Düzce’nin merkez ilçesine bağlı Güldere Köyü’ndeki öğrenciler taşımalı eğitim ile okullarına gidiyor. Fakat köyün ıssız yerine konumlandırılan toplanma merkezinden öğrencilerin alınması aileleri tedirgin ediyor. Aynı zamanda köyün öğrencilerine taşıyan servis 07:30’da okulda olması gereken öğrencileri başka bir tesktil firmasının işçilerini taşıdığı gerekçesiyle öğrencileri çok erken bir saatte alıp okulun önüne bırakıyor.

Öncü Haber WhatsApp İhbar Hattımıza ulaşan Güldere Köyü sakinlerinden Durmuş Coşkun konuyla ilgili şikayetini iletmesi üzerine yaşanan sıkıntının haber olarak sunulmasına rağmen, Coşkun gerekli yerlere durumu anlattığını fakat hala yetkililerden geri dönüş alamadığını söylerken bu mağduriyetin çözüme kavuşturulmasını istedi.

Güldere Köyü’nde ikamet eden Durmuş Coşkun yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:

“Milli Eğitim zarar eder!”

“Düzce’nin merkez ilçesine bağlı Güldere Köyünde ikamet etmekteyim. Daha önce Düzce Merkez de oturuyordum. 2 yıl önce köyüme taşındım. Servislerde baktım bir dengesizlik var. Köyün dışında toplanma merkezi diye bir alan belirlemiş Milli Eğitim. Bize söylenen bu tabi ki bilmiyoruz. Ben bu konuyu okul idaresiyle görüştüm. Bu toplanma merkezinin köyün içine alınmasını rica ettik. Sonra Konuralp Ortaokulu okul müdürü geldi ve dedi ki; “ben milli eğitim trafik komisyonundayım. Eğer toplanma merkezi köyün merkezine alınırsa milli eğitim zarar eder” dedi. Daha sonra ben Milli Eğitim müdürünün yanına gittim. Beni şube müdürlüğüne yönlendirdiler. Şube müdürüne derdimi anlattım. Toplanma merkezini köyün içine alınmasını rica ediyoruz diye belirttim.

“Bize hiç kimse kulak vermedi!”

DUYARSIZ SÜRÜCÜLER YAYALARI HİÇE SAYIYOR DUYARSIZ SÜRÜCÜLER YAYALARI HİÇE SAYIYOR

Ben kendim engelliyim. Öğrencim var bir tane torunum. Kendisi özel durum öğrencisi. Sabahları zaten bir tek torunum gidiyor. Şube müdürü de bu vahiy ile gelmedi, düzeltilebilir dedi. Ama ben geçtiğimiz yılın eylül ayından beri mücadele veriyorum. Bize hiç kimse kulak vermedi.

En son ben bir öğrendim ki taşıma şirketinin kooperatif başkanı bizim köyümüzdenmiş, aşağı ki mahalleden. Onun telefonuna ulaştım. Dedim ki; “böyle böyle bir durum var. Servisçiler bizim çocuklarımız sayesinde para kazanıyorsa bizim de sizden bir ricamız var. Toplanma merkezinin köyün içine alınmasını rica ediyorum” dedim.

“Şikayet etmeden önce bana gelecektin!”

Kooperatif Başkanı da bana telefonda; “oğlum sen beni Milli Eğitime şikâyet etmeden önce gelecektin.” gibi sözler sarf etti. Ben de ilk önce bir ağzını topla daha sonra benimle konuş dedim. Onsan sonra sen bu işi sen düzeltiyor musun, ben bildiğimi mi yapayım dedim. Sen bildiğini yap dedi bana. Bende Milli Eğitime gidip geliyorum ama kimseyi tanımıyorum. Şube müdürümüz sağ olsun bir şekilde bizi sürekli atlatıyor. En son çare olarak da basına haber vermeyi uygun bulduk.

Geçen günlerde haberini yaptınız fakat hala bize bir geri dönüş yapılmadı. En kısa zamanda bu konuyla ilgilenilmesini rica ediyorum.

Birde öğrenciler okula bir saat önceden götürülüyor. Çünkü servis aracı fabrikaya işçi yetiştiriyor. Ders saati 07:30, öğrenciler köyden 06:30’da alınıyor. Bir saat önceden okulun önüne bırakılıyor. Servis tekrar geri geliyor ve işçileri alıyor. Ondan sonra tekrar köye gelip başka öğrencileri götürüyor. Kim bakıyorsa bu konuya bir an önce çözülmesini rica ediyoruz.”