banner851

banner614

AKÇAKOCA SİYASETİ HALKI KANDIRMAKTAN VAZGEÇMELİ

banner619

Öncü TV ekranlarında yayınlanan “Kitabın Ortasından” programına konuk olan İYİ Parti Akçakoca İlçe Başkanı Behçet Alkan Lokum, Akçakoca’da AK Parti ve MHP çekişmesini, “Cumhur ittifakı çatırdıyor” diye yorumladı. AK Partili Esvet Sarıoğlu’nun akaryakıt istasyonu üzerinden Okan Yanmaz yönetimini “Kamu zararı var” diye eleştirdiğini hatırlatan Lokum, “Kamu zararı var demek burada yalan yanlış işler var demektir. Belediye başkanı olduğumda söz veriyorum, kimse bana yanlış işle gelmesin. Bir kişi de doğruyu söyleyecek Sadullah bey! Bizim boğazımızdan haram lokma geçmez. Benden menfaat bekleyen kimse bana oy atmasın. Tüyü bitmemiş yetimin malını kimseye yedirmem.” dedi. Ayrıca partisinin Lideri Meral Akşener’in Akçakoca ziyareti sırasında kendisine Düzce’de faaliyet gösteren Ferroli şirketinin fındıkta tekelleşme çalışmalarına yönelik rapor sunduklarını açıkladı.

banner846
Siyaset 07.03.2021, 15:00 08.03.2021, 17:23
1085
banner844
banner785

Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz’ın belediye başkanlığı görevine gelmesinin ardından, ilçede yapılan imar planlarından, belediyenin gayrimenkullerinin satışına kadar birçok konu İYİ Parti Akçakoca İlçe Başkanı Avukat Behçet Alkan Lokum’un konuk olduğu Öncü TV ekranlarında yayınlanan Öncü Medya Haber Genel Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu “Kitabın Ortasından” programında masaya yatırıldı.

“Bahçeli’nin Cumhur Başkanlığı ve Hükümet Sistemi’ne destek vermesi sonucu MHP’den istifa ettim”

MHP’den istifa edip neden İYİ Parti’ye geçtiğini anlatan Lokum şunları kaydetti:

"MHP ile yollarımızın ayrılması tüm Türkiye’nin bildiği bir süreç. Cumhurbaşkanlığı ve hükümet sistemi konusunda Sayın Devlet Bahçeli’nin onca karşı çıkmasına rağmen, birdenbire yeni sisteme destek vermesi sonucu bir ayrılık yaşandı. Bizim ayrıldığımız dönemde daha Meral Akşener ortalıkta yoktu. Parti kurulduktan sonra Akçakoca’da kurucu ilçe başkanı olarak atandık ve göreve devam ediyoruz.” 

“Siyasi çizgimiz ve görüşümüz hiç değişmedi”

 Siyasi çizgimiz, görüşümüz değişmedi.” diyen Lokum, şu şekilde devam etti:

“Daha önce ilçe başkanlığı görevi teklif edilince, şunu söylemiştim, dün, bugün, her zaman aynısını söylüyorum; biz değişmedik. Daima aynı ideolojiye sahibiz. Ayrılık sürecinde biz görüşümüzden değil parti söylemleri, “Tekeden süt sağılmaz, senden Cumhurbaşkanı olmaz…” gibi Sayın Bahçeli’nin sözleri vardı. Bahçeli’nin birden Cumhurbaşkanı’nın tarafına geçmesinin, nedenini sorduğumuzda, bize böyle anlattınız, böyle gösterdiniz niye böyle oldu? Böyle olduğuna inandık, aynı görüşteyiz. Genel İdare Başbuğu’nun emrinin bu olduğu cevabı verildi. Bunu herkes uygulayacak denildi. Bizim de bir okumuşluğumuz, bir deneyimimiz var. Dedik bu böyle olmaz. Açıklamanız lazım doğru bulmuyoruz dedim.”

“Bunu yazdıranlar FETÖCÜ’dür”

ABD’nin New York kentine asılan ‘Stop Erdoğan’ afişi ile ilgili “Bu asla kabul edilmez” diyen Lokum, bu pankartı asanların FETÖ ile bağlantı olduklarını düşündüğünü ifade etti. Lokum, şunları söyledi:

“Sayın Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıdır. Bir laf vardır; ‘Döveceksem ben döverim başkasına dövdürmem.’ Dışarıdan benim Cumhurbaşkanına parmak sallanmasını asla kabul etmem, edemem yani. Bunu yapanların da kime hizmet ettiğini araştırmak gerekiyor. O şeyi oraya astırmak çok büyük paralardır tahmin ettiğim kadarıyla… Kime yarıyor?  Ona da bakmak lazım, şimdi orada “STOP ERDOĞAN” yazdın diye Sn. Erdoğan’a bir şey mi oluyor? Aslında siyaset çok değişik, oyun içinde oyunların olduğu bir kurumdur. Bunun çok önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum. Görüşümüz devletimizden yanadır, sadece biz karşı çıkarız ve kimseye dövdürmeyiz. Bunu bastıranlar FETÖCÜ’dür."

“FETÖ’nün Türkiye’de artık gücü kalmadı”

Düzce’deki FETÖ algısı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Lokum, şunları kaydetti:

“Ben onların kaldığını zannetmiyorum. FETÖ’nün hiçbir zaman çok büyük bir güç olduğunu düşünmedim. Türkiye’de FETÖ’nün ‘hadi oy atın’ dediğinde oy atacak 1 milyon kişisi olduğuna inanmıyorum. Bu kadarlardı yetiştirdikleri adamlar ve devletimiz gerekli mücadeleyi yaptı temizledi. Artık bir güçlerini kaldığına inanmıyorum.”

“Akçakoca’nın sorunları ile ilgili Akşener’e rapor sunduk”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Akçakoca’daki temasları sırasında, kendisine tarım başta olmak üzere ilçenin genel sorunları ile ilgili rapor verdiklerini belirten Lokum, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 “Kılıçdaroğlu’dan sonra çok uzun zamandır Akçakoca’ya bir genel başkan gelmemişti. İnanılmaz bir kalabalık oldu, genel başkan kendisi de söyledi. Gözlerinin dolduğunu böyle bir kalabalığa karşı duygulandığını söyledi, çok büyük rağbet vardı, caddede zor yürüdük. Kendisi esnası dinledi ve kendisine raporlar sunduk. Esnaf sorunları, fındık piyasası olsun gibi… Parti toplantısında fındıkla, esnafla ve hayvancılıkla ilgili sorunlara değindi. Mecliste Akçakoca’nın ismini duyurmuş olduk. Tabii, şimdi bir pandemi süreci yaşıyoruz. Yasaklarla ilgili büyük şikayet aldı. Esnafın borçları, iş yapamaması, fındıkla ilgili şikâyetler aldı. Fındığın fiyatı çok düştü, 26-27 liradan 20 liraya kadar düşlü. Ferroli’nin fındıkla ilgili bölgemizde oluşturmuş olduğu tekel; bunla ilgili bir rapor sunduk kendisine. Akçakoca’da hayvancılık bitme noktasında. Gübre ve yem fiyatları çok pahalı hale geldi, geçen senin 2 katına çıktı. Teşvikler yeterli değil, kredi vermek çözüm değil bu anlaşıldı. Akşener icra dosyalarının silineceğine dair taahhüdü vardı. Artık borç silmeye ihtiyaç var. Kısa çalışma ödeneği ödenirken sigortalılığı devam etmiyor, sağlık hizmetlerinden faydalanıyorsunuz ama prim işlemiyor. Devletimizin daha net ve daha kesin önlemler alması lazım. Herkesin ihtiyacı var, borç silmeye ihtiyaç var. Suriyelilere para bulunuyorsa buraya da kaynak bulunabilir.”

“İttifak ortağım diye yanlışa destek vermem”

AK Parti Akçakoca İlçe Başkanı Esvet Sarıoğlu’nun geçtiğimiz haftalarda konuk olduğu Kitabın Ortasından programında “Akçakoca’da kamu zararı var” dediğini hatırlatan ve daha sonra ittifak ortağı diye Başkan Yanmaz’a sahip çıkmaya çalıştığını kaydeden Lokum, şu ifadelere yer verdi:

“ Aslında çok şey var ama başlangıcı pankart. Ne zaman ki, Okan bey seçilip, ‘Belediyeyi bu kadar borçla devraldım; belediyeyi bunlar batırmış’ diye ilan edince her şey ortaya çıktı, o pankartın manası budur. Onu asınca tabii doğal olarak AK Parti’de kazan kaynadı. Çok fazla AK Partili oy attı seçimlerde, ittifak nedeniyle. Belediyeyi beklediğinden fazla bir borçla devraldı. Ya geldiğinde bazı şeyleri yapamayacağını fark etti bu yüzden yapamayacağım demiş olmak için pankart asmış olabilir ve bu bir taktik olabilir ya da geçmiş dönemi bir daha gelmemek üzere bitirme taktiği de olabilir. AK Parti’nin bir daha oralara gelememesi için yapılmış olabilir. Ortaklık falan bilmem, doğru neyse onu söylerim. Ortağım diye yanlışa destek vermem, susmam. Esvet Başkan geldi burada sizin konuğunuz oldu. Kamu zararı var demek, devletin malını zarara uğrattın demek. Kamu zararı var demek burada yalan yanlış işler var demektir. İşin doğrusu budur. Bunu söyleyip ya biz ittifakız, beraberiz demek olmuyor. Ya bunu deme ya da şuanda yaptığını yapmayacaktın. Adam yanlışsa ortağım diye yanlışa sahip çıkamazsın…”

“Satmakla borç ödenmez”

Akçakoca kamuoyunda hala daha yankıları süren belediyeye ait benzin istasyonunun satışına da değinen Lokum, şu görüşlere yer verdi.

“Sayın İlhami Caboğlu bizim mahkemeye gittiğimizi iddia etti ama biz mahkemeye gitmedik. Tuğrul Başkan ihale sürecinden sonra bana telefon etti. Böyle böyle bir dava açalım. Kendisine de ilettim, dava açmanın işe yaramayacağını, ihalenin usulüne uygun olduğunu anlattım, sonuç olarak zaten dava reddedildi. Fikret Başkan sizin yayınınızda bir şey söylemişti: “Hukuka uygun ama vicdana uygun değil.” İhale süreci ihale kararının alınmasıyla başlar, tespit yaptırırsınız; bir bedel belirlenir, daha sonra askıya çıkartıp gazete ilanı verirsiniz ve bu prosedürler tamamlanınca hukuka uygun olur. Bunu buradan bozdurmanın imkanı yok buradaki sıkıntı başka. Hukuki olarak aslında mahkemenin bozabileceği bir şey yok. Mahkeme usule ve ihale şartlarının sağlanıp sağlanmadığına baktı ve karar verdi. Sıkıntı olan nokta şu, ihalenin değerine bakmıyor mahkeme… Burası eski zamanda 2 trilyona kiraya verilmiş; Cüneyt Başkan döneminde. Şimdi de 3 milyon 900 bin TL’ye satıldı, 1 milyon da alınan kiradan düştü, yani 2 milyon 900’e satıldı. Bir eskpertiz raporu alıp satıyorlar. Bizim burada karşı olduğumuz birkaç şey var. Birincisi, satılmasına karşıyız, niye altın yumurtlayan tavuğumuzu satıyoruz? Satmakla borç ödenmez. Selden sonra belediyeye 20 milyon TL’ye yakın para girişi oldu. Eee hala maaş ödeyemiyoruz. Demek ki satmayla bir şey çözülmüyor yani… Pandemi döneminde, böyle bir mülkün tek kişinin girdiği ihaleyle satılmasına da karşıyız. Alan şahıslarla hiçbir derdimiz yok. İhaleyi 10 kişinin katıldığı bir düzende yapsalardı da 3’e değil 5’e gitseydi keşke. Bu böyle olmaz.”

“Siyasetin Akçakoca’da vatandaşı enayi yerine koymaktan vazgeçmesi lazım”

Akçakoca Belediyesi’ne ait 7 parsel ile taşınmazların satılacağı yönündeki iddialara da değinen Lokum, şunları belirtti:

"Okan Başkanın seçim zamanı bütün programlarını izledim. Para konusunda da kendisinin söylediği bir söz var. Demek ki her şey satılacakmış, biz öyle zannetmemiştik; sanırım gökten para yağacaktı ama bir şey de yağmadı! Seçim zamanı verilen sözler çok önemlidir çünkü 5 sene sonra karşınıza çıkıyor. Seçim zamanlarında Akçakoca’da çok büyük vaatler veriliyor, olmayacak şeyler… Daha belediye personeline maaş ödemiyor. Böyle belediyecilik olmaz, böyle gitmez. Doğruları söylemek lazım halka… Bize soruyorlar, siz ne yapacaksınız diye? Biz doğruları söyleyeceğiz. Atıp tutmanın anlamı yok. Yapabileceğiniz şeyleri söylemeniz lazım. Aday olurken para olmadığını bilmiyor muydun? Şimdi biz ona göre söz vereceğiz. Siyasetin Akçakoca’da vatandaşı enayi yerine koymaktan vazgeçmesi lazım. Akçakoca siyasetinin vatandaşı kandırmaktan vazgeçmesi lazım… Halkın da doğru söyleyene oy atması lazım! İki tarafa da doğruları söylemekten çekinmem. Siyasetçiler düzgün siyaset yapacak, halk doğruyu söyleyene oy verecek, bu kadar basit!”

 “İhaleyle Balcılara satılan yerler imara açıldı”

"Her konuya hakimiz ve sürekli meclis toplantılarına katılıyoruz.” diyerek sözlerine devam eden Lokum, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Usullüdür, usulsüzdür onu bilemem ama basında yer alıyor. Bir Akçakoca delikanlısı olarak şunu kendime yakıştırmam; ‘para yiyorlar, haram yiyorlar’ falan demeyi kendime yakıştırmam ama doğru olmayan şeyler oldu. Yanlışlık yapıldığını düşünmek istiyor. İhaleyle Balcılara satılan yerin önce imarsız olarak satılması ve daha sonra imara açılması; bunu biz illa satacaktık imara açıp da adama satsaydık!

“Belediye maaş ödeyemiyor, bu insanlar taş mı yiyecek?”

Akçakoca Belediyesi’nde çalışan işçilerin maaş alamadıklarını öne süren Lokum, şunlara değindi:

“Ne kadar üzüldüğümü, size nasıl anlatabilirim? Pandemi döneminde maaş ödeyememek; 2 ay maaş alamamak insanları çok zor duruma sokuyor. Bu insanlar taş mı yiyecek? Bir belediyenin maaş ödeyememesi demek çok acı bir tablo Akçakoca’mız için ve bu bir utanç kaynağıdır. Sayın Okan Başkandan maaşları düzene sokmasını, bir vatandaş olarak rica ediyorum. Satmakla bu iş çözülmüyor. Başka bir şey yapmak lazım, giderleri azaltmak lazım… Hiçbir şey yapmayıp maaşları ödemek lazım… “İşçinin teri kurumadan maaşını, hak edişini verin!” hadisi şerif var. Biz öldük resmen, böyle bir şey olamaz yani. Dava parasını ödeyecek durumları yok insanların. Canıma tak etti der, bu iş patlar yani.”

“Çok acil turizm kalkınma planına ihtiyacımız var”

Akçakoca Belediyesi yönetimine tavsiyeler veren Lokum sözlerine şöyle devam etti:

“Vatandaşa değil belediyeye acı reçete uygulayacaksınız. Belediyenin afaki giderlerini kısacaksınız, har vurup harman savurmayacaksınız. Çalışanı atmayacaksınız ama belediyenin fuzuli giderlerini kısacaksınız ve sonra nasıl para kazanabilirime bakacaksınız. Akçakoca Belediyesi esnafla mücadele etmemeli. Akçakoca Belediyesi’nin Çınar Caddesi’nde kafesi olmamalı. Belediyede çalışan insanların sigortalarının yatırıldığını zannetmiyorum. Sigorta yaptıracak, elektrik de ödemiyor belediye. Ee esnaf elektrik ödemeyince kesiliyor bir şey yapamıyor yanında adam çalıştıracak sigortasını ödemezse sıkıntı var. Belediyeyle mücadele edebilir mi bu adam? Belediye vatandaşıyla, esnafıyla mücadele etmeyecek. Esnafına para kazandıracak ki, Akçakoca Belediyesi’nin gelir kalemlerini ödeyebilsin… İnsanların cebine para koyarsanız, insanlar da belediyenin cebine para koyar. Çok acil turizm kalkınma planına ihtiyacımız var. Yılda gelen 100 bin turistin inanın 70 bini Akçakocalı’dır. Turizm anlamında bunların Akçakoca’ya bir faydası yok. Gelen turistlerin yüzde 20’si yöreden gelen günübirlik turistler, geliyorlar çekirdek çitleyip yemek yiyip denize giriyorlar. Bizim yapmamız gereken kalan yüzde 10’u arttırmaktır. Bunun birçok ayağı var, reklam ayağı turizm şirketleriyle yapılacak. Isparta’da Kuyucak köyü var, lavantalarıyla ünlü. Sırf fotoğraf çektirmek için insanlar gidiyor. Bir ünlünün fotoğrafıyla patladı gitti. Akçakoca’nın buralardan hiçbir eksiği yok. Turizmin birinci kuralı algıdır. Eyfel Kulesi bir demir yığını olduğu halde, dünyanın en çok ziyaret edilen yeri. 8 Milyar €’luk kârı varmış. Tamamen algıyla al sana aşk şehri Paris… Akçakoca’yı küçümsemeyin, 1 milyon turist ağırlayacak kapasitesi var. Önce insan getireceksin, sonra otel.”

“Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmem”

Başkan Okan Yanmaz’ın turizmi canlandırma vaadiyle Akçakoca Belediyesi’ne kazandırdığı gezi teknesi katamaran ile ilgili de görüşlerini aktaran İYİ Parti Akçakoca İlçe Başkanı Behçet Alkan Lokum, şunları kaydetti:

“Gemi aldık biz doğru mu? Tuğrul Başkan kendini yaktı, ‘10 Milyona satarsanız istifa edeceğim’ dedi. Hem Tuğrul Başkan’dan kurtulacak hem de para kazanacak satsın da göreyim! 100.000 mi 50.000 kişi mi ziyaret etmişti? Şimdi bu gemi 400 kişilik doğru mu? Ortalama 200 kişi binse bu gemiye, her 100 gün boyunca 100 kere sefere çıktığını varsaysak; ne eder 20.000 hani 30.000 kişi nerede? İkinci kez biner misiniz? Binmezsiniz çünkü Akçakocalı’sınız. Kaş’ın Kalkan diye bir bölgesi var; villa turizmi yapılan bir yer. Villaya giriyorsunuz, 100.000 kişi geliyor buraya… Bunu Akçakoca olarak düşünelim… Bir gün Akbey Restoranı’nda yedi, bir gün gemiye bindi, Kamelya’da yedi… Livadi, Hamsi, Çapa Restoran’da yedi. Bu 100.000 kişi bir tafta kalıp pazar günü Akçakoca’yı terk etti. Öteki hafta yeni bir 100.000 kişi geliyor. O yeni gelenler o gemiye biner. Devirdaimi sağlamak lazım önce, ona göre turizm potansiyeli lazım ve bizde ona talibiz. Biz bunları organize edebiliriz. Kim iyi yapacaksa onla çalışırım. İyi yapmıyorsa cezasını keserim. Adamım diye kimseyi başa getirmem. Belediye Başkanı olduğumda söz veriyorum, kimse bana yanlış işle gelmesin. Bir kişi de doğruyu söyleyecek Sadullah bey! Bizim boğazımızdan haram lokma geçmez. Bende menfaat bekleyen kimse bana oy atmasın. Tüyü bitmemiş yetimin malını kimseye yedirmem.”

“İşlerimden oldum ama ideolojimden de geri dönmedim”

Savundukları yüzünden çoğu kez işiyle sınandığını belirten Lokum, şu ifadeleri kullandı:

“Benim babam beni çay satarak okuttu. Ne yapayım yani şimdi? Buna çok şaşırıyorum, doğruları söylüyoruz. Ziraat Bankası’nın avukatıydım ben; beni işten attılar; MHP’liyim diye. Tarım Kredi’nin avukatıydım, artık değilim. İşlerimden oldum ama ideolojimden de geri dönmedim. Para kaybettim ama doğruyu söylemekten hiç vazgeçmedim. Bugün Akşener’in doğru yaptığına inanıyorum, yarın yanlış yapsın onu da terk ederim. Taraftarlık olmaz, yanlışa yanlış diyeceksin. Biz gençlerimize iş sağlayacak hiçbir şeye karşı olmayız.”

“Akçakoca’yı sıkıştırmayın, pazaryerini başka yere yapın”

Akçakoca’nın kalbi konumundaki Çuhallı Çarşısı’na yapılmak istenen pazaryeri hakkında ise şu görüşleri dile getirdi: “Çuhallı’ya pazaryeri yapılmak isteniyor. Yapılsın ama yeri yanlış, daha güzel yere yapılsın. Sayın Hüseyin Yanmaz, Salı pazarını yaptığında şehir içinde miydi? Esentepe’deki adam pazara yürüyerek mi geliyor? Otoparkı olmayan pazaryeri mi olur ya? Orası Akçakoca’nın girişi, denize çıkılan yer.Yahu şehri genişletelim! Geldiler, şehrin ortasına gençlik merkezi diye bir şey diktiler. Bir yeşil alan vardı; o da gitti. Açık Akçakoca’yı sıkıştırmayın! Başka yere yapın diyoruz.”

 “Sel arazisine nasıl imar veriliyor? Nerede bu devlet?”

Akçakoca’da dere kenarında bir yere imar verildiğini ve bunun yasalara aykırı olduğunu savunan Lokum, şöyle devam etti:

“Devlet nasıl bir şey biliyor musunuz, ben bir dava açtım Akçakoca’da bir yere, dere kenarında imar verilmiş bir yere. Şuanda mahkeme yürütmeyi durdurma kararı aldı. Elbet bunlara da bir diyen çıkar. O davaya biz 12.000 TL masraf yatırdık. Beğenmiyorsan dava aç avukat değil misin diyor… Böyle para bir para yok, o para verilsin açarım dava ve iptal ettiririm.”

“Akçakoca’da ittifak çatırdıyor”

AK Parti Akçakoca İlçe Başkanı Esvet Sarıoğlu’nun, Belediye Başkanı Okan Yanmaz’a yönelik eleştirilerini, “Akçakoca’da Cumhur İttifakı çatırdıyor” diyerek yorumlayan Lokum, şöyle devam etti:

“Dediniz ya Akçakoca’da Cumhur İttifakı çatırdıyor. Esvet Sarıoğlu programınıza katıldı ve birçok şey söyledi, benim kadar sert olmasa da… Sanki ortak değilmiş gibi ifadelerde bulundu. Doğruları söyledi ve şimdi ne oldu? Susması olmaz, olmamalı. Üstünden geçtiler susturmadılar.”

Lokum son olarak ise, “Biz evimizdeyiz. Bitsin şu konu artık. Şehitlerimiz oldu, Allah hepsine rahmet eylesin. Ülkece çok sıkıntılı bir hale girdik. SİHA’ları komuta eden bir Korgeneralimiz de şehit oldu. 15 Temmuz’da da darbeye karşı çıkmış bir aslan parçası, vatan evladı şehit oldu. Forsforlu Meral diye bir hastag çalışması yapıldı, bu mu siyaset? Bir kadına bu mu yapılır, şehitlerimizin olduğu gün… Bu mu şehitlerimizin olduğu gün yaptığınız siyaset? Hanginizin dediği doğru? Bir terörist diyorsunuz, bir bunu diyorsunuz, milli ve yerli miyiz? Yeter artık ya… Ülkeyi böldünüz, parçaladınız… Bu mudur ülkücü olmak? Esnaf aç, işi zor durumda. 20 milyon insan sosyal yardım alıyormuş ülkede. Bu nasıl bir durum? Uzaya çıkıyorsak, ne haldeyiz? Vatandaş aç, belediye maaşları ödeyemiyor. 170 kişinin getirdiği masraf… Aylık 1 milyona geliyor, ben demedim ortağı dedi. İnanıyorum ki, belediye pandemi yüzünden zor durumdadır. Tencere boş, hükümet devirir. Gündüz Akbey’de yemek yemek serbest, akşam oturmak yasak, nasıl bir iş bu ya? Gerçekten büyük sıkıntı var, vatandaşta para yok.” diye konuştu.

HABER: Savaş ARI

Yorumlar (2)
şenay karaoğlu 1 ay önce
tebrikler başkanım çok güzel bir ropörtaj olmuş
Refik Karali 1 ay önce
Nasıl kaprisler yaptığını nasıl parti yont. Kucumsedigini de söyledi mi. Senden de belediye başkanı olmaaaazzz. Aday gostersin partiden istifa ederim
12°
kapalı