Türkiye’nin dört bir yanından ve Türk dünyasından gelen genç beyinler, Gaziantep’te bilim ve teknoloji için buluştu. Bu yıl 8’incisi düzenlenen Türk Dünyası Çocukları Bilim ve Kültür Şenliği’ne katılan öğrenciler, birbirinden önemli projelerini görücüye çıkardı. Şenliği yerinde takip eden Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, şenliğin ikinci gününde de çok özel röportajlara imza attı. Özbekistan’dan gelen öğrencilerin enerji üreten projeleri dikkat çekerken, Gazze’den şenliğe katılan Said isimli çocuğun sözleri yürekleri dağladı. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sırasında yaşadıkları zorluklardan yola çıkarak güneş enerjisiyle çalışan bir sistem geliştiren Said, “Ben bu projemi yemek için değil ilaçlar için gerçekleştirdim. Çünkü Gazze’de yemek de hastanede yok” sözleri yaşanan insani dramını gözler önüne serdi.

Gaziantep, Türk dünyasının geleceğine yön verecek genç mucitlere ev sahipliği yapıyor. Türk Dünyası Çocuk Vakfı tarafından Kamil Ocak Spor Salonu'nda düzenlenen 8. Türk Dünyası Çocukları Bilim ve Kültür Şenliği'nde, farklı ülkelerden gelen öğrenciler bilimsel çalışmalarını ve teknolojik projelerini sergiliyor. Bilim ve teknoloji alanında önemli fikirlerin buluştuğu şenlikte, çevre sorunlarından enerji üretimine, yapay zekadan günlük yaşamı kolaylaştıracak teknolojilere kadar birçok proje ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal da şenliğin ikinci gününde stantları ziyaret ederek genç mucitler, öğretmenler ve organizasyonun mimarlarıyla özel röportajlar gerçekleştirdi. Ünsal'ın mikrofon uzattığı isimler, hem Türk dünyasının bilimsel geleceğine ilişkin umutlarını hem de geliştirdikleri projelerin insanlığa sağlayacağı katkıları anlattı.

“21. YÜZYILA TÜRK DÜNYASI MÜHRÜNÜ VURACAĞIZ”

Şenliğin fikir mimarı Dr. İbrahim Erdoğan, Öncü Haber mikrofonlarına yaptığı açıklamada, projenin temellerinin 2014 yılında Eskişehir'de atıldığını belirterek, organizasyonun Türk dünyasının bilimsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlendiğini söyledi.

Dr. İbrahim Erdoğan Öncü Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’a yaptığı açıklamada, “Bu projenin mimarıyım. 2014 yılında Eskişehir Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği'ne projeyi sunan ekibin başındaydım. O tarihten itibaren çeşitli yerlerde yaptık. Sekizincisini bugün Gaziantep'te yapıyoruz. Özellikle Türk dünyasının çocuklarına bilim ve teknolojiyi sevdirmek amacımız. Türk dünyasında yaklaşık 20 ülkede Türkçe konuşuluyor. Kazakistan, Özbekistan, Balkanlar ve farklı coğrafyalardan öğrencilerimizi yılda bir defa Türkiye'deki bir şehrimizde buluşturuyoruz. Türk dünyasının mucitlerini hazırlıyoruz aynı zamanda. Özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerimiz, bunun yanında lise öğrencilerimiz de var. Çocuklarımıza bu projeyi sevdiriyoruz. Yeni teknolojiler geliştiriyorlar ve burada sergiliyorlar. Havadan su üreten sistemlerden yapay zekayla çalışan cihazlara, ortamın ısısından elektrik üreten sistemlere kadar müthiş fikirler ortaya koyuyorlar.” Dedi.

Ünsal’ın bundan sonraki hedefiniz nedir? sorusuna cevap veren Dr. İbrahim Erdoğan, “Biz bu çocukları geleceğe hazırlıyoruz. Türk dünyasının kardeşliğini pekiştireceğiz. Yapılan bütün projelerden çok memnunum ve gururluyum. Çünkü arzuladığımız şeye ulaştık. Proje Eskişehir'de başladı, bugün Gaziantep'te yapılıyor. Yarın Kırgızistan'da, Özbekistan'da, Azerbaycan'da tekrarlayacağız. Çocuklarımız yüksek teknolojiye hep beraber ulaşacaklar. Bu çocuklar geleceğin İbn-i Sina'ları. 21. yüzyıla Türk dünyası mührünü vuracağız inşallah. 21. yüzyıl Türk yılı olacak.” Şeklinde konuştu.

ÖZBEKİSTANLI ÖĞRENCİDEN DİKKAT ÇEKEN ENERJİ PROJESİ

Şenliğin dikkat çeken çalışmalarından biri de Özbekistan'dan gelen öğrenci Aygül'ün geliştirdiği kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürmeyi amaçlayan proje oldu. Araçların geçişi sırasında oluşan mekanik enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülerek depolanmasını hedefleyen sistem, özellikle güneş enerjisinin verimli kullanılamadığı hava koşullarında alternatif bir enerji kaynağı olma potansiyeliyle dikkat çekti. Özbekistan'dan şenliğe katılan öğretmen Muazzam İbrahim, projenin çalışma prensibini Öncü Haber mikrofonlarına anlattı.

Muazzam İbrahim, “Özbekistan'dan geldim, öğretmenim. Türk Dünyası Mucitleri projesiyle daha güçlü ve birlik içinde olacağımıza inanıyorum. Çocuklarımız bir araya geldikçe gelecekte daha büyük mucitler olacaklar. İbn-i Sina gibi yetişerek Türk dünyasını daha da yükseltecekler.Araba geçtiğinde oluşan kinetik enerji elektriğe dönüşüyor ve pilin içerisinde depolanıyor. Fazlasını başka yerlerde kullanmak mümkün. Bu projeyi öğrencimiz geliştirdi. Güneş enerjisinden farkı, bulutlu ve yağmurlu günlerde de kullanılabilecek olması” dedi.

“ÜRETTİĞİMİZ ELEKTRİĞİ DEPOLAYABİLİYORUZ”

Projesini anlatan Özbekistanlı öğrenci Aygül ise geliştirdiği sistemin enerji üretiminde alternatif bir yöntem sunmayı amaçladığını belirterek “Bu projeyle buraya seçilerek geldim. Projemde kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürmeyi amaçladım. Araba geçtiğinde oluşan enerji elektriğe dönüşüyor ve pilin içerisinde depolanıyor. Fazla enerjiyi başka alanlarda kullanmamız mümkün.”

Özbekistanlı öğretmen Dilnaz da şenliğin öğrencilerin gelişimi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Bu proje öğrenciler için çok iyi bir fırsat. Umarım hepsi gelecekte çok iyi yerlere gelirler” ifadelerini kullandı.

GAZZELİ SAİD'İN SÖZLERİ YÜREKLERİ DAĞLADI

Bilim ve teknoloji projelerinin sergilendiği şenlikte Öncü Haber mikrofonlarına verilen en dikkat çekici röportajlardan biri ise Gazze'den gelen Said ile gerçekleştirildi.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sırasında yaşanan elektrik kesintilerinden etkilenen Said, yaşadığı zorlukları bir bilim projesine dönüştürdü. Güneş enerjisi kullanarak elektrik elde etmeyi amaçlayan bir sistem geliştiren Said, projesini büyüterek ilaçların korunmasına yardımcı olabilecek bir soğutma sistemi oluşturmak istediğini anlattı. Ancak küçük mucidin anlattıkları, bir bilim projesinin çok ötesine geçti.

“BUZDOLABINI YEMEK İÇİN DEĞİL, İLAÇLAR İÇİN YAPMAK İSTİYORUM”

Sadullah Ünsal'ın mikrofon uzattığı Gazze’den fuara katılan Said, geliştirdiği projeyi ve Gazze'de yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Ben Gazzeliyim. Gaziantep'e geldim. Savaş başladığında İsrail elektriğimizi kesti. Ben de bundan yola çıkarak güneşten enerji alan bir proje geliştirdim. Projemi büyütebiliriz ve bundan bir buzdolabı bile yapabiliriz.”

Said'in sözlerinin devamı ise Gazze'deki insani krizin çocukların hayatındaki etkisini bir kez daha ortaya koydu.

“Ama buzdolabını yemek için değil, çünkü Gazze'de yemek bile yok. İlaçlar için buzdolabını düşünebiliriz. Çünkü bazı ilaçların soğuk yerde tutulması gerekiyor. Bizim hastanemiz yok. Şu an evimiz yok. Gazze'dekiler Allah'tan sabır istiyorlar.”

Bir yandan bilimsel çalışmalar yaparak insanlara faydalı olmayı hedefleyen, diğer yandan savaşın ağır şartlarını anlatan Said, Türk halkına duyduğu sevgiyi de dile getirdi.

“TÜRKLER GAZZE'Yİ NE KADAR SEVİYORSA BİZ DE TÜRKLERİ O KADAR SEVİYORUZ”

Gazzeli Said, “Türkler Gazze'yi ne kadar seviyorsa Gazzeliler de Türkleri o kadar seviyor. Çünkü gerçekten Türk halkı ve hükümeti Gazzelileri seviyor. Her cuma günü dua ediyorlar. Siz her yerde Filistin'i destekliyorsunuz.” İfadelerine yer verdi.

“GAZZE BİZİM KARDEŞİMİZ, YANLARINDAYIZ”

Said'in açıklamalarının ardından konuşan organizasyonun mimarı Dr. İbrahim Erdoğan da Gazze'den gelen çocukların şenliğe katılımının kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade etti.

Dr. İbrahim Erdoğan, “Türk dünyasında Gazze de var. Gazze bizim kardeşimiz. Sağ olsunlar, zor şartlarda buraya geldiler. Biz Türk dünyası olarak Gazze'nin yanındayız. Gazzeliler Türkleri çok seviyorlar. Türklerin kendilerini savunduğuna inanıyorlar.” Dedi.

ÜNSAL: “İNSANLIĞA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR”

Şenlik boyunca öğrencilerin geliştirdiği projeleri yakından inceleyen ve farklı ülkelerden gelen katılımcılarla röportajlar gerçekleştiren Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal ise Türk dünyasının bilim, teknoloji ve insanlığa hizmet alanlarında daha güçlü bir konuma ulaşması gerektiğini vurguladı.

Organizasyonun mimarı Dr. İbrahim Erdoğan'ın çalışmalarını takdir eden Ünsal, Türk dünyasının ortak değerlerine ve geleceğine sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.

Sadullah Ünsal, “Projenin mimarı İbrahim Hocam, Türk dünyasının mucitlerini, bilim insanlarını, gelecek nesillerini ve yıldızlarını gökyüzüne çıkarmak için bir derde düşmüş. İşin sonunda Oğuz'un soyunun bütün dünyada tanınmasını hedeflemiş.Eğer biz yüzyıllardır, bilinen tarihte 2 bin 500 yıldır bu millete, bu devletlere ve insanlığa hizmet etmiş bir neslin devamıysak, dünya insanlığına karşı bir sorumluluğumuz var. İşte bu sorumluluğu üstlenen hocamız ve onun gibi görev insanları burada dertlenmiş. Türk dünyasının güzel, anlamlı ve asil değerlerini yaşatmak için mücadele veriyorlar.” İfadelerini kullandı.

BEYÖREN VE FAKILLI KÖYLERİNİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN YOLDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI
BEYÖREN VE FAKILLI KÖYLERİNİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN YOLDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI
İçeriği Görüntüle

“SESİMİZ VAR AMA KANUNİ GİBİ YAPTIRIM GÜCÜMÜZ YOK”

Gazze'de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ünsal, Osmanlı dönemindeki Türk devlet gücüne vurgu yaparak, günümüzde yaşanan insanlık dramları karşısında daha etkili bir duruş sergilenmesi gerektiğini savundu.

Kanuni Sultan Süleyman dönemine ilişkin tarihsel bir anlatıyı örnek gösteren Ünsal, şöyle konuştu:

“Kanuni Sultan Süleyman Han'ın bir Fransız kralına dansın kaldırılması için verdiği fermanın Paris'e ulaşmadan etkisini gösterdiği bir Türk dünyası liderliğinden, bugün Gazze'de ve dünyanın birçok yerinde insanlık adına Müslümanlara zulmedilirken sesimiz çıkıyor ama bir Kanuni Sultan Süleyman gibi yaptırımımız yok.”

“ALLAH BU MİLLETE İNSANLIĞA HİZMET ETMEYİ NASİP ETSİN”

Gelecek nesillerin bilimsel ve teknolojik gelişmelerle Türk dünyasını daha güçlü bir konuma taşımasını temenni eden Ünsal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“İnşallah bu nesil, bu gençlik bu davaya hizmet ederek ecdadın talimatının yerine ulaşmadan geçerli olduğu günlere yeniden ulaşmamıza vesile olur. Bu da işte bu sınıflardan, bu anlardan geçiyor. İbrahim Hocam başta olmak üzere bu davaya gönül veren, Türk dünyasının yücelmesine katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Gazze'den Özbekistan'a kadar, Türkiye'nin her noktasında Allah bu millete insanlığa hizmet etmeyi nasip etsin.”