DEVA, Demokrat ve Gelecek partileri ortak Düzce Belediye Başkan Adayı Murat Caymaz, konuk olduğu Öncü TV’nin “Güne Merhaba” programında AK Parti’den ayrılış sebebini “Liyakatsizlik” olarak açıkladı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ile Ulaşım Master Planı’nı hayata geçirmeden önce yaptıkları görüşmede, bu sistemin Düzce’ye uygun olmayacağını anlattığını söyleyen Caymaz, “Özellikle yoğun saatlerde vatandaşlarımız tıklım -  tıklım arabanın içinde eziyet çekti. Şimdi ne oldu; 5 yıl önceki hale dönmeye çalışıyoruz, yine büyük araçlar entegre ediyoruz. Burada yatırımcılar da kaybetti. 3 taraf var burada; 1 yatırımcı, 2 vatandaşlarımız, 3 belediye… Bu 3 paydaş da bugün memnun değil.” dedi. Caymaz ayrıca, “Biz şehrimizi tanıyoruz, mahallelerimizi biliyoruz, aynı zamanda herkesi tanıdığımız için mahallelerimizin dengelerini de biliyoruz. Ulaşılabilir bir başkan olma yolunda karşınızdayız. Bizi desteklerseniz, bu işi layıkıyla yaparız.” diyerek Düzceli seçmenden destek istedi.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Düzce siyaseti de günler kalan yerel seçimlere odaklandı. Seçimlere saatler kala, saha çalışmalarına aralıksız devam eden DEVA, Demokrat ve Gelecek partileri ortak Düzce Belediye Başkanı Murat Caymaz, seçim nabzının en doğru şekilde attığı, Öncü TV Haber Müdürü deneyimli gazeteci Canan Üstüner’in hazırlayıp sunduğu Güne “Merhaba Programına konuk oldu.

Caymaz programda, Düzce Belediye başkan yardımcılığı döneminde yaptığı çalışmalardan, seçimlerde belediye başkanı seçilmesi halinde hayata geçireceği projelere kadar, birçok konuya değindi.

G1-1

“Belediye başkan yardımcılığı görevimden ve AK Parti’den liyakatsizlik nedeniyle ayrıldım”

Eski Belediye Başkanı Mehmet Keleş döneminde yaptığı başkan yardımcılığı görevi ile AK Parti’den kopuş sürecini anlatan Caymaz, 26.56 “Belediye başkanlığı görevimden ve AK Parti’den ayrılmama neden olan liyakatsizlikti. Mehmet Keleş istifa etti. O günkü şartlarda bu görevi kim devam ettirebilir? Murat Caymaz devam ettirir. Bütün projeler bizdeydi. Liyakate bakılmadı, başka amaçlarla Dursun bey başkan oldu. Ama belediyenin borç yükü ne kadar arttı? Bunu o dönemde gördük. Ben onların istediklerini yapmazdım. Onlar kime daha çok söz geçiririz diye öyle bir karar aldılar. Ben belediyecilik anlamında Sayın Keleş’ten çok şey öğrendim. Bize yetki de verdi. Sonuç odaklı bir liderdi, şehre bir şeyler kazandırmak adına çabaları vardı. Ama tartışmalı konuları da vardı. Son 5 yıl içinde, Düzce’de ciddi yıkımlar var. Önemli olan kamunun menfaatini gözetmek lazım. Çünkü bir yöneticinin en büyük sorumluluğu budur. Ancak o bölgedeki yapıların, binaların yıkılmasını çok yanlış buluyorum. Bunların hepsi milli servet. İçindeki eski binaları projeye uygun hale getirebilirsiniz.” dedi.

“Düzce’de projeler çok ağır ilerliyor”

Düzce’de projelerin çok ağır ilerlediğini savunan Caymaz, Eski Sanayi Sitesi’nde yürütülen Kentsel Dönüşüm Projesi üzerinden Eski Sanayi Sitesi esnaflarının mağdur edildiğini öne sürdü. Caymaz, 33.30 “Mehmet Keleş döneminde ilk yapılması gereken işlerden biri olması gerektiğini düşünüyorduk. Kendisi bunu prestij projesi olarak son yıllarda yapmak istedi. Bunu yapmak için görev süresi yetmedi. Oradaki esnaflar ciddi anlamda mağdur olmuş. Proje çok ağır ilerliyor. Estetik açıdan da tartışılır. Porsuk Çayı’nın bir örneği gibi bir proje yapılabilirdi. Çok da para harcamadan güzel bir görsellik katabilecek bir proje yapılabilirdi.” dedi.

“STK Kampüsü” Projesi

“STK Kampüsü” adını verdiği projesinden bahseden Caymaz, “Melensu Park 2. etap olarak düşündüğümüz bölgede yapmak istiyoruz bu projeyi. Hem rekreasyon alanı oluşturmak istiyoruz. Bunun yanında da Düzce’de bulunan hemşehri derneklerinin bir arada bulunup kültürlerini yaşatabilecekleri ve turistlerin gelebileceği bir proje düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Günümüzde yapılan hatalar sonucu Düzcespor küme düşme potasına girdi”

Düzcespor’un geçirdiği zor sürece de değinen Caymaz, “Düzcespor’da 2 yıl yöneticilik yaptım. İnanın çok keyifli, ama çok zor. Bu işin sivil bir inisiyatifle yapılması lazım. Belediyenin de buna katkı sağlaması lazım, çok kolay yani bu. Ama günümüzde yapılan hatalarla, artık Düzcespor küme düşme potasına girdi. Şehrin stadyumunda tribünler sökülmeye başlandı. Bu bence büyük bir hataydı. Planlanan takvim olabilir, ama bunu riske atamazsınız. Sezon bitimini beklemek gerekiyordu. Düzcespor’un taraftarıyla oynamasına, engel olduk. Bunlar da skorlara çok yansıdı.” diye konuştu.

“Düzce’yi turizmde kalkındırmak için Macerapark projesini hayata geçireceğim”

Programda, belediye başkanı seçilmesi halinde Düzce’ye kazandırmak istediği yatırımları da kamuoyu ile paylaşan Caymaz, Düzce’yi turizmde kalkındırmak için Macerapark Projesi’ni hayata geçireceklerini söyledi. Caymaz, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

G-10

“Düzce’ye Macerapark yapmak istiyoruz. Düzce düz bir coğrafya. Safari alanları, zipline, tırmanma parkurları gibi bir yer yapmak istiyoruz. Gençlerin nefes alabileceği, enerjilerini atabilecekleri bir yer. Çevre illere gidiyor insanlar, hafta sonları. Burayı yaparsak hem sosyal alan olur, hem de belediyeye kar marjı olur. Gölkaypark projemiz var;  su sporlarının yapılabileceği bir yer. Öğrencilere ulaşımda yüzde 50 indirim yapmak istiyoruz. Dereceye giren 50 öğrenciye, yurt dışından dil eğitimi vermek istiyoruz.

“Düzce`ye teknoloji üreten tesisler kurmamız lazım” 

Biliyorsunuz Amerika’da Silikon Vadisi var. Teknolojinin orada hızla geliştirdiği bir alan, bizim genel merkezimizde de orada eğitim almış arkadaşlarımız var, ciddi anlamda. Türkiye`ye teknoloji transferi yapmak istiyorlar. Böyle girişimlerimiz var. Yine Düzce’de proje anlamında, oraya gidebilecek projeler varsa, biz bunlara destek sağlamak istiyoruz, yerel yönetim olarak. Bu şekilde şehrimizi geliştirebiliriz. Bir sürü fabrika geliyor, ama biraz daha teknolojiye yatkın, yenilikçi fabrikalar getirirsek, katma değer ona göre artar. Türkiye de ihracat rakamlarına bakıyoruz, ortalama kilogram başına 1 dolar gibi para kazanıyor. Ama bu Uzak Doğu ülkelerinde bile 4 dolar seviyelerinden başlıyor. Bizim de bunu arttırmamız için, teknoloji üreten tesisler kurmamız lazım, Düzce`ye. Bu yatırımları çekmemiz lazım, bu da nasıl olur; Teknoloji transferiyle olabilir. Bunları yapmak istiyoruz, en azından destek vermek istiyoruz. Bunun yanında büyüklerimize bir sosyal yaşam alanı yapmak istiyoruz.”

“Ben olsam Millet Bahçesi’ni belediyenin kendi imkanları ile yaptırırdım”

Millet Bahçesi’nin TOKİ aracılığı ile yaptırılmasını yanlış bulduğunu belirten Caymaz, konuşmasında şunlara değindi:

“Millet Bahçesi, güzel şehir merkezinde, vatandaşlarımızın soluk alabileceği bir alan oluşturuldu. Ben orada fikrimi en başta söyledim, sadece binaların yıkılmasına karşıydım, binalar yıkılmasa çok daha iyi olurdu, onlar korunarak proje geliştirilirdi. Onları yıktık, başka bir bina yaptık oraya. Görselliği, estetiği tartışılır baktığınızda. Ama onun dışında, ben beğeniyorum açıkçası, güzel olduğunu düşünüyorum. Oradaki hatayı şöyle buluyorum, onu TOKİ yaptı biliyorsunuz. Ben bunu belediyenin kendi Park ve Bahçeler bünyesinde yaptırırdım. TOKİ`ye başka bir yer yaptırırdım, mesela Melen Su Park 2`yi yaptırırdım. TOKİ buraya para harcıyorsa, olmayan bir şeye, burası zaten parktı. Siz bunu kendi belediye bünyesinde yaptırabilirsiniz. Buna yeterli derecede personeliniz var zaten. TOKİ madem para harcayacaksa, 2. etabı yaptırırdım onlara, olmayan bir yeri yaptırırdım, bir alan kazandırmış olurdum Düzce’ye. Sadece eksikliği orada görüyorum, ama bunun dışında projeyi beğeniyorum güzel şehirde insanların, çocukların, gençlerin oturabileceği bir alan oluşturuldu. O anlamda doğru buluyorum.”

“Düzce Belediyesi’ni ortak akılla yöneteceğim”

Belediye başkanı seçilmesi halinde Düzce’yi ortak akılla yöneteceklerini dile getiren Caymaz, şu ifadeleri kullandı:

“BİROL ŞAHİN’E “DENSİZ” DEDİ… “BİROL ŞAHİN’E “DENSİZ” DEDİ…

“Düzce`nin potansiyelini ön plana çıkarmak için tüm kurumların seferber olması lazım, sadece belediye değil. Az önce bahsettiğim gibi üniversite, valilik, belediye ve özellikle basın. Biliyorsunuz Düzce’de basın çok önemli. Ben belediye başkanı olsaydım, basınla şöyle çalışırdım, ilk yapacağım iş, basına derdim ki; ‘Arkadaşlar özgürsünüz, istediğiniz gibi beni eleştirebilirsiniz, kurumu eleştirebilirsiniz, ancak sizden şunu istiyorum, ben size destek vereceğiz, ama bizi ulusal medya da Düzce`yi iyi anlatın, iyi tanıtalım.’ Bunu isterdim ben, basındaki arkadaşlardan ve bu işe ciddi destek verirdim. Düzce baktığınızda genel anlamda ulusal medya da olumsuz haberlerle anılan bir şehir. Öğrenci arkadaşlar üniversiteyi kazanıyor, Düzce Üniversitesi’ne girecek, Google`dan baktığında olumsuz haberler çıkıyor. Ama şöyle anlatabilsek kendimizi, Düzce güzel bir şehir, turizm potansiyelimizi ön plana çıkarabildiğimiz şelalelerimizi, yaylalarımızı, mağaralarımızı, denizimizi iyi ifade edebilsek, buraya iyi de yatırımcı gelecek aslında. İyi fabrikatörler, iyi iş insanları gelecek, iyi eğitimciler gelecek, iyi hakimler gelecek, iyi doktorlar gelecek. Şehre iyi bir marka oluşturabilirseniz, buraya nitelikli göç gelir ve buraya gelen, memurlar da burayı sever aslında, dikkat ederseniz burada kalıcı olurlar. Şehir güzeldir yani, ama çekerken de iyi çekebilmek lazım. Burada basına ciddi anlamda bir yük düşüyor, ben böyle çalışırdım basınla ve kısa sürede de Düzce`nin imajını da ciddi anlamda da güzel yerlere getirirdik.”

“Bizim görev yaptığımız dönemde toplu taşıma ile ilgili bir sorun yoktu”

Düzce Belediye Başkan Yardımcılığı yaptığı dönemde Düzce’nin toplu ulaşımından kendisinin sorumlu olduğuna dikkat çeken Caymaz, o dönemde toplu ulaşımda yaşanan sorunları kökünden çözdüklerinin altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:

“Görev yaptığım dönemlerde, ulaşım sistemleri bana bağlıydı. Biz görevi devraldığımızda da ciddi problemler vardı, fakat sonrasında inovasyonlar yaparak, sistemi geliştirdik ve etkin verimli bir hale getirdik. Artık şikayetler son dönemlerde, çok az seviyelere inmişti. Güzergahları değiştirmiştik, yeni araçlar entegre etmiştik. Biliyorsunuz hem 12 metre, hem 18 metrelik Mercedes araçlar almıştım ben, körüklü araçlar almıştık o dönemde. Bunları da entegre ettiğimizde sorunlar, yüzde 5’lere kadar düşmüştü. Aynı anlayışa devam etseydi, bugün sorun yoktu zaten baktığınızda. Sayın Faruk Özlü bu Master Ulaşım Projesi’ni yaptığında, bir görüşmüştük kendisiyle. Küçük araçlardan bahsetmişti bana, ben de dedim ki kendisine; ‘Türkiye’deki bütün yerel yönetimler, bu ufak araçlardan kurtulmak istiyor, bu ufak araçları sistemin dışına çıkarmak istiyorlar.’ diye kendisine ifade de bulunmuştum. Ancak o da uzman bir ekiple çalıştığını ve bu işin çok faydalı olacağını düşündüğünü ifade etmişti bana. Ancak her ikimizde netice itibariyle bu işin uygun olmadığını görmüş olduk. Düzce düz bir coğrafyaya sahip, yeteri kadar yolları da var. Bu 12 metrelik araçlar, her yere girip çıkabiliyorlar, ama 5 yıl süre zarfında vatandaşlarımız maalesef ki çile çekti. Özellikle yoğun saatlerde hem öğrencilerimiz, hem Bahçeşehir’den Düzce merkeze gelecek olan vatandaşlarımız tıklım -  tıklım arabanın içinde eziyet çekti. Şimdi ne oldu; 5 yıl önceki hale dönmeye çalışıyoruz, yine büyük araçlar entegre ediyoruz. Burada yatırımcılar da kaybetti. 3 taraf var burada; 1 yatırımcı, 2 vatandaşlarımız, 3 belediye… Bu 3 paydaş da bugün memnun değil. Yatırımcı memnun değil, yeterli para kazanamıyor, vatandaşlarımız memnun değil, hizmet alamıyorlar. Onlar muzdaripler bu işten. Belediye de yaptığı işten memnun değil. Kimse memnun değil demek ki sistem hatalı, ne yapmak lazım? Büyük araçlar entegre edip insanları rahat, konforlu bir şekilde ulaşımını sağlamak lazım. Belediyenin asli görevleri vardır. Bunlardan bir tanesi ulaşımdır. Ulaşımda kar ve zarar dengesi çok gözetilmez. Tabii ki en verimli hale getirmek lazım, ancak biz burada zarar ediyoruz, diyerek vatandaşların ulaşımını engelleyemeyiz. Çünkü bu belediyenin asli işidir. Ama bizim dönemde artık her şeyi dengelemiştik. Biliyorsunuz bir CNG istasyonu kurmuştuk, doğalgazlı otobüsler de vardı. O dönem 2 lira 80 kuruşa 1 litre doğalgaz alıyordu otobüsler. Biz onu ne yaptık, BOTAŞ tan izin aldık, şantiyede CNG istasyonu kurduk, litresini 0,83 kuruşa kadar indirdik biliyor musunuz? Yani 1 litre de 2 lira kar ettik o zaman. Bu da bizi karlı hale getirmeye başlamıştı.

Seçmene böyle seslendi: “Mevcut yönetimden memnun değilseniz bize oy verin”

Konuşmasında 31 Mart yerel seçimlerinde sandık başına gidecek seçmenlere de seslenen Caymaz, son olarak şunları kaydetti:

“Değerli Düzceliler; 31 Mart`ta seçim yapılacak, sizler de sandığa gideceksiniz. Biz şu ifadeyi kullanıyoruz; eğer mevcut yönetimden memnunsanız devam edebilirsiniz. Ancak bir değişiklik istiyorsanız, Düzce’de yeni bir siyasi anlayış, yeni bir siyasi lisan, yeni bir belediyecilik talebiniz varsa, bizi değerlendirebilirsiniz. Biz şehrimizi tanıyoruz, mahallelerimizi biliyoruz, aynı zamanda mahallelerimizin dengelerini de biliyoruz, herkesi tanıdığımız için. Ulaşılabilir bir başkan olma yolunda karşınızdayız. Bizi desteklerseniz, bu işi layıkıyla yaparız. Tabii şöyle bir alışkanlık olması lazım; seçmenlerimiz son düzlükte şuna bakıyorlar; kim kazanabilir, genelde 2 kutuplaşma yapılıyor, bunu da yapmamak lazım. Sizin gönlünüzde inandığınız, dürüst olduğunu düşündüğünüz adaya oy verirseniz. Tüm siyasetçiler, dürüst olma eylemine gideceklerdir. Ancak siz güçlü olan adaya oy verme eğilimini, gösterdiğiniz sürece, inanın bütün siyasetçiler güçlü olmak adına, her yolu kendilerine mübah göreceklerdir. Siz dürüst olanı destekleyin, doğru olanı destekleyin ve Türkiye`nin genelinde siyasetçiler dürüst siyasetçi olmak için çaba sarf etsinler.”