlıca akarsuların yanında irili ufaklı birçok doğal ve yapay göl bulunmaktadır. Bu kaynakları korumak milli bir meseledir. Ancak yapılan çalışmalar su kirliliğinin ülkemizde 81 ilin 75’inde öncelikli veya önemli bir sorun olarak tespit edildiğini gösteriyor. Bu illerde su kirliliği yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ediyor. Buradan kirlilik riski taşıyan akarsularımızın olduğu iller başta olmak üzere 81 ildeki Valilerimizi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızı göreve davet ediyorum.
Temiz bir çevre için milli seferberlik başlatalım. Kirlenen hava, su ve toprak artık sadece çevreyi değil, tüm canlı yaşamını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bu konuda denetimleri sıkılaştıralım. İçtiğimiz suya, solduğumuz havaya kadar karışan zehirli atıklarını çevreye bırakanlara karşı ağır yaptırımlar ve caydırıcı cezalar uygulayalım. Unutmayalım ki çevreyi korumak yaşamı korumaktır. Bu sorunu Sayın Cumhurbaşkanımıza bir mektupla ilettik, kalıcı yaptırımlar talep ettik. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde de girişimlerimiz devam ediyor.”

{ "vars": { "account": "G-P00GNT342Z" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }