DAGEM Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, küresel ısınma ve elektromanyetik alanın arılar üzerindeki etkilerine ilişkin laboratuvar ve saha çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.

1-1342

Çalışmalar kapsamında DAGEM Moleküler Genetik Araştırma Laboratuvarı'nda elektromanyetik dalgaların ve UV ışınlarının olduğu deney alanları oluşturduklarını anlatan Kekeçoğlu, bir süre bu alanlara bırakıldıktan sonra doğaya salınan arıların tepkimelerini merkezde tespit ettiklerini kaydetti.

2-1244

Bu yıl mevsimin normal seyrinde devam ettiğini, arıların "erken ilkbahar" yaşadığını dile getiren Kekeçoğlu, bunun da bilim insanlarını ümitlendirdiğini kaydetti.

"UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor"

3-971

Kekeçoğlu, bu dönemde ilk başlarda nektar akımının çok iyi olduğunu aktararak, "Arıların şu anda durumu çok güzel, muhteşem gelişim gösterdiler. Bundan sonraki süreçte havaların aniden ısınıp aniden soğuması olumsuzluğunda arıların gelişimi etkilenecektir. Dileriz ki havalar bu şekilde normal seyrinde gitsin ve arıların gelişimi de devam etsin." diye konuştu.

İNCİ: PROJE 2029 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE TAMAMLANMIŞ OLACAK
İNCİ: PROJE 2029 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE TAMAMLANMIŞ OLACAK
İçeriği Görüntüle

4-701

Bilimsel açıdan da verimli bir sezon geçirdiklerini anlatan Kekeçoğlu, şöyle devam etti:

"İklim değişikliği ve çevresel faktörler arasında arılara en fazla zararlı olduğunu düşündüğümüz elektromanyetik alanlar üzerinde bilimsel çalışmaları tamamladık. Toplumda 'küresel ısınma arıları önemli düzeyde etkiliyor' diye biliniyor. Yaptığımız bilimsel çalışmada bunun kanıtını oluşturmaya çalıştık. UV (ultraviyole) ışınlarını örnek aldık ama gördük ki arıları etkileyen çevresel faktör elektromanyetik alan. Küresel ısınma etkili ama doğrudan değil. Arının yapısından kaynaklı, UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor."

5-508

"Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük"

Kekeçoğlu, uzun süreli laboratuvar ve saha çalışmalarında arılar üzerinde asıl etkiyi elektromanyetik dalgalar yayan yüksek gerilim hatları, baz istasyonları ve Wİ-Fİ (kablosuz ağ) cihazların oluşturduğunu belirledikleri bilgisini paylaşarak, "Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük. Bu sonuçlardan gördük ki küresel ısınma, arıların yaşamı ve davranış biçimleri için dolaylı olarak önemli bitki florasını etkilediği için. Elektromanyetik alan ise arıyı direkt etkiliyor, genetiğini ve beynini etkiliyor. Arının strese girmesine neden oluyor ve stres proteinlerinde artış oluyor." ifadelerini kullandı.

6-320

Saha çalışmalarında elektromanyetik alanlara maruz kalan arı kolonileri ile maruz kalmayanların stres proteinleri farklarına baktıklarını anlatan Kekeçoğlu, bu alanların, arıların nektar kaynaklarını bulamamasına neden olduğunu kaydetti.

A A 20260325 40919409 40919407 A R I L A R I N K U R E S E L I S I N M A D A N C O K E L E K T R O M A N Y E T I K A L A N L A R D A N E T K I L E N D I G I B E L I R L E N D I

Kekeçoğlu, özellikle baz istasyonlarının arılar üzerindeki etkisine ilişkin laboratuvar çalışmaları yaptıklarından bahsederek, "Çevrede canlılara zarar veren birçok faktör olabilir. Bu yüzden elektromanyetik alana maruz bıraktığımız arılar ve bu durumdan uzak tuttuğumuz arılar üzerine çalışma yaptık. Her iki grubun beyin hücrelerinden aldığımız sonuca göre elektromanyetik alana maruz kalan grupta stres proteinlerinde çok ciddi artış olduğunu gördük. Bu sonuçla diyebiliriz ki arılıklarımızı kesinlikle baz istasyonu yanına veya yakınına kurmamamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. (AA)