Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, öğrenci servis araçlarına takılması zorunluluk haline getirilen Türkcell tabanlı ve yapay destekli araç takip sistemini taktırmayan servis şoförlerine cezalar kesilmeye başladı. Düzce’de ilk ceza Çilimli Minibüsçüler Kooperatifi Başkanı Adem Karslıoğlu’na kesilmesi, Düzce’deki öğrenci taşımacılığı yapan servis şoförlerini ayaklandırdı. Çilimli ilçesinde toplanan servis minibüsü sahipleri hem sistemin pahalılığından hem de kesilen yüksek cezalardan dert yandı. Çilimli Minibüsçüler Kooperatifi Başkanı Adem Karslıoğlu, öğrenci servisi ihalesini tek taraflı fesih etmeyi düşündüğünü ancak öğrencilerin mağdur olmamaları için öğrenci taşımacılığına devam ettiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2025 – 2026 Eğitim Öğretim yılı sezonu başında Türkiye genelinde bulunan tüm öğrenci servislerine Türkcell tabanlı ve yapay zeka destekli araç takip sistemi taktırılması zorunluluğu getirildi. Servis aracının harita üzerinden nerede olduğunu öğrenci velilerinin anlık görebildiği bu sistemin 6 ayda bir güncellenmesi ve her güncellemede, yüksek lisans ücretleri ödenecek olması, Düzce’de öğrenci taşımacılığı yapan firma ve şahısları zora soktu.

Eğitim ve öğretim yılı ikinci döneminin hemen başında ise, yapay destekli bu sistemi araçlarına taktırmayan öğrenci servisi taşımacılığı yapan firma ve şahsılar ise yüksek cezalarla karşı karşıya kalmaya başladı.
Düzce’de, bu sistemi aracına taktırmayan Çilimli Minibüsçüler Kooperatifi Başkanı Adem Karslıoğlu’na toplam 26 Bin TL para cezası kesildi.
Bunun üzerine Öğrenci servisi firma sahipleri ve kooperatif başkanları Çilimli ilçesinde bir araya gelerek, ilgili şikayetlerini Öncü TV mikrofonuna anlattı.
“Böyle bir sistem olursa, öğrenci servisi taşımacılığını kimse yapmaz”

Yapay zekalı araç takip sistemi taktırmayan öğrenci servislerine her ay yüksek meblağlarda para cezaları kesileceğini belirten Çilimli Minibüsçüler Kooperatifi Başkanı Karslıoğlu, “Öğrenci servis araçlarındaki Türkcell’in Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduğu araç takip sistemi, biz öğrenci servisi taşıyan minibüsçüleri zora soktu. Bu sistemi bize ilk ihale aldığımızda Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri bizlere söyledi. Ama biz; ‘bizim araçlarımızda kamera sistemi, araç takip sistemi var diye biz dilekçe verdik. Bize; ‘hayır bunlar olmaz’ dediler. 10 yıl önce kamera dediler taktırdık, 5 yıl sonra araç takip sistemi dediler, taktırdık şimdi de bu yıl bu sistemi çıkartılar. Biz de bu sistemin tam içeriğini bilmediğimizden, elimizdeki mevcutlar devam ediyor diye düşünerekten, bu şekilde devam ettik. Ama şu anda ikinci dönem başladığından sonra, bu sistemi bize dayatıyorlar, zoraki yapmaya çalışıyorlar. Bu sistemi bize zoraki dayattıkları zaman ben de bu konuyu, servis taşımacılığı yapan arkadaşlarıma ilettim. Arkadaşlarım bana dedikler ki; ‘biz bu paraları verip bu sistemi taktırmaktansa, öğrenci servisi işini bırakırız.’ Bu saatten sonra öğrenci servis aracını nereden bulacaksınız? Bu pahalı bir sistem. Bir araca 12 bin TL, aynı araç ikinci bir servisi yapacaksa, 10 bin 800 TL yeniden ücret ödemek zorunda. Bu paraları da lisans ücreti adı altında istiyorlar. Aynı zamanda önümüzdeki seneye bir güncellemesi var, bunun lisans bedelinin ne kadar olacağını bakanlık belirleyecekmiş. Böyle bir sistem olursa, öğrenci servisi taşımacılığını hiç kimse yapmaz” şeklinde konuştu.
“Bizi yüksek cezalar keserek doğradılar”

“Ben bu konuyu AK Parti Düzce Milletvekilleri ’ne, CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan ve AK Parti Çilimli İlçe Başkanına ilettim” diyen Karslıoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Biz bu sistemin hayata geçmesini istemiyoruz demedik. Sadece, ‘seneye mecburiyet varsa takalım dedik.’ Ama bu sistem araçlarımıza takılmadığı için ceza kesmeye başladılar ve doğradılar bizi. 26 bin TL ceza kestiler, bu sistemi takmadığımız için. Binde 2 ceza yedim, taktırmadım ikinci ay bir yüksek ceza. Her ay bu şekilde ceza keseceklermiş. Böyle bir adalet, böyle bir kanun var mı? Bir sefer ceza kestilerse, ikinci defa aynı maddeden nasıl ceza kesiliyor?”
“Şoför milletinin sırtından inin”
Sistemin önümüzdeki yıl yürürlüğe girmesini istediklerini ifade eden Karslıoğlu, “Biz öğrenci taşımacılığı yapıyoruz. Ben gerçekten sözleşmemi iptal edeceğim, sırf öğrenciler mağdur olmasın, eğitimde geriye kalmasınlar diye ben öğrenci taşımacılığı yapmaya devam ediyorum. Teminatımı da yakacağım yani. Ama 52 tane servis var, öğrenciler perişan olacak. Sırf öğrencilerimizi düşündüğümüz için, bu işe zoraki olarak devam ediyorum, bu yüzden bu cezaya da razı geldik. Ben bu cezaya karşıyım ve bu ödediğim cezanın geriye iade edilmesini talep ediyorum. Bu konun da önümüzdeki seneye ertelenmesini istiyorum. Mecburiyetse, bir dahaki seneye takalım, çok da mecburiyet değilse, bu dönem taktırmasınlar. Bu şoför milletimizin sırtından bu devletimiz, bu hükümetimiz insin. Çünkü mazot fiyatları sürekli yukarı tırmanıyor” diye konuştu.
“Bizlere sahip çıkan yok”
Konuyu siyasilere birçok kez iletmelerine rağmen kendilerine sahip çıkanın olmadığını savunan Karslıoğlu, “Ben milletvekillerime de söylediğim halde, bizlere sahip çıkan yok. Durumu kendisine anlattığım sayın Milletvekilim Ayşe Keşir, ‘bu sistemin araçlara takılmasını seneye ertelettiririz’ diye bize söyledi, ama hiçbir ses çıkmadı. Biz ceza yiyoruz, ben bu cezalara karşıyım. Ama eğitimin devam etmesi için de öğrencileri taşımaya devam edeceğim. Dünyanın cezasını da kesseler, bu eğitim için öğrencilerimi taşımaya devam edeceğim. İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Kaymakamımın bu konuda bilgisi var. Kaymakamım ve Milli Eğitim Müdürüm dahil ceza taraftarı değil. Ama İbrahim Bey diye bir şube müdürüm var; özellikle ondan şikayetçiyim. Hak ettiğim bedeli bana cezayı kesmeden ödemedi. İbrahim Bey, kanun diye kesip atıyor, idare denilen hiçbir şey yok. Düzce’nin ilçelerinden bir tek Çilimli olarak ben ceza yedim. Diğer ilçelerin milli eğitim şube müdürleri idare etmeye çalışıyor. Ben bana kesilen 26 bin TL’yi helal etmiyorum İbrahim Bey’e” ifadelerini kullandı.
Demir: “İkinci dönemde bu sistemi bize dayattılar”

Gümüşova Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Yaşar Demir ise sistemin kendilerine dayatılması halinde öğrenci taşıma sisteminin çökeceğini öne sürerek, “Birinci dönemde bize hiçbir şey denilmemesine rağmen, ikinci dönemde bu sistemi bize dayatma gibi bir şey oldu. Bu konuda biz çok mustaribiz ve sıkıntılıyız. Eğer ki biz bu süreci doğru yönetemezsek, şu andaki ihale fesih durumuna gelmek durumunda. Biz kesinlikle bu durumu yaşamak istemiyoruz, sadece buna bir çözüm bekliyoruz. Bu konuda da yetkilere seslenmek istiyoruz. Eğer biz ihaleyi fesih edersek, bütün öğrenci taşımacılığı durur. Öğrencilerimiz ve okullarımız mağdur duruma düşer. Bizim zaten, sezonun bitmesine 4 ay kalmış. Bu sistemi araçlarımıza taktırmak için, bu 4 ay bizim için çok büyük bir para. Biz şoförlerimize bu sistemi alın diye dayatırsak, kesinlikle öğrenci taşıma sistemi çöker. Biz bu konuda çözümden başka hiçbir şey istemiyoruz. Zaten servis bedellerimiz çok düşük” açıklamalarında bulundu.







