Öncü TV, Radyo Öncü ve Radyo Kent ortak yayınıyla yayınlanan Kitabın Ortasından programının son bölümünde konuk, Konuralp’in Efsaneleşen Belediye Başkanı İbrahim Aykut oldu. Konuralp’in Mahalle olma sürecinden gelinen noktaya bıçak sırtı konuların masaya yatırıldığı programın “Nasıl izah edersiniz?” bölümünde Aykut, Başkan Özlü için. “Allah bin kere razı olsun.” Derken, Mehmet Keleş için ise “bana bir saygısızlığı olmadı ama Konuralp’in mahalle olma sürecine ilişkin yaptıkları ve söylediklerinden dolayı kırgınım.” Dedi.

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu, Öncü TV, Öncü Radyo ve Radyo Kent ortak yayınıyla geniş kitlelere ulaşan Kitabın Ortasından programının son bölümünde konuk, Konuralp’in Belediyecilik tarihinde efsaneleşen Belediye Başkanı İbrahim Aykut oldu.

Konuralp’in mahalle olma sürecinin masaya yatırıldığı programda çarpıcı ifadelerde bulunan Aykut, programın en merak edilen “Nasıl izah edersiniz?” bölümünde bazı isimler hakkında çarpıcı yorumlarda bulundu.

SAHURA KADAR AÇIK KALACAK SAHURA KADAR AÇIK KALACAK

Ünsal’ın sorduğu birçok isme nevi şahsına münhasır cevaplar veren Aykut şunları söyledi:

Faruk Özlü;

“Ben belediye başkanıyken Faruk Bey memurdu. Allah bin kere razı olsun. Kalben birbirimize karşı bir yakınlığımız var.”

Talih Özcan;

“Tanımıyorum, tanıyorum desem kamera karşısında bir isim duydum ama CHP milletvekilinin adı nedir diye sorsanız şimdi öğrendim.”

Mehmet Keleş;

“Yıllarca beraber hizmet yaptık. Kendi takımı ile anlaşamazken benle abi kardeşti. Bir lafımı iki yapmazdı benimde bir lafını iki yapma şansım yoktu. Birbirimizle hizmette nasıl koşarız diye o kadar samimiydik. Ama bir gün baktım Mehmet Keleş sağ gösterirken beni üzdü. Sayın valimizin bu işe sebep oldu demesi beni kahretti. O zamanlar bu işlerin içinde değildi, bunu demeyecekti bana. Benim avukat masrafımı bile ödemediler kazandım mahkemeyi.”

Necmi Hoşver;

Allah ölenlere rahmet eylesin kalanlara huzur versin. Onların her biri taşına topuna sahip çıkmış. Necmi Hoşver bana dedi ki ‘Bu hastaneyi buradan kaldıracağız ne dersin?’ bana niye soruyorsun ağabey? Oğlum sana sormazsam olmaz işin altından kalkamazsın dedi bana! ‘Niye?’ dedim. ‘Oradaki insanlar sana düşman kesilir, altından kalkabilir misin?’ dedi. ‘Benim halkım, benim Düzce’m, benim memleketlim benim Yığılcalım eğer buraya üniversite açılıp da bu hastane olup Ankara’ya İstanbul’a doktorlara gitmeyecekse benim canım feda olsun!’ dedim. Rahmetli anam hastane kalkınca ‘oğlum bu millete ne yaptın sen herkes sana beddua ediyor’ dedi. Ben de ‘zamanı gelince dua ederler’ dedim.

Haber – Ahmet Çelik