100.2 Radyo Öncü, Öncü TV ve Öncü Medya’nın sosyal medya platformlarında yayınlanan programda bu kez Saraybosna’yı ekranlara taşıyan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, 415 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalan şehrin tarihi önemine dikkat çekti.

2026 06 16 170136-1

SAVAŞI KAYBETTİĞİNDE DEĞİL, DÜŞMANA BENZEDİĞİNDE KAYBEDERSİN
SAVAŞI KAYBETTİĞİNDE DEĞİL, DÜŞMANA BENZEDİĞİNDE KAYBEDERSİN
İçeriği Görüntüle

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN YER: LATİN KÖPRÜSÜ

Program çekimlerini, Avusturya-Macaristan Veliahtı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Sophie’nin 28 Haziran 1914 tarihinde Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından suikasta uğradığı Latin Köprüsü’nde gerçekleştiren Ünsal, bölgenin dünya tarihindeki kritik rolünü anlattı.

2026 06 16 170632-1

Latin Köprüsü’nün Birinci Dünya Savaşı’nı tetikleyen olayın yaşandığı nokta olduğunu belirten Ünsal, Biz şu anda Latin Köprüsü'ndeyiz. Köprü, Dünya Savaşı'nın başladığı ve başlamasına sebep olduğu Latin Köprüsü. Saraybosna'dayız ve bu Latin Köprüsü'nden Saraybosna izlenimlerimizi sizlerle paylaşacağız. Latin Köprüsü'nün dünyayı değiştiren bir meşhurluğu, bir bilinirliği var. Nedir bu? Avusturya-Macaristan Dükü Ferdinand ve eşi, burada gezerken, ziyaretleri sırasında bir Sırp milliyetçisi tarafından vuruluyor ve eşiyle beraber hayatını kaybediyor. Latin Köprüsü'nün karşı tarafı Avusturya-Macaristan medeniyetini taşımakla beraber, diğer yakaya geçtiğimizde burada bir müze var. Bu müzede, 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı'nın bütün kalıntıları ve silahları dâhil olmak üzere birçok eser bulunuyor. Ayak izlerini hep birlikte göreceğiz. Fotoğrafta Avusturya-Macaristan Dükü Ferdinand'ın fotoğrafı var ve tam burada, müzenin dibinde bir ayak izi bulunuyor. Bu ayak izi, Sırp milliyetçisinin Ferdinand'a ateş ettiği yer. Bugün müze kapalı olduğundan içeri giremiyoruz.” ifadelerini kullandı.

2026 06 16 170439-1

2026 06 16 170317-1

“OSMANLI MEDENİYETİNİN İZLERİ HALA HİSSEDİLİYOR”

Saraybosna’daki Osmanlı mirasına da değinen Ünsal, kentin birçok noktasında Osmanlı medeniyetinin izlerinin görüldüğünü söyledi.

Osmanlı’nın gittiği coğrafyalara yalnızca hakimiyet değil, aynı zamanda medeniyet anlayışını da taşıdığını vurgulayan Ünsal, Burada o kadar enteresan şeyler var ki Osmanlı medeniyeti buraya o kadar güzel bir şekilde imza atmış ki ancak 1914'lerden sonra, yani 20. yüzyıldan sonra, buradaki hadise çok değişmiş. Nasıl değişmiş? Bu gördüğünüz taraf Avusturya-Macaristan tarafı, karşı taraf ise Bosna tarafı; yani Osmanlı medeniyetinin olduğu yer. Bu köprü ve buradaki nehir, burayı ikiye ayırıyor. Biz burada anlatmaya çalıştığımız şey şu: Osmanlı gittiği yerde medeniyeti getirmiş. Medine'den türeyen medeniyeti getirmiş ve insanlığı getirmiş. “İnsanı sev, yaradılanı sev ki Yaradan'dan ötürü” denilen anlayışı getirmiş. Ecdadın büyüklüğünü, Osmanlı'nın medeniyetini ve Osmanlı'nın bu coğrafyaya kattığı değerleri bir kez daha burada gördük. Bir kez daha asaleti gördük. Bugün buradan, Bosna'dan hepimizin üzerine düşen bir görev var. Bu diyara gelmek, bu diyarı görmek; bu diyara emek verenlere, değer verenlere ve değer katanlara saygımızı göstermemiz lazım.” ifadelerine yer verdi.

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN