banner851

banner955

DÜZCE’DE SAYI ARTIYOR, ŞİKAYETLER KATLANIYOR

Düzce’de sürüler halinde gezen başıboş köpekler nedeniyle şikayetler her geçen gün katlanırken, sokaklardaki sahipsiz köpeklerin Bitlis’teki kuduz olayında olduğu gibi bir toplum sağlığı sorunu olmaya başladığı bildirildi.

Gündem 12.11.2022, 11:55 12.11.2022, 11:58
929
DÜZCE’DE SAYI ARTIYOR, ŞİKAYETLER KATLANIYOR

Her ay Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü raporlarına yansıyan sokak hayvanları saldırılarının kimi zaman sadece 30 günde 70’e kadar yükseldiği Düzce’de, kalabalık gruplar halinde sokakları mesken tutan köpekler yüzünden şikayetler bitmek bilmiyor.

Son olarak Düzce Atatürk Devlet Hastanesi önünde dolaşan başıboş köpekler vatandaşları endişeye sevk ederken, çözüm mercilerinin konuya duyarsız kalması eleştiri sebebi olmaya devam ediyor.

Kontrollü üreme ve sokak hayvanlarına yönelik aşılamanın önemli bir gereklilik olduğu Düzce’de sorun giderek büyürken, uzmanlardan Bitlis'teki kuduz vakası nedeniyle peş peşe uyarılar gelmeye başladı.

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, yaptığı açıklamada, sokaklardaki sahipsiz köpeklerin giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini, bu haliyle yapılan çalışmaların popülasyonun kontrol altına alınmasına yetmediğini söyledi.

Şu anda belediyeler aracılığıyla sahipsiz köpekler için kısırlaştırma, küpelenme ve sokağa bırakılma çalışmaları yapıldığını anlatan Arslan, şöyle devam etti: "Ancak bu uygulamalar ülkenin veya bir şehrin her bölgesinde aynı oranda yapılamıyor. Örneğin İstanbul'da bazı bölgelerde düzenli ve kontrollü yapılabildiği halde bazı ilçelerde bu yürütülemiyor. Bunun birçok nedeni var ve giderek bu konu bir toplum sağlığı sorunu olmaya başladı. Yani sahipsiz köpekler, ülkemizde artık gürültü yapmaları ya da korku kaynağı olmaları yönüyle değil de, kuduz olayında olduğu gibi toplum için bir sağlık sorunu olmaya başlıyor."

Sahipsiz köpeklerin kısırlaştırılması yetkisinin yerel yönetimlere verildiğini ancak bu konuda yeterli destek verilmediğini dile getiren Arslan, bazı belediyelerde veteriner işleri müdürlüğünün bile olmadığını, bazılarının da bu işlere ciddi bütçe ayıramadığını belirtti.

Mücadele yöntemi kısırlaştırma

Arslan, Türkiye'de bu sorunla mücadele yönteminin kısırlaşma olduğunu ve mevcut mevzuatla başka bir yolun bulunmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Farklı ülkelerde bu sorunu çözebilmek için farklı stratejiler uygulanmıştır. Örneğin Avrupa ülkelerinde ya da dünyanın başka ülkelerinde öncelikle sahiplendirilmeye çalışılıyor, belli bir süre beklendikten sonra uyutma yoluna gidiliyor. Bizde gerek kanunlar gerekse toplumsal değerler nedeniyle bu yöntem mümkün değil. O halde yapılacak tek şey var, çok ciddi bir şekilde popülasyon yönetimini doğru şekilde yapmak gerekiyor."

Popülasyon yönetimi konusunda yerel yönetimlere bütün imkanlar sağlansa bile sorunun çözümü için en az 5-10 yıllık bir planlama yapılması gerektiğine işaret eden Arslan, yerel yönetimlere bütün imkanlar sağlanmaması halinde ise sahipsiz köpeklerin sayısının yönetilebilir bir sayıya indirilmesinin mümkün görülmediğini kaydetti.

Bitlis'teki kuduz vakası

Bitlis'teki kuduz vakasına da değinen Arslan, bir köpeğin ısırması sonucunda bir çocuğun hayatını kaybettiğini, bu olayda insan sağlığının söz konusu olduğunu vurguladı.

Kuduza bütün dünyada çok tehlikeli bir hastalık olarak bakıldığını ve hastalık için özel önlemler alındığına dikkati çeken Arslan, şunları kaydetti: "Sadece sokak hayvanlarıyla bulaştığı düşünülse de kuduz, yaban hayatından da bulaşabilir. Özellikle yaban hayatıyla temas halinde olan bölgeler daha risklidir. Örneğin Bitlis'teki bu vaka da yaban hayatı kökenli olabilir. Bu yönüyle büyükşehirlerde de risk mümkün, zira köpekler ormanlara atılmaya başlandı. Köpeğin buradaki yaban hayatıyla teması olduğunda, ısırıkla insanlara kuduzu bulaştırabilir. Kuduz doğrudan ısırıkla veya kuduz etkeninin içinde olduğu vücut sıvılarının bir yaradan insan vücuduna geçmesinden sonra hastalık bulaşabiliyor."

"Kuduz aşılamayla yüzde 100 önlenebilen bir hastalıktır"

Arslan, kuduz hastalığının bulaştığı vücuttaki yerin tedavi açısından önemli olduğunu anlatarak, "Isırılma ayaklardan, bacaklardan ya da el gibi vücudun uç dokularında oluştuysa sinirler yoluyla beyne ulaşması uzun zaman almaktadır. Bu tip ısırıklarda, erken teşhis ve tedaviyle ölüm önlenebilir. Isırılmadan sonra birkaç haftada bile tedavi şansı olabilir. Kuduz ölümcüldür ancak aşılamayla yüzde yüz önlenebilen bir hastalıktır." dedi.

banner844
Yorumlar (5)
DÜZCELİ 2 hafta önce
SAĞLIK MÜDÜRÜ YASİN YILMAZ BUNA ÇÖZÜM BULACAKTIR.DÜZCEMİZİN İŞBİTİREN MÜDÜRÜ
Mantık yürüt 2 hafta önce
Sokakta hayvan Neden her gun yiyecek vererek sokaklarda bolca yılan beslemiyoruz ? Sevimli olmadikları için mi? Yilan, fare nüfusunu arttırmak nasıl yanlış ise, kedi , köpek nüfusunu arttırmak(besleyerek) da yanlıştır. Acı çekerek ölüyorlar zaten sokaklarda siz onların mükemmel bir hayat yaşadığını falan mı düşünüyorsun? Hayvan her gün çöpten besleniyor. Köpekler evrimleşme sürecinde kendilerine sahip arıyorlar. Bulamadıklarında birbirlerini sahipleniyorlar. Hiçbir köpek sahibi olmadan bir yaşam geçiremez. Böyle geliştiler. AZ DÜŞÜNCELİ olun. FİKİR yürütün. Farkımız bu.
Düzce'li.. 2 hafta önce
Tek çözüm çoğalmalarını engellemek, kısırlaştırmak.. Şehirdekiler çoğalmıyor, kırsal yavru dolu.. TBMM sinde yasa çıktı uygulayın..
CAN 2 hafta önce
Almanyada 42 SENEDIR 1 Tane Basi Bos Köpekler Görmedim Köpekler Hepsinde cip var disari atan ceza arti ömür boyu bakim parasi ölesiye kadar barinakda ve Belediyeler calisiyo Almanyada TÜRKIYEDE SAL DISARI KÖPEGI
düzceli 2 hafta önce
arıyon alıyolar başka yere salıyolar kısırlaştırın çözümü bizmi bulcaz ülkede olanlar cidden çok garip ve yazık çoçuklar dışarı çıkamıoyor
Yeni Sayımız