Partisi`ni Düzce`de gerçekten baktığımızda, 31 Mart akşamı bunu seçmenimiz de görmüş olacak nokta da Milliyetçi Hareket Partisi`nin seçimi göğüslemiş ve Milliyetçi Hareket Partisi`nin lehine bir sonuç olacağını, ben buradan öngörebiliyorum.” dedi. Caboğlu ayrıca, Yeniden Refah Partisi Düzce Belediye Başkan Adayı Davut Güloğlu’nun Düzce’yi tanımadığına dikkat çekerek, “eskiden bizim büyüklerimiz şunu söylerlerdi; bir kız istenmeye geldiğinde davulcu, zurnacıya bizim verilecek kızımız yok derlerdi. Bu bizim büyüklerimizin sözü, benim değil. Davulcuya, zurnacıya kız verilmeyecekse, ben buna niye oy vereyim?” ifadelerini kullandı. 
Önümüzdeki 31 Mart yerel seçimlerine kısa bir süre kala, Düzce’deki siyaset kazanı kaynamaya devam ediyor. MHP İl Başkanı İlhami Caboğlu, Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu, Öncü TV ekranları ile 1002. Radyo Öncü ve Radyo Kent ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşarak Düzce’nin gündemini belirleyen “Kitabın Ortasından” programının Cuma akşamı yayınlanan son bölümüne konuk oldu. 
“Seçimlere iddialı hazırlanıyoruz”
Programda, MHP’nin önümüzdeki 31 Mart yerel seçimlerine iddialı bir şekilde hazırlandığını kaydeden Caboğlu, merkez dahil ilçe ve beldelerde güçlü olduklarının iddiasında bulundu. Seçim sürecinde her zaman sahada olduklarını ifade eden Caboğlu, “Milliyetçi Hareket Partisi sahadan hiçbir zaman çekilmedi, çekilmezde, biz her zaman sahadayız. Ama seçim döneminde biraz daha tempomuz artmış vaziyette. Tabii ki seçim dönemlerinde insanların biraz daha bize karşı siyasilere karşı net olmamakla beraber, kendi sorunlarını birebir anlatan, dinleten bir dönem olduğu için, biraz daha tabii ki bizi geriye dönüp, biraz da kendi kendimizi sorgulama fırsatı doğmuş oluyor. Tabii sahurlara kadar kalıyoruz, havalarda biliyorsunuz bir sıcak, bir soğuk. Bu mevsimde, çok sıra dışı bir hava yaşıyoruz. Allah her şeyin hayırlısını versin. Tabi bizde mücadele vereceğiz Düzce`miz için memleketimiz için elimizden ne geliyorsa onu yapma gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu. 
“Genel Merkezimiz Düzce’de bir inşaat mühendisini aday göstermemizi istedi”
MHP Genel Merkezi’nin talimatıyla İnşaat Mühendisi Yılmaz Eser’i Belediye Başkan adayı olarak gösterdiklerini belirten Caboğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Biz siyasiler seçim dönemi,  5 yıl boyunca siyaset yapıyoruz, ama seçmende biliyorsunuz seçim zamanlarında, artık siyaset yapma zamanı benim diyor.  O şekliyle her gelene siyaset yapıyor, yani aynı şekilde karşılıyor, ama vatandaşımız gerçekten çok bilinçli, çok duyarlı bir seçmenimiz var. O manada tabii ki Türk milleti olmamız hasebiyle de misafirperver bir milletiz, kim gelirse gelsin ağırlamasını da iyi biliriz, vatandaşımızı bu yönden gerçekten kutluyorum. Düzce`ye layık, Düzce`ye yakışır bir tavır içerisindeler. Biz siyasiler zaman zaman gerilebiliyoruz, ama vatandaşımız gerçekten çok duyarlı bir şekilde hareket ettiğini görebiliyoruz. Gerçekten 5 yılı iyi analiz ederek, o ilçede aday olacak kişiyi direk vatandaşın talep ettiği, istediği kişileri arama gayreti içerisinde olduk. Merkez ile ilgili şunu söyleyebilirim; bizim genel merkezimiz talimat verdi bize, seçimlerden 6 ay önce Düzce`yi özellikle 1999 yılından bu zamana kadar, analiz edecek bir rapor istedi. Tabii aday adaylık süreci başladı, o süreçte genel merkezin bizden şöyle bir talebi oldu. Dedi ki; ‘Düzce`ye inşaat mühendisi bir aday profil istiyoruz’ dedi genel merkez. Biz de o doğrultuda, gerçekten inşaat mühendisi bir aday profilini öne çıkarttık. Bunu sahaya indiğimizde, bizatihi genel merkezin Düzce`yi ne kadar önemsediğini, Düzce için bir inşaat mühendisinin ne kadar gerekli bir aday olduğunu, sahaya indiğimizde bunu görme fırsatımız oldu. Bu manada genel merkezimizin bu şekliyle, bizim vermiş olduğumuz raporlar doğrultusunda ve bu raporlara gerçekten yakın en ilgi gösterip, o şekliyle hareket etmesi biz yereldeki Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarını çok gururlandırdı. Buradan da yukarıda bu konuyla alakadar olan, yetkili büyüklerimizden ‘Allah razı’ olsun demek istiyorum.”
“Sahada MHP’nin önde olduğunu duyuyoruz”
Seçim çalışmalarında MHP’nin vatandaşların büyük teveccühü ile karşılaştıklarını ifade eden Caboğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tabii ki teveccühü vatandaşlarımızdan olacak, ama bizim öngörümüz, sahada gördüğümüz, gözlemlediğimiz, gerçekten biz 10 noktada da çok iddialı bir durumdayız. Yani kimse şunu söylemez; o ilçe, o beldeye gittiğinizde ‘kim burada seçimde yarışır, kim seçimi alabilir’ diye sorulduğunda Milliyetçi Hareket Partisi`nin isminin ön plana çıktığını bizatihi duyabiliyoruz. Farklı ortamlardan da bu şekilde duyumlar geliyor. Gittiğimiz çalışmalarda da vatandaşımızın teveccühünün de bu yönde olduğunu görebiliyoruz.  Gerçekten baktığımızda, seçmenin sesine kulak vermiş bir teşkilat olarak, kendimizi o manada biraz da vatandaşlarımızın bu teveccühü o doğrultusunda olduğu kanaati içerisindeyim. Bugün 5 belediye bizimdi, evet vatandaşımız teveccüh etti bize verdi, ama bu dönem için özellikle şunu net bir şekilde vurgulamak istiyorum; artık Düzce de gerçekten merkezde bir belediyeciliğin Düzce var olduğundan beri, hiçbir zaman Düzce seçmenimiz Milliyetçi Hareket Partisi`ni bir sefer dahi bu şansı vermedi. Yani bu dönem Milliyetçi Hareket Partisi`ne bir şans vereceği kanaati içerisindeyim.”
“Cumhur ittifakı olarak 2023 yılında oylarımızı arttırdık”
Cumhur İttifakı arasındaki ittifaka da değinen Caboğlu, “Tabii Milliyetçi Hareket Partisi, kuruluş felsefesiyle her zaman doğrudan yana duran bir parti. Doğruyu diğer taraflardan, bir tık diyelim hep önde görebilen bir teşkilat yapısı var. Bugün Düzce`yi genelde ele aldığımızda, baktığında hemen hemen bütün ilçelerde, merkezde özellikle Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti`nin yarıştığını görebiliyoruz. Bu vatandaş nezdinde de bir seçmenin bir özgüveni ortaya çıkacaktı, ama bugün AK Parti Belediyelerinin Düzce`de gerçekten belediyeyi kaybedeceğini ben öngörüyorum, buradan görebiliyorum. Cumhur ittifakı olarak baktığımızda, Düzce de biliyorsunuz 2023 seçimlerinde Cumhur ittifakı yani Cumhurbaşkanımız’ın oylarının çok açık ara önde olduğunu görebiliyoruz. Yani Cumhur ittifakını benimsemiş bir seçmen, tabanının olduğunu görmemek mümkün değil. Bu manada Düzce de daha iyi bir birliktelik olsun, Düzce`ye daha güzel şeyler yapılabilsin. Düzce`nin seçilebilecek olan belediye başkan adaylarının da Düzce`ye daha güçlü bir şekilde seçilmesi açısından, çok kıymet arz etmekteydi, ama bu şekilde olmadı. Özellikle sahada şunu çok duyuyoruz, efendim siz ittifak halinde değil misiniz? Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Düzce de ittifak halinde olmadığımızı, buradan da tekrardan ilan etmek istiyorum. Eğer ittifak varsa, biz niçin adaylarımız ile sahaya inip, seçimlerde oy talep ediyoruz. Cumhur ittifakı genelde bir ittifak söz konusu, yani yerelde burada Düzce’de her hangi bir ittifak söz konusu değil” şeklinde konuştu. 
“MHP olarak Cumhur İttifakını benimsemiş bir partiyiz”
MHP’nin Cumhur İttifakını benimsemiş bir parti olduğunu kaydeden Caboğlu, “İttifak olsaydı, Düzce 10 - 0 olurdu. Cumhur ittifakı olarak 10’da 10 olurdu. Ama biz Cumhur ittifakını benimsemiş bir Milliyetçi Hareket Partisi olarak şunu iddia ediyorum; Milliyetçi Hareket Partisi`ni Düzce`de gerçekten baktığımızda, 31 Mart akşamı bunu seçmenimiz de görmüş olacak nokta da Milliyetçi Hareket Partisi`nin seçimi göğüslemiş ve Milliyetçi Hareket Partisi`nin lehine bir sonuç olacağını, ben buradan öngörebiliyorum” diye konuştu. 
“Gölyaka ilçesinde bize provokasyon yapıldı” 
Seçim çalışmaları kapsamında gittiği Gölyaka ilçesinde bir bayanın kendilerine yapmak istediği provokasyona değinen Caboğlu, şu ifadelere yer verdi:
“Tamamını paylaşabilirim. Orada bizim Belediye Başkan adayımız ve teşkilatla esnaf ziyareti yaparken, bir yere girdik.  Girdiğimizde iki tane bayan vardı orda, tabii Muzaffer başkan o sıcaklığıyla, orada bir şekilde oy talebi anlamında normal bir şekilde girişimde bulundu. O bahse konu olan bayan, ‘ben size oy vermeyeceğim’ dedi. Aslında saygısızlık yapan kendisi, yani gidersin sandığa oy verirsen verirsin, vermeyeceksen vermezsin. Yani bunu orada açık bir şekilde söyleme gereğini neden hissediyorsun, yani bu normal bir şey mi? Orada sonuçta ben misafirim, Gölyaka ilçesine giden bir misafirim. Belediye Başkan adayı Muzaffer Coşkun en azından bir Gölyakalı olarak gelmiş, bir il başkanının yanında belediye başkan adayı olmuş, o kişiyi onure etmesi lazım, doğru mu? Yani oy vermeyeceksen de hayırlısı olsun dersin, niçin oy vermeyelim dersin, değil mi?  Orada saygısızlık yapan kendisi. Yanındaki bayan, ‘ben oy vereceğim’ dedi. O zaman dedim; ‘bu kardeşimiz bize oy vermesin, onun oyu bize lazım değil, sizin oyunuz bize yeterli olacaktır’ dedim ve çıktık oradan. Ondan sonra tabii bizim seçim bürosu dediğimiz yere geldi, geldi oraya bağırdı, çağırdı, ama hiç bizi konuşturmuyor, yani o şekilde kurulmuş, neden geldiği belli yani. Yani orada rencide olunacak bir durum, değil bir bayana en azından saygıysa, hakaretse, hakaret eden kendisi. Oy vermeyeceğim ne demek? Yani vermeyeceksen, vermeyebilirsin.  Ben oy vermeyecek olan bir kişiye, ‘aman ne olur oy ver’ demem.   Tabii ki, biz bir seçmene nasıl davranılır, bir seçmen ile nasıl konuşulur,  biz bunu bilen insanlarız.  Ama bayanın o şekilde çıkış yapmış olması önce oradaki belediye başkanını rencide etmiş oldu. Tabii ben dedim ki hadi arkadaşlar gidelim dedim. Müsaade istedik çıktık. Dolayısıyla sonra bizim arkadaşlar o bayanı takip etmişler öncesinde de takip etmişler yani demek ki bizim oradaki teşkilat olaya konuya hakim. Biz o bayanla mağazada konuştuktan sonra Ak Parti seçim bürosuna gidiyor o bayan. Demek ki orada sakinleştirilmemiş yani rencide dahi olsa ya siz böyle demeseydiniz iyiydi veya şöyleydi böyleydi denmemiş aksine daha çok gaza getirilmiş demek ki o bayan ve seçim bürosuna gelmiş. Ondan sonra bizden ayrıldıktan sonra da tekrar seçim bürosuna gidiyor. Niye bu trafik yapılma zorunluluğu hissediliyor yani bu işin arkasında ne olabilir. Sonrasında da bizim arkadaşlar bize görüntülerini attılar baktık Ak Parti kadın kollarıyla seçim boyunca çalışan bir bayan olduğu ortaya çıktı. Tabi ben Ak Parti kadın kollarındanım demiş olsa Cumhur ittifakı gereği biz ona biraz daha sıcak bir şekilde davranma durumumuz olurdu ama bana göre orada hakareti biz gördük yani. Sandığa gitmeden, gidersin sandığa oy verirsin veya vermezsin yani niçin, orada hakareti gören biziz ama bağırıp çağıran yine kendisi yani. Seçim dönemlerinde bunlar olur normal şeyler. Biz şimdi, genelde Cumhur ittifakıyız, gerçekten kötü niyetli olmamakla beraber Yakup Demircan`ı biz dinlendirmeye geliyoruz dedik. Bundan doğal ne olabilir, biz Yakup Demircan`a hakaret mi ettik?  Burada bir siyasi parti İl Başkanı, ben buraya Yakup Demircan`a seçimi kazandırmaya geldim mi diyeceğim?” 
HABER: Savaş ARI

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Editör: Melike Kundakcıoğlu