Geçtiğimiz Perşembe günü düzenlenen Düzcespor Olağan Genel Kurulu’nda, mevcut başkan Mehmet Saygun dahil hiçbir adayın çıkmaması üzerine kulüp yeni yönetimini belirleyemedi. Kongreye damga vuran an ise Başkan Saygun’un alacağı olan 112 milyon lirayı Düzcespor’a hibe etmesi oldu. Bu konuyu, hazırlayıp sunduğu “Yorumlu Yorum” programında gündeme taşıyan Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Saygun’un sergilediği örnek tutumun Düzcespor tarihinde eşine az rastlanır bir durum olduğuna dikkat çekti. Ünsal, Başkan Saygun’u tebrik ederek, “Düzcespor bir sosyal aktivitedir. Bir toplumun dengesi, rüyası, keyfi, neşesi, meşgalesi; Düzce’nin bir sembolü ve markasıdır. Düzcespor tarihinde böyle bir davranış sergileyen biri var mı bilmiyorum ama Sayın Mehmet Saygun, iş adamı kimliğiyle gerçekten önemli bir duruş ortaya koydu. Takımı aldı, belli bir noktaya getirdi ve mali temlik koymadı. Biz ne adamlar, ne delikanlılar gördük; çıkar çıkmaz bankaya gidip Düzcespor’un hesaplarına temlik koyarak gelen parayı aldı. Ancak o, bunu yapmadı. Böyle bir adam varsa Düzcespor'un başına talip olsun.” dedi. Düzce’de “kavim milliyetçiliği” üzerinden ayrışmaların olduğuna da işaret eden Ünsal, “Düzce kavim milliyetçiliğini aşamadığı sürece hiçbir meselesini aşamaz” diyerek, Düzcelilik ruhunun benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu, Düzce’de konuşulmayanları kendisine has üslup ve tarzı ile gündeme taşıdığı Yorumlu’Yorum programının Cuma günü yayınlanan bölümünde Düzcespor Olağan Genel Kurulu’nu değerlendirdi.

“ADAMLIK CİNSİYETTE DEĞİL İNSANLIKTADIR”
“Adamlık” kavramına değinen Ünsal, bunun cinsiyetle ilgili olmadığını, insani bir duruş olduğunu vurguladı. Saygun’un 112 milyon lirayı hibe etmesini “örnek bir fedakârlık” olarak değerlendiren Ünsal, “Bugünün ekonomik şartlarında bu büyüklükte bir meblağı vermek çok ciddi bir duruştur” diyerek, “Şimdi adamlık derken; adamlık cinsiyette değil yani cinste değil insandadır der hani. Cinsiyetle ilgili değil, erkek veya kadın fark etmiyor adamlıkta. Adamlık farklı bir şey, yani cinsiyetle ilintili bir şey değil. Adamlığı da senede veya ömrün boyunca adamlık yapman gereken şey önüne birkaç defa çıkar, her zaman çıkmaz. Mehmet Saygun, Düzcespor Başkanı. Ömründe kaç defa yapmıştır bilemeyiz ama geçen gün bir adamlık yaptı. 112 milyon Düzcespor'a yapmış olduğu katkıyı "Ben almıyorum, hibe ediyorum" dedi. Düzcespor da bir sosyal aktivite. Bir toplumun bir dengesi, bir rüyası, bir keyfi, bir neşesi, bir meşgalesi, bir sembolü, bir markası Düzce'nin ve Düzcespor tarihinde böyle bir adamlık yapan var mı bilmiyorum ama Sayın Mehmet Saygun iş adamı kimliğiyle gerçekten bir adamlık yaptı. Aldı takımı, bir yere getirdi ve orada da mali temlik koymadı. Biz ne adamlar gördük, ne delikanlılar gördük, ne iş adamları gördük; çıkar çıkmaz bankanın, Düzcespor'un hesaplarına temlik koyup gelen parayı aldılar ama bu öyle yapmadı. Bu adamlıktır. Böyle bir adam varsa Düzcespor'un başına talip olsun. Ha çoluğunun çocuğunun kazancını, rızkını vermek adamlık mıdır? Bugünkü menfaatin, dünya heva hevesinin, dünya beklentilerinin, zenginlik hayallerinin, lüks yaşamanın, keyifli yaşamanın, gösterişli yaşamanın, markayla yaşamanın zirveye çıktığı günlerde 112 milyon, hele bugünkü ekonomik şartlarda vermek adamlığın ta kendisidir, dibidir.” şeklinde konuştu.

“DÜZCESPOR ŞEHRİN MARKASIDIR”
Düzcespor’un önemli bir sorumluluk taşıdığını dile getiren Ünsal, kulübe talip olacak kişilerin “almak için değil, vermek için” gelmesi gerektiğini söyledi. Yeni dönemde kulübü yönetecek kişinin ciddi bir mali yük üstlenmesi gerekeceğine işaret eden Ünsal, bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti:
“Şimdi buraya girecek olan bir başkan en az önümüzdeki süreçte 50-60 milyon gibi bir parayı cebinden koyması lazım. Yani buraya, bu tür kamuyu ilgilendiren, toplumu ilgilendiren, sosyal yapıya dokunan kitlelerde, STK'lar diyelim bunlara, toplum meselesini ilgilendirenlere buradan almak için değil, vermek için gelen bir adam. Buralardan almaya gelenler değil, vermeye gelenler adamdır. Bir gönül vardır insanın; "Benim bu gönlüm böyle tatmin oluyor, mutmain oluyor" dersin ve buraya harcarsın. Parasını harcadığı için değil duruş için. Yani 1 milyon için millet, 2 milyon için veya 500 bin lira için neler yapmıyor ki? Nereden hangi halden hangi hale girmiyor ki? Baba evladıyla, karı kocasıyla, evlat anasıyla babasıyla, dayısıyla ters düşüyor, birbirini vuruyor arkadaş ya. Çok ulvi bir şey. Ve bu tabii buradaki duruşun arkasında siyasi bir irade de vardır. Amma velakin Düzce'de, aslında Düzcespor bir yük, bir bedel, bir ağır. Şimdi kayyuma atanacak veya yeni başkan seçilecek ikinci kongrede ne olur ne biter bilmeyiz ama bildiğimiz bir gerçek var. Bildiğimiz gerçek de şu: Düzcespor'dan başka Düzce'nin bir markası şu anda yok. Ya, maalesef kaç yıldan beri övünüyoruz, didiniyoruz.”

“DÜZCE KAVİM MİLLİYETÇİLİĞİNİ AŞAMADIĞI SÜRECE HİÇBİR MESELESİNİ AŞAMAZ”
Konuşmasında Düzce’deki toplumsal ayrışmalara da değinen Ünsal, “Düzce kavim milliyetçiliğini aşamadığı sürece hiçbir meselesini aşamaz” ifadelerini kullandı. Liyakat yerine aidiyet temelli yaklaşımların tercih edilmesini eleştiren Ünsal, “Düzcelilik” bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Ben her zaman söylediğimi malumun ikrarı olarak bir daha söylemek istiyorum. Bakın Düzce, kavim milliyetçiliğini aşamadığı sürece hiçbir meselesini aşamayacak. Aşamayacak, bu net. Çünkü bunu Sakarya'da denediler, Sakarya bunu aştı. İzmit aştı bizim bölgemizde. Türkiye'de başka bir yerde, Düzce-Sakarya bölgesinin haricinde başka bir vilayete gidince "Sen hangi millettensin?" sorusu yok. Düzce'de var, yazık. Daha hala bu bir sivil toplum kuruluşu, bir ticaret odası, bir esnaf odası, şu bu herhangi bir seçimde gene bu kavim milliyetçiliği var. Liyakat ve bu memlekete bir şeyler katacak adamlar değil, "bizim milliyetimizden". Ya milliyet hepimiz beraberiz, tek milletiz işte, Düzceliyiz ya. Düzceli olabilmek için, Düzceli yaşamı devam ettirebilmek için bu kavim milliyetçiliğinden bizim ayrılmamız lazım. Herkesin bir memleketi var, herkes bu memlekete diyardan gelmiş. Birisi 100 yıl önce gelmiş, birisi 500 yıl önce gelmiş, birisi savaşarak girmiş, birisi sığınarak girmiş ama girmişiz biz bu coğrafyaya. Onun için bazı meselelerin, yine söylüyorum, önünde en büyük engel bu kavim milliyetçiliği.” ifadelerine yer verdi.
PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN




