Ankara-İstanbul gibi iki metropol şehrin arasında önemli bir geçiş güzergahı olan ve her geçen gün artan araç sayısının da eklenmesiyle hava kirliliği sorunu giderek katlanan Düzce’de sadece kışın değil yapılan araştırmalar gösteriyor ki yılın 365 günü kirlilik hakim oluyor. Çevre Mühendisi Prof. Dr. Levent Kuzu, kentlerde hava kirliliğinin asıl nedeninin trafik olduğunu belirterek, “Araç çokluğunun yanında trafik sıkışıklığı havayı oldukça kirletiyor." dedi. Kuzu ayrıca doğalgaz kullanımının kirlilikte mücadelede önemli etken olduğuna işaret etti.

Düzce kirlilikle mücadele ediyor

Türkiye’nin havası en kirli şehirlerinin başında gelen Düzce’de insan sağlığını tehdit eden bu büyük soruna karşı köylere doğalgaz başta olmak üzere kalıcı çözüm getirilmesi bekleniyor. Coğrafi yapısı, artan sanayi, iki mega kent arasında olması yüzünden yoğun trafiğe maruz kalması ve ısınma amaçlı kömür kullanımı Türkiye’nin en genç ilinin en kirli hava ile boğuşmasına yol açıyor.

2023 Kasim 20231111 2 61185440 94784470

Hava kirliliği sorununa ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Çevre Mühendisi Prof. Dr. Levent Kuzu, hava kirliliğinin; insan kaynaklı emisyonlar ile kentlerdeki sanayi, evsel ısınma ve trafikten kaynaklandığını söyledi.

Çöl kaynaklı toz taşınımı, deniz yüzeyinden saçılan aerosoller, bitki örtüsünün saldığı bazı gazların atmosferde verdiği tepkimeyle oluşan ince parçacıkların doğal kaynaklı emisyonlar olduğunu belirten Kuzu, "Bunlar için ortak olan enerji ihtiyacıdır. Enerji ihtiyacı ise çoğunlukla çeşitli fosil yakıtların yakılması ile elde edilmektedir. Yanma işlemi neticesinde ürün olarak ısı enerjisi açığa çıkarken yan ürün olarak da hava kirliliğini oluşturan çeşitli gaz ve parçacıklar açığa çıkmaktadır." diye konuştu.

"Hava kirliliği sağlık giderlerini arttırmaktadır"

Havadaki kirleticilerin doğrudan insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisinin olduğunu, bir kişinin günde ortalama 15 metreküp hava soluduğunu belirten Kuzu, "Dolayısıyla kirleticilerin solunum yolu ile maruziyeti söz konusudur. En fazla etkileri de solunum sistemi üzerinde gerçekleşmektedir." dedi.

Kuzu, hava kirliliğinin ekonomik etkilerinin de söz konusu olduğunun altını çizerek, "Kişilerin sağlıklarının bozulması neticesinde sağlık giderlerinde artış olmaktadır. Bunun yanında iş gücü kaybı da oluşabilmektedir. Hava kirliliği malzemelerde de çeşitli deformasyon ve korozyon gibi etkiler gösterebilmektedir. Bu sebeple malzemelerin kullanım ömürlerinde kısalmalar meydana gelmektedir. İlave olarak hava kirliliğinin bitki örtüsü üzerine de etkisi vardır." şeklinde konuştu.

Hava Ki̇rli̇li̇ği̇

Doğalgaz kullanımı önemli

Doğalgaz kullanımının kirlilikle mücadeleye katkısından bahseden Kuzu, kademeli olarak evsel kullanımda doğalgaz tüketimine geçilmesiyle şehir merkezlerinde evsel ısınmanın hava kirliliğine katkısının oldukça azaldığını aktardı.

"Kentlerde hava kirliliğinin asıl nedeni trafiktir"

Kuzu, Avrupa'da dizel araçlardan kaçınıldığının altını çizerek, "Benzin yanması neticesinde 20-40 nanometre boyutunda parçacıklar oluşurken dizel motorunun emisyonları 60-120 nanometre boyutunda parçacıklar oluşturmaktadır. Bunlar benzinli araçlardan farklı olarak dizel otomobillerde dizel partikül filtresi ile tutulmaya çalışılmaktadır. Dizel yakıtlı araçların kullanımının azaltılması hava kalitesinin korunmasına katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

S İ S

ÖNCÜ HABER GÜNDEME TAŞIDI, MÜDÜR YILMAZ HAREKETE GEÇTİ ÖNCÜ HABER GÜNDEME TAŞIDI, MÜDÜR YILMAZ HAREKETE GEÇTİ

“Araç çokluğunun yanında trafik sıkışıklığı havayı oldukça kirletiyor”

Trafiğin artık hava kirliliğinin nedenlerinin en başlarında yer aldığını dile getiren Kuzu, şöyle devam etti: "Kentlerde hava kirliliğinin asıl nedeni trafiktir. Araç çokluğunun yanında trafik sıkışıklığı havayı oldukça kirletiyor. Çünkü bu durumda olması gerekenden daha fazla yakıt tüketiyor. Bu da karşımıza hava kirliliği ve ekonomik kayıp olarak çıkıyor. Dikey yapılaşma ile binaların arasında kalan trafiği yoğun caddelerde oluşan emisyonların dağılması kolay olmuyor. Bu durumda cadde üzerinde bulunan kişiler bu kirleticilere daha fazla maruz kalıyor. Yani günümüz için şehir merkezlerinde asıl insan kaynaklı hava kirliliğinin sebebi trafik emisyonlarıdır. Hava kirliliğinin azaltılması için toplu taşıma gibi alternatifler ile kişi başına düşen hava kirletici emisyonların daha az olması sağlanabilir. Bunun yanında yakın mesafe seyahatlerde elektrikli bisiklet, skuter gibi mikromobilite olarak adlandırılan çözümlerin kullanılması da hava kirliliği azalmasına önemli katkı sağlayacaktır."

Kuzu, raylı sistem ve elektrikli araçlardan egzoz emisyonları gerçekleşmediğini, bu sebeple hava kirliliğinin şehir içinde azalabileceğini ifade etti.

"Elektrikli araçların ilerleyen zamanlarda sayısının artması beklenmektedir"

Taşıtlardan kaynaklanan hava kirleticilerinin ilk bakışta egzoz emisyon olarak insanın aklına geldiğini vurgulayan Kuzu, fakat egzozun yanında fren balataları ile araç lastiklerinin yolla sürtünüp aşınmasıyla hem lastikten hem de yoldan parçacıkların havaya karıştığını aktardı.

Prof. Dr. Kuzu, şunları kaydetti: "Ayrıca yakıt dolumu esnasında benzin istasyonlarında çeşitli uçucu organik bileşikler kaçak emisyon olarak havaya karışmaktadır. Elektrikli araçların ilerleyen zamanlarda sayısının artması beklenmektedir. Bu sebeple yoğun nüfus bulunan kent merkezlerinde egzoz kaynaklı hava kirletici emisyonlar azalacaktır fakat diğer bahsettiğimiz parçalardan kaynaklanan emisyonlar atmosfere salınmaya devam edecektir." (Öncü Haber/AA)