Halkın içinden geldiğini, esnafın da vatandaşın da sıkıntısını çok iyi bildiğini söyleyen Eser, belediye başkanı seçildiği taktdirde belediyeyi Düzceliler ile birlikte yöneteceğini ve bir mühendis gözüyle dizayn edeceğini belirtti. Şeffaf bir belediyecilik anlayışının benimseyeceğini kaydeden Eser, “Ben halktan geliyorum, halk da bana inanıyor." dedi.

Whatsapp Image 2024 02 17 At 15.56.51

Düzce’de konuşulmayanların konuşulduğu gündeme ışık tutan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu “Kitabın Ortasından” programının konuğu, sahada büyük destek gören MHP Düzce Belediye Başkan Adayı Yılmaz Eser oldu.

“Düzce’ye hizmet etmek için aday oldum”

Whatsapp Image 2024 02 17 At 16.14.07

Programda, seçim çalışmalarından, iş hayatına kadar birçok konuya değinen Eser, “Biliyorsunuz, 24 Eylül 2023'te Milliyetçi Hareket Partisi'nin bir il yönetimi oluşacaktı. Bizim İl Başkanımız İlhami Caboğlu bizi davet etti. Biz de düşündük, taşındık. Dedik ki, 'Biz de bir siyasi oluşuma katılalım.' Ve il yönetiminde, kamudan sorumlu başkan olarak göreve başladım. Ondan sonra tabii ki seçim gündeme gelince, seçim olduğu için biz aday arayışına girdik. İttifak mevzuları vardı, ittifakta süreçler çok uzadı. Genel başkanımız, partimizde il yönetiminde olanların belediye başkanlığına sıcak bakmıyordu. Sonra bir haber aldık. Dediler ki; Milliyetçi Hareket Partisi yönetimde aday olabilirler. Ben de düşündüm. Ben hep kendi kendime diyordum ki, hep eleştirel noktada bakıyordum. İşte belediyelerin yolları bozuk, altyapıları yok, kaldırımları eksik. Yapılacak bir dünya işleri var. Eleştirel olarak baktığımda dedim ki, ben inşaat mühendisiyim. 25 yıllık inşaat mühendisi tecrübem var. Kendi kendime, 'Ben dedim aday olayım.’ En azından Düzce'ye bir hizmet açısından yararlı olabileceğimi düşündüğümden adaylığımı açıkladım. Arkadaşlar da sağ olsunlar, bana destek verdiler. O süreçte işte biz 4 isimle genel merkeze ismimiz gitmiş. Genel Başkan Yardımcımız Sadi Durmaz tarafından çağrıldım. Benim durumumu anlattım. Mühendis olduğumu anlattım. Nasıl bir iş yapacağımı anlattım. Onun da çok hoşuna gitti ve teşekkür etti. 21 Ocak 2024'te Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli, adaylık yarışına beni layık gördü. O tarihten itibaren de sahalara inip, halkımla birebir görüşüp, seçim yarışında ben de varım demek için sahalara indim.” dedi.

“Benim bitiremediğim hiçbir taahhüdüm yok!”

“BELEDİYEYİ KURTARMADAN, AKÇAKOCA’YI KURTARAMAYIZ” “BELEDİYEYİ KURTARMADAN, AKÇAKOCA’YI KURTARAMAYIZ”

İş hayatında her zaman verdiği sözlerin arkasında olduğunun altını çizen Eser, “Depremde Düzce’miz yıkılmıştı. O tarihten itibaren ben de müteahhit olarak başladım. Mesela benim dönüm noktam ticaret. 2008-2009'dur. Şimdi vatandaşımız, halkımız kamunun iyi tarafını biliyor. Arka tarafını hiç bilmiyor. Ben 2008 yılında toplu konut idaresinde, Kırşehir'de inşaat yaptım. Orada biliyorsunuz, 2008 yılında bir kriz vardı. Krizde çok etkilendim. Bütün her şeyim bitti. Ama ben çalışarak belli bir noktaya gelmek için var gücümle çalıştım. Arabamı sattım, evimi sattım, her şeyimi sattım ve o inşaatı bitirdim. 2009 yılında. Ve bu bana çok büyük tecrübe oldu. Biliyorsunuz, 2018 yılında doların yükselişinden yeni bir krizler olmuştu. Burada şantiyecilik nedir biliyor musunuz? Projeye başladığınız zaman, organizasyon nasıl yapılır? Finansman nasıl sağlanır? Nasıl yürütülür? Para hiç almadığınızda sıkıntılarda nasıl bir çözüm noktası bulabilirsiniz? Benim 2008-2009'daki yaşamış olduğum kriz, bana çok büyük bir deneyim kazandırdı. Şimdi baktığınız zaman, mevcut şu anda, mesela gene krizler devam ediyor. Sıkıntılar devam ediyor inşaat sektöründe, bilhassa çok devam ediyor. Ben burada o günkü tecrübemle ayakta kalmayı başardım. Allah'a çok şükür, şu anda hiçbir sorunum yok. İnşaat mühendisi olmamdan itibaren çok çalıştığımdan dolayı ben o süreçleri atlatıp çok çalışarak belli bir noktaya geldi. Benim bitiremediğimde hiçbir taahhüt işim yok kamuda” şeklinde konuştu.

“Ben halk diliyle konuşuyorum”

Seçim çalışmalarında vatandaşların yoğun teveccühü ile karşılaştığını anlatan Eser, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Ben mesela sahaya indiğim zaman, halk beni hakikaten kabul ediyor. Ben çünkü halkın diliyle konuşuyorum. Benim içim neyse, dışımda aynı. Ne yapacağım, ne edeceğim, nasıl bir projede başarılı olacağım. Bir de inşaat mühendisi olmam halk tarafından çok takdir görüyorum ve çok kabul görüyorum. Vatandaşlarımız sağ olsun, kimse kötü bir şey söylemedi. Herkes bu işi başarabileceği noktasında buluşuyor. Şimdi mesela tanınmışlık konusunda da biraz değineyim. İnsanlar işte ilk zamanlarda tanındı-tanınmadı şeklinde konuşurken ben şimdi bakıyorum, Yılmaz Eser İnşaat Mühendisi kendisi Belediye Başkanlığı yapamaz şeklinde hiç yorum duydunuz mu? Ben halktan duymadım. Baktığınız zaman, Yılmaz Eser, inşaat mühendisi. Belediye başkanını rahatlıkla yapabilir diye herkes bakıyor. Ben bu noktasındayım. Kabul olarak böyle görüyorum. Bu da nedir? Tecrübem dolayısıyla belediyecilik biliyorsunuz, yüzde 70 – yüzde 80 belediye inşaat demek. Yani ulaşımı falan da katarsak. Bu noktada nasıl bir belediyeye katkı yapacağını bildikleri için gayet olumlu ve iyi geçiyor."

"Caboğlu kurt bir siyasetçi'

Adaylık konusunda kararı genel merkezin verdiğinin altını çizen Eser, "Vallahi takdir genel merkezin. Sonuçta hepimiz bir akrabalık, bir dostluklar var. İlhami Caboğlu'nu hakikaten severim. Kurt siyasetçi. Benim de bir yeteneklerim varmış. Benim de ufkum varmış. Yapabileceğimi bildiği için kendisi de beni desteklemiştir.  Ya burada dostluk, akrabalıkla İlham Bey bakmaz yani. Zannetmiyorum. Çünkü ben onu tanıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi'ne nasıl katkı sağlanabilir? Nasıl ileri götürülebilir açısından bakıyor o yönden bu konuya.”

“Belediyeyi Düzce halkı ile birlikte yöneteceğiz”

Düzce Belediye Başkanı seçilmesi halinde Düzce Belediyesini halk ile birlikte yöneteceğinin taahhüdünde bulunan Eser, şu ifadelere yer verdi:

“Benim şöyle bir durumum var; üç tane ana noktam var. Önce ihtiyacı olana soracağız. İşi bilene soracağız. ‘Belediye sizindir’ anlayışıyla yapacağız bunu. İhtiyacı olana sor demek, gittiğiniz zaman bir mahalleye ne ihtiyacınız var? Ne istiyorsunuz? Bunu verdikleri cevaba göre, oradaki çıkan projeye göre, biz bunu uzman bir ekiple projelendireceğiz. Bunu gerekiyorsa ilim ve bilim, gerekiyorsa onlarla birlikte biz projeleri yapacağız. Bunu yaparken de ‘belediyenin sizindir’ mantığıyla denetlenen, hesap veren bir belediye anlayışımız olacak.

“Halk kimi layık görürse o başkan seçilir”

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın ‘En büyük rakibiniz kim size göre?sorusuna Eser,  “Vallahi ben en büyük rakip diye bakmıyorum. Sonuçta ben bu işi bilen bir insanım. İnşaat mühendisiyim. Yani sonuçta yarış ortadadır. Halkın takdirdir. Kimi layık görürlerse o kazanır. Ben şöyle bakıyorum” diyerek cevap verdi. 

“Ben Düzce’yi yönetmek için belediyeye talibim”

Kendisinin Düzce’yi yönetmek için belediyeye talip olduğunu söyleyen Eser, “Baktığınız zaman halkın da sahada emekliler konuştuğumuzda büyük bir sıkıntı içinde dertlerini bana anlatıyorlar. Alınan ücretlerin yetmediğini, bu sıkıntı içinde olduğumuzu ama biliyorsunuz, ben yaşlı amca ve teyzeye diyorum ki, ‘Ben Düzce'yi yönetmek için talibim.' Yani mevzu Ankara'ya talip değilim. Bunu Ankara'daki siyasilerin düşünmesi lazım. Ama biz tabii sorunları sıkıntıları ele alıp, not alıp il başkanıma iletiyorum. Gerekeni yapın diyorum. En azından yukarıya bu sorun sıkıntıları bildirin diye seslenişte bulunuyorum." ifadelerini kullandı.

“Ben halkın içinden geliyorum”

Kendisinin öğrencilik yıllarında çalışarak okuduğunu anlatan Eser, “Tanıyan çıkıyor. Tanımayan da çıkıyor. Tanımayan olduğu zaman benim birebir anlatıyorum. Düzceli olduğumu anlatıyorum. Ben çalışarak okudum demir de bağladım, kalıp da çaktım, beton da döktüm. Ben halkın içinden geldim. Ben alın terinin ne olduğunu biliyorum. Esnafın nasıl bir sıkıntı yaşadığını biliyorum. 2008’de yaşamış olduğum sıkıntı yüzünden vatandaşımızın hakikaten ne bir problem yaşadığı, geçinemediğini de biliyorum. Niye? Çünkü ben zaten zor şartlarda büyüdüm. Babam emekli memurdu. Memur maaşıyla bizi Allah'a çok şükür okuttu. Okuturken de neyi öğretti? 'Oğlum çalma, çırpma, ahlaklı ol, büyüklerine saygılı ol, küçüklerini sev.' Hep bu doğrultuda eğitim aldım, yani en büyük babamın verdiği, rahmetli babanın verdiği miras bu bana. Ben bu doğrultuda bakıyorum. Yani halkın içinden geliyorum ben. Ben, üstten inme bir aday değilim. Ben Düzce'nin evladıyım. Düzce'de doğdum, büyüdüm. Düzce'de de öleceğim yani. Benim inanın şöyle söyleyeyim; Düzce dışındaki bir yatırımım yok. Hepsi Düzce'de” açıklamalarında bulundu.