Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından verilen Aile Eğitim Programlarında evlenecek ve yeni evli çiftlere yönelik eğitimler verildiğinin altını çizen Güler, evliliğin sağlam temeller oluşturulması için sabrın önemine dikkat çeken Güler,  “Aşk ve mantığı dengelediğimiz zaman ve bunun için çaba gösterdiğimiz zaman, iyi niyette varsa işin içerisinde, aşılmayacak hiçbir yol yok” dedi.

Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, evliliklerin sağlam temeller üzerine kurulması amacıyla Aile Eğitim Programlarına devam ediyor. Öncü TV ve 100.2 Radyo Öncü Ortak Yayınıyla geniş kitlelere ulaşan, Manşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Canan Üstüner’in hazırlayıp sunduğu ‘Günün Konuğu’ programına konuk olan Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Eğitimcisi Ayşe Güler, verdikleri eğitimler ile ilgili bilgi verdi.

“Aile Eğitim Programı yetişkinlere ve evli çiftlere uyguladığımız bir eğitim programı” diyen Güler, çiftlere verilen eğitimlerde aile etkileşimi ve iletişimin öneminin üzerinde durduklarını kaydetti.

“Evliliklerde iletişim çok önemli”

Evliliklerde iletişimin önemine vurgu yapan Güler,  “Eğitim programlarımızda, iletişim konusundan başlıyoruz, içerisinde hukuk, sağlık, medya, iletişimin olduğu çok geniş bir eğitim programı var. Biz bu eğitimleri seminer şeklinde de veriyoruz, ama küçük eğitim paketleri şeklinde de halkımıza sunduğumuz oluyor, bu eğitim programlarını. Evlilik öncesi eğitim de aslında bakarsanız, bunun alt versiyonu. Evlenmek için bir araya gelmiş çiftlere veya henüz yeni evli olan çiftlere sağlıklı bir evlilik nasıl kurulabilir, bunun bilgisini ve eğitimini veriyoruz. Evlilik öncesi eğitim programının içerisinde 3 ana başlık var. Aile etkileşim ve iletişimi konularını anlatıyoruz, sağlık ve hukuk konularını anlatıyoruz eğitimlerde. Aslında yarım günlük devam eden bir eğitim programı bu. Fakat biz bunu duruma göre, katılımcı profiline göre süreyi kısaltabiliyoruz veya uzatabiliyoruz. Bu eğitimlerde en temel konu iletişim konusu. Çünkü iletişim sağlıklı bir şekilde oluşmadığı sürece, olumlu bir evlilik temeli atabilmemiz ya da evlilik sürecini olumlu bir şekilde sürdürebilmemizin hiç şansı yok. O yüzden dediğim gibi öncelikli ve özellikle iletişim olmak üzere bu konuları aktarmaya gayret edebiliyoruz.” diye konuştu.  

“Evlilikte sabırlı olmak gerekiyor”

Bireylerin evliliklerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi sabrın önemine dikkat çeken Güler,  Biz aslında hayatımızdaki en kritik kararını verebiliyoruz eş seçimi konusunda. Ben şunu hatırlatmak istiyorum; bizim eş olarak seçeceğimiz kişiyi belirlediğimiz zaman, daha doğrusu evlenmeye karar verdiğimiz kişiyi belirlediğimiz zaman, kiminle bir ömür boyu birlikte olacağız ve nasıl yaşantımızı devam ettireceğiz? Bunu belirlemiş oluyoruz. Aslında yaşantımızın şablonunu çıkartmış oluyoruz, yani belirlemiş oluyoruz. Bu elbette çok ciddi bir karar. Hiç kimse kısa sürede boşanırım diye bir evlilik gerçekleştirmiyor. O nedenle bizim bakmamız gereken şey; belki 20 yıl, 30 yıl belki de daha uzun bir süre kiminle beraber olacağız ve yaşam standartlarımız ne olacak? Çünkü bu yaşam standartlarımız elbette 2 kişinin potansiyeline bağlı olarak gelişiyor. Peki, başka hangi kararı veriyoruz bunu seçtiğimiz zaman? Sorumluluklarımız ne olacak? Aslında bunun kararını veriyoruz. Elbette evlilikle birlikte birçok sorumluluğu üstlenmiş oluyoruz, bunu göze alıyoruz. Ama bizim birey olarak yapabileceklerimiz var, potansiyelimiz var, az önce söylemiş olduğumuz gibi. Eş olarak seçtiğimiz kişinin de potansiyeli ve yapabilirlikleri var. Evlilikte zaten böyle bir şeydir, birbirimizi tamamlamaktır. Bu noktada eksikliklerimizi elbette tamamlayacağız. İşte biz bu noktada değerlendirdiğimiz zaman karşılaştığımız hangi sorumlulukları yükleneceğiz bir ömür boyunca? Bunu belirlemiş oluyoruz. Evlilikte sabır çok önemli bir şey… Hiç bir şey kısa süre içerisinde gerçekleşip, olgunluk seviyesine ulaşmıyor. Eğer iki taraf iyi niyet içerisindeyse ve evliliklerini devam ettirmek istiyorsa, elbette çaba da gösteriyorsa bunun için o zaman burada iyi niyet olduğunu düşünmemiz lazım. Ama iyi niyete de istinaden, elbette sabırlı da olmamız gerekiyor bu konuda. Hani bu boyuttan değerlendirdiğimiz zaman sabır belki de en çok söylediğimiz veya vurguladığımız konulardan birisi olabiliyor” şeklinde konuştu.

“Anlayış ve hoşgörü temel ilkelerden birisi”

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM DE YENİ DÖNEM YARIN BAŞLIYOR OKUL ÖNCESİ EĞİTİM DE YENİ DÖNEM YARIN BAŞLIYOR

Evli çiftlerin birbirlerine karşı anlayışlı ve hoşgörülü davranmasının önemli konulardan bir tanesinin olduğunu ifade eden Güler,  “Evlilikte sağlam bir temel oluşturabilmemiz için daha önce bahsettiğimiz gibi, iyi değerlendirmek çok önemli. Evlilikte muhabbet, sevgi ve aşk oldukça önemli, bunlar evliliğin olmazsa olmazı. Ama bir yandan da ayağımızın üzerine basıyor olabilmemiz de çok önemli. Yani aşk ve mantığı dengelediğimiz zaman ve bunun için çaba gösterdiğimiz zaman, iyi niyette varsa işin içerisinde aşılmayacak hiçbir yol yok. Sorunlar mutlaka olacak, hayatımızın birçok alanında, sürecinde mutlaka karşılaşıyoruz sorunlarla. Bir evlilikte sevgi, saygı ve aşk olmazsa bu evlilik büyümüyor. Çünkü bütün duyguları sevgi ve saygı besliyor. Tabii önemli olan konulardan bir tanesi anlayış gösterebilmek, taraflardan bir tanesinin bencilik göstermesi işi zorlaştırır. Anlayış ve hoşgörü en temel duygulardan bir tanesi… Bunlar aslında bildiğimiz şeyler, hoşgörülü olmak durumundayız. Çünkü karşımızdaki kişi eş olarak seçtiğimiz kişi, yani eşimiz. Dışarıda karşılaştığımız bir kişiye karşı çok naif ve çok kibar davranabiliyoruz, ama bazen bu davranış biçimlerini, empatiyi ve hoşgörüyü evdeki bireylerden esirgeyebiliyoruz. Bunu fark edebilmek oldukça önemli, o nedenle hoşgörü olmazsa olmaz duygulardan bir tanesi. Yine ilgili davranabilmek, ilgi göstermek önemli kavramlardan… Çünkü en çok serzenişte bulunulan konulardan bir tanesi, ‘hani ilgi göstermiyor, zaman ayırmıyor’ gibi durumlar olabiliyor” açıklamalarında bulundu.

“Her türlü birliktelikler yaşamsal beceriyi gerektirir”

 Evli bireylerin yaşamsal becerilerini geliştirmediği taktirde, birlikteliklerin devam etme şansının olmadığının altını çizen Güler, “Her türlü birliktelikler aslında bir yaşamsal beceriyi gerektirir. Yaşamsal beceriler aslında çok önemlidir, bunları geliştirmediğimiz takdirde sağlıklı, huzurlu birliktelikleri devam ettirme şansımız yok. Peki, hangi yaşamsal beceriler birlikte olmayı sağlamlaştırır, mutlu ve huzurlu olmayı kılar? Bu konuda olmazsa olmaz, az önce de değindik, iletişim. Sağlıklı ve olumlu bir iletişimi kuruyor olabilmemiz şart. Ama tabii ki, bütün bu beceriler karşılıklı olduğu takdirde ancak işe yarayabiliyor. Az önce söylemiş olduğumuz bu güven duygusu da eğer bu becerileri karşılıklı kullanabiliyorsak, bu iyi niyeti karşılıklı gösterebiliyorsak, olgunlaşabiliyor. O nedenle biz mesela şunu söyleyebiliriz; yani iletişim önemli bir beceridir ve geliştirilebilir. Potansiyelimiz vardır iletişim gücümüzle, becerimizle, ama mutlaka bunu okuyarak, öğrenerek ve davranışlarımızdaki bir değişiklikleri geliştirebiliriz” ifadelerine yer verdi.

HABER: Savaş ARI