Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bütçe konuşmaları sırasında CHP sıralarından yükselen ‘Sosyal Yardımlar AK Parti İlçe Başkanlıkları tarafından dağıtılıyor’ şeklindeki eleştirilere AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk cevap verdi. Öztürk AK Parti döneminde sosyal yardımların Türkiye’de çığır açtığını belirterek, “Ben 1999 yılında Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı’nda işe başladığımda 2 çeşit yardım vardı. 50 lira nakit yardımı, onu da alıp almayacağınız belli değil. Sabah gelirsiniz, sıraya girersiniz, şansınız varsa dilekçe verirsiniz ve yine şanslıysanız 3 ay sonra sıra gelir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlıkların bütçe görüşmeleri devam ediyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bütçesinin görüşüldüğü son oturumda CHP’li Milletvekilleri, ‘Sosyal Yardımları AK Parti İlçe Başkanları dağıtıyor” diyerek AK Partili Milletvekillerine sataştı.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, kendisinin 20 yıldır sosyal yardım inceleme görevlisi olarak çalıştığını ifade ederek, CHP’li Milletvekillerinin kamuoyunu yanıltmak amacıyla yalan söylediklerini savundu.

“Biz arz odaklı yardıma geçeli çok oldu”

“Saha da 25 yıl benim omuz omuza çarpıştığım arkadaşların emeklerini hiçe sayarak öyle iftiralar oldu ki, ben buradan bunlara cevap vermezsem kendimi kötü hissederim” diyen Öztürk, yapılan eleştirileri asla kabul etmediklerini dile getirdi. Öztürk, “En başta bu sosyal yardımların AK Parti ilçe başkanlıklarından geldiği ile alakalı bir beyanda bulundu CHP’li bir vekilimiz, ben 20 yıl sosyal yardım inceleme görevlisi olarak çalıştım. 10 binden fazla arkadaşımla beraber omuz omuza biz karda kışta yağmurda kapı kapı gezdik. Biz arz odaklı yardıma geçeli çok oldu. Artık talep beklemiyoruz. Bir tane daha haneye ulaşabilir miyiz, birisinin daha hayatına dokunabilir miyiz? Diyerek çalıştık.  Dolayısıyla ben bu beyanı kendi adıma ve 10 binden fazla Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma vakfı çalışanı adına kesinlikle kabul etmiyorum, kabul edilebilecek bir şey de değil” ifadelerini kullandı.  

“Bizim sosyal hizmet anlayışımızı hiç anlamamışsınız”

Huzurevlerindeki yatak sayılarının yetersiz olduğu yönündeki eleştirilere de cevap veren Öztürk, “Yine bu huzur evi yatak sayılarından bahsedildi. Siz bizim sosyal hizmet anlayışımızı hiç anlamamışsınız. Biz bütün yaşlıları huzur evine alalım diye bir derdimiz yok. Biz yaşlılarımızı, büyüklerimizi yaşadıkları sosyal çevrede yaşatalım derdindeyiz. Bunun için Aktif Yaşam Merkezleri açtık. Eğer biraz inceleseydiniz görürdünüz. Sabahları evlerinden servis araçları ile alıyoruz, akşama kadar açtığımız bu merkezlerde kendi yaşıtlarıyla birlikte sosyal aktivitelere katılıyorlar. Yine evlerine bırakıyoruz. Yapıcı ve teknik bir eleştiri yapmak için bunları araştırsaydınız, hep birlikte bunları nasıl daha iyi yaparız için kafa yorsaydık, sabahtan beri bizi izleyen aziz Türk milletine biraz daha faydamız olurdu diye düşünüyorum” diye konuştu.

“AK Parti’den önce iki çeşit yardım vardı”

AK Parti’den önce 2 tane sosyal yardımın olduğunu kaydeden Öztürk, “Ben 1999 yılında Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı’nda işe başladığımda 2 çeşit yardım vardı. 50 lira nakit yardımı, onu da alıp almayacağınız belli değil. Sabah gelirsiniz, sıraya girersiniz, şansınız varsa dilekçe verirsiniz ve yine şanslıysanız 3 ay sonra sıra gelir. Bunu bizzat yaşadım ve o tarihten bu tarihe çalışanlara sorarsınız, yalan ve yanlış olmadığını onlar da söyleyecektir. Şuanda 47 çeşit yardım var. Güçlü Türkiye kendi kaynaklarını kendisi değerlendiren Türkiye var ve bu kaynakları vatandaşı ile paylaşan bir Türkiye var” ifadelerine yer verdi.

“Vatandaşlarımızın standartlarının yükselmesi için çalışmalar yapılıyor”

“İNSANLIK TARİHİNDE KARA BİR LEKE” “İNSANLIK TARİHİNDE KARA BİR LEKE”

Türkiye’de vatandaşların standartlarının yükselmesi için çalışmalar yapıldığını sözlerine ekleyen Öztürk, son olarak şunları ifade etti:

“Vatandaşımızın eski bir aracı olurdu, vergi borcu yüzünden vergi dairesinden düşüremezdi ve üzerine araç görünüyor diye yeşil kart alamazdı, hastanelerde rehin kalırdı. Şimdi genel sağlık sigortası diye bir sistem var. Yani evinizin, aracınızın ve sigortalı çalışmanızın bugün bu sosyal yardımlardan faydalanmanıza hiçbir engeli yok. Vatandaşların hayat standartlarını yükseltmek amacıyla bir çalışma yapılıyor. Her şeyi çözdük, her şey dört dörtlük demiyoruz ama her geçen gün daha iyiye gidiyor ve yine hep birlikte daha iyisini yapmak için buradayız.”