Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Düzce Belediyesi’nin verdiği süreye rağmen iskan ve yangın güvenliği gereksinimlerini yerine getirmeyen Krempark AVM dosyasını, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programında açtı. Olası bir musibete dikkat çeken Ünsal, “Şimdi iki tane deprem geçirmiş, deprem atlatmış bir binadan bahsediyoruz. Belediyeyi yok sayıyor, kanunu yok sayıyor. Kanunun boşluklarından faydalanan bir de bir irade var ortada. Hayat bu kadar, can bu kadar, mal bu kadar riskli olmamalı. Belki temelden tavana kadar çok düzgün bir binadır. Onu da bilmiyoruz. Bu teknik verilerle, bunların belediyenin elinde veya yapı denetiminin elinde veya ilgili teknik kişilerin elinde olduğunu biliyor muyuz?” dedi ve ekledi: “Burada risk var risk. Belki bina yeniden gözden geçirilmeli. Yani ben buradan Düzce Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne, yapı denetim firmalarına sesleniyorum. Tepeden tırnağa şu binanın bir check-up’ını çıkarın. Ne kadar mukavemeti var? Bu alttaki su binanın mukavemeti noktasında hangi olumlu ve olumsuz şeylere etki ediyor? Gerçekten bu işin takipçisi olmalı bütün Düzce.”

A V M-2

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu, Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü Ortak Yayını ile geniş kitlelere ulaşan “Yorumlu-Yorum” programında Düzce’nin gündemini belirlemeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde, Düzce Belediyesi’nin verdiği süreye rağmen yangın güvenliği ile ilgili tedbirlerini tamamlamayan Krempark AVM’nin mühürlenip mühürlenmeyeceği kamuoyunda soru işaretlerine neden olurken, Ünsal bu konuyu “Yorumlu-Yorum” programında ekranlara taşıdı.

Programın son bölümünde Ünsal, binanın inşaatından bugüne gelen süreci anlatırken, aynı zamanda binanın sağlamlığını sorgulayarak,Düzce Belediyesi bir açıklama yaptı. Mesele Krempark AVM'nin mühürlenecek mi mühürlenmeyecek mi işaretleri? Şimdi buranın bir hikayesi var. Düzce’nin merkezinde bir yer. Burası kültür merkezi olsun, konferans merkezi olsun dedikleri günde, dönemin belediye başkanı Ruhi Kurnaz'ın da tasarruflarıyla burası bir AVM'ye dönüştürüldü. Ne zaman? 99 depreminden önce. Burada inşaat başladığı zaman, bir motor 24 saat su pompaladı buradan, temelden. Şu anda yine de bu suyun varlığını olduğunu biliyoruz veya duyduk veya böyle zaten. Bu bir deprem geçirdi. Bir 99 depremini geçirdi bu bina. Ondan sonra 1. Mehmet dönemi başladı. İnşaat halinde, iskan alınmamış. Yani yapı kullanım izni belgesi dedikleri iskanı alınmamış. İnşaat halinde. 20 yıllık hikaye bu. 20 yıllık hikayede 1. Mehmet döneminde inşaat bitti. İşte işlemler başladı, satışlar başladı, dükkanlar yerleşti, ama iskan alınmadı. İnşaat devam ediyor. İsmail Bayram'a geldi sıra. İsmail Bayram'da da böyle devam etti. Uzatılıyor boyuna, ruhsat uzatılıyor. İnşaat süresi uzatılıyor. Akabinde 2. Mehmet dönemi başladı. 2. Mehmet döneminde de aynı uzatmalar. 2. Mehmet döneminden sonra 1. Dursun dönemi. Bir daha da yok Dursun Ay zaten. Orada bir belediye başkanlığı yaptı, bir buçuk iki sene. Sonrasında 1. Faruk Özlü dönemine gene inşaat uzatılıyor. Uzat, uzat, uzat. Bu arada Kartalkaya yangınından sonra yangın yönetmeliği uygulanılabilir ve uygulanılması gerekli noktasındaki müeyyide ile beraber burası radara girdi. Yangın yönetmeliği. Sonra 2. Faruk dönemi oldu. Vatandaşa diyorlar ki gel şu proje iskanını al. Hala inşaat ruhsatı uzatıyor. 70'in üzerinde dükkan var burada. Bir bölümü belediyenin, bir bölümü vatandaşın üzerinde. Mahkemeler devam ediyor. Belediye ile mahkemeye devam ediyor. İnşaat bitmediği için belediye üzerine olan ruhsatlı tapulu dükkanların kirasını vermiyor belediyeye. Bu iş hukuka intikal ediyor. Birinci etap o kazanıyor, ikinci etap kim kazanır bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

“BİRİLERİ PARA KAZANACAK DİYE CAN GÜVENLİĞİ RİSKE Mİ ATILACAK?”

Programda, “Birileri para kazanacak diye, can güvenliği riske mi atılacak?” diye soran Ünsal, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Şimdi iki tane deprem geçirmiş, deprem atlatmış bir binadan bahsediyoruz. Belediyeyi yok sayıyor, kanunu yok sayıyor. Kanunun boşluklarından faydalanan bir de bir irade var ortada. Ya mevcut ruhsat aldığın, inşaat aldığın inşaatı başlama ruhsatındaki projeyi hayata geçir. Çünkü kimin dükkanı, kime nasıl verildi belli değil veya mevcut konumlandırdığın dükkanların, projelendirip imara uygun hale getirip yapı kullanma izni belgesi al. O da yok. Ya bu nasıl bir şey ya? Bu nasıl bir anlayış ya? Birisi para kazanacak diye, bizim çoluğumuzun, çocuğumuzun gerek yangın, gerek iskan, gerek mukavemet, gerek güvenliği orada yemek yiyecek, orada alışveriş yapacak diye, bu adam para kazanacak diye canımızı, malımızı niye riske atalım biz ya? Bu kişiler para kazanacak diye biz niye can ve mal riskine, derdine, heyecanına düşelim? Her şey nizami olsun.”

“BİNANIN TEPEDEN TIRNAĞA CHECK-UP’I ÇIKARILSIN”

Binanın tepeden tırnağa ‘check-up’tan geçirilmesi için Düzce Belediyesi İmar Müdürlüğü ve yapı denetim firmalarına seslenen Ünsal, şu ifadelere yer verdi:

“Burada risk var risk. Belki bina yeniden gözden geçirilmeli. Yani ben buradan Düzce Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne, yapı denetim firmalarına sesleniyorum. Tepeden tırnağa şu binanın bir check-up’ını çıkarın. Ne kadar mukavemeti var? Bu alttaki su binanın mukavemeti noktasında hangi olumlu ve olumsuz şeylere etki ediyor? Gerçekten bu işin takipçisi olmalı bütün Düzce.”

“BURADA ATLANACAK BİR OLASILIK KİMİ SAVCI KARŞISINA ÇIKARIR BİLEMEYİZ”

BAŞKANVEKİLİ DİLBER GÜVEN TAZELEDİ
BAŞKANVEKİLİ DİLBER GÜVEN TAZELEDİ
İçeriği Görüntüle

“Hayat bu kadar, can bu kadar, mal bu kadar riskli olmamalı” diyen Ünsal, programdaki sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

Belki temelden tavana kadar çok düzgün bir binadır. Onu da bilmiyoruz. Bu teknik verilerle, bunların belediyenin elinde veya yapı denetiminin elinde veya ilgili teknik kişilerin elinde olduğunu biliyor muyuz? Onu da bilmiyoruz. Olduğunu da sanmıyorum. Yani böyle tam dört dörtlük her şeyin tamamlanarak koyulduğunu. Peki, bu kadar tantana, bu kadar özerklik, bu kadar vurdum duymaz ve belediyenin tabiriyle açıklamadaki suistimal varken devlet nerede? Bu kadar suistimal varken, bu devlet nerede? Kanun nerede? Belediye makamları acziyet makamı değildir. Şikayet makamı da değildir. İcra makamıdır. Tabiri caizse derler ki eskiler, belediyeler adam asmaz, para basmaz. Gerisini hepsini yapar. Ama burada niye yapılmadı? Niye yapılmıyor? 20 seneden beri niye yapılmadı? Bu ruhsat böyle uzatıla, uzatıla, uzatıla, yani kauçuk mu bu ya? Lastik mi bu? Sürekli ruhsat mı uzatılır, inşaat ruhsatı ve boşluklardan faydalanılmış. Ama burada boşluk derken bir de sermayenin mülkün hakkı var. Bu hak da zayi olmamalı. İşte çok mu geç kaldınız? Bugüne kadar niye beklediniz diye soranlara, bize soranlara, edenlere, eğlenenlere, mülkün hakkı var. Adalet mülkün temelidir işte. Ama belediye de şikayet etme müessesesi değil. İcra müessesi, yaptırım müessesesi. Belediye biz şikayet ederiz, biz sitem ederiz. siyasetçi şikayet eder, sitem eder. Amma velakin belediye icraat yapar. Ben buradan imar müdürünün, belediye başkan yardımcısının, belediye yani iş yasal noktada bir araştırmaya, soruşturmaya, müeyyideye gelir. ‘Niye yapmadın? Niye uygulamadın?’ sorusunun cevabını ben vereceklerine pek ihtimal vermiyorum.”

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN